İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/948 E. 2026/661 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/948
Karar No
2026/661
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/948 Esas KARAR NO : 2026/661

DAVA : Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile dava dışı ... Tic. Aş. arasında 01.06.2023 tarihinde akdedilen hizmet alım sözleşmesine istinaden, ... Sok. No: 53/1 adresinde faaliyet gösteren Özel ... Tıp Merkezi'nin saç ekim bölümü dışındaki kısımlarının işletilmesi ve yönetim hakkının devri hususunda müvekkili ile davalı şirket arasında 06.09.2024 tarihinde 10 yıl süreli işletme sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin şahsi kefili olan davalı şirket yetkilisi Sercan Gültekin'in sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği 250.000,00 USD ödeme yaptığını ve işletmenin SGK, kira ve çalışan maaşları gibi giderlerini karşılayarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin saç ekim merkezini mevzuata aykırı işletmesi nedeniyle Özel Sağlık Kurulu tarafından 07.03.2025 tarihinde mühürleme işlemi yapıldığını, bu durumun dava dışı ... Tic. Aş. ile davalı şirket arasındaki çatı sözleşmenin Mart 2025 tarihinde feshine yol açtığını, davalı şirketin kendi kusuruyla sözleşme yükümlülüklerini ifa etmeyi imkansız hale getirdiğini, müvekkilinin işletme ve yönetim hakkından mahrum kalarak maddi zarara uğradığını, bu zararların tazmini için .... Noterliği'nin 07.07.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalıların Üskü tarafın .... Noterliği'nin 06.08.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talepleri reddettiğini, müvekkilinin dava dışı şirketle olan vekalet ilişkisinin ... 19. Noterliği'nin 18.02.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile sonlandırıldığını, müvekkilinin sözleşme süresince elde edeceği kardan yoksun kaldığını, sözleşmenin 10/B ve 10/C maddeleri uyarınca davalı şirketin cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müspet zarar için şimdilik 50.000,00 TL'nin 07.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, ayrıca cezai şart alacağı için şimdilik 1.000,00 USD'nin 07.07.2025 tarihinden itibaren fiili ödeme günündeki TCMB USD kuru üzerinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalıya davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: Vergi kayıtları, gerçek kişi-tacir kayıtları, ... İlçe Sağlık Müdürlüğü'nden gelen ... Tıp Merkezi hakkında uygulanan idari yaptırım kararı ve mühürleme tutanağı, ödeme dekontları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasındaki 06/09/2024 tarihli sözleşme ile taahhüt edilen edimin davalının sonraki kusurlu eylemleriyle imkansız hale gelip gelmediği, bundan kaynaklı davacı bünyesinde maddi zararın oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarı ve davalının sorumluluğunun kapsamı, anılı sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta bağlı davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktalarına ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; " Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda dava; taraflar arasındaki 06/09/2024 tarihli sözleşme ile taahhüt edilen edimin davalının sonraki kusurlu eylemleriyle imkansız hale gelip gelmediği, bundan kaynaklı davacı bünyesinde maddi zararın oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarı ve davalının sorumluluğunun kapsamı, anılı sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta bağlı davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Somut olayda; Mahkememizce yapılan araştırmada davalı tarafın tacir olduğu sabitse de davacının celp edilen vergi kayıtlarına göre 01.01.2023 tarihinden itibaren Başakşehir Vergi Dairesi cevabında mükellef olduğu, kira geliri mükellefiyet kaydının devam ettiği, kira gelirinden dolayı 0012 kodlu gayrimenkul sermaye iradı mükellefi olup, işletme hesabına veya bilanço usulüne göre vergilendirildiğine ilişkin kayıt bulunamadığı bildirilmiş, Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi cevabında ... Eğitim Kurumları Anonim Şirketi'nin şirket yetkilisi ve ortağı olduğunu ve 1.sınıf tüccar olduğu görüldüğünü, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin cevabında ise esnaf kaydına rastlanılmadığı anlaşılmıştır. Davacının şirket ortağı sıfatı bulunsa da davacının salt şirket ortağı olmasının davacıya tacir sıfatını kazandırmayacağı, davacının 06/09/2024 tarihli işletme sözleşmesini şirket adına değil de kendisi adına imzaladığı anlaşılmakla davacının tacir olmadığı sabit olduğundan eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir KARAR:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/948, K. 2026/661, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-948-e-2026-661-k-83e746304145