İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/267 E. 2026/695 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/267
Karar No
2026/695
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/267 Esas KARAR NO : 2026/695

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

DAVA : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, davalının dava dışı ...'na ait bayiliği 04.01.2019 tarihli Devir Tahhütnamesi ile ve devir aldığını, devir aldığı tarih itibarı ile de mülkiyeti müvekkiline ait olan ve devreden uhdesinde ariyet olarak bulunan 7182 adet 2 kg.lık, 3739 adet 12 kg.lık, 33 adet 24 kg.lık ve 27 det de 45 kg.lık propan tüpünü de devir almış ve devir taahhütnamesini imzaladığını, bayiliği devir alan davalının müvekkili ile de 04.01.2019 tarihinde Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ile buna ek olarak imzalanan 14.01.2019 tarihli Ek Protokol gereğince davalının müvekkili ...’ın marka, işaret ve rengini taşıyan kaplarda satışa sunulan LPG’ yi, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde müşteriye satılması ve bununla ilgili servis hizmetlerinin yapılması ile LPG’nin kullanılması için gerekli her türlü gaz aletlerinin, LPG tesislerinin ve bunlarla birlikte satılması mutad emtia, malzeme ile ... tarfından satılmakta ve satılacak olan her türlü emtianın bayi sıfatıyla satışı ve dağıtımı işini üstlendiğini, imzalanan sözleşme akabinde davalının sözleşme şartlarına riayet etmediğini bunun üzerine ... 5.Noterliği’nden 0035 yevmiye numaralı ve 02.01.2023 tarihli olarak gönderilen ihtarname ile sözleşeme yükümlülüklerini yerine getirmesi ve ve taahhüt ettiği miktarda alım yapması, aksi halde sözleşmeden kaynaklanan tüm hakların kullanılacağı, cari hesap borcunun ödenmesi ve 2022 aralık ayı alım taahhüdünü ihlal etmiş olması sebebi ile doğmuş ve doğacak cezai şart ve sair haklarımızın mahfuz tutulduğunun ihtar edildiğini, davalının bu ihtarnameye rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemeleri üzerine müvekkili tarafından davalı ve müşterek borçlu müteselsil kefil olan diğer davalıya keşide edilen ... 5.Noterliği’nden 27.01.2023 tarih ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin fesih edildiğini, fesih nedeni ile mülkiyeti müvekkiline ait olan 10632 adet 2 kg.lık ve 6349 adet 12 kg.lık, 33 adet 24 kg.lık 24 adet 45 kg.lık propan tüplerinin 10 gün içinde iade edilmesi veya aynı süre içerisinde sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere 6.191.950.TL. Rayiç imalat bedelinin ödenmesini, alım taahhüdüne uymaması sebebi ile sözleşme ile karalaştırıldığı üzere 336.348,25.TL.nın 10 gün içinde müvekkiline ödenmesi, sözleşme hükümlerine göre kusuru ile sözleşmenin feshine sebebiyet veren davalının sözleşme hükümleri gereğince 1.134.099,24.TL. Kar mahrumiyeti bedelinin ödenmesi ve ayrıca 40.441.TL. Cari hesap borcu ile 2443,67.TL. vade farkının da ödenmesinin talep edildiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 17.02.2018 tarihli sözleşmenin; "6.Maddesinde; tüplerin müvekkile ait olduğu ve sadece müvekkilden aldığı gazların ticaretini temin için ariyet olarak verildiği açıkça belirtilmektedir. Buna rağmen davalı sözleşme feshedilmiş ve tüplerin iadesi talep edilmiş olmasına rağmen tüpleri iade etmemiştir. 21.1. Maddesinde; sözleşmenin feshi halinde davalının mülkiyeti müvekkile ait olan tüpleri iade edeceği etmediği takdirde de rayiç imalat bedellerini ödeyeceği hususu açıkça düzenlenmiş olup davalı iade etmediği tüplerin bedelini ödemekle yükümlü olacağını kabul etmiştir. 21.4. Maddesinde; cezai şarta ilaveten ayrıca söz konusu aykırılıklara dayanarak uğradığı maddi ve manevi zararının tamamının gidermeyi kabul ve taahhüt etmiştir 22.1. Maddesinde; davalı, sözleşmenin feshi halinde mülkiyeti müvekkile ait olan tüpleri iade etmemesi halinde, iade yükümlülüğüne ilave olarak ayrıca 5000.USD. Tazminatı da ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. " denildiğini, ayrıca davalı 14.01.2019 tarihli Ek protokol hükümlerine göre de aylık 25 ton LPG alımı yapmayı taahhüt ettiğini aksi halde sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilebileceğini kabul ettiğini, davalı ve müşterek borçlu müteselsil kefil olan diğer davalı sözleşme ile kabul ve taahhüt ettikleri yükümlüklerini yerine getirmedikleri gibi keşide dilen ihtarnamelere rağmen de taleplerini yerine getirmediklerini, davalının, sözleşmenin sona ermesi ile ilgili hükümleri doğrultusunda sözleşmenin 6.1. ve 21.1. Maddeleri gereğince mülkiyeti müvekkile ait olan tüplerin bedelleri olan 6.191.950.TL.nın müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini, ayrıca tüplerin iade edilmemesi sebebi ile sözleşmenin 22.1. Maddesi gereğince de 5.000.USD. Cezai şart tutarını, bundan başka davalı sözleşme ve ek protokol ile taahhüt ettiği miktarda alım yapmayan davalının bu ihlali nedeni ile sözleşmenin 22.3. Maddesi gereğince 2022 yılına ait eksik alımları nedeni ile 1.034.099.TL. Kar mahrumiyetini tazminatını ve ayrıca satın aldığı LPG bedelleri bakiyesi olan 40.441.TL. Cari hesap borcu ile 2443,67.TL. vade farkının da müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini belirterek , mülkiyeti müvekkiline ait olup davalı tarafından iade edilmeyen ve dilekçe içeriğinde dökümü yapılan tüplerin rayiç imalat bedelleri olan 6.191.950.TL.TL.nin fazlaya ilişkin talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 2.000.TL.nin ihtarname tarihi olan 27.01.2023 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüplerin iade edilmemesi sebebi le ifaya eki olarak kararlaştırılan 5000.USD. Cezai şart bedelinin fazlaya ilişkin talep haklarımız mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 100 USD.'nin (dava tarihi itibarı ile 1. USD.= 19,35.TL. Olup harca esas değeri 1935.TL.dir) ihtarname tarihi olan 23.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının 2022 yılı alım taahhüdünü yerine getirmemesi sebebi ile oluşan kar mahrumiyeti tazminatı olan 1.034.099.TL.nın fazlaya ilişkin talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 1.000.TL.nın ihtarname tarihi olan 27.01.2023 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, cari hesap alacağı olarak fazlaya ilişkin talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 40.441.TL.nın ihtarname tarihi olan 27.01.2023 tarihi itibarı ile işlemiş ve işleyecek ticari alacaklara uygulanan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, iş bu davanın kısmi olarak ikame edildiğini, talebin niteliğinin ve Yargıtay içtihatları gözetildiğinde, uyuşmazlık tutarı belirli olmakla hakların saklı tutulmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, 6100 sayılı HMK’nın “kısmi dava” başlığını taşıyan 109. Maddesine atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, davacı tarafın müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediği iddialarının haksız ve asılsız olduğunu, davacı tarafça müvekkiline keşide edilen 02/01/2023 tarihli ihtarnamede, müvekkili tarafından LPG'nin sözleşme ve ek protokol kapsamında belirlenen miktarlarda alınmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin sözleşmede belirlenenin çok üzerinde LPG alımı yaptığını, ayrıca, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı tarafça iddiasını destekler hiçbir belge sunulmadığını, davacı taraf mülkiyeti kendisine ait olan tüplerin iade edilmediğini, tüplerinin bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafından depozito olarak verilen tüplerin müvekkili tarafından bedeli ödenerek alındığını, bu tüplere ilişkin makbuzların dilekçe ekinde sunulduğunu, makbuzlar incelendiğinde tüplerin sembolik bir bedelle değil, gerçek bedeliyle alındığının görüldüğünü, müvekkilinin dükkanı ilk olarak ...'ndan devraldığını, ... dükkanı müvekkiline tüp, malzeme ve araç dahil olacak şekilde devrettiğini ancak daha sonrasında ... borçları sebebiyle alacaklıları tarafından silahla yaralandığını ve alacaklıların dükkandaki mallara zorla el koyduklarını, müvekkilinin bu olaydan sonra dükkanı değiştirdiğini, davacı tarafından müvekkiline dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu sayıda tüpün teslim edilmediğini, dosyaya sunulan devir taahhütnamesinin müvekkili tarafından imzalanırken tüplerin sayılarının yazılmadığını, tüplerin sayılarının daha sonrasında davacı tarafça sözleşmeye eklendiğini, sözleşme incelendiğinde sayıların sonradan çok rahat eklenebileceği ve eklenmiş sayıların dahi artırılabileceğinin görüleceğini, devir taahhütnamesinde tüplerin sayılarının rakamsal olarak belirtildiğini ancak yazıyla belirtilmediğini, müvekkilinin sözleşmeyi tüp sayıları belirtilmeden imzaladığını, davacı tarafın müvekkiline 02/01/2023 tarihinde göndermiş olduğu ilk ihtarname ile, müvekkilinin sözleşme ve ek protokolde belirlenen miktarlarda LPG almayı taahhüt etmiş olmasına rağmen aylık daha az LPG almış olduğunu ileri sürerek cari hesap borcunun ödenmesini talep ettiğini ancak müvekkili tarafından sözleşme ile kararlaştırılan miktarların çok üzerinde miktarlarda LPG alındığını bu nedenle müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflarca imzalanan Tüplü Bayilik Sözleşmesinin "Feshin Sonuçları" başlıklı 21.maddesinin 1.fıkrasında "İşbu sözleşmenin ... tarafından feshi halinde BAYİ, ...'dan sözleşmenin feshini bahane ederek zarar-ziyan ve tazminat gibi herhangi bir hak ve talepte bulunamaz, BAYİ, ...'ın feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde; mevcut veya müşterilerinde ve tali bayilerinde bulunan, dolu ve boş, depozitolu veya depozitosuz tüpleri, ...'a iade teslim, iade ve teslimini yapamadıklarının da fesih tarihi itibari ile rayiç imalat bedellerini nakden veya defaten ödemekle yükümlüdür." hükmü bulunduğunu, davacı taraf mahkeme dosyasına iddialarını ispatlar nitelikte hiçbir belge sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yılmaz'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. ISLAH : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen ıslah dilekçesi ile, "Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız mahfuz tutarak 1.000.USD. Olan iade edilmeyen tüplerin rayiç imalat bedeli talebimizi ıslah ile 4.000.000. artırarak 4.002.000.TL olarak; Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızı mahfuz tutarak 100.USD. Olan cezai şart bedeli talebimizi ıslah ile 4900.USD. artırarak 5.000.USD. Olarak; Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızı mahfuz tutarak 1000.TL. olan kar mahrumiyeti talebimizi ıslah ile 121.000.TL artırarak 122.000.TL. Olarak;" denilerek, tüp bedeli ve kar mahrumiyeti açısından Sadece ... yönünden ıslah ettiklerini, cezai şart yönünden ise her iki davalı açısından ıslah ettiklerini, diğer davalı ...'in sadece 5.000.USD. Cezai şart yönünden müşterek ve müteselsilen sorumlu olmak üzere ıslah ettiklerini, ek dava ve talep hakları mahfuz tuttuklarını beyan ile ıslah talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, kar mahrumiyeti ile sözleşme ile kararlaştırıldığı iddia edilen kar mahrumiyeti tazminat ve cezai şart bedelinin ödenmesi ile bir takım emtialara ait rayiç imalat bedelleri ile cari hesap borcunun tahsili istemine ilişkin sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkin davadır. Deliller ; devir taahhütnamesi , taraflar arasındaki 04.01.2019 tarihli Sözleşme, taraflar arasındaki 14.01.2019 tarihli Ek Protokol, ... 5.Noterliğinin 02.01.2021 tarih ve 0035 Y. Sayılı ihtarnamesi, ... 5.Noterliğinin 27.01.2023 tarih ve ... Y. Sayılı ihtarnamesi, tüplerin teslimine ilişkin belgeler, tüplerin rayiç imalat bedellerinin tespitine ilişkin belgeler, taraflara ait ticari defter ve belgeler, bilirkişi incelemesi. Devir taahhütnamesi incelendiğinde, devir tarihinin 04/01/2019 olduğu, devir eden ..., devir alan ... olduğu, devir taahhütnamesinin 3.maddesinde, detayları ve sayılı verilen emtiaların LPG tüplerinin iş bu devir ile birlikte devralana devredildiğini, devralan'ın bu tüpleri devredenden devir ve teslim aldığının, devreden ve devralan bu tüplerin depozito kayıtlarının ... ...Aş defter ve belgelerinde devralan adına intikal ettirilmesine muvafakatları olduğunu birlikte kabul ve beyan ettiklerinin yazılı olduğu görülmüştür. Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi incelendiğinde, taraflarının ... ...Aş ve ... olduğu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ...'in imzasının bulunduğu ve 04/01/2019 tarihinde taraflarca imzalandığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan ek protokol başlıklı belge incelendiğinde, , "Bir tarafan; ... adresinde mukim ... A.Ş. (“...”) ile diğer tarafan; ... Mahallesi... Sokak No. 4/A Osmangazi/... adresinde mukim ... (“BAYİİ”) olarak anılan taraflar, Tüplü Bayilik Sözleşmesinin eki olarak aşağıdaki şartılarda iş bu ek protokolü imzalamışlardır. 1. BAYİİ, 5 yıllık Töplü Bayilik Sözleşmesi süresine; LPG alımlarını, ...’ın açıklığı güncel ... ili perakende tavan satış fiyatlarıtanın % 31,6 iskonto uygulanarak oliyafarı alımlar, LPG alımlarını nakit ödeme veya banka havalesi yazarak, kendi aracı ile Yarımına tesisten çalıştıkları kabul, beyan ve tahhüt edermiştir. ...’ın dileğiyle zaman iskonto uygulanarak gözden geçererek arttırma, eksiltme veya tamamen kaldırma hakkına sahip olduğu taraflar kabul, beyan ve taahhüt eder. 2. BAYİİ, işbu protokolü olmazılardan imzalanmaları itibaren, 5 yıl boyuncya (asgari 1500 ton üptü LPG), ...’dan cari yıl ortalaması olarak, aykır asgari 25 ton (yılık asgari 300 ton) üptü LPG alımlı yapacağını TL’lik 9 beyan ve taahhüt eder. 3. Bayii İbrahim Çarımoğlu Firmasından devraidı; C/H borçunu, 30.09.2018’a kadar alın 6500,00 TL’lik 9 adet senet ile pakatacaktır. Bu borç ödenmesi sonrası bayil, her ay keseceğini primerlerden 10.000,00 TL’lik ksmü bayilin teminat hesabına alınacaktır. 4. Bayiye İskonto dışına bayilin taahhütünü desteklemek amacıyla, aykır satışın tamamına 250,00 TL+KDV tonbaşı satış prim verilecektir. 5. BAYİİ'nin LPG alımlarının, taahhüt edilen aykır 25 tonun % 10’undan fazla bir oranda değişmesi, BAYİL’nin ... dişındaki bankkañdaki bir temin ettiğine karine sarılayacaktır. Bu durumda ..., BAYİL’ye sözleşme ve ek protokolü geredi ilgili yaptırımları uygulama hakkına sahiptir. 6. BAYİİ, Bayilik Sözleşmesi süresine ...’dan ilave kredi, prim (ihale ve işyerleri indirim desteği v.b) vade ve diğer kredi taleplerinde bulunmayacağını peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder. 7. BAYİİ’nin, Tüplü LPG Bayilik Sözleşmesi ve sözleşmeleri ve sözleşmeleri ekleri olan tüm protokolü ile her türlü taahhütnamelerde yer alan taahhütlerine aykırı davranması, verilen çekenler kısmına veya tamamen karşılıksız çıkması, bononlar vadeşinden ödenmemesi veya protestiya uğramış ya da alınan LPG bedellerinin süresine ödenmemesi hallerine; ..., sözleşmeyi haklin nedenle tek tarafi olarak feshedebileceklerdir. 8. İşbu protokolde hukum bulunmayan hususlarda, Bayilik Sözleşmesinin hükümler uyarınmıştır. Bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenli feshedilmesi halinde bu protokol de kendiliğinden feshedilmiş sayılacaktır. 9. İşbu protokolen kaynaklanan ihtilafların çözümünde İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir. Toplam 9 (Dokuz) madden ibaret işbu protokol, 14.01.2019 tarihinde taraflarca tanzim ve imza edilmiştir." şeklinde olduğu görülmüştür. ... 5 Noterliğinin 02/01/2023 tarihli 0035 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde, "1-Muhatap ile müvekkil şirket arsında Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ve ek protokol imzalanmış, işbu sözleşme ile muhatap ...’ın marka, işaret ve renagini taşyari kaplarında satışa sunulan LPG’yi Şivulaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasali Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde müştürüyene satılması ve bununla ilgili servis hizmetlerinin yapılması ile LPG’nin kullanılması için gerekli her türlü gaz aletlerinin, LPG tesislerinin ve bunlarla birlikte satılması mutad emtia, malzeme ile ... tarafından satılmakta ve satılacak olan her türlü emtianın bayi sıfatıyla satışı ve dağıtımı işini üstlenmiştir. 2-Bahsi geçen sözleşme ve ek protokol kapsamında bayii, tüm LPG alımlarını sözleşme ve ek protokolde belirlenen miktarlarda almayı taahhüt etmiş olmasına rağmen bu taahhüdüne uymamış; 2022 yılında da aylık 25 ton alım taahhüdü olmasına rağmen, 8 ton alım yapmak sureti ile 17 ton eksik alım yaparak sözleşme ve ek protokollde belirlenen hükümlere aykırı davranır. 3-Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eklerine göre muhatabın alım taahhüdüne aykırı davranması halinde cezai şart/tazminat ödeyeceği ödeyeceği kararaştırılmıştır. Bundan başka alım bedelleirin peşin ödeneceği kararaştırılmış olmasına rağmen bu tarih itibarı ile halen ödenmemiş 54.127,44.TL. cari hesap bakiyesi bulunmaktadır. 4-Işbu nedenlerle, muhatabın öncelikle 54.127,44.TL. cari hesap borçunu 7 gün iş. içinde ödemesini, ayrıca 2022 yılı aralık yılı alım taahhüde aykırı davranması nedeni ile sözleşme ve mevzuattan kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm gecikme faizi, vade farkı, cezai şart, tazminat, kar mahrumiyeti ve sair zarar ziyari talep haklarının mahfuz tutulduğunu ihtaren ihbar ederiz." denildiği görülmüştür. ... 5 Noterliğinin 27/01/2023 tarihli 2487 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde, "1-Bir nolu Muhatap ile müvekkil şirket arasında Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ve ek protokol imzalanmış, işbu sözleşme ile muhatap ...’ın marka, işaret ve renagini taşıyan kaplarda satışa sunulan LPG’yi Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde müşteriye satışması ve bununla ilgili servis hizmetlerinin yapılması ile LPG’nin kullanılması için gerekli her türlü gaz aletlerinin, LPG tesislerinin ve bunlarla birlikte satışması mutad emtia, malzeme ile ... tarafından satılmakta ve satılacak olan her türlü emtianın bayi sıfatıyla satış ve dağıtım işini üstlenmiştir. Diğer muhatap da bir nolu muhatabın edim ve taahütlerine müştererek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile kefil olmuştur. 2-Bahsi geçen sözleşme ve ek protokol kapsamında bayii, tüm LPG alımlarını sözleşme ve ek protokolde belirlenen miktarlarda almayı taahhüt etmiş olmasına rağmen bu taahhüdüne uymamıştır, 2022 yılında da ayık 25 ton alım taahhüdü olmasına rağmen, 8 ton alım yapmak sureti 18 ton eksik alım yaparak sözleşme ve ek protokollde belirlenen hükümlere aykırı davranmıştır. 3-Müvekkil tarafından muhataba keşide edilen ... 2.Noterliğinin 02.01.2023 tarih ve 0035 Y. Sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırılıklara son verilmesi ve cari hesap bakiyesinin ödenmesi hususu ihtar edilmiş ve ayrıca borçun ödenmemesi vesözlemeye aykırılıklar nedeni ile doğmuş ve doğak fazlaya ilişkin talep haklarını zorulmazın tahlef tutulmasi ihtar edilmiştir.Buna rağmen muhtaap bu güne kadar aykırılıklara son vermediği gibi borcunu da ödememiştir. 4- Bu kerre; Müvekkil ile muhatap arasındaki 04.01.2019 tarihli Tüpli Bayilik Anlaşması ve genel Şartnamesi ile eklerini feshettiğimizi ve işbu fesih nedeni ile; - Mülkiyeti müvekkile ait olan 2 kg’lık, 10.632 adet 12 kg’lık, 6.349 adet 24 kg’lık, 33 adet 45 kg’lık ve 27 adet propan tüpü olmak üzere toplam 17.041 adet tüpün de 10 gün içinde iade edilmesini veya sözleşme hükümleri gereğince aynı süre içinde rayiç imal bedelleri olan 6.191.950.TL.nin ödenmesini, - Alım taahhüdüne uymama nedeni ile sözleşme hükümlerine göre tahakkuk eden 336.248,25.TL. cezai şart bedelinin 10 gün içinde müvekkil şirkete ödenmesini, - Sözleşme hükümlerine göre hesaplanan 1.134.099,24.TL. kar mahrumiyetinin 10 gün içinde müvekkil şirkete ödenmesini, - Bu tarih itibarı ile 40.441,44.TL. cari hesap borcunun 7 gün içinde ödenmesini - Bu tarih itibarı ile tahakkuk etmiş olan 2.443,67.TL.+KDV.vade farkının ve bu tarihten itibaren ödeme tarihine kadar tahakkuk edecek vade farkının ödenmesini - Bunlardan başka doğmuş ve doğacak fazlaya ilişkin her türlü talep haklarımızın mahfuz tutulduğunu, - Taleplerimizin yerine getirilmemesi halinde yasal yollara başvurularak ilgili mevzuat ve sözleşmeden kaynaklanan tüm haklarımızı kullanacağımızı, İhtaren ihbar ederiz." denildiği görülmüştür. ..... Aş'ye ait 2004-2009 yıllarına ait BA-BS formlarının ilgili vergi dairesince gönderilmiş olup, cevabi yazı ve ekleri dosya içerisine alınarak incelenmiştir. ... Asliye Ticrat Mahkemesine talimat yazılarak, mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ...'a dosyanın teslimi ile bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle davalının ticari defterlerinin bulunduğu beyan edilen "..." adresinde davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktalarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Talimat mahkemesince mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporu incelendiğinde, taraflara ait iddia ve savunmaların değerlendirildiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalının 2019-2023 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak , davalının kanunlara uygun olarak tutulmuş olan ticari defter ve belgeleri bu defterlerde davacının adına tekdüzen hesap planına göre 320 A 001 kod no’lu satıcılar cari hesabına her türlü ticari belgeleri borç ve alacak vermek suretiyle muhasebeleştirmiş ve bu cari hesabın 31/12/2023 tarihi itibariyle alacak bakiyesi vermekte olup davacı şirket davalından 9.192,24TL alacaklı gözüktüğü yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Mahkememizin 27/03/2026 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararı gereği taraflara aralarındaki sözleşmeyi ve davalının kefaletine ilişkin ilgili bilgi ve belgeleri sunmak üzere süre verilmiş olup, davacı vekilince müvekkili ile davalı ...'ın taraf olarak diğer davalı ...'in de müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşme aslı ile ek sözleşme ve taahhütname asıllarını sunduğu görülmüştür. Dosyada mevcut bulunun ve toplanan deliller , tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, uyuşmazlık noktaları olarak belirlenen hususlarda tarafların ticari defter ve belgeleri de incelenerek rapor tanzim etmek üzere dosya bir mali müşavir, bir sözleşme-borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ve birde sektör konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir . Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen rapor incelendiğinde, "Tüm dava dosyası, iddia, savunma, davacu ticari defterleri, talimatla aldırılan bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan bayilik anlaşması nedeniyle davacının davalıdan cari hesap ve kar mahrumiyet tazminatı alacağıın bulunup bulunması, mülkiyetin davacınıa ait olduğu ve davacia iade edilmediği iddia etmiş boş tüplerin rayic imalat bedellerinin davalıdan tahsili talebi ile boş tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı cezai şart bedelinin davallardan tahsili istemlerinin şartlarının oluşup oluşmadığı oluşmuş ise tazminat miktarları noktasında toplandığı; Talimat mahkemesince alınan davalının defterlerinin incelemesine ilişkin bilirkişi raporu da değerlendirilerek, tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, dava dilekgesinde geçen her bir talep yönünden ürün alımları, davacı tarafından davalıya teslim edilen ve iade edilmediği gerekçesi ile bedeli talep edilen tüp sayı ve bedelleri ile cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacakları hususunda ayrı ayrı değerlendirme yapılarak ön işlemele duruşmasında belirtilen uyuşmazlık noktaları yönünde verilen görevlendirmeye çerçevesinde; Davacı şirkete ait 2019-2020-2021-2022 ve 202 yılı ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının zamanında alındığı, envanter defterinin zamanında tasdik ettirildiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait; 2019-2020-2021-2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 31.12.2022 tarihinde 40.441,44.-TL cari hesap alacağına olduğu, 27.01.2023 tarihinde davacının davalı adına 2.635,33.-TL faiz takıcı ettiğindiği ve davalından 43.076,77.-TL alacaklı duruma geçtiği davalın davacı şirkete 31.01.2023 tarihinde 43.076,77.-TL ödeme yaptığı görüldüğünde davacının davalıdan 31.01.2023 tarihinde herhangi bir alacağının kalmadığı, Talimatla aldırılan Bilirkişi raporunda: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalının 2019-2023 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde yapılan tespitler göre, davalının kanunlara uygun olarak tutulmuş olan ticari defter ve belgeleri bu defterlerde davacının adına tekdüzen hesap planına göre 320 A 001 kod no’lu satıcılar cari hesabına her türlü ticari belgeleri borç ve alacak vermek suretiyi muhasebeleştirdiği ve bu cari hesabın 31/12/2023 tarihi itibariyle alacak bakiyesi verdiği, bu nedenlerle davacı şirketin davalından 9.192,24.-TL alacaklı olduğunu tespit edildiği, ancak davacı şirketin ticari defterlerinde herhangi bir alacak bulunmadığından davacı şirketin ticari defterlerine göre hareket edilmesi gerektiği, Bu nedenlerle taraflar arasında dava tarihi itibariyle herhangi bir cari hesap alacak/borç bulunması, Taraflar arasında imzalanan sözleşme ek protokolü m. 9’da yetkili olarak İstanbul Anadolu Mahkemeleri belirlenmiş olması nedeniyle ve HMK m. 17 gereği bu yetkinin kesin olması nedeniyle işbu davanın yetki yönünden reddedilmesi gerektiği, Sözleşmede belirlenen 5.000 USD cezai şartın fahiş olması ve ekonomik mahwa neden olmayacağı, cezai şart yönünden davalaların sorumlu olduğu, Sözleşmede belirlenen ve mülkiyetinin davacı ...’a ait olduğu 17.038 adet tüp için 17 Nisan 2023 dava tarihi itibarıyla tahmini rayış imalat bedeli (KDV hariç ve amortisman uygulanmamış haliyle) yaklaşık olarak **5.230.438,97 TL** olarak tespit edilmiş, davacının talebi 6.191.950 TL’dir. Sözleşme edebileceği davalı ...’in kefil olarak 5.000,00 USD’yle sınırlı olarak sorumlu olduğu tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine, itirazlar değerlendirilmek üzere, mahkememizin 08/10/2025 tarihli ara kararı gereği dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen ek raporda, "Tarafların Kök rapora itirazları doğrultusunda verilen ek görevlendirme çerçevesine göre; Teknik Değerlendirmeler ve sonuç: Ek Protokolün teknik incelenmesinde, yıllık toplam LPG alım miktarından bağımsız olarak aylık bazda teknik şartlar öngörüldüğü görülmektedir. Davacının fatura kayıtlarına göre; - Ek Protokol Madde 2’de yıllık asgari 300 ton alım taahhüt edilmiş olup, 2022 yılı toplam alım miktarı 519,04 ton olarak gerçekleştirerek yıllık taahhüdün **219,04 ton** üzerinde LPG alımı yapıldığı tespit edilmiştir. - **Madde 2’ye göre** aylık asgari 25 ton alım taahhüt edilmiş olup, Aralık 2022’de 8,09 ton alım yapılarak bu taahhüde göre 16,91 ton eksik LPG alımı yapıldığı, - **Madde 5’e göre** ise %10 toleransla belirlenen 22,5 ton’luk teknik alt sınırın 14,41 ton altında eksik LPG alımı yapıldığı tespit edilmiştir. - Sonuç olarak, Aralık 2022 ayı için her iki teknik kriter açısından da **eksik alım** olduğu görülmektedir. Mevcut teknik veriler ışığında, aylık bazdaki yükümlülükler ile yıllık toplam alım miktarı arasındaki ilişkinin hukuki değerlendirilmesi Sayın Mahkemenizin takdirine bırakılmıştır. Tablodaki bedellere ilişkin tüm teknik hesaplamalar, 26.05.2025 tarihli kök rapordaki 5.1.b maddesinde ayrıntılı olarak rapor edilmiştir. Kök rapordaki metodoloji ve sonuçlar aynen korunmakta olup, **17.038 adet tüpün 17 Nissan 2023 dava tarihi itibarıyla toplam rayış imalat bedeli (KDV hariç)** **5.230.438,97 TL** olarak teyit edilmiştir. Sözleşmenin 22.1. Maddesinde; davalı, sözleşmenin feshi halinde mülkiyeti müvekkile ait olan tüpleri iade etmemesi halinde, iade yükümlülüğüne ilave olarak ayrıca 5000.USD. Tazminatı da ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Bu cezai şart ifaya eklenen bir cezai şarttır. Tüplerin iade edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Davalının 2022/Aralık ayında 25.000 Kg yerine 8.093 mal alımı yaptığı, eksik olan alımın 16.907 kg olduğu ve bu nedenlerle sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, feshin haklı olduğunun kabulü halinde Kök raporda teknik bilirkişi tarafından yapılan 3 aylık makul sözleşme süresine göre; davacının davalıdan 25.000 kg x3 ay ve 2022/Aralık ayında eksik alınan 16.907 Kg maldan dolayı kar mahrumiyetinin var olacağı, Tüplerin 2- Kg- 12 Kg ve 45 Kg olduğu 2022/Aralık verilerine göre 2 kg tüpün KDV hariç18,70.-TL, 12 Kg tüpün KDV hariç 17,90.-TL 45 Kg tüpün KDV hariç 19,26 TL kg birim baz maliyeti olduğu, bu durumda ortalama 18,50.-TL birim baz maliyet tutarının kadri maruf olacağı, Davacının davalıya 2022/Aralık ayında 16.907 Kg dahil 3 aylık 75.000 KG ile birlikte 91.907 Kg mal satamamış ve bu maldan dolayı kar mahrumiyeti oluşmuş olduğu göz önüne alınarak kök raporda; davacı şirket kurumlar vergisi beyannameleriyle belirlenen %7,18 oranında faaliyet karına göre; 91.907x %7,18=6.600 kg x18,50=122.100,00.-TL kazanç kaybında bahsedilebileceği, Taraflar arasındaki sözleşmelin 04.01.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe geçmi sebebiyle davalının 2019 Yılı Özkaynaklarının irdelenmesi gerektiği, ancak davalının bilanço esasına göre defter tutmadığı, bilanço verilerinin bulunmadığı bu nedenlerle özkaynaklarına ilişkin bir verinin olmadığı, tespit edilmiş olup; Feshin haklı olmasının değerlendirmesi haline, **HGK-K.2021/984 kararı gereği**, cezart şart tutarının karşı tarafın mahvina sebep olmayacağı şekilde TBK 182 maddesi gereği, cezart şart tutarlarının tenkise tabi tutulum tutulmaması ile ilgili hükmün Yüce Mahkemenize ait olacağı tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememizin 07/05/2026 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararı gereği, "Dosyanın rapor veren en son bilirkişi heyetine tevdi suretiyle; Dava dilekçesi ekinde sunulan devir taahhütnamesinde belirtilen LPG tüp sayısı ile, dava dilekçesinde belirtilen LPG tüp sayısı farklı olup, davacı taraf devir taahhütnamesinden sonra da davalı tarafa LPG tüp teslimi yapıldığını ileri sürdüğünden; öncelikle dosya kapsamında dava dilekçesi ekindeki devir taahhütnamesi, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ekindeki 6 adet "LPG tüpleri depozito makbuzu" ile ilgili belgeler, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri, yine cevap dilekçesi ekinde arızalı tüp iadeleriyle ilgili faturalar dikkate alınarak, davacı tarafından davalıya teslim edilen tüp sayısının ne kadar olduğunun tespit edilerek, bu tespitten sonra, sözleşmelerde, sözleşmenin 6.3 ve 21. Maddelerine göre fesih tarihindeki imalat bedeli istenebileceği yazıldığından fesih tarihi olar 27 Ocak 2023 tarihine göre imalat bedellerinin saptanmasının istenilmesine, (cevap dilekçesi ekinde sunulan depozito makbuzundaki tüplerin türlerinin ve kilogramlarının bilirkişilerce tespit edilerek raporda değerlendirilmesine,) Ayrıca dava dilekçesinde talep edilen kar kaybının 2022 yılında eksik alım nedeniyle iddia edilen kar kaybı olup, kök raporda eksik alım miktarı ve ilgili ay ile, ek rapordaki eksik alım miktarı ve ilgili ay kapsamında çelişki bulunduğu dikkate alınarak, öncelikle 2022 yılında hangi aylarda eksik alım yapıldığının netleştirilerek, hesap tarzı gösterilerek eksik alım miktarına göre kar kaybının hesabının yapılmasının istenilmesine, " karar verilmiştir. Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen ek rapor incelendiğinde ; "Dava dosyası kapsamında tüm teknik ve mali belgeler, mahkemenizin ara kararları ve 16.10.2025 tarihli müzekkeresi uyarınca dosyaya kazandırılan resmi kayıtlar heyetimizce müştereken incelenmiş olup, varılan nihai tespit ve sonuçlar aşağıda maddeler halinde saptanmıştır: 1. Tüp Sayılarının Uzlaştırılması ve İmalat Bedeli Hasabı Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda; 04.01.2019 tarihli devir taahhütnamesi (10.981 adet), davalı tarafça sunulan 6 adet LPG Tüpleri Depozito Makbuzu (+3.360 adet) ve 3 adet arızalı tüp iade faturası (-13 adet) birlikte değerlendirildiğinde; - Dosya kapsamında belgeler uyarınca teslim edildiği ve geri dönüşü tespit edilemeyen net tüp miktarının **14.328 adet olduğu**, - Sözleşmenin 6.3 ve 21. maddeleri uyarınca, bu tüplerin fesih tarihi olan **27 Ocak 2023 tarihindeki TÜİK YLİ-ÜFE** kullanılarak fesih tarihine uyarlanmış rayiç imalat bedelinin **4.234.423,00 TL olduğu** 2. Ticari Defterler ve Cari Hesap Tespitleri Tarafların 2019-2023 yıllarına ait ticari defterleri ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde; davalının kanunlara uygun olarak tutulmuş olan ticari defterlerinde, davacı adına tekdüzen hesap planına göre **320 A 001 kodlu satıcılar cari hesabını borç/alacak ilişkisi içinde usulüne uygun muhasebeleştirdiği görülmüştür**. - Söz konusu cari hesabın 31.12.2023 tarihi itibarıyla alacak bakiyesi verdiği, bu doğrultuda **davacı şirketin davalıdan 9.192,24 TL alacaklı olduğu** tespit edilmiştir. - Davalı ...’ın imzaladığı bayilik sözleşmesi ve 04.01.2019 tarihli devir taahhütnamesi uyarınca; - 7.182 adet 2 kg, - 3.739 adet 12 kg, - 33 adet 24 kg ve - 27 adet 45 kg tüpü depozitolu olarak devraldığı tespit edilmiştir. 3. 2022 Yılı Alım Taahhütleri ve Eksik Alım Analizi Mahkemenizin 16.10.2025 tarihli müzekkeresi uyarınca davacı şirketten resmi olarak celbedilen 12 aylık LPG alım dökümleri ve satış listesi verileri doğrultusunda, ek raporda dönemsel alım miktarları netleştirilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, söz konusu tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek nitelikte yeni bir bilgi veya belgeye rastlanmadığında, ek raporda ulaşılan teknik kanaat ve hesaplamaların geçerliliğini koruduğu değerlendirilmiştir. - **Dönemsel Alımların Seyri:** 2022 yılı Ocak–Kaşım döneminde aylık 25.000 kg’lık asgari alım miktarının üzerinde alım gerçekleştiği; buna karşın 2022 yılı Aralık ayında fiili alımın 8.093 kg düzeyinde kaldığı tespit edilmiştir. Sözleşme hükümlerinin niteliği ve bu alım seyrinin feshin haklılığına etkisi hususundaki hukuki değerlendirme ve takdir tamamen Mahkemenize aittir. - **Yıllık Toplam Taahhüt (Ek Protokol Md. 2):** Yıllık asgari 300 ton alım taahhüdüne karşılık, 2022 yılı toplam alım miktarı 519,04 ton olarak gerçekleşmiş ve yıllık bazda taahhüt aşılmıştır. - **Aralık 2022 Ayı Eksik Alımı:** Ek Protokol uyarınca yıllık toplamdan bağımsız olarak aylık bazda da asgari şartlar öngörülmüş olup, resmi kayıtlara göre davalının Aralık 2022 ayında 8.093 kg fiili alım yaptığı belirlenmiştir. Bu durumda; Ek Protokol Madde 2 uyarınca aylık asgari 25 ton taahhüdüne göre **16.907 kg eksik LPG alımı bulunduğu**, Madde 5 uyarınca %10 toleranslı teknik alt sınırın (22,5 ton) da altında kaldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, dosya kapsamamındaki kayıtlar itibarıyla Aralık 2022 ayında 16.907 kg tutarında eksik alım bulunduğu değerlendirilmiştir. 4. Kâr Mahrumiyeti (Kazanç Kaybı) Hesaplaması Sözleşmenin tek taraflı feshinde haklılık takdiri mahkemenize ait olmak üzere; feshin haklı kabul edilmesi halinde, kâr mahrumiyeti hesabı dosyadaki resmi mali parametreler doğrultusunda şu şekilde yapılmıştır: - **Hesaba Esas Hacim:** Teknik bilirkişi tarafından öngörülen 3 aylık makul sözleşme süresi taahhüdü (25.000 kg × 3 ay = 75.000 kg) ile Aralık 2022 ayındaki netleşen eksik alım miktarının (16.907 kg) toplanması neticesinde, hesaba esas toplam hacim **91.907 kg** olarak belirlenmiştir. - **Birim Maliyet ve Kâr Oranı:** Aralık 2022 dönemi tüp çeşitleri (2 kg, 12 kg, 45 kg) maliyet kırılımlarına göre ortalama **18,50 TL/kg** birim baz maliyetin piyasa gerçeklerine uygun (kadri maruf) olduğu, davacı şirketin Kurumlar Vergisi beyannamelerine göre faaliyet kâr oranının ise **%7,18** olduğu saptanmıştır. - **Hesaplama ve Sonuç:** **Kâr Mahrumiyeti = 91.907 kg × 7,18 × 18,50 TL = 122.100,00 TL** Feshin haklı bulunması halinde, davacı şirketin bahsedilebilecek toplam kazanç kaybının **122.100,00 TL** olduğu tespit edilmiştir. 5. Cezai Şart ve Ekonomik Durum Değerlendirmesi - Sözleşmenin 22.1. Maddesinde belirtilen cezai şartın; davalı, sözleşme nin feshi halinde mülkiyeti davacı şirkete ait olan tüplerin iade edilmemesi halinde, iade yükümlülüğüne ilave olarak ayrıca 5.000 USD tazminatı da ödemeyi kabul ve taahhüt etmesi üzerine, tüplerin iade edilmemesinden kaynaklanan ilave cezai şart olduğu, - Taraflar arasındaki sözleşme nin 04.01.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe görmesi sebebiyle davalının 2019 Yılı öz kaynaklarının irdelenmesi gerektiği, ancak davalının bilanço esasına göre defter tutmadığı, bilanço verilerinin bulunmadığı bu nedenlerle öz kaynaklarına ilişkin bir verinin olmadığı, tespit edilmiş olup - **HGK-K.2021/984 kararı gereği, cezai şart tutarının karşı tarafın mahvına sebep olmayacağı** şekilde TBK 182 maddesi gereği, cezai şart tutarlarının tenkise tabi tutulum tutulmaması ile ilgili hükmün Mahkemenize ait olacağı," şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taraflar arasında imzalanan bayilik anlaşması nedeniyle davacının davalılardan cari hesap ve kar mahrumiyet tazminatı alacağının bulunup bulunmadığı, mülkiyetinin davacıya ait olduğu ve davacıya iade edilmediği iddia edilen boş tüplerin rayiç imalat bedellerinin davalılardan tahsili talebi ile boş tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı cezai şart bedelinin davalılardan tahsili istemlerinin şartlarının oluşup oluşmadığı oluşmuş ise tazminat miktarları hususlarına ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davalının, dava dışı ...'na ait bayiliği 04.01.2019 tarihli Devir Tahhütnamesi ile ve devir aldığını, devir aldığı tarih itibarı ile de mülkiyeti davacıya ait olan ve devreden uhdesinde ariyet olarak bulunan 7182 adet 2 kg.lık, 3739 adet 12 kg.lık, 33 adet 24 kg.lık ve 27 det de 45 kg.lık propan tüpünü de devraldığını ve devir taahhütnamesini imzaladığını, taraflar arasında 04.01.2019 tarihinde Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ile buna ek olarak imzalanan 14.01.2019 tarihli Ek Protokol ün imzalandığını, imzalanan sözleşme akabinde davalının sözleşme şartlarına riayet etmemesi üzerine, ... 5.Noterliği’nden 0035 yevmiye numaralı ve 02.01.2023 tarihli olarak gönderilen ihtarname ile sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesi ve taahhüt ettiği miktarda alım yapması, aksi halde sözleşmeden kaynaklanan tüm hakların kullanılacağı, cari hesap borcunun ödenmesi ve 2022 aralık ayı alım taahhüdünü ihlal etmiş olması sebebi ile doğmuş ve doğacak cezai şart ve sair haklarımızın mahfuz tutulduğunun ihtar edildiğini, davalının bu ihtarnameye rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemeleri üzerine davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini beyan etmiş ve mülkiyeti davacıya ait olduğu iddia edilen ve davalı tarafından iade edilmediği beyan edilen tüplerin rayiç imalat bedellerinin, cezai şart alacaklarının , kar mahrumiyeti tazminatının ve cari hesap alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yerinde olmadığını, davalının iddialarının ispatı için delil ve belge sunmadığını beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu ve ek raporu dosyaya kazandırılmıştır. Davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin olarak talimat mahkemesi aracılığı ile hazırlanan 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda " Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalının 2019-2023 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde yapılan tespitler göre, davalının kanunlara uygun olarak tutulmuş olan ticari defter ve belgeleri bu defterlerde davacının adına tekdüzen hesap planına göre 320 A 001 kod no’lu satıcılar cari hesabına her türlü ticari belgeleri borç ve alacak vermek suretiyle muhasebeleştirmiş ve bu cari hesabın 31/12/2023 tarihi itibariyle alacak bakiyesi vermekte odup davacı şirket davalıdan 9.192,24TL alacaklı gözükmektedir. " şeklinde değerlendirme yapılmakla davalının kendi defterlerine göre davacıya 9.192,24-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Akabinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile davacının talebine konu alacak kalemlerine ilişkin olarak incelemeyi de içerir bilirkişi raporu aldırılmış, kök ve ek bilirkişi raporları dosyaya kazandırılmıştır. Davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiası ile huzurdaki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshedilip edilmediği hususunda mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı ve davalı ... arasında imzalanan 04/01/2019 tarihli Tüp Bayilik ve Genel Şartnamesi ile tarafların hak ve borçlarının belirlendiği görülmüştür. Diğer davalı ... de müteselsil kefil olarak sözleşmede yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca imalatçı ile bayi arasında sözleşme ile aynı tarihte ek protokol yapılmış ve bayilik sözleşmesinin eki olduğu hüküm altına alınmıştır. Ek protokolde (2. Maddede) feshe dair durumlar ayrıntılı olarak düzenlenmiş, bayinin aylık asgari 25 ton satış yapması, yıllık asgari 300 ton satış yapması, 5 yıl boyunca da asgari 1500 ton satış yapması gerektiği hükme bağlanmış, ek protokolün 7. Maddesinde de bayinin sözleşme ve ek protokollere aykırı davranması halinde davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkının doğacağı hüküm altına alınmıştır. Yine taraflar arasındaki sözleşmenin 20. Maddesinde de sözleşmenin feshi koşulları düzenlenmiş ve davalının LPG alıp satma taahhüdünün yerine getirilmemesi veya yaptığı alımların tatminkar bir miktara ulaşmaması halinde davacının sözleşmeyi feshedebileceği hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamında tanzim edilen 04/11/2025 tarihli ek raporda "  Madde 2'ye göre aylık asgari 25 ton alım taahhüt edilmiş olup, Aralık 2022'de 8,09 ton alım yapılarak bu taahhüde göre 16,91 ton eksik LPG alımı yapıldığı,  Madde 5'e göre ise %10 toleransla belirlenen 22,5 ton'luk teknik alt sınırın 14,41 ton altında eksik LPG alımı yapıldığı tespit edilmiştir.  Sonuç olarak, Aralık 2022 ayı için her iki teknik kriter açısından da eksik alım olduğu görülmektedir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı yine 24/06/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ile " • Madde 2'ye göre aylık asgari 25 ton alım taahhüt edilmiş olup, Aralık 2022'de 8,09 ton alım yapılarak bu taahhüde göre 16,91 ton eksik LPG alımı yapıldığı, • Madde 5'e göre ise %10 toleransla belirlenen 22,5 tonluk teknik alt sınırın 14,41 ton altında eksik LPG alımı yapıldığı tespit edilmiştir.

• Sonuç olarak, 1. ek raporda Aralık 2022 ayı için her iki teknik kriter açısından da eksik alım bulunduğu yönünde görüş bildirilmiş olup, bu 2. ek rapor aşamasında söz konusu tespiti değiştirecek yeni bir teknik veya mali veri bulunmadığından, Aralık 2022 ayına ilişkin eksik alım değerlendirmesi korunmuştur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı, atıf yapılan bilirkişi rapor içeriğinde yer alan tespitler incelendiğinde davalının 2022 aralık ayında eksik alım yapılması nedeniyle taahhüdün yerine getirmediği anlaşılmış davacı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacının davalılara yönelik cari hesap alacağı yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında yer alan ve davacının defterlerinin incelenmesine ilişkin olarak tanzim edildiği görülen 30/06/2025 Tarihli bilirkişi raporu ile davacının davalıdan 31/01/2023 tarihi itibari ile herhangi bir alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 27/01/2023 tarihli ve davacı tarafından düzenlenen ihtarname ile feshedildiği, bilirkişi tarafından davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının davalıdan cari hesaba ilişkin olarak alacağının bulunmadığının tespit edildiği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi son cümlesine göre defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1258 E., 2016/3155 K.) davacının kendi defterlerine göre davalıdan cari hesap alacağının bulunmadığının tespit edildiği, bu kaydın davacı aleyhine, davalılar lehine delil oluşturacağı değerlendirilmekle davacının dava dilekçesi ile davalılara yönalttiği cari hesap alacağı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davalılara yönelik cezai şart alacağı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı dava dilekçesinde, tüplerin iade edilmemesi sebebi ile ifaya ekli olarak kararlaştırılan 5.000 USD cezai şart bedelinin hüküm altına alınmasını istemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 22.1. Maddesinde "Sözleşmenin feshi veya herhangi bir sebeple sona ermesi halinde; Bayi bu sözleşmenin 21.maddesinin 1.fıkrasında düzenlenmiş bulunan iade ve teslim yükümlülüğünü talep edilen süre içerisinde yerine getirmediği takdirde, LPG tüplerini ...'a iade yükümlülüğünün yanında ayrıca 5.000ABD Doları tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder." şeklinde yine sözleşmenin 21.1. Maddesinde "İşbu sözleşmenin ... tarafından feshi halinde BAYİ , ...'dan sözleşmenin feshini bahane ederek zarar-ziyan ve tazminat gibi herhangi bir hak ve talepte bulunamaz. BAYİ,...'ın feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde; mevcut veya müşterilerinde ve tali bayilerinde bulunan, dolu ve boş depozitolu veya depozitosuz tüpleri, ...'a iade ve teslim , iade ve teslimini yapamadıklarının da fesih tarihi itibari ile rayiç imalat bedellerini nakden ve defaten ödemekle yükümlüdür" şeklinde düzenleme yapılmış olduğu ve ilgili sözleşme hükümlerine göre davalının, sözleşmenin feshi halinde mülkiyeti davacıya ait olan tüpleri iade etmemesi halinde, iade yükümlülüğüne ilave olarak ayrıca 5000.USD Tazminatı da ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin fesih ile sona erdiği, tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davalının uhdesinde bulunan davacıya ait tüpleri iade ettiğine dair delil ve belge de bulunmadığı bu hali ile sözleşmedeki açık düzenleme doğrultusunda davacının davalıdan cezai şart talep hakkı doğduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu içeriğinde belirlenen 5000 USD’lik cezai şartın, davalının öz sermayesi değerlendirildiğinde fahiş olmadığı ve davalının ekonomik mahvına neden olmayacağının tespit edildiği bu hali ile cezai şarttan indirim yapılmasına da yer olmadığı , diğer davalının da sözleşmede kefil olarak yer aldığı ve 5.000 USD alacak miktarınca bayi ile birlikte müşterek müteselsil sorumluluğunun bulunduğu değerlendirildiğinde davacının talebine konu cezai şartın davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının davalılara yönelik kar mahrumiyeti alacağı yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşmenin 22.3. Maddesinde "... , yukarıda yazılı cezai şarta ilaveten ayrıca sözkonusu aykırılıklara dayanarak, uğradığı maddi ve manevi zararının tamamının giderilmesini istemi haklarını haizdir." şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının dava dilekçesinde ilgili madde hükmüne atıf yaparak kar kaybı talebinde bulunduğu, sözleşme içeriğinden davalının sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde davacının bu yüzden uğrayacağı maddi ve manevi zararların tamamının giderilmesini davalıdan talep etme hakkının olduğunun hüküm altına alındığı, sözleşmenin davacı tarafça haklı sebeple feshi nedeniyle madde hükmüne göre davacının kar mahrumiyeti talep hakkı bulunduğunun anlaşıldığı, kar mahrumiyeti süresinin hesabında ise, davacının bölgede yeni bayilik kurup kurmadığının tespit edilmesi, kurulmamış ise kâr mahrumiyeti süresinin, fesihten sözleşmenin sonuna kadar olan sürenin tamamı için değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makûl süre belirlenerek hesaplanması gerekeceği, dosya kapsamında alınan 26/05/2025 tarihli bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor ile ; tüplerin adedi (davacının dilekçesinin 2. maddesinde belirtilen 17.038 adet), bu büyüklükteki bir envanterin lojistik süreçlerinin karmaşıklığı, depolama ve sevkiyat organizasyonu, envanter yönetimi ve olası bir yeni ticari anlaşmanın müzakere ve operasyonel uygulama süresi gibi teknik ve operasyonel faktörler göz önüne alındığında, davalının tüpleri iade etmesi veya yeni bir sözleşme yapması için 3 (üç) aylık bir sürenin teknik ve operasyonel açıdan makul olduğunun bildirildiği, dosya kapsamında hazırlanan 26/06/2026 tarihli rapor ile; " davalının 2022/Aralık ayında 25.000 kg yerine 8.093 kg mal alımı yaptığı, eksik olan alımın 16.907 kg olduğu ve bu nedenlerle sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, feshin haklı olduğunun kabulü halinde; Kök raporda teknik bilirkişi tarafından yapılan 3 aylık makul sözleşme süresine göre; davacının davalıdan 25.000 kg x 3 ay ve 2022/Aralık ayında eksik alınan 16.907 kg maldan dolayı kâr mahrumiyetinin var olacağı, Tüplerin 2- Kg- 12 Kg ve 45 Kg olduğu 2022/Aralık verilerine göre 2 kg tüpün KDV hariç18,70.-TL, 12 Kg tüpün KDV hariç 17,90.-TL 45 Kg tüpün KDV hariç 19,26 TL kg birim bazmaliyeti olduğu, bu durumda ortalama 18,50.-TL birim baz maliyet tutarının kadri maruf olacağı, Davacının davalıya 2022/Aralık ayında 16.907 Kg dahil 3 aylık 75.000 KG ile birlikte 91.907 Kg mal satamamış ve bu maldan dolayı kar mahrumiyeti oluşmuş olduğu göz önüne alınarak kök raporda; davacı şirket kurumlar vergisi beyannameleriyle belirlenen %7,18 oranında faaliyet karına göre; 91.907x %7,18=6.600 kg x18,50=122.100,00.-TL kazanç kaybında bahsedilebileceği, tespit edilmiştir Sonuç olarak; feshin haklılığının mahkemenizce kabulü halinde, davacı şirketin bahsedilebilecek toplam kazanç kaybının 122.100,00 TL olduğu tespit edilmiştir. " şeklindeki değerlendirme ile davacının 122.100,00-TL kar mahrumiyeti alacağının bulunduğu hesaplanmış yapılan hesaplama ve bilirkişi rapor içeriğinin hükme elverişli olduğu değerlendirmekle ve davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınmakla davacının davalı ...'a ilişkin isteminin ıslah dilekçesinde yer alan tutarda dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiş, faiz başlangıcı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından davalıya gönderilen 27/01/2023 tarih ve 2487 no.lu ihtarnamede kar mahrumiyetinin 10 gün içinde ödenmesi hususunun ihtar edildiği, ilgili ihtarnamenin davalının sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin 25.3 maddesinde sözleşmede yazılı adres değişikliğinin karşı tarafa bildirilmemesi halinde sözleşmedeki adrese yapılacak tebligatların geçerli olacağının kabul edildiği bu nedenle her ne kadar ilgili tebligata iade şerhi düşülmüş ise de 07/02/2023 tarihinde tebligatın belirlenen adrese ulaştığı da dikkate alındığında ihtarname içeriğinde yer alan 10 günlük süre de eklenerek 18/02/2023 tarihinde temerrüdün oluştuğu değerlendirilmiş ve bu tarihten itibaren faiz işletilerek talebin aşağıdaki şekilde bu davalı yönünden kabulüne karar verilmiş, davacı her ne kadar ıslah dilekçesinde kar mahrumiyeti yönünden sadece ...'a ilişkin olarak ıslah yapıldığını beyan etmiş ise de; dava dilekçesinde bu alacak kalemine ilişkin olarak 1.000-TL lik tutarın talep edildiği ve talebin bu davalıya da yöneltildiği değerlendirilerek ve davalı ...'in kefalet tutarının taraflar arasındaki sözleşmede 5.000-USD olarak belirtildiği, mahkememizce 5.000-USD cezai şartın davalılardan tahsiline karar verildiği bu hali ile bu davalının kefalet limitinin tüketilmiş olduğu anlaşıldığından , bu davalıya yönelik dava dilekçesinde yer alan kar kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının tüplerin rayiç bedeline ilişkin alacak istemi yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan 26/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile ; yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ; toplam 14.341 adet tüp teslim edildiği, buna karşılık 13 adet tüpün arızalı tüp iade faturaları ile geri döndüğü, bu nedenle geri dönüşü tespit edilemeyen net tüp miktarının 14.328 adet olduğu , taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3 maddesinde "Bu anlaşmanın sona ermesi ve/veya feshi halinde BAYİ kendisine depozitolu olarak verilen LPG tüpleri ile malzeme ve teçhizatı aynen , kullanılır ve sağlam bir şekilde, nakliye masrafları kendisine ait olmak üzere derhal iade ile mükelleftir. BAYİ, tüpleri iade etmediği takdirde veya tüplerin müşterilerde kalması halinde, bu tüplerin sözleşmenin sona erdirildiği tarihteki imalat bedellerini de ...'a ödeyecektir." ve 21/1. Maddesinde "İşbu sözleşmenin ... tarafından feshi halinde BAYİ, ...'dan sözleşmenin feshini bahane ederek zarar-ziyan ve tazminat gibi herhangi bir hak ve talepte bulunamaz. BAYİ, ...'ın feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde; mevcut veya müşterilerinde ve tali bayilerinde ve tali bayilerinde bulunan, dolu ve boş depozitolu veya depozitosuz tüpleri, ...'a iade ve teslim , iade ve teslimini yapamadıklarının da fesih tarihi itibari ile rayiç imalat bedellerini nakden ve defaten ödemekle yükümlüdür" şeklinde düzenleme bulunduğu , bu hali ile taraflar arasındaki sözleşme fesih ile sona erdiğinden ve davalının tüpleri davacıya iade ettiğine dair delil ve belge bulunmadığından davalının tüp bedellerinden sorumlu olacağı, 24/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile ; dosya kapsamındaki belgeler üzerinden geri dönüşü tespit edilemeyen LPG tüplerinin 27.01.2023 fesih tarihi itibarıyla toplam rayiç imalat bedeli 4.234.423,00 TL olarak hesaplandığının bildirildiği, mahkememizce de rapordaki hesaplamanın hüküm kurmaya elverişli bulunduğu kanaatine varılarak ve davacının ıslah dilekçesinde talep ettiği tutar da dikkate alınarak , davacı tarafından davalıya gönderilen 27/01/2023 tarih ve 2487 no.lu ihtarnamede tüp bedellerinin 10 gün içinde iade edilmesi hususunun ihtar edildiği, ilgili ihtarnamenin davalının sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin 25.3 maddesinde sözleşmede yazılı adres değişikliğinin karşı tarafa bildirilmemesi halinde sözleşmedeki adrese yapılacak tebligatların geçerli olacağının kabul edildiği bu nedenle her ne kadar ilgili tebligata iade şerhi düşülmüş ise de 07/02/2023 tarihinde tebligatın belirlenen adrese ulaştığı da dikkate alındığında ihtarname içeriğinde yer alan 10 günlük süre de eklenerek 18/02/2023 tarihinde temerrüdün oluştuğu değerlendirilmiş ve bu tarihten itibaren faiz işletilerek talebin aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı her ne kadar ıslah dilekçesinde tüp bedeli yönünden sadece ...'a ilişkin olarak ıslah yapıldığını beyan etmiş ise de; dava dilekçesinde bu alacak kalemine ilişkin olarak 2.000-TL lik tutarın talep edildiği ve talebin bu davalıya da yöneltildiği değerlendirilerek ve davalı ...'in kefalet tutarının taraflar arasındaki sözleşmede 5.000-USD olarak belirtildiği, mahkememizce 5.000-USD cezai şartın davalılardan tahsiline karar verildiği bu hali ile bu davalının kefalet limitinin tüketilmiş olduğu anlaşıldığından, bu davalıya yönelik dava dilekçesinde yer alan kar kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yerleşik içtihatlar uyarınca yabancı para cinsinden taleplerde dava tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru esas alınmak kaydıyla Türk Lirasına çevrilerek dava değeri bulunmakta ve hesap bu dava değeri üzerinden yapılmaktadır. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2023 tarih ve 2023/1779 Esas, 2023/2270 Karar sayılı içtihadında; "...Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 16.076,20 USD olup, dava değeri, dava tarihindeki döviz kuru üzerinden harçlandırılan değer olduğundan ve 16.076,20 USD'nin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre karşılığı 98.864,03 TL olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır..." hükmünü; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/1393 E., 2025/988 K. Sayılı kararında " Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.11.1956 tarihli, 1956/15 Esas, 1956/15 Karar sayılı İBK'nın ilgili bölümünde; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme esas ittihaz olunması iktiza eylemesine...." düzenlemesinin mevcut olduğu, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarihli, 1993/13-41 Esas, 1995/145 Karar sayılı ilamı ile de yabancı para alacaklarında yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak TL karşılığı üzerinden ilam harcının alınacağının benimsendiği, bu durumda mahkemece yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekâlet ücretinin, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği, davada bir kısım alacakların Euro cinsinden yabancı paranın tahsili talep edildiği ve aynı cins yabancı para alacağının tahsiline karar verildiği, doktrin ve dairemizin bu konudaki yerleşik uygulamalarına göre; döviz cinsinden para alacağına hükmedilmesi halinde vekalet ücretinin, o dövizin dava tarihindeki efektif satış kuru karşılığı TL (Türk Lirası) miktarı (daireler için) ile dükkan için TL ile talep edilen alacak toplamı olan 326.173,80 TL'ye göre hesaplanıp tahsiline karar verilmesi yerinde olmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1605 E., 2024/2907 K., 24.09.2024 tarihli kararı)" şeklinde yine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/1852 Esas, 2022/1543 Karar Sayılı, 09/12/2022 Tarihli "... Dava konusu alacak yabancı para cinsinden olup, dava değerinin 55.000 USD'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan (2,82 TL) 155.000,00 TL olduğundan harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bu değer üzerinden hesaplanması gerekirken, yerel mahkemece dava değerinin karar tarihi itibariyle dolar kurunun efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı olan 952.440,50 TL olarak belirlenip, bu değer üzerinden harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir." şeklindeki hükmünü içerdiği anlaşılmakla eldeki davada cezai şart yönünden ıslah ile arttırılmış olan miktar da dahil olmak üzere davacının cezai şart alacağı istemine konu dava değerinin (dava dilekçesinde talep edilen 100,00 USD + ıslah ile talep edilen 4.900 USD= 5.000 USD) 5.000 USD x 19,40-TL(dava tarihindeki kur değeri) = 97.000-TL olduğu, bu hali ile cezai şart açısından mahkememizce kabulüne karar verilen 5.000 USD cezai şart bedeline ilişkin olarak harç ve vekalet ücreti hesabı yapılırken bu tutarın esas alınacağı, davacının davalı ...'a yönelik olarak bu bedele ilaveten 4.002.000-TL tüp bedeli, 122.000-TL kar kaybı bedeli ve dava dilekçesinde gösterilen 40.441-TL cari hesap alacağı bedeli talebinde de bulunduğu bu hali ile davalı ... yönünden davacının talebine konu dava değerinin 4.261.441-TL olduğunun anlaşıldığı ve mahkememizce de bu davalı yönünden kabul edilen tutarın 4.221.000-TL olduğu , 40.441,00-TL cari hesap alacağı yönünden ise davanın reddedildiği dikkate alındığında bu davalı yönünden yargılama gideri hesabında dikkate alınacak davanın kabul oranının %99 olduğunun anlaşıldığı, diğer davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının bu davalıya yönelik dava değerinin ; 5.000 USD (97.000-TL) cezai şart + dava dilekçesinde talep edilen 2.000-TL tüp bedeli+ dava dilekçesinde talep edilen 1.000-TL kar kaybı + dava dilekçesinde talep edilen 40.441-TL cari hesap alacağı olmak üzere toplam 140.441-TL olduğu, mahkememizce davacının bu davalıya yönelik cezai şart alacağı isteminin kabulüne diğer istemlerin ise reddine karar verildiği dikkate alındığında bu davalı yönünden davanın kabul oranının %69 olduğu değerlendirilmekle yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabında bu oranlar dikkate alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davalılar hakkında açmış olduğu davanın Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi ile ; a-Davacının, cari hesap alacağı kapsamında davalılar hakkında açmış olduğu davaların reddine, b-Davacının davalılar hakkında açtığı cezai şarta ilişkin talebinin kabulü ile ; 5.000 USD cezai şartın ( bu miktarın 100,00 USD'sine dava tarihinden, kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 06.11.2025 tarihinden itibaren işleyecek ) devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsinden açılan mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanması suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-Davacının tüplerin rayiç bedeli ile ilgili olarak davalı ... hakkında açtığı davanın kabulü ile ; 4.002.000,00 TL'nin 18.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ayyılmazdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının Tüplerin rayiç bedeli ile ilgili olarak davalı ... hakkında açmış olduğu davanın reddine, d-Davacının kar mahrumiyeti ile ilgili olarak ... hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile ; 122.000 TL'nin 18.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının kar mahrumiyeti kapsamında ... hakkında açmış olduğu davanın reddine, 2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, 578.310,00- TL vekalet ücretinin (davalı ... yönünden bu miktarın 45.000-TL si ile sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ) davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden , 40.441,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında peşin yatırılan 774,91 TL peşin harç ve 73.901,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam yatırılan 74.675,91-TL karar ve ilam harcının 6.626,07-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kısım olan 68.049,84-TL sinin ise yalnızca davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 205,50TL ilk masraf, 31.600,00TL bilirkişi ücreti, 6.042,50TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 37.848,00TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 37.469,52TL yargılama giderinin 26.115,12TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 11.354,40TL'sinin ise davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak ; 2.208,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen , bakiye 960,00TL'sinin yalnızca davalı ...'dan, bakiye 32,00TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

8-Bu dava sebebiyle sebebiyle 288.336,51-TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden , peşin alınan 74.675,91TL'den mahsubu ile kalan 213.660,60TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

¸ ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/267, K. 2026/695, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-267-e-2026-695-k-93d56c4ff4a5