İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/531 E. 2026/484 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/531
Karar No
2026/484
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/531 Esas KARAR NO : 2026/484 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/09/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.09.2022 günü 20:30 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla ... yan yol mevkinde seyir halindeyken ... no'lu trafik ışıklarına geldiği esnada araçlara yanan kırmızı ışıktan yeşil ışığa dönmesiyle geçişini yaparken, ... önünden yolun karşısına geçmek isteyen müvekkili ...'a ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ...'ın karşıdan karşıya geçerken yayalar için yeşil ışık yanarken geçişini tamamlayamadan yayalar için kırmızı ışık yanmaya başladığı, 05.04.2023 Tarihli Dakbilir raporunda bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ...'ın havanın karanlık görüşün açık olduğu yaya ve araç yoğunluğunun bulunduğu meskun mahal içi bu cadde üzerinde karşıdan karşıya yaya geçidi üzerinden geçmekte olan yayanın görüşe açık bir alanda geçmesini beklemediği, gelerek yayaya aracının ön kısımlarıyla çarptığı kazada %40 (yüzde kırk) nispetinde kusurlu olduğu, 15.04.2023 tarihli Uzman Mütalaası Bilirkişi Raporunda “... plaka sayılı araç sürücüsü ... havanın karanlık ancak yol ve sokak aydınlatma lambalarının bulunduğu ışıklı kavşakta yeşil ışıkta diğer araçlarla beraber hareket ettiği sırada yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçiş yapan yayanın geçişini sağlamadığı, görüş mesafesinin açık olduğu bir alanda yayaların hal ve hareketliliğini gördüğü halde, dikkatsiz tedbirsiz bir şekilde, gelerek yayaya çarptığı anlaşıldığından 2918 sayılı K.Y.T.K'nun 84 maddesinin sürücü kusurlar bölümünde belirtilen 47/1-d (Trafik Güvenliği ve Düzeni İle İlgili Olan ve Yönetmelikte Göster Diğer Kural Yasak ve Zorunluluk Uymamak) ve aynı kanunun 52/1-b (Araçların Hızını Aracın Yük ve Teknik Özellikleriyle Yol, Hava ve Trafik Durumunun Gektirdiği Şartlara Uydurmamak) kurallını İhlal ettiğinin tespit edilmiş olduğu ve kazanın oluşumunda, %40 (yüzde kırk) nispetinde kusurlu olduğu ” kanaatine varıldığını,... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... Soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığı ve ...Karar Numarası ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanma neticesinde oluşan maddi zararın Davalı ... Sigortadan karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Sigorta A.Ş.'ne 14.04.2023 tarihinde başvurulduğu ve ödeme yapılması için ilgili evrakların davalı kuruma teslim edildiğini, başvuru dilekçelerine 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava yoluna gidileceğinin ihtaren bildirilmiş olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı ... Anonim Şirketi'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, dava şartının yerine getirilmesi için tarafımızca ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, Büro Dosya numarasının ... arabuluculuk numarasının ise...olduğunu, İş bu başvuru neticesinde davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 28.000,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00- TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00- TL bakıcı gideri, 100 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 28.300,00-TL tazminatın davalı ... Şirketinden başvuru tarihi olan 14.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... A.Ş. vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde her ne kadar davalı ... A.Ş." olarak gösterilmiş ise de dava dilekçesine Mersis No: ... olarak yazılan numara ... SİGORTA A.Ş. ne ait olduğundan tebligatın müvekkil şirkete yapıldığını, davada taraf yanlış seçilmiş olduğundan UYAP kaydı da hatalı olarak yapılmış olup usule uygun olmayan davanın reddini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağında açıkça belli olduğu üzere davacının 08.09.2022 tarihli kazanın meydana gelmesinde %00 kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, Davacı tarafından sunulan 05.04.2023 tarihli Dakbilir raporuna ve 15.04.2023 tarihli Uzman Görüşüne itiraz ettiklerini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaza nedeniyle başlatılan ... sayılı soruşturmada, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 16/10/2023 tarih ... sayılı başvuru yapılmış ... tarih .... sayılı karar ile "Bu kapsamda başvuru konusu kazanın kırmızı ışık ihlali sonucunda meydana geldiğinin anlaşılması, aksi yönde bir delil sunulmamış olması savcılık soruşturması sırasında ışık ihlali yapanın başvuran olduğunun tespit edilmiş olması ve iş bu tespitin maddi olgu niteliği taşıması, hakemliğimizin yukarıda yazılı kararlar ışığında bu maddi olgu ile bağlı olması karşısında, kusur yokluğu nedeniyle başvurunun esastan reddine” karar verildiği, tamamen davacının kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle davacının davasının reddine aksi kanaatte olunması halinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranlarının tespiti için rapor alınmasını, Kusur yönünden yapmış oldukları itirazları baki kalmak kaydıyla davacının sürekli malul kaldığına ilişkin bir raporun dosyaya sunulmamış olduğunu, Davacının dava konusu kaza nedeniyle sürekli malul kaldığının kanunda belirlenen sağlık kurumları aracılığı ile ispatı gerektiği, Davacı tarafından geçici iş göremezlik zararı meydana geldiğinin iddia edildiği, geçici iş göremezlik teminat dışı olduğu, bakıcı giderinin teminat dışı olduğu, Davacı tarafından avans faiz talebinde bulunulmuş ise de avans faiz talebi yerinde olmadığı, Hatalı açılan davanın husumet itirazımız doğrultusunda reddini davacının %100 kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle davanın reddini davacının işbu kaza nedeniyle sürekli maluliyeti meydana gelmediğinden davanın reddini davacının geçici işgöremezlik ve bakıcı giderine ilişkin talepleri teminat dışı olduğundan usulden reddine, zararlar somut olarak ispat edilemediğinden esastan reddini yargılamaya sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde her ne kadar davalı "... A.Ş." olarak gösterilmiş ise de dava dilekçesine Mersis No: ... olarak yazılan numara ... A.Ş.'ye ait olduğundan tebligatın müvekkili şirkete yapıldığını, müvekkili şirket nezdinde ... ya da ... plakalı araç için yapılmış bir poliçe bulunmadığını, davacı dilekçesinde yapılan hata nedeniyle müvekkili ... A.Ş.nin UYAP kaydında davalı olarak gözükmekte olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, husumet itirazları doğrultusunda davanın ... A.Ş. yönünden usulden reddini, davacının %100 kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle talep hakkının bulunmadığından davanın reddini, yargılamaya sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderinden kaynaklı maddi tazminat davasıdır. Davacı taraf 08/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile davalının ... poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı aracın davacıya çapması sebebiyle davacıda maluliyet oluştuğunu belirterek geçici ve sürekli iş görememezlik zararı tedavi ve bakıcı giderinin kendisine ödenmesini talep etmiştir. Davacı taraf 14/04/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapmıştır. Dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağının incelenmesinde kazanın oluşumunda davacının 2918 sayılı KTK.68/1-b maddesi gereği yaya geçitlerinin bulunduğu yerlerde geçitlerde yaya için ışıklı işaret bulunduğu halde yayaların bu kurala uymaması kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden davacının görmüş olduğu tedavi evrakları ve grafi ve BT görüntüleri dosya arasına alınmıştır. ATK'nın 10 Aralık 2025 tarihli raporunda 15.07.1988 doğumlu, ...’in 08.09.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi,üst ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10 (%1+%3) ve Şekil 2.11 (%3)’e göre üst ekstremite özürlülük oranı %7 olup Tablo 2.3’e göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir. Dosya doktor, aktüerya ve kusur bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamında bulunan ATK raporu doğrultusunda kazada tarafların kusur oranları da tespit edilerek davacının davalıdan talep edebileceği sürekli iş görememezlik , geçici iş görememezlik ve bakıcı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı olup olmadığı hususunda rapor düzenlemelerinin istenilmiş ve bilirkişiler dosyaya sundukları 05/05/2026 tarihli raporda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın mağdur yaya ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, Mağdur yaya ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz ) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, SGK tarafından ödemesi yapılmayan tıbbi tedavi, muayene katılım payı, tibbi malzeme, ilaç, ilaç katılım payı, ulaşım, özel hastanelerde ilave ücret ödemesi, rehabilitasyon, refakatçi, iyileştirme ve tedaviler için 30.000,00 TL muhtemel tedavi masrafi olarak belirlendiği; bu meblağ belirlenirken hastanın hastaneye gidiş gelişleri, tedavinin mahiyeti, günün koşulları ve gelecekte herhangi bir tedavi gideri söz konusu olursa ödemesinin yine SGK tarafından yapılabileceği hususunun da dikkate alındığı; Kusur Bilirkişisi tarafından “Mağdur yaya ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır” şeklinde görüş bildirildiğinden; bu masrafların davacı hastanın kendisi tarafından karşılanması gerektiği; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ...Şirketi adına tescilli ... Plaka Sayılı 2016 Model ... Marka Otomobilin, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ... poliçe numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçe limitinin kaza tarihi olan 08.09.2022 tarihinde geçerli olan Kişi Başı Ölüm Sakatlık limitinin 1.000.000,00.-TL, Kişi Başı Tedavi/Sağlık Gideri limitinin 1.000.000,00.-TL olduğu, Davacı ...'ın 08.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun ... Tarih ... sayılı sayılı kararında Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; 12.05.2026 Rapor tarihi itibariyle davacı lehine maddi tazminat hesaplandığı, Kusur Bilirkişisi tarafından “Mağdur yaya ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır” şeklinde görüş bildirildiğinden; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının bulunmadığı, Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının bulunmadığı yönünde rapor ibraz etmişlerdir. 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır. Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Sigorta şirketi KTK 85. Ve 91. Maddeleri gereği sigortalısının kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti kadar, araç işletenin hukuki sorumluluğunu, zarar gören 3. Kişiye karşı üstlenmiştir. Ancak davalının tazminattan sorumlu tutulabilmesi için; öncelikle bir haksız fiilin gerçekleşmesi, haksız fiil sonucu zarar doğması ve zarar ile haksız fiil arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu hususta ispat yükü HMK 190. Maddesi kapsamında iddiada bulunan davacıdadır. Dosyaya sunulan kusur ve aktüer bilirkişisi raporunda davacının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu anlaşıldığından davacının %100 kusurlu olması sebebi ile Davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kaza nedeniyle tazminat hakkının olmadığı anlaşılmakla davacının davalıdan bir maddi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını sonucuna varılmış ve davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 28.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/531, K. 2026/484, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-531-e-2026-484-k-9c2d16fd2ea4