Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/140 E. 2026/1441 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/140
- Karar No
- 2026/1441
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/140
KARAR NO: 2026/1441
KARAR TARİHİ: 10/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2025
NUMARASI: 2025/102 2025/186
DAVANIN KONUSU: Haksız rekabetin ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davalı şirket ticaret unvanından "..." ibaresinin terkini istemine ilişkin
Taraflar arasındaki davada Bakırköy8. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesince, "...; davacı dava dilekçesinde "..." ibaresinin davacının ticaret ünvanında yer aldığını, aynı zamanda marka olarak da davacı adına tescilli olduğunu, davalının ise "..." ibaresini haksız biçimde ticaret ünvanında kullandığını, her iki firmanın faaliyet alanlarının benzer olduğunu beyan ederek, davacı firmaya ait ve adına tescilli olan ve TTK 50 vd. maddeleri gereği yasal koruma altında olan ve davalı şirketin kullandığı ticaret ünvanında da yer alan "..." kelimesinin ticaret sicilinden terkinine ve haksız rekabetin men'ine karar verilmesini, ayrıca yine TTK 52. madde gereği, davalının mevcut haksız rekabet eylemi nedeniyle, müvekkili firma lehine, 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup, davacının aynı zamanda markadan doğan hakkına da dayandığı, nitekim marka tescil belgesinin delil olarak ibraz edildiği göz önünde bulundurulduğunda ayrıca marka hakkına dayalı olarak ticaret ünvanı terkini için markasal kullanım olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılması gerektiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince, bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla eldeki uyuşmazlığın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44 HD'nin 2024/773 Esas, 2024/1127 Karar sayılı ilamı);..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ise, "...davacı vekili, dava dilekçesinin içeriğinde davaya dayanak hukuki durumu ve fiilleri aktarırken marka tesciline de atıf yapmış ise de Y.9.H.D. 07/06/2018 tarih, 2015/23226 e. 2018/12914 k.sayılı içtihatta da belirlendiği üzere Mahkememiz münhasıran netice-i taleple bağlıdır ve davacı yan netice-i talebinde yalnızca ticari ünvanına dayanarak haksız rekabet talep ve iddiasında bulunmuştur. Davacı vekili, ayrıca, 19/09/2025 tarihli celsede davaya konu uyuşmazlığın davacının ticari ünvanına, davalı yanın tecavüzünden kaynaklı haksız rekabet olduğunu sarahaten beyan etmiştir. Buna göre huzurdaki uyuşmazlığa dayanak herhangi bir fikri ya da sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı gibi yargılamanın TTK hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Söz konusu uyuşmazlık ve yargılamada ise Mahkememiz değil Ticaret Mahkemeleri görevlidir...." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
TTK madde 52'de- "Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir." düzenlemesi öngörülmüştür.
TTK madde 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmünü amirdir.
TTK madde 55/1-a-4. fıkrasında "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak " eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği açıklanmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince Bu kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1- a maddesi yollaması ile aynı kanunun 7. maddesinde belirtilen biçimlerde markanın kullanımları marka hakkını tecavüz teşkil etmektedir Aynı yasanın 7/3-e maddesi gereğince tescilli bir markadaki işaret ile aynı olan bir işaretin, ticaret alanında ve markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerde ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması da marka hakkına tecavüz eden bir fiil olarak kabul edilmiştir.
Davacı şirket vekili dava dilekçesinin son paragrafında "...Şirketimiz ... ... Anonim Şirketi'nin kuruluşundan daha sonra tescil ettirilen, şirketimiz unvanı ile iltibas oluşturulacak şekilde kurulan ... ... Limited Şirketi'nin unvanında bulunan ... ibaresinin terkinine karar verilmesini istemek zaruret halini almıştır." şeklinde açıklamada bulunarak neticeyi talep kısmında, aynen "...şirketimiz unvanının tamamı kullanılarak oluşturulan davalı şirket unvanından "..." ibaresinin terkinini, iyiniyet kurallarına aykırı haksız rekabetin men'ine karar verilmesine, davalı tarafça iltibas nedeniyle haksız rekabete sebebiyet verildiğinden 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline" dair karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili 19/09/2025 tarihli celsede de "netice-i talebimizde belirttiğimiz gibi biz müvekkilin ticaret unvanına davalı yanın tecavüzünden kaynaklı haksız rekabet davası açtık, dayanağımız ticaret unvanıdır" şeklindeki beyanı bulunmuştur.
Her ne dava dilekçesinde, şirket unvanında yer alan ... ibaresinin ayrıca marka olarak tescil ettirildiğinden bahsedilmiş ise de, gerek dava dilekçesindeki açıklamalar ve netice-i talep ve gerekse davacı vekilinin 19/09/2025 tarihli celsedeki beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava sebebinın, Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamında kalan ticaret ünvanının markasal kullanımından kaynaklı marka hakkına tecavüz değil, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanıldığı iddiasından kaynaklanmakta olduğu ve netice-i talebin de buna göre düzenlendiği nazara alındığında, haksız rekabetin ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davalı şirket ticaret unvanından "..." ibaresinin terkini istemine ilişkin (TTK 52. 54, 55/1-a-4. ve devamı maddelerinden kaynaklı) davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy8. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/06/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere