İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/475 E. 2026/470 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/475
Karar No
2026/470
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/475 Esas - 2026/470 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/475 Esas KARAR NO : 2026/470

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :30.06.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Teşekkülleri sorumluluğundaki ..... Müdürlükleri ile Bölge Müdürlüklerine ait hizmet binaları ve açık alanların temizlik ve destek hizmetleri kapsamında, ......Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Teşekkülümüz arasında 25.12.2020 tarihinde imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde hizmet alımı personeli olarak görev yapan ...'in iş akdi 22.09.2023 tarihi itibariyle feshedildiğini, ... 'in bila tarihli kıdem tazminatının yatırılmasına ilişkin dilekçesi, Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek Teşekkülce işçiye 03.10.2023 tarihinde 557.067,33-TL kıdem tazminatı ödendiğini, kıdem tazminatı tutarına ilişkin damga vergisi tutarı ise 4.260,48-TL'dir. Olduğunu, Davalılar ile hizmet alımı sözleşmeleri akdedilerek müvekkil Kurum tesislerinin muhtelif hizmetleri davalı yüklenici şirketlere ihale edildiğini, . Davalılar ile yapılan sözleşmeler gereği iş anahtar teslimi verilmiş bir iştir ve davalı kendi ekipmanı ve personeli ile hizmet verme yükümü altına girdiğini, Müvekkilin davalılar ile hizmet alımı sözleşmesi aktederek muhtelif hizmetlerini davacı yüklenicilere ihale ettiğini, sözleşmeler gereğince işçi alacaklarında davalarını sorumlu olduğunu , müvekkil Kurum tarafından dava dışı işçi ...(T.C:.....)'e ödenen 557.067,33-TL tutarındaki kıdem tazminatı ve kıdem tazminatı tutarına 4.260,48-TL damga vergisinin ilave edilmesiyle oluşan toplam 561.327,81-TL'den bakiye 525.021,18-TL'sinin (561.327,81 - 36.306,63 TL ... Dönemine İsabet Eden Tutar) adı geçen işçinin davalı yüklenici şirketlerde çalıştığı dönem oranına tekabül eden tutarlarının ödeme tarihi olan 03.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan dönem oranınca rücuen tahsilini talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek Bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, gerekirse yargılama esnasında ıslah edilmek üzere müvekkil Kurumca dava dışı işçiye ödenen 557.067,33-TL kıdem tazminatı tutarı ve kıdem tazminatı tutarına 4.260,48-T damga vergisinin ilave edilmesiyle oluşan toplam 561.327,81-TL'den bakiye, 525.021,18-TL'nin (561.327,81 - 36.306,63 ... Dönemine İsabet Eden Tutar) dava dışı işçi ... (T.C:.....)'ın davalı yüklenici şirketlerde çalıştığı dönem oranına tekabül eden tutarlarının hesaplanması neticesinde; 147.456,98-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ...-..., 12.948,95-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ...'dan, 4.708,71-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... Şirketinden, 119.700,36-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... Şirketinden, 44.918,62-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... Şirketinden, 44.980,57-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... ... Şirketi & ... Şirketi & ... Şirketi İş Ortaklığından müşterek ve müteselsilen, 5.638,06-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... Şirketinden, 22.366,37-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... Şirketinden, 4.708,71-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... Şirketi, 4.832,62 -TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... Şirketinden, 112.761,22-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının ... ... Şirketinden, Ödeme tarihi olan 03.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan dönem oranınca rücuen tahsiline; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı -Davalı ... ... Şirketi Cevap Dilekçesinde Özetle; Haksız dava hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olup reddi gerektiğini, davada asliye ticaret mahkemesi görevli olmadığını bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın müvekkili şirket açısından husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin hiçbir sorumlu olduğu hüküm bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkili şirkette 1 yıl çalışmasının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu olduğu kabul edilse dahi, işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışma sürelerine göre bir belirleme yapılması ve bu doğrultuda hüküm kurulması, sorumluluğunun müvekkili şirketin ihale tarihleri arası dönem ile sınırlı olması gerektiğini, müvekkili şirketin davacı kuruma taşeronluk hizmeti vermiş ve söz konusu işi belirli süre ile aldığını, ortada rücu edilmesini gerektirir bir durum bulunmadığından, bu nedenlerle davacının açmış olduğu haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava konusu edilen alacaklar dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt-üst işverenlik ilişkisi muvazaalı olup, işçi baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, asıl işveren, hangi işçinin çalışıp hangi işçinin işten çıkarılacağına karar vermekte, böylelikle işçi alma ve çıkarmada asıl işveren mutlak otorite sahibi olduğunu, müvekkili şirket hiçbir şekilde işçi alımı ve çıkarımında söz sahibi olmadığını, müvekkili şirket sadece işçinin ücret bordrolarını düzenlediğini, huzurdaki davanın müvekkili şirket açısından husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, 4857 sayılı yasanın 112'inci maddesi gereği müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde Mahkemece TBK madde 167 vd. hükümlerinin gözönünde bulundurulması da gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararları gerekse güncel yargı kararlarında Borçlar Kanunun 167. Maddesi gereğince yarı yarıya sorumluluğa gidildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere TBK madde 167 hükmü çerçevesinde yarı oranda sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, davacının yaptığı ödemenin, İş Hukuku alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle kıdem tazminatı hesaplama esaslarına riayet edilecek bir hesaplama ile denetlenmesi gerektiğini, davacı idare tarafından yapılan ödemenin hukuken yapılması gerekli bir ödeme olup olmadığı değerlendirilmediğini, bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı .... .San.ve Tic.Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını; Davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt-üst işverenlik ilişkisi muvazaalı olup, işçinin baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, asıl işverenin hangi işçinin çalışıp hangi işçinin işten çıkarılacağına karar verdiğini, böylelikle işçi alma ve çıkarmada asıl işveren mutlak otorite sahibi olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir şekilde işçi alımı ve çıkarımında söz sahibi olmadığını, işçinin asıl işverenden tüm emir ve talimatları aldığını, müvekkili şirketin sadece işçinin ücret bordrolarını düzenlediğini, müvekkil şirket açısından husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini; 4857 sayılı yasanın 112'inci maddesi gereği müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işçilerin kıdem tazminatına hak kazandığı ihtimalde dahi 4857 sayılı yasa, kamu ihale kanunu, kıdem tazminatı yönetmeliği ve Yargıtay uygulamaları uyarınca sorumluluğun asıl işverene ait olduğunu ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını; kabul anlamına gelmemek üzere Borçlar Kanunun 167. Maddesi gereğince yarı yarıya sorumluluğa gidilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; dava dışı işçinin işçi alacağından dolayı emekli olması nedeniyle ödenen tazminatların, davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. UYUŞMAZLIK: Dava dışı işçinin kıdem tazminatından kaynaklı olarak davacı tarafından ödenmiş olan bu alacakların davalılardan kendi sorumluluk dönemleri itibariyle rücuen tahsili istenmiş olup, davacının sözleşme ve ekleri uyarınca davadışı işçinin emekli olması üzerine ödediği tazminatın davalılardan ödediği işçi tazminat alacağını rücuen isteyip isteyemeyeceği hususunun sözleşme, teknik sözleşme ve ekleri ile dosya kapsamında sorumlu olunan süre ve miktarın tespiti için alınacak bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi, belirlenen rücuen tazminatı davalı şirketlerin hangi tarihte ve hangi faiz türüne göre sorumlu olup ödeyecekleri miktarın belirlenmesine ilişkindir. DELİLLER: Mahkememizin 13.12.2024 tarihinde görülen duruşmasında verilen ara karar ile Davalı ... ... Ltd Şti'nin ihyası istemine ilişkin açılan .....Esas sayılı dosyanda verilecek olan karar, dosyamızda taraf teşkiline ilişkin olduğundan bekletici mesele yapılmasına, dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesine, bu hususta ilgili mahkemeye müzekkere yazılmasına, karar verildiği ..... Esas sayılı dosyasının istenildiği akabinde verilen yazı cevabında Davalı ... araştırma. şirketinin tasfiye memuru ... atandığı ve tasfiye memuruna tebliğ yapıldığı anlaşıldı. Tensip ara kararlarının yerine getirilmiş olduğu anlaşıldı. Ayrıca davacı vekili tarafından hizmet sözleşmesi ve eklerinin CD şeklinde dosyaya sunmuş olduğu görüldü. Dosya içerisine alındı. Mahkememizin ön inceleme duruşması ile Davalı ...... vekilinin YETKİ itirazı değerlendirildiğinde, davacının alacağı para alacağına dayandığından TBK 89.maddesine göre para alacaklısı kendi yerleşim yerinde takip ve dava açabileceğinden, bu sebep ile davalı vekilinin YETKİ İTİRAZININ REDDİNE, Davalı şirket vekilinin zamanaşımı def'i yönünden ise rücuen tazminat davaları, TBK.nun73 ve 146.maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan ilk ödeme makbuzunun tarihi olan 25.11.2024 tarihi dikkate alındığında, davada 29.08.2025 tarihinde açıldığından bu süre geçmediğinden davalı vekilinin zamanaşımı def'inin reddine, Karar verilmiştir. Akabinde verilen ara karar ile dava dosyasının, ön inceleme tutanağında belirlenen uyuşmazlık konuları esas alınmak suretiyle, HER BİR DAVALI İLE YAPILAN SÖZLEŞMELERİN VE TEKNİK ŞARTNAMELERİN TİTİZ BİR ŞEKİLDE İNCELENEREK tarafların iddia ve savunmalarını karşılar şekilde bilirkişi raporu düzenlenmesi amacıyla, rücu işçilik alacaklarında uzman ...'a tevdine, karar verildiği ve bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı görüldü. Taraf itirazları ve kanun değişikliğinin değerlendirilmesi için Önceki bilirkişinin yurt dışında olduğu beyan edildiğinden yargılamanın uzamaması için ve de kanun değişikliği yönünden tekrar hesap yapılması gerekeceğinden dosyanın yeni bir işçilik alacağı hesap bilirkişisine ve kamu ihale kanuna göre yapılan ihale sözleşmelerinden anlayan uzmana tevdi edilmesine, her bir alacak kalemi yönünden yasa değişikliğine de dikkat edilerek rapor düzenlenmesinin istenmesine, karar verildiği ve yeni raporun dosya arasına kazandırıldığı görüldü. BİLİRKİŞİ RAPORU : Bilirkişi ... tarafından sunulan rapor ile; Davacı talebinin: 525.021,18 TL'nin Ödeme tarihi olan 03.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan dönem oranınca rücuen tahsili olduğu, Davacı- ... Şirketi ile davalı şirketler arasında hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Dava dışı işçi ... un hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, Mahkemenin dava dışı işçinin kıdem tazminatından davalı şirketlerin kendi dönemi ile sorumlu olduğu kanaatine varılması durumunda: -Dava dışı işçi ... a Davacı ... Şirketi Trafondan 03.10.2023 tarihinde tüm hizmet süresi üzerinden ödenen toplam 561.327,81 TL; Kıdem tazminatının toplam 525.021,18 TL sini davalılardan rücuan tazminini talep edebileceği hesaplanmış olup, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğu, kanaatine varılmıştır. Davalıların Sorumlu Olduğu Miktarlar 147.456,97 TL-...- ... 12.948,95 TL- ... 4.708,71 — TL- ... Şirketi 119.700,37 TL-... Şirketi 44.918,62 — TL-... Şirketi 44.980,57 TL-... ... Şirketi- ... Şirketi- ... Şirketi 5.638,06 — TL ... Şirketi 22.366,37 TL-... Şirketi 4.708,71 — TL-... Şirketi 4.832,62 — TL-... Şirketi 112.761,22 TL-... ... Şirketi olmak üzere Toplam 525.021,18 TL olduğu kanaatine varılmıştır. BİLİRKİŞİ RAPORU: Bilirkişi ... tarafından sunulan rapor ile; Dava dosyasındaki tüm talepler, iddialar, bilgi ve belgeler ile 29 Ocak 2026 tarihli 33152 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 12. madde hükmü dikkate alınarak nihai takdir ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının davalılardan hak edebileceği alacak miktarının; ...(...) İçin 147.456,96 TL, ... için 12.948,95 TL .... Tic. Ltd. Şti için 4.708,71 TL .... Ve Tic. Ltd. Şti. İçin 111.707,95 TL .... Ve Tic. Ltd. Şti. İçin 44.918,62 TL .... San. ve Tic.Ltd. Şti için 88.907,88 TL olduğu kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı işçinin işçi alacağından dolayı emekli olması nedeniyle ödenen tazminatların, davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. UYUŞMAZLIK: Dava dışı işçinin kıdem tazminatından kaynaklı olarak davacı tarafından ödenmiş olan bu alacakların davalılardan kendi sorumluluk dönemleri itibariyle rücuen tahsili istenmiş olup, davacının sözleşme ve ekleri uyarınca davadışı işçinin emekli olması üzerine ödediği tazminatın davalılardan ödediği işçi tazminat alacağını rücuen isteyip isteyemeyeceği hususunun sözleşme, teknik sözleşme ve ekleri ile dosya kapsamında sorumlu olunan süre ve miktarın tespiti için alınacak bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi, belirlenen rücuen tazminatı davalı şirketlerin hangi tarihte ve hangi faiz türüne göre sorumlu olup ödeyecekleri miktarın belirlenmesine ilişkindir.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. ( ..... Kararı) Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

Bu kapsamda, toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenlerin dava dışı işçisi ...'e karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır. Bilirkişice her bir sözleşme incelenmiş ve davalılar tarafından açıkça kıdem tazminatından sorumlu olunmadığı hususunun düzenlenmediği anlaşılmıştır. Buna göre somut olayda, davacı ... ŞİRKETİ ve davalı şirketlerin hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalıların sorumlu oldukları kanaatine varılmış olup kanun değişikliği de dikkate alınarak davalıların hizmet alım sözleşmesi olan dönem le sınırlı olmak üzere davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. 7573 sayılı BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR kanunun 23.01.2026 tarihinde yürürlüğe girmesi ile: MADDE 6- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” kanun değişikliği gereği somut dosya incelendiğinde ise; Davacı (ihale makamı) ...'ın İktisadi Devlet Kuruluşu olarak 4734 sayılı Kanunun 2. Maddesi kapsamında Kamu İhale Kanunu'na tabi olduğu, davalı yükleniciler ile davacı arasında akdedilen hizmet alımlarının aynı Kanunun 3. maddesindeki istisnalara girmediği ve taraflar arasında akdedilen sözleşmelerinin "İş Tanımı" başlıklı (4/5.) maddeler ile "Sözleşmenin Türü ve Bedeli" başlıklı (6.) maddelerinde yukarıda belirtilen 4734 sayılı Yasanın 62/1-e bendinde belirtilen ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısı ile çalışma saatlerinin belirtilmiş olduğu; yine taraflar arasında (işbu davanın davacı olan işveren ... ile davalı yükleniciler arasında imzalanan sözleşmeler) imzalanan hizmet alımı sözleşmelerinde, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı görülmüştür.

Dava konusu olayda ... ile ihale alan davalı firmalar arasında akdedilen sözleşmeler ile sözleşmelerde hüküm bulunmayanlarda ise sözleşme eki teknik şartnamelerdeki sorumluluğa ilişkin hükümler ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları dikkate alındığında,( işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı hususu) yukarıda belirtilen açıklamalara göre, ihale alan davalı alt işverenlerin kendi dönemleri ve son ücret tutarıyla kıdem tazminatın tamamından sorumlu olacakları tam sorumluluk esasına göre hesaplama yapılacaktır. Ancak; dava dışı işçinin, 29 Ocak 2026 tarihli 33152 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen Geçici Madde 12'deki 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arası döneme denk gelen sözleşme akit tarihleri dikkate alınarak hesabın yapılması gerekmiştir. Buna göre kanun değişikliği dikkate alınarak düzenlenen 2. Raporun önceki rapor ile aynı miktarları bulduğu, ancak sözleşme akit tarihleri yerine çalışma dönemlerini mahsup etmesi yanlış olmuş ise de belirli alacak davası olarak açılan dava olması nedeniyle basit maddi hata mahkemece resen giderilmiştir. Buna göre 2. Raporda ...... Şirketinin sözleşme akit tarihleri dikkate alındığında toplam 1932 günün tamamının kanun değişikliğinden etkilenmediği anlaşılmış ve 1932 gün*61,957TL=119.700,37TL kıdem tazminatından davalının sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Yine raporda davalı .......şirketinin 01.09.2020-22.09.2021 çalışma döneminde akdedilen sözleşme akit tarihi dikkate alındığında sadece bu dönem için kanun değişikliğinden etkilenmediği, 387gün*61,957TL=23.977,35TL kıdem tazminatından sorumlu olacağı tespit edilmiştir. 21.09.2018-31.09.2020 dönemi için akit tarihi dikkate alındığında bu dönem için kıdem tazminatından sorumlu olmayacağı anlaşılmış, bu döneme denk gelen 88.783,87TL (112.761,22TL-23.977,35TL) tazminattan sorumlu olmayacağı resen tespit edilmiştir. Buna göre sorumlu olunan miktarlar:

YÜKLENİCİ (Davalı) SORUMLU OLUNAN TUTAR ...(...) 147.456,96 TL ... 12.948,95 TL .... Tic. Ltd. Şti 4.708,71 TL .... Ve Tic. Ltd. Şti. 119.700,37 TL .... Ve Tic. Ltd. Şti. 44.918,62 TL ... . San. Ve Tic. A.Ş. -0-TL .... San. Tic. Ltd. Şti. -0-TL .... Tic. Ltd. Şti. -0-TL .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. -0-TL .... San. Tic. Ltd.Şti. -0-TL .... San.ve Tic. Ltd. Şti. -0-TL .... San. ve Tic.Ltd. Şti 23.977,35TL

Kanun değişikliğinden etkilenmeyen davalılar yönünden tespit edilen miktarların davacı tarafça davalılar daha önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge ve iddia sunulmadığından ..... sayılı ilamında belirtildiği gibi ''davacı tarafça dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiği, ancak dosyaya temerrüdün oluştuğuna dair belge sunulmadığı, bu durumda bu davalı yönünden temerrüdün davanın açıldığı tarihte oluştuğu anlaşılmıştır. Buna göre ilk derece mahkemesince, dava tarihinden itibaren avans faizi yütürülmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. '' 17.07.2024 dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Tüm dosya incelendiğinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile, 525.021,18TL rücuen tazminatın davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere her bir davalıdan; a)147.456,97 TL alacağın 17.07.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...- ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, b)12.948,95 TL alacağın 17.07.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, c)4.708,71 TL alacağın 17.07.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, d)119.700,37 TL alacağın 17.07.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, e) 44.918,62 TL alacağın 17.07.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, f) 44.980,57 TL davalı ... ... Şirketi- ... Şirketi- ... Şirketi yönünden açılan davanın kanun değişikliği gereği konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

g) 5.638,06 TL ... Şirketi yönünden açılan davanın kanun değişikliği gereği konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

ğ)22.366,37 TL-... Şirketi yönünden açılan davanın kanun değişikliği gereği konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

h) 4.708,71 TL-... Şirketi yönünden açılan davanın kanun değişikliği gereği konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

ı)4.832,62 TL-... Şirketi yönünden açılan davanın kanun değişikliği gereği konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

i) 112.761,22 TL-...'den ... Şirketi'nden talep edilen alacağın 23.977,35TLsinin KABULÜ ile 17.07.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin 88.783,87TL istemin kanun değişikliği gereği konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 24.162,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 8.966,05 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 15.195,95 TL harcın;

-6.335,19 TL'sinin davalı ...- ... şirketinden -5.142,31 TL'sinin davalı ... Şirketinden -1.929,89 TL'sinin davalı ... Şirketinden - 1.030,29 TL'sinin ...'den ... Şirketi'nden - 556,17 Tl'sinin davalı ... şirketinden 202,11 TL'sinin davalı ... Şirketinden ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.200,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.370,48 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 2.829,52 TL arabuluculuk ücretinin -1.179,59 TL'sinin davalı ...- ... şirketinden -957,55 TL'sinin davalı ... Şirketinden -359,33 TL'sinin davalı ... Şirketinden -191,81 TL'sinin ...'den ... Şirketi'nden 103,59 Tl'sinin davalı ... şirketinden 37,67 TL'sinin davalı ... Şirketinden ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

4) Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 25.000,00 TL bilirkişi ücreti, 8.690,00 TL posta gideri, ile dava açılışında alınan 8.966 TL peşin harç toplamından oluşan 43.083,00TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak hesaplanan -17.960,68 TL'sinin davalı ...- ... şirketinden -14.579,84 TL'sinin davalı ... d Şirketinden -5.471,22 TL'sinin davalı ... Şirketinden -2.920,51 TL'sinin ...'den ... Şirketi'nden -1.577,22 Tl'sinin davalı ... şirketinden -573,53 TL'sinin davalı ... Şirketinden ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 56.593,76 TL vekalet ücretinin -23.593,42 TL'sinin davalı ...- ... şirketinden -19.149,66 TL'sinin davalı ... Şirketinden -7.186,13 TL'sinin davalı ... Şirketinden -3.835,93 TL'sinin ...'den ... Şirketi'nden - 2.071,59 Tl'sinin davalı ... şirketinden - 753,03 TL'sinin davalı ... Şirketinden ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6)dosyada vekil ile temsil edilen davalılar yönünden verilen kanun değişikliği gereği karar verilmesine yer olmadığı kararına istinaden lehlerine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2026

Katip ..... e-imzalıdır

Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/475, K. 2026/470, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-475-e-2026-470-k-8d8e083fe17e