İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/898 E. 2026/878 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/898
- Karar No
- 2026/878
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/898 Esas KARAR NO : 2026/878
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili 11/12/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında Kart Satış Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket tarafından üye kuruluşlar vasıtası ile müşteri şirket personeline elektronik ödeme kartı ile yemek yeme ve akaryakıt alma olanağı sağladığı sistem, hizmet ve bu hizmetin bedelinin ödenmesine ilişkin şartlar işbu sözleşmelerin konusunu oluşturduğunu, davacı şirketin tüm sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı borçlu şirket borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davalının ... 26. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 19/12/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; söz konusu fatura kaynaklı olduğu iddia edilen alacak müvekkili şirket ve yetkililerinin bilgisi dahilinde ve usulünce tebliğ olunmuş veya bilgilendirilmiş olmadıklarını, bu noktada hizmete ilişkin bir sözleşme kurulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde faturalar sebebiyle davalı şirket ve şahıslardan alacağı olduğunu iddia ettiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki fatura bir alacağın varlığını ispat etmekte tek başına yeterli bir delil niteliğini haiz olmadığını, bu noktada ayrıca bir hizmet sunulduğu iddiasında bulunan tarafın bunu kanıtlamakla mükellef olduğu da izahtan vareset olduğunu, bu saikler doğrultusunda, davalı şirketin hiçbir nev'iden hizmeti davacıdan almadığı ve bu yönde bir ticari ilişkiden kaynaklı alacağa dair görüşme gerçekleştirmediğini, ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen faturalar üzerinde davalı şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, kaldı ki taraflar arasında sözlü veya yazılı bir sözleşme kurulmadığını, bir diğer ifadeyle, taraflar arasında borç doğuracak bir ilişki kurulmadığını, bu kapsamda, davacı tarafından iddia olunduğunun aksine taraflar arasında bir hizmet ilişkisinin olmadığını, dolayısıyla, ilgili dava dilekçesinde mesnetsiz bir biçimde değinildiği üzere bir ticari ilişki bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davalının herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davacı aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 26. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada, taraflar arasında Kart Satış Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket tarafından üye kuruluşlar vasıtası ile müşteri şirket personeline elektronik ödeme kartı ile yemek yeme ve akaryakıt alma olanağı sağladığı sistem, hizmet ve bu hizmetin bedelinin ödenmesine ilişkin şartlar işbu sözleşmelerin konusunu oluşturduğunu, verilen hizmete rağmen bedelin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca faturayı kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, malların teslim edilip edilmediği alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E....K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. Davacı kayıtlarının incelenerek hazırlandığı 23/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "1. Davacı ... A.Ş.’ye ait ticari defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde elektronik ortamda tutulduğu ve yasal sürelerinde beratlarının oluşturulduğu tespit edilmiştir. 2. Taraflar arasında ... tarihli ... numaralı Kart Satış Sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin dosya kapsamındaki belge ve kayıtlarla doğrulandığı, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 3. Taraflar arasında geçmişe dayalı ve süreklilik arz eden ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu hususun yalnızca davacı ticari kayıtları ile değil, Gelir İdaresi Başkanlığı ve ilgili vergi dairesi kayıtları (BA/BS bildirimleri) ile de doğrulandığı tespit edilmiştir. 4. Davalı ... A.Ş.’nin 2024 yılı içerisinde davacıdan 21 adet belge karşılığında toplam 410.909,12 TL tutarında mal ve/veya hizmet alımı yaptığı, aynı kayıtların davacı nezdinde karşıt satış olarak yer aldığı tespit edilmiştir. 5. Yapılan cari hesap incelemesinde, 27.03.2024 tarihi itibariyle taraflar arasındaki önceki dönem cari hesap bakiyesinin kapatıldığı, bu tarihten sonra dava konusu edilen; 01.04.2024 tarihli 60.900,00 TL 02.05.2024 tarihli 60.900,00 TL 03.05.2024 tarihli 4.350,01 TL o 13.05.2024 tarihli 8.700,00 TL olmak üzere toplam 134.850,01 TL tutarındaki faturaların davacı kayıtlarına işlendiği ve uyuşmazlığın bu yeni dönem işlemlerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. 6. Dava konusu faturalara ilişkin 20.05.2024 tarihli 27.834,35 TL tutarlı iade faturası mahsup edildiğinde, dava konusu alacağa ilişkin net bakiye alacağın 107.015,66 TL olduğu tespit edilmiştir. 7. Davalı tarafça ticari defter ve belgeler ibraz edilmediğinden karşılaştırmalı defter incelemesi yapılamamış ise de, mevcut dosya kapsamı, davacı ticari kayıtları, sözleşme ve vergi kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 107.015,66 TL alacaklı olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur. Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vergi kayıtlarından belirlenen bedellere uygun olarak düzenlenen faturaların itirazsız olarak kayıtlarına alındığı, taraflar arasında geçmişe dayalı ve süreklilik arz eden ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu hususun yalnızca davacı ticari kayıtları ile değil, Gelir İdaresi Başkanlığı ve ilgili vergi dairesi kayıtları (BA/BS bildirimleri) ile de doğrulandığı tespit edilmekle davalının soyut ve desteklenmeyen savunmalarına itibar edilmemiştir. Bu kapsamda Mahkememizce davacının davasında haklı olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 26.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 107.015,65 TL alacağın %20'si olan 21.403,13 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 7.310,24 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.292,48 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 6.017,76 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.292,48 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 220,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 20.215,38 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır