Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/299 E. 2026/972 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/299
- Karar No
- 2026/972
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/299 Esas
KARAR NO:2026/972
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/11/2024
NUMARASI: 2024/73 ESAS, 2024/138 KARAR
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ:16/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 30 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdüren müvekkili ... nin; ABD, Kanada, Almanya, Hollanda, Avustralya ve Rusya’nın aralarında bulunduğu 35 ülkede 394'ü ... olmak üzere 4.500 noktada hizmet verdiğini, tasarımlarının ve markalarının ulusal korumasını sağlayacak tescillerini Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla gerçekleştirdiğini, müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulmakta olduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması akabinde; taraflarınca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1(bir) adet “...” marka ve logolu sweatshırt satın alındığını, bu kapsamda davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti ve yine davalının eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz fiilini oluşturup oluşturmadığının, haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti ile işbu ihlallerin durdurulması amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiklerini, tüm açıklamaları sebebi ile:Davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a, TTK 55 vd. hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, Vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP:Davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Bakırköy 2. FSHHM 2024/73 Esas 2024/138 Karar 27.11.2024 Tarihli kararı: "...Somut olayın yapılan incelemesinde, davacının davaya dayanak markalarından ... tescil numaralı markanın ... zemin üzerinde beyaz renkli karakterler ile "..." ibaresinden oluştuğu, davalının iş yerinde tespit olunan "giysi" ürünlerinin davacı markasının tescil kapsamında kaldığı ve fiili markasal kullanımların "..." şeklinde olmakla, davacı dayanak markası ile ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği, davalının satışa arz ettiği ürünlerin orijinal olmadığı görülmekle marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacının davasının KABULÜ ile, -Davalının davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına; tecavüz teşkil eden ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalı yana ait ürünlere el konulmasına,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı, "..." markasını tescilli olduğundan bahsettiğini ve satılan ürünlerde bu markantı kullanıldığını iddia ettiğini, ancak satışı yapılan ürünlerin davacının markasının tescil kapsamına girdiğini kabul etmekte birlikte, bu satışın kusurundan kaynaklanmadığını,Satışı yapılan ürünler orijinal olmadığı gibi, tarafından üretim ya da marka ihlali amacıyla piyasaya sürülmediğini, zaten bu hususta bilgim olmadığını belirttiğini, başta gelinseydi zaten ürünlerin satılmasına asla müsaade etmeyeceğini,Fakat davacı yanı, kötü niyetli bir şekilde sırf kazanım elde edebilmek için haber dahi vermeden bu davayı açtığını, Bu durumun hakkaniyete aykırı bir kararın verilmesine yol açtığını ve ciddi bir mağduriyete sürüklediğini, bir vatandaş olarak hatası olmayan bir husustan dolayı bu denli mağdur edilmeyi kabul etmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi marifetiyle davalı işyerinde yapılan incelemede, davacı tarafa ait "..." asli ibareli markanın davalı işyerinde satışa arz edilen 6 adet sweatshirt üzerinde bulunduğunun tespit edildiği, davalı markasal kullanımlarının davacı markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, markanın kapsadığı mala/hizmete yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı, satışa arz edilen ürünlerin işçilik ve malzeme kalitesinin düşük ve orijinal olmayan ürünler olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi ve orijinal ürüne dair herhangi bir belge, lisans sözleşmesi ya da markalı malların satışına ilişkin herhangi bir izin belgesinin sunulmaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan davalı tarafından ileri sürülen istinaf talebinin esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/06/2026