İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/54 E. 2026/523 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/54
Karar No
2026/523
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/54 Esas KARAR NO : 2026/523 Karar

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2026 KARAR TARİHİ : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (TEBLİĞ NO:...) kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın izni ile faaliyet gösteren yetkili müessese olduğunu, müvekkili şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet adresinin... olduğunu, davalı şirket tarafından 30.11.2024 tarihli 49.425.62 TL bedelli faturanın müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin davalı tarafla herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, yapılan araştırmalarda ... ili ... İlçesi ... Şube'de müvekkili şirketin ve yetkilisinin hiçbir rıza, onay ve bilgisi olmaksızın, evrakları yetkisiz ve izinsiz şekilde ele geçirilerek ve müvekkili şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek yani sahte imza atılarak sahte abonelik sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından abonelik işlemlerini yapan ... personeli ... hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığı'na... soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, verilen yetkisizlik kararı uyarınca ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyada soruşturmanın devam ettiğini, akabinde müvekkili şirketin adına yetkisiz ve izinsiz şekilde çıkartılan hatların dolandırıcılık olaylarında kullanılması nedeniyle şirket yetkilisi ...'un, pek çok dosyada ifade vermeye başladığını, ... ve şirket yönünden takipsizlik kararları verildiğini, müvekkili şirket adına bilgisi ve izni dışında çıkartılan hatlar ile ilgili olarak edinilen bilgilere istinaden izinsiz çıkartılan/kullanılan telefon numaralarının listesi ve ...'un ifade verdiği dosyaları ekte sunduklarını, bahsi geçen abonelik sözleşmesinin düzenlendiği yer ...Şubesi olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'un, sözleşmenin imza tarihinde ..., ...'de bulunan iş yeri olan döviz bürosunda çalıştığını, ...'un sözleşmenin imza tarihi olan 17.05.2024 tarihinde olduğunu gösteren bilirkişi raporu, kamera kayıtları, ATM kayıtları ve ... kayıtları işbu dilekçenin ekinde sunduklarını, müvekkili şirketin faturayı ... 10. Noterliği ... ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile iade ettiğini, ancak bu durumun borcu sona erdiren bir sebep olmadığından cebri icra tehdidi altında olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulünü, müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu somut olayda müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu dilekçede belirtilen 47 adet ... Ofis tarafından açıldığını, ... tarafından (...) 17.05.2024 tarihinde İşime .... tarifesinden açıldığını, akabinde 17.05.2024 tarihinde açılan hatlar için 20.05.2024 tarihinde 302209 idli özel sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşme sonrasında davacı tarafından taahhüt bozulduğundan ... abone numarasına ait Kasım 24 dönem faturası incelendiğinde faturasına 32.712,00 TL ceza yansıtıldığını, huzurdaki davada, davacının bilgisi ve izni olmadan davacı adına hat çıkarıldığının bu doğrultuda davaya konu haksız fiilden ötürü, müvekkili şirketin de sorumlu tutulması gerektiği iddia edildiğini, davacı her ne kadar dava dilekçesinde muhattap olarak müvekkili şirketi göstermişse de huzurdaki davaya konu olayın muhatabı müvekkili şirket olmadığını, ... tarafından (...) adlı bayii olduğunu, müvekkili şirketin ilgili ihtisas birimlerince yapılan inceleme neticesinde; Davacı adına kayıtlı belirtilen 47 adet GSM hatlarının muhtelif tarihlerde ... tarafından (...) adlı Bayii tarafından gerçekleştirildiği bilgisine ulaşıldığını, müvekkili ...A.Ş. (eski unvan ... A.Ş.).... ile imzaladığı ve ... (...) ile yenilediği “...”, ... ile imzaladığı “.... Altyapılarının Kurulması ve İşletmesi İle Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ve ... hizmet ve altyapılarına ilişkin olarak sayısı sınırlandırılmış kullanım hakkı yetki belgesi uyarınca elektronik haberleşme sektöründe hizmet verdiğini, ... Mobil Şebekesi’ni Türkiye sathında kurmak ve işletmekle yetkili ve yükümlü olduğunu, işbu lisans sözleşmesi uyarınca geniş kitlelere iletişim hizmeti götürmekle sorumlu ve yükümlü olduğunu, müvekkili, hizmet sağlamakla yükümlü olduğu geniş kitleler ve bu kitlelere hizmet götürmenin tek elden yürütülmesinin imkânsızlığı nedeniyle uygun görülen yerlere uygun zamanlarda hizmetlerin götürülmesi amacıyla bazı şirketlere bayilikler verdiğini, sözü edilen bayiliklerin şirketler halinde olduğunu ve tek başlarına tüzel kişilik arz ettiklerini, müvekkili şirketin sadece ve sadece hizmetin kaliteli ve kesintisiz olarak işlemesi ve kendisine lisans sözleşmesi ve Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkinTüketici Hakları Yönetmeliği ile yüklenen yükümlülükleri yerine getirmekten sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin işbu sorumluluk ve yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmekte olup bu hususta müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, satım işleminin tamamen bayi ve abone arasında gerçekleştirildiğini, bir bayi tarafından abonelik sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında davacı tarafça ispatlanacak bir kusur bulunması halinde dahi bu durumda bayinin eylemi müvekkili şirket tarafından kendisine verilen yetkinin kullanımı ile ilgili olmayıp, bayinin kişisel kusurunu oluşturduğunu, bu bağlamda müteselsil sorumluluk ilkelerinin uygulanma olanağı bulunmadığından müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, dava dilekçesinde davacı taraf, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ...Sor. No'lu dosyada soruşturma devam ettiğini, işbu soruşturma dosyasından da dava dışı... tarafından (...) tarafından davaya konu GSM hatlarına ilişkin abonelik sözleşmelerinin bayii tarafından düzenlendiği bilgisinin paylaşıldığı belirtildiğini, sayın Mahkemeden Savcılık Soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin yapılan sahte abonelikten dolayı herhangi bir yükümlülük veya sorumluluğu bulunmadığını, abonelik talepleri doğrudan müvekkili şirkete iletilmemekte, müvekkili şirket, doğrudan abone ile muhatap olmadığını, abonelik işlemleri müvekkili şirketin bayileri tarafından yapıldığını, müvekkili şirket kendisine bayi tarafından iletilen başvuruları sisteme aktardığını, bu durumda müvekkili şirketin gelen kimlik bilgilerinin sahte olup olmadığını inceleme gibi ne imkânı ne de yükümlülüğü bulunduğunu, dava konusu somut olaylarda müvekkili şirketin hizmetten ayrılabilir kişisel kusuru bulunmadığından bu yönüyle de davanın husumetten reddi gerektiğini, meydana geldiği iddia edilen zararla müvekkili şirketin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini, husumet yönünden reddedilmediği taktirde huzurdaki davanın esastan reddini, davanın ... (....)’e ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava icra iflas kanunu 72/1-3 maddeleri gereği açılan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf; Davalı tarafından düzenlenen 30.11.2024 tarihli 49.425.62 TL bedelli fatura e-fatura sistemi üzerinden davacı şirkete tebliğ edilmiş, davacı şirketin davalı şirket ile hiçbir ticari, fiili veya hukuki irtibatı bulunmaması nedeniyle faturayı yasal süre içerisinde iade edildiğini, davacı şirket ile davalı arasında imzalanmış hiçbir sözleşme bulunmadığını ve davacı şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili dosyamıza sunmuş olduğu dilekçe de sözleşme asıllarının davalı şirkette olduğunu beyan etmiş ve davalı vekili sözleşme asıllarının davalı şirketin genel merkezinde bulunduğunu bildirdiğinden davalı vekiline HMK 220/1 maddesi gereğince 2 haftalık kesin süre verilmiş ve 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı tarafça sözleşme aslı sunulmadığı takdirde davacı tarafın imza itirazını kabul etmiş sayılacağı hususu davalı tarafa ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça sözleşme asılları dosyamıza sunulmamıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Somut olayda ise davacı taraf sözleşmenin varlığını inkar ettiğinden davalı taraf sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlamak durumundadır. 6100 sayılı HMK 220/1 maddesinde "İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir." 6100 sayılı HMK 220/3 maddesinde ise " Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmü bulunmakta olup davalı vekilinin dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde sözleşme aslının davalı şirkette olduğunu beyan etmesine rağmen mahkemece HMK 220/1 maddesi gereğince davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilip ve 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı tarafça sözleşme aslı sunulmadığı takdirde davacı tarafın imza itirazını kabul etmiş sayılacağı hususu davalı tarafa ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça sözleşme asılları dosyamıza sunulmadığından davaya konu sözleşmedeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı yönündeki imza itirazını davalı taraf kabul etmiş sayıldığından davanın kabulü ile davalının davacı adına düzenlediği 30/11/2024 tarihli 49.425,62 TL bedelli fatura sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının davacı adına düzenlediği 30/11/2024 tarihli 49.425,62 TL bedelli fatura sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.376,26 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 844,07 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.532,19 ‬TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 844,07 TL peşin harç ve 732,00 TL başvuru harcından oluşan toplam 1.576,07‬ TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 363,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı asil ve davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/06/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/54, K. 2026/523, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-54-e-2026-523-k-6406c93869e8