İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/279 E. 2026/929 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/279
- Karar No
- 2026/929
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/279 Esas KARAR NO : 2026/929
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 30/03/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ,davalı tarafın sahibi olduğu ....(...) internet adresi üzerinde müşteri temini için davalı tarafla 24.01.2018 tarihinde sözleşme yaptığını belli bir dönem için davalı tarafın davacıya ödeme yaptığını, icra takibi yapılan miktar yönünde davalı bu uygulama üzerinde müvekkiline ait otele rezervasyon yapılan müşterilerden ödeme aldığı halde müvekkilinin hesabına ödemede bulunmadığını, bunun üzerine karşı tarafla uzun süre yapılan bu tahsilatların ödenmesi konusunda talepte bulunulduğunu, fakat taleplerine karşılık bulamadığını, müvekkilinin ödemelerinin yapılmadığını, davalı tarafın ödeme yapmaması üzerine hakkında ... 24.İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, karşı taraf icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takip durduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davalı-borçlunun haksız itirazlarının iptali,icra takibinin devamı ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura ve sözleşmeden kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasında 24.01.2018 tarihli komisyonculuk sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince aracı şirket olan davalı tarafından davacıya ait otel rezervasyonlarının yapıldığı ve konaklama ücretinin davalı yanca tahsil edilerek belirli aralıklarla sözleşme kapsamında davacıya ödemelerin yapıldığı, davalı yanca konaklama bedellerinin davalıya ödenmemesi nedeniyle davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı şirket tarafından huzurdaki davada savunma yapılmadığı görülmüştür. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, sözleşme gereği konaklama hizmetlerinin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. 27/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği; bununla birlikte taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap ilişkisi şeklinde yürütüldüğü, davacının cari hesap bakiye alacağına konu olan faturaların ticari kayıtlara işlendiği tespit edilmiştir. Davacı Asıl Alacağı Yönünden: Sayın Mahkemenin kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; davacı kayıtlarına göre 15.05.2025 takip tarihi itibariyle davacının 91.075,95 TL alacaklı olduğu, ancak icra takibinde davacının 75.088,93 TL talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereği davacı alacağının 75.088,93 TL olarak kabul edilebileceği," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmamıştır. Taraflar arasında, davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için anlaşıldığı, bu sözleşmenin dijital ortamda kabul edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın davacının sözleşme gereği alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık kapsamında davacı yanca sahibi olduğu otelde konaklama hizmetinin verildiği sabit olmakla, davalının sözleme gereğince alacağı komisyonu düşerek konaklama bedelinin davacıya ödemesi gerekmektedir. Zira otel konaklamasında davacının tahsil hakkı olmayıp ücretin davalının internet sitesi üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda konaklama hizmeti sonrasında davacının cari hesap ve faturalara konu alacağını alamadığı anlaşılmakla davanın asıl alacak yönünden kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 24.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 75.088,93 TL toplam alacağın %20'si olan 15.017,79 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 5.129,32 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 906,90 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 4.222,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 906,90 TL peşin harç, 732,00 TL başvuru harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 130,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.872,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır