İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/231 E. 2026/422 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/231
- Karar No
- 2026/422
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/231 Esas KARAR NO : 2026/422 Karar
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 16/04/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2022 tarihinde akşam saat 21:30 sularında müvekkili ...'in komşuları ile birlikte kaldırımda oturdukları esnada davalılardan ... adına kayıtlı ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... İlçesi ... üzerinde geri geri manevra yapmakta iken yoldan çıkarak müvekkilinin de aralarında bulunduğu toplamda 7 kişiye çarparak ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına neden olduğunu, meydana gelen trafik kazasında davalılardan ...'ın KTK'nın ilgili maddelerine aykırı şekilde kusurlu olarak araç kullanması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu, işbu yaralanma sonucunda alınan raporlar ile müvekkilinin %7 oranında malul kaldığının tespit edildiğini ve kazaya sebebiyet veren aracın ... poliçesini yapan ... A.Ş. Aleyhine 10/10/2022 tarihinde yapılan başvuru ile müvekkilinin uğramış olduğu bedensel iş gücü kaybı, sürekli ve pasif iş göremezlik bedeli, bakım masrafları, tıbbi harcamalar ve ulaşım masraflarının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, başvurulan sigorta şirketi tarafından 126.779,22 TL tutarında ödeme yapıldığını ancak bu tutarın müvekkilinin zararını karşılamadığını, 31/01/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine yeniden başvuruda bulunduklarını ancak bu başvurunun sonuçsuz bırakıldığını, davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığından yetkisizlik kararı verilmesini, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu 24/07/2022 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesinin müvekkili şirketçe temin edildiğini, işbu trafik sigorta poliçesinin müvekkili şirketçe temin edildiğini, işbu trafik sigorta poliçesine göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarının sınırlandırılması gerektiğini, öncelikle kusur değerlendirilmesi için görevlendirilecek bilirkişilerin somut olayı değerlendirilmesi ve davacının kusur oranının tespitinin saptanması gerektiğini, müvekkili şirketin uhdesinde bulunan poliçenin tek ve limitli bir poliçe olduğunu ve müvekkili sigorta şirketine yapılmış bulunan tam ve eksiksiz bir başvurudan söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, manevi tazminatın ancak haksız fiile neden olan araç sürücüsünden talep edilebileceğini, manevi tazminat talebi yönünden müvekkili şirket açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ...'a tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalılar cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmişlerdir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalılardan ...'e ... 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/03/2023 tarih ve... Esas, ...Karar sayılı kararı ile davalı ...'e, Zeynep Baysal'ın vasi olarak atandığı görülmüştür. Vasi ...'a dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmekle taraf teşkili sağlanmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, SGK kayıtları, hasar dosyası ile ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası celbedilmiş, sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış ve bilirkişi ve ATK raporları aldırılmıştır. Öncelikli olarak dava şartları ilk itirazlar ve süreler yönünden itirazlar yapılmıştır; Davalı sigorta şirketi tarafından Mahkememizin görevsiz olduğu ileri sürülmüş ise de, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, dosyamız davalılarından birisinin ... sigortacısı olan sigorta şirketi olduğu, sigorta şirketine karşı açılan davaların asliye ticaret mahkemelerince bakılacağı bu kapsamda mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu yönündeki itirazı davacı itiraz beyanında olduğu üzere kaza mahallinin mahkememiz yargı çevresinde kalan Beyoğlu sınırları dahilinde kaldığı anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı Sigorta şirketi tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, davanın trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85 ve devamı maddeleri uyarınca ... sigortacısı olan davalı şirketine işbu davanın yöneltilebileceği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin husumet itirazının reddine karar verilmiştir. Yine davalı Sigorta şirketi tarafından zamanaşımı def'iinde bulunulmuş ise de, kaza tarihi, dava tarihi, 2019 sayılı kanunun 109 ve 109. Maddesindeki kısa ve uzun zaman aşımı süreleri, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması dikkate alındığında, dava ve ıslah tarihi dikkate alındığıda 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, bu davalıların zamanaşımı def'iilerinin reddine karar verilmiştir. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda 12/07/2023 tarihinde 5237 sayılı TCK 85/2.md.gereğince 6 yıl hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza dairesinin...Esas ve ... Karar ve 05/03/2024 tarihli kararı ile istinaf başvurularının temyiz yolu açık üzere reddine karar verildiği, uyap üzerinde yapılan incelemede kararın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderildiği, ... Esas nosunu aldığı, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Kusur yönünden ceza dosyası içeriğinde bulunan 24/07/2022 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde davalı sürücü ...'ın kaza sonrası olay yerini terk ettiğinden kusura ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, soruşturma aşamasına alınan 05/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'ın "havanın açık, yol zeminin de kuru olduğu 24/07/2022 günü saat 21:30 sıralarında Kan Kardeşi sokak üzerinden geri geri seyir halindeyken yol üzerinde ve yol kenarında bulunan yayaların konumunu dikkate almadan manevra yaptığından; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unda belirtilen sürücü asli kusurlarından 84/J (manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak) maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu", davacı yaya ...'in ise "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unda belirtilen 68/1C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) maddesini ihlal etmesinden dolayı tali kusurlu olduğunun belirtildiği, rapora itiraz üzerine mahkemesince kaza mahallinde keşif yapılmak suretiyle düzenlenen 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın "2918 sayılı karayolları Trafik kanununun 84/j (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) maddesi ve yine aynı kanunda yer alan 67/lb (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek izin verilen hallerde bu manevraları yaparken karayolunu kullananlar için tehlike veya engel oluşturmak ) kanun maddesini ihlal etmesinden dolayı l. derecede asli tam kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in ise meydana gelen kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun bulunmadığı"'nın belirtildiği, rapora itiraz üzerine dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK tarafından düzenlenen 16/05/2023 tarihli raporda davalı sürücü ...'ın "sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki eğimli ve virajlı sokak üzerinde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, aracının teknik özelliklerini dikkate alarak seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken bunları yapmadığı, eğimli ve dar yol bölümünde sevk ve idare hatasıyla yönetimindeki otomobili geri kaçırarak sürüş hakimiyetini kaybedip gerisinde bulunmakta duvara ve sonrasında da yayalara çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in ise mevcut şartlar ve kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusurunun bulunmadığı" görülse de raporlar incelendiğinde tazminat hesabına esas kusur oranı belirtilmediğinden mahkememizce ATK trafik ihtisas dairesinden rapor temin edilmiş, ATK tarafından düzenlenen 21/03/2025 tarihli raporun incelemesinde "kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı ...'in ise kusursuz olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 20/11/2024 tarihli celsesinde tanık olarak dinlenilen Özcan Bedel, davacı Fehime'nin imam nikahlı eşi olduğunu, olay günü evinde cam kenarında bulunduğunu, dışarısını görebildiğini, eşinin kaldırımda oturarak komşularıyla sohbet ettiğini, davalı Sezai'nin kullandığı aracın kontrolden çıkarak kaldırımda oturanların arasına daldığını, davalıyı kaza öncesinden tanıdığını, alkolik olduğunu bildiğini, kazadan 2 saat önce kazaya kazaya karışan aracın yanında arkadaşlarıyla alkol aldığını gördüğünü, kaza nedeniyle eşinin yaralandığını, maddi ve manevi zararlar gördüğünü, karşı taraftan destek alamadıkları şeklinde beyanda bulduğu görülmüştür. Meydana gelen kaza nedeniyle davacının, davalılardan varsa talep edebileceği tazminat miktarının tespiti noktasında mahkememiz dosyası aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, itirazlar üzerine düzenlenen ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülen 12/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının 16.504,05 TL geçici, 350.107,54 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili 08/04/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 366.608,59 TL'ye arttırmış ve bu değer üzerinden eksik harcı yatırmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, ... Esas-... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 24/07/2022 tarihinde davalı ...'in maliki olduğu, diğer davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı ... plakalı hususi aracın aralarında davacı ...'in de bulunduğu kaldırım kenarında oturan kişilere çarparak davacı Fehime'nin yaralanmasına, dava dışı kişilerin ise ölümüne ve ya yaralanmalarına neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 oranında asli kusurlu, davacı ...'in ise kusursuz olduğu, ... Üniversitesi Adli Tıp ... tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliğe göre davacının tüm vücut engellilik oranının %4 geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğunun belirtildiği, bu oranlar dikkate alınarak ve davalı sigorta şirketine başvuru neticesinde ödenen 126.779,00 TL ödemenin mahsup edilmesi ile hesaplanan ve poliçe vadesi ve limiti dahilinde kalan 366.608,59 TL tazminattan davalı ...'ın haksız fiili gerçekleştiren, diğer davalı Remzi'nin ise aracı işleten sıfatıyla davacıya karşı sorumlu olduğu anlaşılmakla, ilk başvuru dilekçesi üzerindeki kaşeden davalı sigorta şirketinin 10/10/2022 tarihinde başvuru dilekçesini kaydettiği görülmekle her ne kadar davacı tarafından 3 günlük süre verilmiş ise de yasada bu sürenin 8 iş günü olarak belirtildiği, bu sürenin kısaltılamayacağı fakat artırılabileceği, 8 iş günlük süre dikkate alındığında temerrüdün 21/10/2022 tarihinde gerçekleştiği (kısa karda sehven 23/10/2026 olarak yazılmıştır) anlaşılmakla davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının, manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, maluliyet oranı, tedavi süresi, davacının yaşı, yaşadığı acı ve üzüntünün büyüklüğü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalı Sezai'nin kazaya neden olan aracın sürücüsü, diğer davalı ...'nin ise araç maliki olmaları nedeniyle takdir edilen manevi tazminattan sorumlu olduğu, 24/07/2022 tarihinde temerrüdün oluştuğu görülmekle temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği anlaşılmakla manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilerek mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı tarafından davalılar hakkında açılan davanın KABULÜ ile; 1-366.608,59 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 24/07/2022 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden ise 23/10/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-20.000,00 TL manevi tazminatın 24/07/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 26.409,23 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 6.672,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.736,63 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 6.672,60-TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 427,60 TL, bilirkişi ücreti 12.500,00 TL, ATK ücreti 3.900.00 TL, posta gideri 4.396,00 TL olmak üzere toplam 21.223,60 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 6.000,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı maddi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4. maddesi gereğince hesaplanan 58.657,37-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı manevi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4. maddesi gereğince hesaplanan 20.000,00-TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır