Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/733 E. 2026/3933 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/733
- Karar No
- 2026/3933
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2780 E., 2024/3097 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/915 E., 2024/321 K.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Yargılanmanın yenilenmesini isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.07.20 23... /8475 Esas -2023/3966 Karar sayılı ilamı ile hukuka aykrırı şekilde verilen ve kesinleşen mahkeme kararı yönünden HMK 375/1 (a, d, h vd.) hükümleri ile başkaca hükümlerden dolayı yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduklarını, davalıların kötü niyetli ve hileli yöntemleri ile mahkemeyi yanıltma neticesinde hataya düşürerek ve Mahkemenin de kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile yanlış tapu kayıtları üzerinden hüküm kurulması sebepleri ile verilen hatalı ve hukuka aykırı mahkeme kararının kaldırılarak yargılanmanın yenilenmesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...Mevki, 7266 parselde kayıtlı taşınmazın muris ... ... tarafından davacıdan habersiz bir şekilde ve muvazaalı olarak ... ...'e devredildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesi sebepleri ile önceki İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/2 54... /390 Karar sayılı kararın ortadan kaldırılarak davanın kabulü ile dava konusu 7266 parseldeki hissenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, aksi halde tenkis davası olarak devam edilerek müvekkilinin miras payı oranında tayinine ve kendisine verilmesine veya adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... mirasçıları vekili yargılamanın iadesi talebine karşı verdikleri cevap dilekçesinde özetle; kanunda sayılan yargılamanın yenilenmesine ilişkin sebeplerin hiç birisinin davacı tarafından ileri sürülmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ... parsel ile eski ... parsel arasında ilişki kurarak tapunun murisi evvellerinden intikal eden bir gayrimenkule dayandığını iddia ettiğini, oysa ... parselin eski ... parselin devamı olmadığını, parseller arasında hiçbir ilgi bulunmadığını, iki parselin tamamen farklı parseller olduğunu, davacıların maddi hukuka, hak ve hakkaniyete göre hiç bir hakları olmadığını, davacının tenkis talebinin de dinlenme imkanının bulunmadığını, tenkis talebi için gerekli on yıllık sürenin geçtiğini belirterek yargılamanın iadesi talebinin reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerektiği, yine HMK'nın 379. maddesinde yargılamanın iadesi talebi üzerine Mahkemenin tarafları davet edip dinledikten sonra talebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş ve kesinleşmiş olup olmadığı ve ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını inceleyeceği, bu koşullardan biri eksik ise hakimin davayı esasa girmeden red edeceği hükmünün düzenlendiği, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan tarafça ileri sürülen Bölge Adliye Mahkemesinin usulüne uygun olarak teşekkül etmediği iddiasının yerinde olmadığı, Yargıtay incelemesi aşamasında dava konusu taşınmazın tapu kaydının celp edilerek incelemenin yapıldığı, taraf teşkilinin tam olarak sağlandığı ve tüm söz konusu iddiaların 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde sayılan durumlardan hiçbirine uymadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda usul ve yasaya kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla yargılamanın yenilenmesini talep eden (asıl dosya davacısı) Süheyla Aydın vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz edilen davalı ... ... mirasçıları ... vd. vekili Av.... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, gelen temyiz edilen davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına; Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.