İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/908 E. 2026/927 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/908
Karar No
2026/927
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/908 Esas KARAR NO : 2026/927

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 15/12/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap sözleşmesi kapsamında karşılıklı edimler üstlenildiğini, müvekkili şirket tarafından işbu anlaşmaya istinaden tüm edimler eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı borçlu tarafından edimlerin ifasından kaçınıldığını, huzurdaki dava ve icra takibine konu borcu oluşturan faturalara ilişkin cari hesap bakiyesi kadar davacıya borcu muaccel olduğunu, davalının müvekkil şirkete 79.999,24 TL tutarında borcu bulunduğunu, davalı tarafın ... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibine itiraz etmesinin, sırf müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için ve kötü niyetli yapılmış olduğu hususu tartışmasız olduğunu, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; ... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada, taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap sözleşmesi kapsamında karşılıklı edimler üstlenildiğini, müvekkili şirket tarafından işbu anlaşmaya istinaden tüm edimler eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı yanca ödeme yapılmaması nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamış ise de icra takibine yapılan itirazda faturayı kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, malların teslim edilip edilmediği alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. Davacı kayıtlarının incelenerek hazırlandığı 09/09/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı şirketin 2023-2024-2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Sayın Mahkemece davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla talimat yazılmasına karar verildiği, ancak davalı şirketin talimat ve bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle talimat yazılamadığı ve davalı şirket defterlerinin incelenemediği, B-Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalara, davalı şirket tarafından süresinde itiraz işleminin uygulanmadığı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, mal tesliminin kabul edilmesi halinde, davalı şirketin fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacı şirketin 29.09.2025 takip tarihi itibariyle, 79.999,24 TL tutarlı alacağını talep edebileceği," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmamıştır. Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vergi kayıtlarından belirlenen bedellere uygun olarak düzenlenen faturaların itirazsız olarak kayıtlarına alındığı, taraflar arasında geçmişe dayalı ve süreklilik arz eden ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu hususun yalnızca davacı ticari kayıtları ile değil, Gelir İdaresi Başkanlığı ve ilgili vergi dairesi kayıtları (BA/BS bildirimleri) ile de doğrulandığı tespit edilmekle Mahkememizce davacının davasında haklı olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 79.999,24 TL alacağın %20'si olan 15.999,85 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 5.464,75 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 966,19 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 4.498,56 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 966,19 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 190,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.859,09 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/908, K. 2026/927, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-908-e-2026-927-k-379cb69c5039