İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/161 E. 2024/186 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/161
Karar No
2024/186
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/161 Esas - 2024/186 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/161 KARAR NO : 2024/186

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1-) ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : ...

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/04/2023 KARAR TARİHİ : 20/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl borçlu ... Metal Tic. A.Ş. ile müvekkili banka arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerine istinaden kredi garanti fonu kefaleti ile taksitli ticari kredi kullandırıldığını, davalılar ..., ..., ... Lojistik A.Ş. , ... İnş. Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ... ... San. İnş. Tic. A.Ş.'nin bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ... numaralı taksitli ticari kredi nedeniyle 1.608.589,95 TL'lik nakdi alacağın ödenmesi için İskenderun 2. Noterliği'nden gönderilen 11/03/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili için Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı (Eski Esas: Kapatılan Adana 8. İcra Müdürlüğü 2019/... E.) dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınmadığını, yetki itirazını kabul etmediklerini, takip dosyasına konu ... nolu taksitli ticari kredi borcuna 20.09.2021 tarihinde ipotekli taşınmazların satışından dolayı 152.369,61 TL'nin ana paradan mahsup edildiğini, kalan anapara alacağının 1.442.682,44 TL olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle müvekkillerinin yerleşim yerinin Payas olduğunu, bu nedenle İskenderun Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, takip konusu alacağın ... Ltd. Şti.'ne ait taşınmazlar üzerindeki ipotekle teminat altına alındığını, davacının anılan ipoteğin paraya çevrilmesi için Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, bu davanın konusu takibin mükerrer olduğunu, İİK 45. maddesinin açık ve kesin hükmü karşısında ipotek paraya çevrilmeden başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ödemelerinin borçtan düşülmediğini, bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranının değil, taraflarca mutabık kalınan akdi faiz oranının esas alınmasının zorunlu olduğunu, gerçek kişi kefillerin kefaletlerinin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddine, takibin iptaline, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nın 67. maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile asıl borçlu ... Metal Tic. A.Ş arasında 03/04/2015 tarihli 10.000.000,00 TL ve 26/02/2018 tarihli 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış, davalılar ..., ..., ... Lojistik A.Ş, ... İnş. Tic. Ltd. Şti. bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak katılmıştır. Davalıların kefaleti TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak, 28/03/2013 tarihli 6455 sayılı kanun ile eklenen 3. fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalılar ... ve ... asıl borçlu şirketin ortağıdır. Davalılar vekili ...'ın 01/12/2017 tarihli sicil gazetesine göre şirketten istifa ettiğini, dolayısıyla kefaletinin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, 26/02/2018 tarihli sözleşmeye kefaleti için eşinin rızası alınmıştır. Bu sebeplerle davalıların kefaleti geçerli olup, kendilerini bağlamaktadır. 26/02/2018 kredi sözleşmesi gereğince 07/06/2018 tarihinde 1.350.000,00 TL tutarında yıllık %21,48 faiz oranı ile esnek ödemeli kredi garanti fonu teminatlı taksitli kredi kullandırılmıştır. Kredinin ödenmemesi üzerine hesaplar 07/03/2019 tarihinde kat edilerek İskenderun 2. Noterliği'nden 11/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş, borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalılara gönderilen ihtarname asıl borçlu ... Metal Tic. A.Ş, ..., ... Lojistik' e 19/03/2019 tarihinde, davalı ...' a 14/03/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... İnş. Ltd. Şti' ne gönderilen tebligat iade edilmiştir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca; alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefil hakkında takip yapabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve bu konuda kendisine gönderilmiş ihtarın sonuçsuz kalması (Hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen) veya borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekir. (Yargıtay 19 HD : 2020/4459 E. 2021/5808 K., 2020/3228 E. 2021/5789 K.) Diğer taraftan, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih 2016/12120 esas 2016/8556 karar ) Hesap kat ihtarı, asıl borçlu ve kefillere aynı tarihte tebliğe çıkarılmasına rağmen, kefile daha önceki bir tarihte tebliğ edilmiş olması halinde, kefilin sorumluluğu asıl borçludan daha ağır olamayacağından davalı ... yönünden de tebliğ tarihi 19/03/2019 olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 11. HD 2021/78 E. 2022/4048 K.) Davalı kefil ... İnş. Ltd. Şti' ne gönderilen tebligat iade edilmiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki; "...Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmünün kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanmayacağı, TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemeyeceği, temerrüte düşürülmeyen borçlu kefilin temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağı yönünde içtihatlar bulunmaktadır. (Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) Ancak Yargıtay 11. HD'nin 2022/1109 E. 2023/4283 K. Sayılı kararında; kredi sözleşmesinde, sözleşmede belirtilen adreslerin yasal ikamet adresleri olarak kabul edildiğini, yazılı adreslere gönderilen her türlü tebligatın bu adreslere ulaştığı tarihte kendilerine ulaşmış sayılacağını kabul ve taahhüt ettikleri,...... hesap kat ihtarının müteselsil kefillerin sözleşmelerde yazılı adreslerine tebliğe çıkarılmış olduğundan tebligatın adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi olarak esas alınması ve buna göre temerrüt tarihinin belirlenmesi ve hesaplamanın yapılması gerektiği belirtilmiştir. Davaya konu kredi sözleşmelerinin 12/5. Maddelerinde, kefiller için bu yönde bir düzenleme bulunduğu, ihtarın ... İnş. Ltd. Şti' nin sözleşmelerdeki adresine gönderildiği ve 14/03/2019 tarihinde iade edildiği, ancak kefilin sorumluluğu asıl borçludan daha fazla olamayacağından, bu davalının da asıl borçlu ile aynı tarihte temerrüte düştüğü kabul edilmiştir. Dolayısıyla, tüm davalılar için 3 günlük ödeme süresinin dolduğu 23/03/2019 gününün temerrüt tarihi olarak alınması gerekmektedir. Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... Bankası tarafından borçlu sıfatıyla bulunan davalılar hakkında 16/09/2019 tarihinde, ... Metal Tic. A.Ş'nin, ... nolu taksitli ticari kredi borcundan dolayı 1.595.052,05 TL asıl alacak, 530.570,18 TL 07/03/2019-16/09/2019 tarihleri arasındaki dönem için işlemiş %58,80 oranında temerrüt faizi ve 26.528,51 TL BSMV olmak üzere toplam 2.152.150,74 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, borca itiraz yanında icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği görülmüştür. Adana Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı (önceki esas: Kapatılan Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/...) dosyasında; alacaklı ... Bankası tarafından, davalılar hakkında ... Tic. A.Ş'nin ... nolu BCH borcundan dolayı 16/09/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip konusu kredi borcunun farklı olduğu, bu dosyaya yapılan itiraz üzerine mahkememizin 2023/... Esas sayısına kayıtlı itirazın iptali davasının açıldığı ve davanın derdest olduğu görülmüştür. Bu kredi de aynı sözleşmelerden dolayı kullandırılmıştır. Diğer taraftan, Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E sayılı dosyasında; alacaklı ... Bankası , asıl borçlu ... Metal Tic. A.Ş. ile ipotek veren ... İnş. Tic. Ltd. Şti. hakkında 13/09/2019 tarihinde; ... nolu KMH, ... nolu taksitli ticari kredi (eldeki davanın konusu) ve ... nolu BCH borcundan dolayı ipoteğin paraya çevrilmesi için 9.500.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatmıştır. Bu dosyada 23/08/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihalede ipotekli taşınmazlar, toplam 3.181.000,00 TL bedel ile alacağına mahsuben davacıya ihale edilmiştir. 28/09/2021 tarihinde 6.319.000,00 TL üzerinden rehin açığı belgesi düzenlenmiştir. İİK'nın 45. maddesi gereğince; öncelikle rehinin paraya çevrilmesi için icra takibi yapılması gerekir. Rehin tutarının borcu ödemeye yetmeyeceği anlaşılır ise kalan alacağın iflas yada haciz yoluyla takibinin mümkündür. İpotek müteselsil kefilin kefaletini de karşılayacak şekilde ve borca yetecek miktarda vermişse, alacaklı aynı şekilde ve sadece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Aksine olarak ipotek, sadece borçlu lehine yada kredi sözleşmesindeki borç için verilmişse kefilin kendi kefaletini karşılamayan arta kalan borç miktarı için alacaklı ipoteğe başvurma zorunluluğu olmadan ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile genel haciz yoluyla takip yapabilir. (Yargıtay HGK 2014/19-1122 E. 2016/765 K., HGK 2013/13-1114 E. 2013/1041 K., 11. HD. 2020/4524 E. 2021/2271 K., 11. HD. 2020/2986 E. 2021/2256 K., 11. HD. 2020/4561 E. 2021/5659 K., 19. HD. 2018/2286 E. 2019/402 K. ) İpotekli taşınmazlar ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'ne ait olup, ... Metal Tic. A.Ş.'nin borcunun ve ayrıca taşınmaz malikinin ... Metal Tic. A.Ş. dışındaki 3. kişilere kefaletinin teminatı olarak verilmiştir. İpotekler davalı kefillerin kefaletini de karşılayacak şekilde verilmemiştir. Dolayısıyla alacaklı rehnin paraya çevrilmesini istemeden de ayrıca kefillere müracaat edebilir. Diğer taraftan asıl borçlu yönünden ipotek bedeli düşülerek talepte bulunulmuştur. Ayrıca, 28/09/2021 tarihinde 6.319.000,00 TL üzerinden rehin açığı belgesi düzenlenmiştir. Bu nedenlerle davalıların mükerrer takip itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı vekili 07/11/2023 ve 19/12/2023 tarihli dilekçelerinde; taşınmazların 20/09/2021 tarihinde banka adına tescil edildiğini, ipotekli taşınmazın satışından kaynaklanan tutarın 152.369,61 TL'sinin bu kredinin ana parasından mahsup edildiğini, kalan ana paranın 1.442.682,44 TL olduğunu, böylelikle takip tarihi itibariyle 1.442,682,44 TL asıl alacak 453.136,71 TL temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında işleyen faiz 22.656,83 TL BSMV olmak üzere 1.918.475,95 TL üzerinden dava açıldığını, takip tarihinden sonra 16/09/2019-20/09/2021 tarihleri arasında %58,80 oranında olmak üzere 1.914.111,98 TL faiz 95.705,60 TL BSMV, 20/09/2021- 13/04/2023 tarihleri arasında aynı oran üzerinden hesaplanan 1.342.552,24 TL temerrüt faizi, 67.127,86 TL BSMV alacaklılarının bulunduğunu, dava konusu ... no'lu kredi kartonuna ait tasfiye olunacak alacaklılar hesabı özetinden anlaşılacağı üzerine ipotekli taşınmazlardan dolayı yapılan tahsilattan toplam 11.696,87 TL'sinin Adana Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takibindeki masraflara mahsup edildiğini, Adana 8. İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası için açılan ve Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayısına kaydedilen dava dosyasına 3.000 TL gider avansının yatırıldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi dosyasına 32,40 TL tebligat, 3.500,00 TL kıymet takdiri masrafı ve 359.411,70 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 362.944,10 TL masraf yapıldığını, banka kayıtlarında mahsup gerçekleştirildiğini beyan etmiştir. 19/12/2023 tarihli dilekçenin ekinde bu masraflara ait makbuzlar ibraz edilmiştir. İpoteklerin paraya çevrilmesinden dolayı tahsil edilmiş sayılan tutarın banka tarafından farklı kredilere ve takipler nedeniyle yapılan masraflara mahsup edildiği görülmüştür. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV'nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) Takipten sonra ve itirazın iptali davasından önce yapılan ödemelere göre davacının takip talebinde yazılı alacağının tahsil edilen kısmı yönünden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir. Tüm bu tespitlerden sonra mahkemece itirazın iptali davasında, itiraz üzerine icra takibi durduğundan takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkân sağlayacak şekilde hüküm kurmak ve icra inkâr tazminatının da bu miktar gözetilerek değerlendirilmesi gereklidir.(Yargıtay 19. HD 2018/3876 E. 2020/926 K., HGK 2017/19-822 esas ve 2018/1754 karar ) TTK'nın 8/1. maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. maddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Genel Kredi Sözleşmesi'nin 10/5. maddesinde; temerrüt halinde, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankanın BCH şeklinde çalışan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı gecikme faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda bankanın 18/02/2019-24/05/2019 tarihleri arasında uyguladığı en yüksek faiz oranının %29,40 olduğu belirlenmiştir. Sözleşmedeki hüküm gereğince uygulanması gereken temerrüt faizi oranı 29,40X 2= %58,80'dir. Buna göre, davacı tarafından talep edilen %58,80 oranındaki temerrüt faizinin sözleşmeye uygun olduğu görülmüştür. Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ... 19/07/2023 havale tarihli raporunda özetle; 07/06/2018 tarihinde kullandırılan 1.350.000,00 TL taksitli krediden dolayı ödeme yapılmadığını, ...'ın 18/03/2019 tarihinde ..., ... Metal A.Ş. ve ... Lojistik A.Ş.'nin 23/03/2019 tarihinde ... Ltd. Şti.'nin ise takip tarihinde temerrüte düştüğünü, temerrüt tarihlerine kadar %21,48 oranında akdi faiz uygulanarak akdi faiz ile faiz üzerinden hesaplanan BSMV'nin ana paraya ilave edilerek oluşan asıl alacağı takip tarihine kadar %58,80 oranında temerrüt faizi uygulandığını, buna göre davalı ...'ın takip tarihi itibariyle 1.590.200,10 TL asıl alacak 472.713,48 TL işlemiş faiz 23.635,67 TL BSMV olmak üzere toplam 2.086.549,26 TL'den sorumlu olduğunu; ..., ... Lojistik A.Ş. ve ... Metal A.Ş.'nin 1.494.428,98 TL asıl alacak 460.949,42 TL faiz 23.047,47 TL BSMV olmak üzere toplam 2.078.425,86 TL'den; ... İnşaat Ticaret Limited Şirketinin ise 1.594.428,98 TL asıl alacak 168.387,64 TL temerrüt faizi 8.419,38 TL BSMV olmak üzere 1.771.236,00 TL den sorumlu olduklarını; ancak 20/09/2021 tarihinde ana para borcundan mahsup edilen 152.369,61 TL ödeme dikkate alındığında, hesaplanan ana paraya bu ödemenin tarihine kadar temerrüt faizi işletildikten sonra 152.369,61 TL ana paradan düşülüp kalan ana paraya dava tarihine kadar %58,80 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 oranında BSMV hesaplandığını beyan etmiştir. Tüm davalıların 23/03/2019 tarihinde temerrüde düştükleri gözetilerek ve ayrıca davacı bankanın takip konusu kredi kartonundan dolayı 28/09/2021ve 20/09/2021 tarihlerinde 360.130,92 TL ve 17.510,05 TL tutarındaki tahsilatların (ipoteğin paraya çevrilmesinden kaynaklanan) tam olarak hangi masraflara mahsup edildikleri açıklattırılarak ve belgelerin ibrazı sağlanarak ek rapor alınmıştır. 25/01/2024 tarihli ek raporda; takip tarihi itibariyle tüm borçlular için temerrüt tarihi 23/03/2019 kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre 1.594.428,98 TL asıl alacak 460.949,42 TL işlemiş faiz 23.047,47 TL BSMV hesaplandığını, 1.594.428,98 TL ana paraya takip tarihinden 152.369,61 TL tahsilatın yapıldığı 20/09/2021 tarihine kadar hesaplanan temerrüt faizinin 1.914.111,98 TL, BSMV'sinin ise 95.705,60 TL olduğunu, 1.594.428,96 TL ana paradan 152.369,61 TL ödeme düşüldüğünde kalan 1.442,059,37 TL ana paraya dava tarihine kadar hesaplanan temerrüt faizinin 1.342.557,27 TL, BSMV'sinin ise 67.127,86 TL olduğunu beyan etmiştir. Sonuçta dava tarihi itibariyle; 1.442.059,37 TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 453.136,71 TL icra takibine kadar işlemiş faiz ve yine taleple bağlı kalınarak 22.656,83 TL takibe kadar işleyen BSMV, 3.256.669,26 TL takip tarihi ile dava tarihi arasında işleyen faiz, 162.833,46 TL takip-dava arası işleyen faizin BSMV'si olmak üzere davalıların 5.337.355,63 TL'den sorumlu olacakları kabul edilmiştir. İpotekli taşınmazların satışından 152.369,61 TL dava konusu kredinin ana parasından, 11.696,87 TL davanın konusu icra takibinde yapılan masraflara, 362.944,10 TL + 3.000,00 TL= 365.944,10 TL de (359.411,70 TL'si tahsil harcıdır) yine bu krediden dolayı fakat ipoteğin paraya çevrilmesi için başlatılan takip dosyasında yapılan masraflara mahsup edilmiştir. Tamamının belgesi bulunmaktadır. (İpoteklerin satışından kaynaklanan diğer kısımlar diğer kredilere ve masraflarına mahsup edilmiştir.) TBK'nın 100. maddesi gereğince alacaklının, kısmi ödemeleri öncelikle masraflar ve faizden mahsup edilmesini isteme hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan TBK'nın 101/2 maddesinde; Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Hükmü vardır. Davacı banka, borçluların lehine olacak şekilde 152.369,61 TL'yi ana paradan düşmüş, bilirkişi tarafından da borcun dava tarihinde ulaştığı miktar hesaplanmıştır. Dava konusu icra takibinde yapılan masraflardan dolayı da banka 11.696,87 TL'yi hesaplardan mahsup etmiştir. Borcun dava tarihinde ulaştığı miktar hesaplanırken, bu tutarın öncelikle faiz ve BSMV'den mahsup edilmesi gerektiği düşünülebilir ise de, davacının kısmi ödemeyi öncelikle masraftan düşülmesini isteme yetkisi vardır. Bu nedenle 11.696,87 TL'nin infaz sırasında takip dosyası masraflarından düşülmesine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile asıl borçlu ... Metal Tic. A.Ş. arasında imzalanan ve davalıların kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan taksitli ticari kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, davalıları bağladığı, dava dilekçesinde 1.442.682,44-TL asıl alacak, 453.136,71 TL faiz, 22.656,83 TL BSMV olmak üzere toplam 1.918.475,98 TL üzerinden talepte bulunulduğu, 152.369,61 TL'lik tahsilat ana paradan mahsup edildiğinde; 1.442.059,37 TL asıl alacak, 453.136,71 TL faiz, 22.656,83 TL BSMV olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 1.917.852,91 TL'nin hükme esas alınacağı, ancak takip tarihinden sonra yapılan kısmi tahsilat nedeniyle borcun dava tarihinde ulaştığı rakamın belirlenerek takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği; borcun dava tarihinde, 1.442.059,37 TL asıl alacak, 453.136,71 TL icra takibine kadar işlemiş faiz ve 22.656,83 TL takibe kadar işleyen BSMV, 3.256.669,26 TL takip tarihi ile dava tarihi arasında işleyen faiz, 162.833,46 TL takip ile dava açılması sürecinde işleyen faizin BSMV'si olmak üzere toplam 5.337.355,63 TL'ye ulaştığı tespit edildiğinden takibin bu miktar üzerinden devamına, kredi alacaklarının likit ve itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir. Ancak, davanın icra takibinden uzun süre sonra açılması ve temerrüt faizi oranının yüksekliğinden dolayı, icra takibi ile dava tarihi arasındaki ödemelere rağmen borç dava tarihi itibariyle daha yüksek çıkmıştır. Dava, borçlunun ödeme emrine karşı yaptığı itirazın iptaline ilişkindir. İtiraz takip talebi üzerindeki rakamlara yapılmıştır ve bu itirazın haksızlığından dolayı itirazın iptali davası açılmıştır. Bu nedenle, takip tarihindeki talebin kabul edilen kısmı ( 1.442.059,37 TL asıl alacak, 453.136,71 TL faiz, 22.656,83 TL BSMV olmak üzere, takip tarihi itibariyle toplam 1.917.852,91) üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesinin ve aynı miktar üzerinden davacı lehine vekalet ücretine, reddedilen kısmın 1.918.475,98-1.917.852,91 = 623,07 TL olarak kabul edilip, bu miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin, yargılama giderlerinin de bu miktarlar üzeriden paylaştırılmasının hakkaniyete uygun olacağı düşünülerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalıların, Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile; dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre; 1.442.059,37 TL asıl alacak, 453.136,71 TL icra takibine kadar işlemiş faiz ve 22.656,83 TL takibe kadar işleyen BSMV, 3.256.669,26 TL takip tarihi ile dava tarihi arasında işleyen faiz, 162.833,46 TL takip-dava arası işleyen faizin BSMV'si olmak üzere, icra takibinin toplam 5.337.355,63 TL üzerinden devamına. Asıl alacağa dava tarihinden itibren %58,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, Davacı bu icra dosyasına yaptığı masraflar ve ödediği harçlar için, ipoteklerin paraya çevrilmesinden dolayı 11.696,87 TL tahsilat yaptığı için infaz sırasında bu tutarın takip dosyası masraflarından düşülmesine, Hüküm altına alınan alacağın takip tarihindeki miktarı (1.442.059,37 TL+453.136,71+ 22.656,83=1.917.852,91 TL) üzerinden %20 oranında hesaplanan 383.570,58 TL inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

2-Alınması gereken 131.008,53 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 22.002,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 109.006,50 TL' nin davalılardan müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irad kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 22.002,03 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 225.428,23 -TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 623,07 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 3.762,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.761,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 3.120,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, 7-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20.02.2024

Başkan ... E-İmza

Üye ... E-İmza

Üye ... E-İmza

Katip ... E-İmza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/161, K. 2024/186, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-161-e-2024-186-k-df673272e6aa