İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/939 E. 2026/352 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/939
- Karar No
- 2026/352
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/939 KARAR NO : 2026/352
BAŞKAN : .... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : İtirazın İptali / Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 05/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR Y.TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında geçmişe dayanan ticari ilişkiler kapsamında fatura ilişkisi bulunduğunu, tarafların bu ilişki çerçevesinde dönemsel olarak mal ve hizmet alım satımında bulunduğunu, her iki tarafın faturaya dayalı işlemler gerçekleştirdiğini, müvekkili ile davalının gerçekleştirdiği satış işlemlerine ilişkin 26/08/2025 tarihine ait toplam 2.550.000,00.-TL tutarındaki satışın bu kayıtlardan açıkça görüldüğünü, alacağın tahsili amacıyla 06/11/2025 tarihinde ... sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını ancak, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu faturanın kabul edilmediğini, bu halde fatura konusu hizmet/mal satımının gerçekleştiği hususunda ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ancak, davacı yanca bu husustaki iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığını, ayrıca belirtilen inşaat işinin müvekkili şirket tarafından teslim alındığı hali ve sonrasında yapılan imalatların ne kadar olduğunun tespitinin mümkün olduğunu, bu halde müvekkili tarafından imalatların bedelinin müvekkili şirketin muhattabı olan ... Şirketi'ne eksiksiz ödendiğinin açık olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3.Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasında takibe konu edilmiş olan fatura içeriğindeki maldan ötürü davalı şirketin davacı şirkete her hangi bir borcunun bulunup bulunmadığı ile buradan varılacak sonuca göre takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı, ayrıca takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... A.Ş olduğu, 2.550.000,00.-TL alacağın tahsili amacıyla 07.11.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı yanca, açılan takibin yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğundan icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini, ... yetkili olduğunu, ayrıca takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize ve diğer tüm ferilere itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 6. Dava, satım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 7. İtirazın iptali istemi ile açılan eldeki davada, davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine yönelik yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmakla itirazın iptali davasında bir dava şartı olan yetkili icra dairesinde takip yapılması koşulunun bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. 8. Davalı borçlu tarafından yapılan yetki itirazında borçlu şirketin adresinin .....olduğunu belirterek yetki itirazının kabulü ile yetkili icra dairesine dosyanın gönderilmesini talep etmiş olup yetki itirazının usulüne uygun olarak yapıldığı değerlendirilmiştir. Bu kabule göre ise, takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi yapılmalıdır. Bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu (İİK), Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerinin değerlendirilmelidir. 9. İİK 50. maddesi "Para veya teminat borcu için takip hususunda HMK yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılır, icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati suretle karara raptolunur" hükmünü içermektedir. 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yetki kuralları ise 5 ila 19. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 5 ve 6. maddelerinde genel yetki kuralı düzenlenmiş olup genel yetki kuralları dışında genel yetkiyi kaldırmayan özel yetkili mahkemeler de kabul edilmiştir (HMK m. 8, 10, 16, 11/2-3, 14/1, 15/1). Kural olarak özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmamaktadır. 11. Buna karşın Kanun’un ifadesinden, Kanun’da belirtilen yer veya yerler dışında başka bir yerde açılamayacağı anlaşılan davalarda yetki kuralları kesin yetki kuralıdır. Kesin yetki olarak tek bir mahkeme öngörülmüş olabileceği gibi birden fazla mahkeme de öngörülmüş olabilir. Bu durumda, dava sadece kanunda öngörülen mahkeme veya mahkemelerde açılabilir, başka yerde açılamaz (...). 12. Böylece, kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (HMK m. 5) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz. Onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının/alacaklının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili icra dairesinde veya mahkemede açılabilir. 13. Bu noktada, somut uyuşmazlığın çözümü için alacaklının kendi ikamet yerinde dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. 14. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili düzenlemeyi içeren ve kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralı niteliğinde bulunan 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesinde; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” düzenlemesi bulunmaktadır. 15. Sözleşmenin ifa edileceği yerin belirlenmesi ise TBK m. 89 hükmünde düzenlenmiş olup taraflarca açık veya zımni olarak belirlenmediği durumlarda, sözleşmenin ifa edileceği yer TBK'nın 89. maddesinin 1. fıkrasında dört (4) bent halinde sayılan düzenlemelere göre belirlenecektir. 16. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun (TBK) 89. maddesinde; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir'' şeklinde düzenlemeyi içermektedir. 17. Taraflar arasında HMK m. 17 hükmünün uygulanmasını sağlayacak yönde bir yetki anlaşması bulunmamaktadır. Yine taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde açıkça tarafların TBK m. 89 hükmü gereğince ifa yeri kararlaştırılmamıştır. 18. Bununla birlikte yine TBK m. 89 hükmü uyarınca ifa yerinin örtülü iradelerine göre belirlenip belirlenemeyeceğinin değerlendirilmesinde ise, davacının takip dayanağı yaptığı fatura içeriğindeki malzemenin ... İlinde yapımı konusunda, davalının taşeron olarak iş yaptığı yerde kullanılacağının anlaşılması bakımından ifa yerinin ... olduğunun anlaşıldığı, davacı yan tarafından teslime dair her hangi bir belge sunulmadığı, malzemenin teslim edildiği yere ilişkin olarak irsaliye ya da yazılı bir teslim belgesi bulunmadığı ancak, davacı ve davalı yan dilekçelerinden malzemenin kullanılacağı yere ilişkin dilekçe içeriğindeki beyanlarından ... olduğunun anlaşıldığı, bu durumda ifa yerinin belirlenebilir olduğu, ifanın ... İlinde yapılacağının örtülü iradelerden anlaşılabildiği buna göre ifa yerinin ... adresi olduğunun kabulü gerektiği Mahkememizce değerlendirilmiştir. 19. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri nazara alındığında TBK m. 89 ve 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi uyarınca borcun ifa edileceği yerin ... olduğu, sözleşmenin konusunun bir para borcu olmadığı, davacının kendi yerleşim yerinde dava açmasının mümkün kılan sözleşme hükmü de bulunmadığı anlaşılmaktadır. 20. Açıklanan nedenlerle davalı/borçlu tarafından İcra Dairesinin yetkisine yapılan yetki itirazının geçerli ve usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, icra takibine karşı davalı/ borçlu tarafından da süresinde ve usulünce yetki itirazında bulunulması karşısında geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış, yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın HMK m. 114/2 ve HMK m. 115/2 hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 30.797,63.-TL harçtan düşümü akabinde fazla alınan 30.065,63.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3- Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 6-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2026
Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"