Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/291 E. 2026/1005 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/291
- Karar No
- 2026/1005
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/291 Esas
KARAR NO:2026/1005
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/10/2024
NUMARASI:2023/38 Esas, 2024/697 Karar
DAVANIN KONUSU:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:18/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu .... Şti.ile davalı şirketin bir zamanlar ticari ilişkisinin bulunduğunu, davalı tarafından İstanbul 18 ve 28 İcra Müdürlüklerinde müvekkili aleyhine iki adet 7 örnek ödeme emri göndererek takip başlatıldığını, başlatılan takiplerde müvekkilinin borcu bulunmadığını, müvekkilinin bireysel münasebeti bulunmadığını beyanla davanın kabulüne, İstanbul 18 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ve İstanbul 28.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; İstanbul 28 İcra Müd. .... Sayılı takibe ilişkin Keşidecisi ....Şti olan , ..., ... Şubesi , ... çek numaralı , ... numaralı hesaptan düzenlenen , 23/03/2012 tarihli , 25.039,32 TL bedelli , keşide yeri İzmir olan çek , 23/03/2012 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ve çekin karşılığı olmadığı için ödeme yapılmadığını, İstanbul 18 İcra Müd. .... Sayılı takibe dayanak , Keşidecisi ....Şti olan , ... ... Şubesi , ... Çek numaralı , ... numaralı hesaptan düzenlenen, 10/02/2012 tarihli, 15.062,90 TL bedelli , keşide yeri İzmir olan çek ise süresinde bankaya ibraz edildiğini, firma müştereken çift imzalı keşide edilmesi gerekirken tek imza ile keşide edildiğini bu çek üzerinde herhangi bir işlem yapılamadığını, Davacının davasının reddini, müvekkili lehine %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Davaya konu uyuşmazlıkta, takip konusu edilen ve davalı alacaklı adına düzenlenen çeklerle ilgili olarak davacı borçlu tarafından açıkça imza inkarında bulunulmadığı ve söz konusu çek üzerinde tek imza yer aldığı, şirket kaşesi üzerine veya şirketi temsilen imza atıldığı yönünde bir ibare bulunmadığı, keşide tarihi itibarı ile şirket adına tek başına kambiyo senedi tanzim etme yetkisi de bulunmayan davacı borçlunun söz konusu borçtan dolayı şahsen sorumlu olacağının kabulü gerekmektedir. Çekte yazılı hesabın şirkete ait olması sonuca etkili değildir. 6102 Sayılı TTK.'nın 818/1-c maddesi uyarınca çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678.maddesi gereğince, "temsile yetkili olmadığı halde" temsilci sıfatıyla imzası bulunan kişinin çekten şahsen sorumlu olduğunun anlaşıldığından davacının her iki çek bakımından da şahsen sorumlu olduğunun anlaşılması karşısında İstanbul 28. İcra Dairesi ... sayılı ve İstanbul 18. İcra Dairesi ... sayılı dosyalarından borçlu bulunmadığına yönelik menfi tespit isteminin reddine dair ve İİK 72/4. Maddesi gereğince davacı borçlu aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan tazminata (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. HD, 2021/620 Esas, 2023/463 Karar) hükmedilerek;
-Davacının İstanbul 28. İcra Dairesi ... sayılı ve İstanbul 18. İcra Dairesi ... sayılı dosyalarından borçlu bulunmadığına yönelik menfi tespit isteminin REDDİNE,
-İİK.'nın 72/4 maddesi gereğince İstanbul 28. İcra Dairesi ... sayılı dosyasında belirtilen asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 5.007,8-TL ve İstanbul 18. İcra Dairesi ... sayılı dosyasında asıl alacak miktarının %20 'si oranında hesaplanan 3.012,58-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine, " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Dava dilekçesini tekrarla eksik inceleme ile karar verildiğini, alacaklı şirket ile müvekkilinin ortağı olduğu ....Şit ticari ilişkisi bulunduğunu, ancak takiplere ilişkin müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin alacaklıya kendi nam ve hesabına değil ortağı bulunduğu şirket ....Şit nam ve hesabına alacağa konu çekleri verdiği açık olduğunu, bireysel bir alacak borç ilişkisi olmadığını, alacaklı şirketin defterleri de incelendiğinde müvekkilim ...'in alacaklıya böyle bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, Müvekkilinin ....Şti. Yetkilisi olup, ....Şti ait olan borçlardan dolayı sorumluluğu bulunmadığını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, İstanbul 18. İcra Dairesinin ... sayılı ve İstanbul 28. İcra Dairesi ... sayılı dosyaları yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya esas; İstanbul 18. İcra Dairesinin ... sayılı, İstanbul 28. İcra Dairesi ... sayılı icra dosyalarında, davalı tarafça davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, takibin sebebi olarak gösterilen her iki çekte de keşidecinin dava dışı ...Şti olduğu görülmektedir. Davacı çeklerdeki imzayı ve dava dışı keşideci şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmemiş ancak, imzaların keşideci şirketi temsilen atıldığını, kendisinin şahsi sorumluluğu olmadığını ileri sürmüştür. Dava dışı keşideci şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre; şirketin müşterek imza ile temsil edildiği, davacının çekleri tek imza ile tedavüle koyduğu, davalının 15.062,90TL bedelli çeki tek imzalı olması nedeni ile tahsil edemediği, 25.039,32TL bedelli çekin karşılıksız kaldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece;davacının keşideciyi tek başına temsile yetkisi olmadığı halde temsilci sıfatıyla çekleri imzalayarak tedavüle koyması nedeni ile çeklerden şahsen sorumlu olduğu gerekçesi ile menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir. (Benzer yönde Kapatılan Y.19 HD'nin 2017/718 E, 2018/6067K sayılı ilamı)Açıklanan nedenle davalının istinaf sebebi ile bağlı, kamu düzeni dikkate alınarak yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026