İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/458 E. 2026/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/458
- Karar No
- 2026/879
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/458 Esas KARAR NO : 2026/879
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 02/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı borçlu hakkında müvekkilinin alacaklı olduğu fatura alacağı nedeniyle ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlu, hiçbir gerekçe göstermeden faturalandırılmış alacaklarımıza itiraz ettiğini, uyuşmazlığı görüşmek üzere arabuluculuk bürosuna müracaat edilmiş ve yapılan arabuluculuk süreci anlaşamama olarak sona erdiğini, borçluya karşı düzenlenen ve ekte sunulan muhtelif tarihlerde düzenlenen altı ayrı fatura alacağından bakiye alacak üzerinden borçlu davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, her ne kadar borçlu itirazında müvekkiline borcu olmadığını belirtmiş ise de, davalı borçluya takip dayanağı faturaya konu ürünler teslim edilmiş ancak faturalara konu bakiye borç ödenmediğini, açıklanan bu nedenlerle; ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, takibin icra dosyasındaki takip talebi doğrultusunda devamına, alacaklı müvekkilinin borçludan 20.923 TL asıl alacaklı olduğunun tespiti ile alacağın takip tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 15/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı, dava dilekçesinde ... 18. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacağın faiziyle tahsil edilerek davalının da icra inkar tazminatı ödemesini talep ettiğini, ancak davacı tarafından dayanak olarak sunulan belgelere bakıldığında ilgili icra dosyasının ...11. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali talepli arabuluculuk tutanağı sunulduğunu, ancak davacı tarafından dayanılan ... 11. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına ilişkin olup ilgili icra dosyası yetkisizlik kararı ile kapatıldığını, davacıya herhangi bir borcumuz olmadığı gibi, davaya konu edilen .. 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında tarafımıza tebliğ edilen ve tiraz etmiş olduğumuz bir ödeme emri de bulunmadığını, zira ilgili icra dosyasında iptaline konu olabilecek herhangi bir ödeme emri ve borca itiraz söz konusu olmadığını, bu nedenle işbu davanın hem unsur hem de dava şartından yoksun şekilde hatalı açıldığından esasa girilmeksizin öncelikle usulden reddi gerektiğini, her ne kadar davacı, yetkisizlik kararı ile kapatılan dosya yeni icra dosyası üzerinden devam ettirmeye çalışsa da taraflar arasında yetkili icra müdürlüğünün yürüttüğü ve itiraza konu olan bir icra dosyası henüz dava tarihi itibariyle bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından yeni takip talebi ile açılan icra dosyasında taraflarına tebliğ edilmiş bir ödeme emri söz konusu olmadığından borca itirazın iptalinin talep edilmesi de mümkün olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; usule aykırı şekilde açılan davanın unsur ve dava şartı yokluğu nedeniyle esasa girilmeden usulden reddine, netice itibariyle davanın tümden reddine, likit alacağa dayalı olmadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, aksi halde dahi kötüniyetle açılmış olan davaya ilişkin tazminatın davacıya yüklenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporları, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Dava konusunun her ne kadar itirazın iptali temelli açılmış ise de davalarının tam ıslah ederek dava konumuzu alacak davası olarak ıslah edildiği ve ıslah harcının ikmal ediliği anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacak davasıdır. Huzurdaki davada, taraflar arasındaki anlaşma gereği mal tesliminin yapıldığı, hazırlanan faturalara rağmen bedelin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca faturayı kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, malların teslim edilip edilmediği alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Taraflarca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiştir. Taraf ticari kayıtlarının incelenerek hazırlandığı 27/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, Davacı şirket defterlerinde sondan geriye doğru gidildiğinde, dava konusu alacağı; 03.06.2023 tarih ... no.lu 6.785,00 TL tutarlı, 12.05.2023 tarih ... no.lu 6.785,00 TL tutarlı, 19.04.2023 tarih ... no.lu 6.785,00 TL tutarlı faturaların tamamı ve 12.01.2023 tarih ... no.lu 6.785,00 TL tutarlı faturanın 568,00 TL’lik kısmının oluşturduğu, Faturalardan 03.06.2023 tarih ... no.lu 6.785,00 TL tutarlı faturanın teslim alan bölümünde herhangi bir belgenin ve teslim belgesinin sunulmadığından dosya kapsamına göre işbu faturanın ispata muhtaç olduğu, Diğer 3 faturaların teslim alan bölümlerindeki ... isimli kişinin davalı şirket çalışanı/yetkilisi vs. olduğunun Sayın Mahkemece kabulü halinde, faturaların ispatlanmış olduğu, Bu kabule göre davacı şirketin dosya kapsamına göre talep edebileceği alacak tutarının 14.138,00 TL (20.923-6.785) olduğu, C- FAİZ: Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, dava tarihinden itibaren hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı itiraz üzerine hazırlanan 22/12/20205 tarihli bilirkişi ek raporunda kök rapordaki kanaatinin değişmediği bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacı şirketin düzenlemiş olduğu 8 adet toplam 52.923,00 TL tutarlı faturaya karşılık davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan 6 adet toplam 32.000,00 TL tutarlı ödemenin düşümü yapıldığı ve davacı şirketin 20.923,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Yine davalı yanca kullanılan muhasebe programının değiştirilmesi nedeniyle 2022 öncesine ait kayıtların ibraz edilmediği de anlaşılmaktadır. Davacı yanca hazırlanan hiçbir faturanın davalı şirket kayıtlarında yer almamasına rağmen yapılan ödemeler dikkate alındığında taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu görülmektedir. Dava konusu edilen faturalara konu malların imza karşılığı teslim edilmiş olduğu görülmektedir. Ancak davalı yanca teslim alan kişiye itiraz edilmiş ise de kısmi ödemelere ait döneme yönelik olarak da teslim alan kişinin ilgili personel olduğu ve bu yönde dava öncesi yapılan itiraz olmadığı görülmektedir. Ayrıca davalı yanca teslime yönelik tüm faturalara itiraz edilmiş ise de dava dışı Mehmet Kula'nın SGK kayıtlarında çalışan olduğu ve faturalarında hazırlandığı tarih itibariyle ticari ilişkinin olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda teslim hususu ispata muhtaç bırakılan fatura yönünden de davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KABULÜNE, 20.923,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.429,25 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan 855,20 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 574,05 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 20.923,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 185,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.528,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.13/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır