İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/592 E. 2026/771 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/592
Karar No
2026/771
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/592 Esas KARAR NO : 2026/771

DAVA : MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ : 15/08/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aldığı borç paraya karşılık verdiği senedi ödeyemediğini, senedin ciro yoluyla davalıya geçtiğini, davalının ise ... 18. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, müvekkilinin takibe konu senetlerde tahrifat yapıldığı gerekçesiyle Davalı aleyhine ... C.Başsavcılığının ... soruşturma numaralı şikayeti yaptığını, ayrıca ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile takibin iptaline ilişkin dava açtığını, bu aşamada müvekkili ve davalı yekili arasında anlaşmaya varıldığını ve davalı yekili tarafından "Sulh Protokolü" hazırlanarak davacıya watsaptan gönderildiğini, bu protokole göre alacak (tüm masraf ve ferileri ile birlikte) 40.000 TL olarak; 10.000,00 TL. 27.12.2021 tarihinde, 10.000,00 TL. 27.01.2022 tarihinde, 10.000,00 TL. 27.02.2022 tarihinde, 10.000,00 TL 27.03.2022 tarihinde olmak üzere 4 taksitte davalıya ödeneceğini, müvekkilinin de davalıya karşı açtığı ... 5.İcra Hakimliğinin ... E.davasından ve ... C.Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasından feragat edeceğini, davalı yetkilinin davacıya kendi iban numarasını verdiğini ve taksitlerin verdiği ibana yatırılması, açıklama kısmına da icra takip numarasını yazmasını istediğini, müvekkilinin sulh protokolünün hazırlandığı gün davalı (Alacaklı) vekilinin görevlendirildiği bir kişi ile birlikte açtığı davadan ve suç duyurusundan feragat ettiğini, işleri iyi gitmediği için protokolde yazılı tarihlerde taksitlerini ödeyemediğini ancak gecikmeli ödediğini, gecikme nedeniyle alacaklı tarafın 40.000 TL olan anlaşmaya 12.000 TL daha ilave ettiğini, müvekkilinin bunu da kabul ederek 52.000 TL'yi Alacaklı yetkili ...'un hesabına ödediğini, ödemeleri 2.000,00 TL 19.10.2021 tarihinde 10.000,00 TL 01.02.2022 tarihinde ... 18. İcra ... ... adına'' açıklaması ile, 10.000,00 TL 13.04.2022 tarihinde "...bul 18. İcra ... ... adına'' açıklaması ile, 10.000,00 TL 30.05.2022 tarihinde "... 18. İcra..... adına'' açıklaması ile, 10.000,00 TL 04.07.2022 tarihinde " ... 18. İcra ... ... adına'' açıklaması ile, 10.000,00 TL 22.08.2022 tarihinde "... 18. İcra ... ... adına'' açıklaması ile ödediğini, davacının, o tarihte haciz tehdidi nedeniyle kendi hesabını kullanamadığı için tüm ödemeleri akrabası ... hesabından yaptığını, ödemelerin alacaklı vekilinin hesabına ve dosya borcuna karşılık yapılmasına rağmen icra dosyasına bildirilmediğini, üstüne alacak hiç tahsil edilmemiş gibi takibe devam edilerek davacının dededen kalan mallarına haciz konularak satış işlemleri başlatıldığını, bunun üzerine 30.12.2024 tarihinde ... 34. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasıyla ilgili olarak 31.12.2024 tarihinde "görevsizlik" kararı verildiğini, kararın istinaf edildiği, istinaf mahkemesi görevsizlik kararını doğru bulup, dosyaya Ticaret Mahkemesinin bakması yönünde kesin karar verdiğini, davalının arabulucuk aşamasından 2 gün sonra icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunarak toplam 52.000,00 TL tahsil ettiğine ilişkin haricen tahsil bildiriminde bulunup 1.715,64 TL tahsil harcı yatırdığını, 3 yıl sonra icra dairesi ve dosya numarası yazılarak yapılan ödemelerin icra dosyasına 3 yıl sonra bildirilmesi üstüne hiç ödeme yapılmamış gibi takibe devam edilmesi ve kapak hesabının tahsil tarihine göre değil de, haricen tahsil beyanına göre yapılmış olmasının açık bir yasa ihlali olduğunu, sulh protokolü de dikkate alınarak müvekkilinin davalıya, ... 18. İcra Dairesinin.. E. Sayılı dosyasından borçlu olmadığının ya da kalan bakiyenin tespitine, borç ödenmesine rağmen icra takibine devam edilmesi ve müvekkili adına kayıtlı gayrmenkullerin satış işlemlerinin yapılması nedeniyle takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, borç tahsil edilmesine rağmen icra dosyasına bildirilmemiş olması, üstüne satış işlemlerine devam edilmesi nedeniyle tahsil edilen miktarın %20 si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava dilekçesinde aldığı borç paraya karşılık verdiği senedi ödeyemediğini ikrar ile kabul ettiğini, iş ve senet kendisine ciro silsilesi ile gelen davalı tarafından ... 18. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası ile icraya konulması akabinde borcunu yerine getirmekten kaçınmak ve borcunu ödememek için takibe konu senetlerde tahrifat yapıldığı gerekçesiyle ... C.Başsavcılığının ... soruşturma numaralı şikayetini yaptığını ayrıca ... 5.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile takibin iptaline ilişkin dava açtığını ancak davacı yanın borcunu ödememek için tüm bu haksız girişimleri başarısız olduğunu, takibe devam edildiğini, vekil sıfatıyla düzenlendiğini iddia ettiği sulh protokolünün, imzasız olup hiçbir hukuki geçerliliği ve dayanağı olmadığını, bu sebeple iş bu dava dosyasına dayanak delil olarak sunulmasının kabul etmediğini, davacının ödeme yaptığına ve borcun sona erdiğine dair iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber sulh protokolünün geçerli bir şekilde yapıldığı kabul edilse dahi davacı tarafın sulh protokolü ile üstlendiği yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğini, yerine getirmediği yükümlülükleri dava dilekçesinde de ikrar ile kabul ettiğini, bir an için protokülün geçerli olduğunun kabul edilmesinde dahi davacı tarafın protokolde belirtilen ödeme sürelerinde ödemeleri yapmadığı gibi sulh protokolüne göre feragat etmesi gereken ... 5.İcra Hukuk Mahkemesi’ndeki dava ile Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki suç duyurusundan fiilen feragat ettiğine dair kesin belge sunmadığını, bu yönüyle protokolün karşılıklı yükümlülüklerinin eksik kaldığını ancak buna rağmen haksız bir şekilde müvekkili aleyhine dava açıldığını, haricen tahsil beyanının, ödemelerin geç de olsa bildirildiğini ortaya koyduğunu ancak bu bildirimin, davacının gecikmelerinin üstünü örten bir durum olmadığını, ayrıca icra dosyasının kapak hesabı, ödeme tarihleri dikkate alınarak yapıldığını belirterek; davacının açmış olduğu menfi tespit davasının reddine, icra dosyası kapsamında halen borçlu olduğunun tespitine, %20 kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... 18. İcra Dairesinin...7 takip sayılı dosyasında borcun tamamen ödendiği iddiasıyla davacının davalıya karşı ... 18 İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine borçlu ise kalan bakiyenin tespiti ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 18. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası, ... 5.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası, ... C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, sulh protokolü, banka hesap hareketleri, ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir, bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ile bir İcra ve İflas Hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davacının davalıya karşı ... 18 İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından kaynaklı borcu bulunup bulunmadığı, sulh protokolünün geçerliliği ile borca etkisi ve davacının borcu bulunuyor ise sonuç borç miktarın belirlenmesi hususunda hazırlanan 26/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya kapsamında yapılan incelemede alacaklı vekilince alacağına istinaden 12/10/2021 tarihinde 11.024,05 USD. ile 13.026,77 TL. olan icra takibi yaptığı, açısından icra takibi başlatıldığı, alacaklı vekilince 12.10.2021 tarihinde takibe itiraz edilmediği, davacının 27.12.2021–27.01.2022–27.02.2022– 27.01.2023 tarihlerinde 10.000,00 TL’şer ödeme ile 40.000,00 TL. ödeme taahhütü verdiği, ancak aşağıda dökümanı yapılan ve davacı/borçlu adına, davalı/alacaklı hesabına yapılan ödemelerin protokolde belirlenen tarihlerde yapılmamış ise protokolden 12.000,00 TL. fazla ödeme ile toplam 52.000,00 TL. ödeme yapıldığı, rapor tanzim tarihi itibariyle TCMB Efektif satış kuru 35.3397 TL olup bu kur üzerinden tahsil harcının güncellenmesi neticesinde bakiye hesap yapıldığı, dava tarihi itibariyle güncel 484.800,46 -TL toplam bakiye borç bulunduğu, taraflar arasındaki sulh protokolünün imzalı olmaması nedeniyle her hangi bir geçerliliği tarafların kabulüne bağlı olması nedeniyle kabul edilemeyeceği bildirilmiştir. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve...E.,... K. sayılı ilamı). Davacının sunduğu, alacaklı vekili Av. ... ile borçlu ...'ın adlarının yer aldığı imzasız sulh protokolünde alacaklının ... olarak belirlendiği, ... 18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında toplam dosya borcunun 40.000,00 TL olarak belirlendiği, ödeme planı kısmında 27/12/2021 tarihinde 10.000,00 TL, 27/01/2021 tarihinde 10.000,00 TL, 27/02/2021 tarihinde 10.000,00 TL, 27/03/2021 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Ancak sulh protokolünün davalı tarafın kabulünde olmaması ve imzasız olması nedeniyle protokolün geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekilinin ... 18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyasında 17.04.2025 Tarihli haricen tahsilat beyanında bulunarak davacının 01/02/2022 tarihinde 10.000,00 TL, 13/04/2022 tarihinde 10.000,00 TL, 30/05/2022 tarihinde 10.000,00 TL, 04/07/2022 tarihinde 10.000,00 TL, 22/08/2022 tarihinde 10.000,00 TL haricen ödeme yaptığını beyan ettiği görülmüştür. ... Bankası A.Ş.'den celp edilen ödeme dekontlarına göre davacının ... 18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyasındaki borca istinaden davalıya 01/02/2022'de 10.000,00 TL, 13/04/2022'de 10.000,00 TL, 30/05/2022'de 10.000,00 TL, 04/07/2022'de 10.000,00 TL ve 22/08/2022'de 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 50.000,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca davalı vekilinin beyanına göre 19/10/2021 tarihinde de 2.000,00 TL ödediği, bu şekilde toplamda 52.000,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde, davalının müşteki, davacının ise şüpheli olduğu, 10.01.2023 tarihli kararda; “Her ne kadar müşteki vekilinin özetle; müvekkili adına senet tanzimi ile icra takibi yapıldığı, ancak tebligat yapılmadığı, takibe konu senetlerdeki imza ve yazıların da müvekkilinin eli ürünü olmadığı, takip alacaklısı şüpheli ... ve lehtar-ciranta olarak görünen ... ile ticari ilişkisi olmadığı yönündeki iddia ve şikayeti üzerine soruşturma yürütülmüş ise de; Müştekinin 26/11/2021 tarihli dilekçesi ile şikayetinden feragat ettiğini bildirdiği, 13/12/2022 tarihli ifadesinde de şüpheli ...'yü tanımadığını ancak ...ile ticaretinin olduğunu, bu nedenle şikayette bulunduğunu ancak senetlerin ... tarafından ...'ye verildiğini öğrendiğini, aralarında görüşüp mutabakata vardıklarını beyanla şikayeti olmadığını belirttiği, bu şekilde gelinen aşamada, müştekinin çelişkili beyanları haricinde kamu adına takibatın devamını gerektirir somut başkaca bir delil ve iddia olmadığı anlaşıldığından, şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verildiği tespit edilmiştir. Davacının davalıdan borç aldığı ve buna karşılık senet verdiği, vadesinde ödeyemediği, bunun üzerine davalının davacı aleyhine ... 18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı hususu ihtilafsızdır. İhtilaflı olan husus, davacının sunduğu sulh protokolünün geçerli olup olmadığı, davacının borcunu itfa edip etmediği hususudur. Yukarıda da değinildiği üzere sulh protokolünün davalı tarafın kabulünde olmaması ve imzasız olması nedeniyle protokolün geçersiz olduğu kabul edilmiştir. ....18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyasına dayanak teşkil eden ve taraflar arasındaki borç ilişkisinin de temeli olan çekler, 21/04/2018 keşide tarihli, 20/10/2019 vade tarihli, 4.000,00 USD tutarlı, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, ...'e ciro edilen; 20/09/2018 keşide tarihli, 20/10/2018 vade tarihli, 6.000,00 USD tutarlı, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, ...'e ciro edilen; 20/03/2020 keşide tarihli, 20/07/2020 vade tarihli, 10.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, ...'e ciro edilen çek olduğu görülmüştür. Sulh protokolünün geçersiz kabul edilmesi nedeniyle dosyadaki diğer deliller ve hükme elverişli görülen bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinde, davalı tarafça alacağına istinaden 12/10/2021 tarihinde 11.024,05 USD ile 13.026,77 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının yukarıda açıklanan şekilde bu borca istinaden davalıya toplamda 52.000,00 TL ödeme yaptığı, mahsup yapılmasıyla dava tarihi itibariyle güncel dosya borcunun 484.800,46 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının menfi tespit ve kötü niyet tazminatı talepleri yerinde olmadığından reddine, davacının ... 18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında davalıya 484.800,46-TL tutarında bakiye borcu bulunduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davacının, ... 18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespiti yönündeki talebinin REDDİNE, 2-Davacının, ... 18 İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında davalıya 484.800,46 -TL tutarında bakiye borcu bulunduğunun TESPİTİNE, 3-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 33.116,71 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 853,88-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 32.262,83 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 77.658,07 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.08/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/592, K. 2026/771, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-592-e-2026-771-k-9fb6b0c46bbb