İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/837 E. 2025/870 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/837
- Karar No
- 2025/870
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/837 Esas KARAR NO : 2025/870
...
DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 04.11.2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025
DAVA :Yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili dilekçesinde; Müvekkili adına taraflarınca davalı tarafın murisi ... tarafından 29.12.2013 tanzim, 30.07.2014 vade tarihli 4.000.000,00 USD tutarlı senede dayalı geçilen ... sayılı takip dosyasına ilişkin olarak borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davada, yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilip, kararın deracattan geçerek kesinleştiğini, müvekkilleri adına taraflarınca yapılan Kanun yararına bozma başvurusunun mahkemece verilen ret kararının kesinleşmesi sonrası sonuçlandığını ve ... sayılı kararıyla inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde ''... esas) dosyalarının getirtilerek bilirkişi raporlarıyla birlikte incelenmesi, onaylı suretlerinin dosya arasına konulması, şikayetçinin beyanına başvurularak yeterli sayıda imza ve yazı örneklerinin alınması, şikayetçi ve şüpheliye ait mukayeseye esas belge asıllarının temin edilmesi ile ... Kurumuna gönderilerek, belgedeki imzanın ve içeriğindeki tüm yazı ve rakamların kime ait olduğunun, söz konusu belgenin imzadan faydalanılarak oluşturulup oluşturulmadığının belirlenmesi ve menfi tespit davasında dinlenen tanıkların beyanlarına da başvurulmasından sonra, 5237 sayılı kanunun 204. maddesinin birinci fıkrası ya da aynı kanunun 209. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sahtecilik suçu bakımından asli zamanaşımı süreleri gözetilip, 5237 sayılı kanunun 167. ve 5271 sayılı kanunun 253. maddeleri de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı kanunun 158. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde düzenlenen ''kamu kurum ve kuruluşlarının... araç olarak kullanılması suretiyle...'' dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde belirtilen hususların yerine getirilmemesinin kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebinin yerinde görüldüğü belirtilerek kanun yararına bozma isteminin kabulüne, ... yapılması için dava dosyasının mahalline gönderilmek üzere ... soruşturma numaralı, .... numaralı iddianameyle kanun yararına bozma ve ... Hakimliğinin kararında belirtilen hususların tamamı yerine getirilerek ve ilgili kararlar dosya içerisine alınarak yapılan tüm dosya incelemesi sonucunda şüphelinin, imzalı ve tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı bir şekilde ele geçirip veya bir şekilde elinde bulundurup hukuki bir sonuç doğuracak şekilde doldurup resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, akabinde bu belgeyi bono haline getirip tahsil için icra takibine koymak suretiyle de kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle de nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, böylece Türk Ceza Kanunu 209/2 maddesi yollamasıyla .... kararlarına göre de , hakkında müsnet suçlardan kamu davası açılması gerektiği de tüm evrak kapsamından anlaşılmakla şüphelinin yargılamasının yapılarak eylemine uyan ...'nın 209/2 maddesi yollamasıyla TCK 204/1, 158/1.d, 167/2 maddeleri uyarınca resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlar vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği hususunda yeterli şüphe ve delilin bulunduğu belirtilerek bu sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasının kamu adına iddia ve talep olunduğunun belirtilip ... esasına kayıtla dava açıldığını, sanığın yargılama sırasında 09.08.2025 tarihinde öldüğü için düşme kararı verildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Yargılamanın İadesi Sebepleri'' başlıklı 375. maddesinde; yargılamanın iadesini oluşturan durumların belirtildiğini, ... kanun yararına bozma kararında ve ... tarafından düzenlenen iddianamede belirtilen hususların sanıkların murislerinin...'da belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğini açıkça ortaya koyduğunu, sanıkların murislerinin suç teşkil eden bu eylemlerinin, gerçekte var olmayan bir borcu tahsil etmeye çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, yargılamanın yenilenmesi talep edilen menfi tespit davası nedeniyle... Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ... beyanında, yine tanık olarak dinlenen ... beyanları da gözetilerek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile mahkemenin.... karar numaralı dosyasında verilen davanın reddine dair hükmün iptaline, müvekkilinin .... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP :... mirasçıları davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın, hukuk mahkemesinde ispatlayamadığı bir iddiayı, ceza yargılaması yolunu kullanarak yeniden gündeme getirmeye ve kesinleşmiş bir hükmü ortadan kaldırmaya çalıştığını, yargılamanın yenilenmesi talebinin hak düşürücü süre içinde yapılmadığını, yargılamanın iadesini gerektirir yeni delil vasfına haiz herhangi bir delilin söz konusu olmadığını, somut olayda yeniden yargılamayı gerektirir bir belge olmadığı gibi menfi tespit yargılaması sırasında var olmayan ancak ceza yargılamasında ortaya çıkan .... Raporunun yeni bir belge olarak düşünülse dahi rapor tarihi 03.01.2024 tarihi olup, bu belgenin farkına varıldığı andan itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde yargılamanın iadesi yoluna gidilmesi gerektiğini, sahteliği sabit görülen, sübuta esas görülen kesin bir mahkeme kararı olmadığını, bu nedenle usulden davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak da yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını, dava konusu bononun içerik ve biçim itibarıyla gerçek bir bono olup, gerçek bir borca dayalı olarak keşide edildiğini, senedin sahteliğine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya ikrar bulunmadığını belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE :Dava, Yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. Mahkememizin .... karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından, davalı ... hakkında ... esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen 29.12.2013 tanzim, 30.07.2014 vade tarihli, 4.000.000,00 USD tutarlı senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonucu 26.01.2022 tarihli kararla dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu, senedin sahte olduğunun belgelendirilmediği, bedelsizlik hususunun kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, kararın 05.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılamanın iadesi HMK'nın 374 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 375. maddesi yargılamanın iadesi başlıklı olup, madde; ''(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.'' HMK'nın 377.maddesi, yargılamanın iadesi süresi başlıklı olup, madde; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.'' HMK'nın 379.maddesi, talebin ön incelemesi başlıklı olup, madde; (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' hükümlerini haizdir. Davacı taraf, .... sayılı kararı ile ve ...numaralı iddianame düzenlenip, ... esasına kayden dava açıldığı, ayrıca ... dosyasındaki tanık beyanları da gözetilerek yargılamanın iadesi koşullarının oluştuğundan bahisle yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile mahkememizin 2021/619 esas, 2022/31 sayılı kararının iptali ile menfi tespit davasının kabulü talebinde bulunmakla, davalı taraf, yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığı, hak düşürücü sürenin dolduğu savunmasında bulunmaktadır. HMK'nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak belirtilmiştir. Davacı tarafın iddiasına dayanak sebeplerin, bu maddede belirtilen sebeplerden olmadığı, ... 03.01.2024 tarihli raporunun, ... esas, ... sayılı kanun yararına bozma kararının ve .... esas sayılı dosyası üzerinden verilen düşme kararının içerikleri itibarıyla HMK'nun 375. maddede sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden olmadığı, HMK'nın 379. maddesi uyarınca talebin ön incelemesi aşamasında taraflara tebligat yapılıp beyanlarının alındığı, ve a,b,c bentlerinde sayılı hususların irdelemesinin yapıldığı, c bendinde ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığının incelenmesi noktasında, bu sebeplerden olmadığı anlaşılmakla, davanın esasına girilmeksizin mesmu olmadığından reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın mesmu olmadığından reddine, Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.872.483,32 TL harçtan 615,40 TL başvurma harcının mahsubu sonrası kalan 2.871.867,92 TL'den mahsubu ile artan 2.871.252,52 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup ret sebebi nazara alınarak maktu 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2025
Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.