İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/676 E. 2026/629 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/676
- Karar No
- 2026/629
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/676 KARAR NO : 2026/629
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2022 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin, dava dışı borçlular ... ve ...'e karşı yürüttüğü icra takiplerinde, borçluların adresi olmayan müvekkili ...'e ait iş yerinde haksız ve hukuka aykırı şekilde haciz işlemleri gerçekleştirildiğini, ... ve 13/06/2017 tarihlerinde yapılan hacizlerde müvekkilinin maliki olduğu malların yediemin sıfatıyla haczedildiğini, İİK 99. madde prosedürü işletilmesi gerekirken İİK 96-97. maddeler uyarınca işlem yapılarak müvekkiline istihkak davası açma yükü yüklendiğini, ... 11. İcra Mahkemesi ... Esas ve ... 13. İcra Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaları ile açılan istihkak davalarının müvekkili lehine sonuçlandığını ve hacizlerin kaldırıldığını, bu süreçte takibin durdurulması için 16.000,00 TL nakdi teminat ile 833.000,00 TL değerinde banka teminat mektubu sunmak zorunda kaldığını, teminat mektubu komisyonları ödendiğini ve döviz bozdurma işlemleri yapıldığını, haczedilen malların ticarette kullanılamaması nedeniyle ticari kazanç kaybı oluştuğunu, mallarda değer kaybı meydana geldiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalının ağır kusuru ve haksız haciz işlemleri nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, kişilik haklarının ihlal edildiğini, uğranılan maddi ve manevi zararların genel hükümler çerçevesinde tazmin edilmesi gerektiğini, 24.06.2022 tarihli arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların, teminat mektubu komisyonlarının, yoksun kalınan kârın ve enflasyon farkı ile ticari avans faizi arasındaki ek tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 5.İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyasından gerçekleştirilen haciz işlemine karşı davacı tarafından ... 11.İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla istihkak davası açıldığını, 20/03/2018 tarihinde davacının müvekkili aleyhine açmış olduğu istihkak davasının kabulüne karar verildiğini, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin ... E,... K sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş ise de Yargıtay 8. HD'nin ... E, ... K sayılı ilamıyla BAM kararının miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusu taleplerinin reddine karar verildiğini, haciz işleminin haksızlığının 10/10/2019 tarihinde kesinleşen mahkeme kararıyla öğrenildiğini, TBK'nın 72. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ... 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından gerçekleştirilen haciz işlemine karşı ise davacı tarafından ... 13.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla istihkak davası açıldığını, bu davanın kabulüne yönelik kararın 10/03/2020 tarihinde verildiğini ve 26/05/2022 tarihinde kesinleştiğini, ancak davacının haciz işleminin haksızlığını 10/10/2019 tarihinde öğrendiğini, bu dosya açısından da zamanaşımı süresinin geçtiğini, TBK'nın 49. maddesi uyarınca müvekkilinin tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için fiilin hem kusurlu hem de hukuka aykırı olması gerektiğini, davacı ...'in icra dosya borçlusu ...'in amcasının oğlu olduğunu, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün... Tal. sayılı dosyasından gidilen 26/04/2017 tarihli haciz işlemi sırasında borçluya ait birçok özel evrakın bulunduğunu, borçlu ...'in ... adresinde, davacı ...'in ise İn İse ...adresinde işyeri olduğunu, ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasından dinlenen davacı tanığı ...'ın işyerlerinin bitişik olduğunu ve borçlunun terk ettiği adrese davacının taşındığını beyan ettiğini, işyeri sahibi ...'in tanık olarak verdiği ifadesinde borçlu ...ile ...'in ortak olduklarını belirttiğini, ...'dan gelen cevabi yazıda davacı ... ile borçlu ...'in 05/08/2014-27/11/2014 tarihleri arasında aynı telefonu kullandıklarının belirtildiğini, tüm bu hususların haciz adresinin borçluya ait olduğunu ve davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu gösterdiğini, haciz işlemi haksız olmadığından kusur unsurunun oluşmadığını, istihkak davası sonucunda verilen hükmün maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, mahkemenin haczin haksız olup olmadığını yeniden değerlendirmesi gerektiğini, davacının haciz işlemiyle bir zarara uğradığının söylenemeyeceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ...3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalı tarafından davacıya ait bir kısım malların haksız olarak haczedilip haczedilmediği; haczedildi ise davacının haksız hacizler nedeni ile zarara uğrayıp uğramadığı; uğradı ise tutarı ve bu tutarı davalıdan talep edilip edemeyeceği; davacının haksız hacizler nedeni ile manevi olarak zarara uğrayıp uğramadığı; uğradı ise tutarı ve bu tutarı davalıdan talep edilip edemeyeceği; alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı. Mahkememizin 02/05/2023 tarihli celsesinde ifadesi alınan tanık ... ifadesinde; "ben hırdavat sektöründe faaliyet göstermekteyim, davacı ... uzun yıllardır benim müşterim olup bu nedenle tanırım, 2017 yılının sonuna doğru müşteri ziyareti kapsamında davacının iş yerine gitmiştim, bu sırada davalının avukatı davacının iş yerinde haciz işlemi yapmak istedi, haciz memurları davacının yeğeni olan ...'in borcu için davacının iş yerine geldiğini söylediler, ben ... 'in davacı ile birlikte iş yapmadığını, birbirinden farklı iş yerleri olduğunu haciz memuruna ve alacaklı vekiline söyledim, onlar bana sen karışma dediler, daha sonra icra memuru aracılığıyla zabıtlar tutuldu, daha sonra alacaklı vekili ve haciz memuru oradan ayrıldı, ben bu olaydan dolayı rahatsız oldum, Zeki borcuna çok sadık ve dürüst bir insandır dedi. Davacı vekilinin istemi üzerine soruldu: olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle alacaklı vekilinin haciz yapılan iş yerinin ...'e ait olup olmadığı konusunda bir beyanı var mı yok mu hatırlamıyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz dosyasına 26/02/2024 tarihinde ..., ...ve ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; davanın haksız hacizden kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibaret olduğu, Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine göre davanın 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımı süresinin başlangıcının haczin haksızlığına ilişkin istihkak davalarının kesinleşmesi ile başladığı, ... 11.İcra Hukuk Mahkemesi ...K sayılı kararının 23.02.2021 tarihinde kesinleştiği, ... 13. İcra Hukuk Mahkemesi 05.07.2017 tarihli... E. sayılı kararının 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği, huzurdaki davanın 19.09.2022 tarihinde açıldığı, zamanaşımı değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, davacının 833.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunu ... 5. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına ibrazı sebebiyle bedelden mahrum kaldığının ispatı halinde nakdi teminat faizi, ödenen komisyon bedelleri, komisyon faizi ve teminat mektubu sunulması sebebiyle iddia olunan zarar kalemlerinden oluşan toplam 692.271,52 TL maddi tazminat talep edebileceği, mahrumiyetin ispat edilememesi halinde ise toplam 68.497,16 TL maddi tazminat talep edebileceği, manevi tazminat miktarının mahkemenin takdirinde olduğu, 26.02.2024 tarihinde düzenlenen raporun hukuki tavsifinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Mahkememiz dosyasına 09/07/2024 tarihinde..., ... ve ...tarafından sunulan bilirkişi 1. ek raporunda; Sayın Mahkemece yapılan görevlendirme çerçevesinde taraf itirazlarının cevaplandığı, 26.02.2024 tarihli Bilirkişi Kök Raporundaki tespit ve değerlendirmelerin tekrarlandığı, davanın haksız hacizden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinden ibaret olduğu, Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine göre davanın 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımı süresinin haczin haksızlığına ilişkin istihkak davalarının kesinleşmesiyle başladığı, ... 11.İcra Hukuk Mahkemesi .. K sayılı kararının 23.02.2021 tarihinde kesinleştiği, ... 13. İcra Hukuk Mahkemesi 05.07.2017 tarihli ... E. sayılı kararının 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği, huzurdaki tazminat davasının 19.09.2022 tarihinde ikame edildiği, zamanaşımı bakımından takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacının 833.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunu ... 5. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına ibrazı sebebiyle söz konusu bedelden mahrum kaldığının ispatı halinde 8.970,19 TL nakdi teminat faizi, 41.860,97 TL ödenen komisyon bedeli ve 17.666,00 TL komisyon faizi ile birlikte toplam 692.271,52 TL maddi tazminat talebinde bulunabileceği, söz konusu bedelden mahrum kalındığının ispat edilememesi halinde ise toplam 68.497,16 TL maddi tazminat talebinde bulunabileceği, manevi tazminat takdirinin Mahkemenin yetkisinde olduğu ve 09.07.2024 tarihinde raporun sunulduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Mahkememiz dosyasına 22/08/2025 tarihinde ...,... ve ...tarafından sunulan bilirkişi 2. ek raporunda; kök rapor ile 1 nolu ek rapordaki görüşlerin korunduğunu, mahkemenin ara kararı gereği denkleştirici adalet ilkesinin uygulandığını, davacının zararının 1.348.980,57 TL olarak belirlendiğini, hesaplama detaylarının rapor içeriğinde sunulduğunu, manevi tazminat takdirinin mahkemeye bırakıldığını, hukuki tavsifin mahkemeye ait olduğunu, tüm tespitlerin 22/08/2025 tarihinde sunulduğunu, raporun mahkeme takdirine arz edildiğini, incelemelerin tamamlandığını, hesaplamaların denetlendiğini, sonuçların dosyaya işlendiğini, görüşlerin değişmediğini, zarar kalemlerinin açıklandığını, hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, nihai kanaate varıldığı tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava haksız ihtiyati hacize dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 6098 sayılı TBK'nın 58.maddesinde bulunan koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Buna göre, manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartları, haksız bir fiilin varlığı, bu haksız fiilin davalı tarafından meydana getirilmesi veya davalının kusururun bulunması ve bu haksız fiil sonucu davacı tarafın zarar görmesidir. Bu dört unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması gerekmektedir. (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. ..., K. ... ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E...., K. ... sayılı ilamları) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. ..., K. ... sayılı kararına göre; "Dava konusu 316 parsel sayılı taşınmaz kaydına konulan ihtiyati haczin haksız olduğu, yukarıda açıklanan tasarrufun iptali davasında verilen red kararı ile sabit olmuştur. Haksız haciz nedeniyle davacı şirketin, dava dışı bankaya teminat mektubu karşılığı depo ettiği ve kullanamadığı 500.000,00 TL nin, ihtiyati haczin konulduğu 25/04/2014 ile kaldırıldığı 29/09/2014 tarihleri arası işlemiş faizlerinden oluşan zararının ve dava dışı bankaya ödemek zorunda kaldığı teminat mektubundan kaynaklı komisyon bedelinin maddi zarar olarak kabulü ile bu miktarların hüküm altına alınması gerekirken, davacının maddi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak, hükmün bozulması gerekmiştir." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı velili tarafından farklı iki icra dosyasından müvekkili hakkında haksız ihtiyati haciz uygulandığı iddiası ile huzurda görülen maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır. Söz konusu icra dosyaları ile ilgili icra hukuk mahkemesi dosyaları dosyamız arasına celp edilmiştir. ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ... 4. İcra Müdürlüğü'nün...Talimat dosyası ile 13.06.2017 tarihinde davacı nezdinde haciz tatbik edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı Bayramoğlu Hırdavat ve dava dışı ... ve ... aleyhine ... 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 05.07.2017 tarihinde ... Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açılmış, mahkemece 30.03.2020 tarihinde... Karar sayılı ilamı davanın kabulüne karar verilmiştir. Yerel Mahkeme kararının istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 21. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin istinaf kararının onanmasına karar verilmiş olmakla hükmün, 26.05.2022 tarihinde Yargıtay ilamı ile birlikte kesinleştiği tespit edilmiştir. ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat dosyası ile 26.04.2017 tarihinde davacı nezdinde haciz tatbik edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı ... ve dava dışı ... ve ... aleyhine ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 16.05.2017 tarihinde ... Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açılmış, 20.03.2018 tarihinde ...Karar sayılı ilamı davanın kabulüne karar verilmiştir. Yerel Mahkeme kararının istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2019 Tarih, ... E. ve ...K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İstinaf kararının temyiz edilmesi üzerine ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2021 tarih, ... E. ve...K. sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu mahcuzların değerinin kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından söz konusu kararın Yargıtay İlamı ile kesinleştiği iddia edilmiş ise de Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda verilen 23/02/2021 tarihli karar ile temyiz başvurusunun kesinlik sınırının altında olması nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmakla ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 22/07/2024 tarihli kesinleşme şerhi doğrultusunda yerel mahkeme kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2019 karar tarihi itibariyle kesinleştiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafından huzurda görülen dava 19/09/2022 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davalı vekili tarafından süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulmuştur. Huzurda görülen dava, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup zamanaşımı süresi, haczin haksız olduğuna ilişkin istihkak davalarının kesinleşmesi ile başlayacaktır. ... 11.İcra Hukuk Mahkemesi kararının 10/10/2019 tarihinde kesinleştiği, huzurda görülen davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşıldığından davacının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından uygulandığı iddia edilen haksız ihtiyati hacze dayalı tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı kanaati ile davacının bu icra dosyasına ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasına ilişkin taleplerinin ise istihkak davasının kesinleşme tarihi olan 26/05/2022 tarihinden sonra 2 yıllık zamanaşımı süresinde huzurda görülen tazminat davasının açıldığı anlaşıldığından davacının bu icra dosyasına ilişkin tazminat taleplerinin zamanaşımına uğramadığı kanaati ile mahkememizce davacının söz konusu icra dosyasına ilişkin talepleri bakımından yargılamaya devam edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan 19/05/2026 tarihli beyan dilekçesi ile 50.000,00 TL'lik maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri ilgili icra dosyalarına özgülenmiştir. Söz konusu dilekçe ile davacı tarafından maddi tazminat talebinin 1.000,00 TL'lik kısmının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası nedeniyle, bakiye maddi tazminat ile manevi tazminat talebinin ise ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeniyle olduğu beyan edilmiştir. Mahkememizce tanıklar dinlenerek bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının öncelikli talebi ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına sunulan teminat mektubu nedeniyle ödenen komisyon bedeli ile teminat mektubu nedeniyle mahrum kalınan faiz geliri talep edilmiştir. Teminat mektubunun düzenlendiği ilgili bankaya müzekkere yazılmış olup ... Bankası'ndan gelen yazı cevabında davacı tarafından teminat mektubu için 833.000,00 TL depo edildiği, depo edilen tutarın ise nemalandırıldığı tespit edilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E...., K....sayılı kararına göre davacı, dava dışı bankaya teminat mektubu karşılığı depo ettiği ve kullanamadığı tutara ilişkin olarak ihtiyati haczin konulduğu tarih ile kaldırıldığı tarih arasındaki işlemiş faizlerinden oluşan zarar ile dava dışı bankaya ödemek zorunda kaldığı teminat mektubundan kaynaklı komisyon bedelini maddi zarar olarak talep edebilir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği avans faizi tutarının 623.774,36 TL olduğu, ancak davacının teminat mektubu karşılığı depo edilen 833.000,00 TL'den elde ettiği net faiz gelirinin 558.276,10 TL olduğu, davacının elde ettiği faiz gelirinin mahsubu ile davacının gerçek zararının tespitinin gerektiği, bu nedenle davacının teminat mektubu nedeniyle uğramış olduğu gerçek zararının 65.498,26 TL olduğu, davacının ayrıca ödemiş olduğu komisyon bedeli tutarı olan 41.860,97 TL'yi de davalıdan talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Anılan hesaplama doğrultusunda taleple bağlı kalınarak 41.860,97 TL komisyon bedeli ile 34.501,74 TL Teminat Mektubu nedeni ile uğramış olunan zarar olmak üzere toplam 76.362,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından talep edilen diğer maddi tazminat talepleri bakımından ise zarar iddiası ispatlanamadığından açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından manevi tazminat talebinde de bulunulmuş ise de haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulabilmesi için alacaklının ağır kusuru ve kötü niyetinin ispatlanması gerekir. Dosya kapsamında bulunan ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı kararında tespit edildiği üzere; borçlu ... ile davacı 3. şahıs olan ...'in incelenen nüfus kayıt örneklerinde akrabalık bağı bulunduğu, her iki kişinin de iş faaliyeti ve iştigal alanlarının benzer olduğu, aynı zamanda borçlulardan ... için daha önce ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ve ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyalarında hacze gidildiğinde ilgili iş yerinde borçlu ... adına birden fazla fatura ve evrak bulunduğu, dolayısıyla borçlu ile 3. şahıs olan davacı arasında arasında organik bağ bulunduğu anlaşıldığından şikayetin reddine karar verilmiştir. Yapılan bu tespitler karşısında davalının ihtiyati haciz kararının uygulanmasında ağır kusurlu olduğu ya da kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ ile 41.860,97 TL komisyon bedeli ile 34.501,74 TL Teminat Mektubu nedeni ile uğramış olunan zarar olmak üzere toplam 76.362,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin 1.000,00 TL'lik kısmının zamanaşımı nedeniyle, bakiye kısmının ise esastan REDDİNE, 3-AÇILAN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.216,34-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.586,28-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.630,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN) 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 33.637,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN) 8-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 3.586,28-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 3.666,98-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 281,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 12.281,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.465,95-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 12-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 992,78-TL'sinin davacıdan, bakiye 567,22-TL'nin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı