İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/45 E. 2021/204 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/45
- Karar No
- 2021/204
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/45 Esas KARAR NO : 2021/204 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/07/2017 KARAR TARİHİ : 25/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında davacının aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını ve davacının iş bu ödeme emrini 01/06/2017 tarihinde tebliğ aldığını ve çekin sahte olduğunu anlar anlamaz durumu hemen icra müdürlüğüne itiraz hakkını kullandığını ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan incelemede ödeme emrine konu çekin 30/12/2016 tarihli bir sahte çek olduğunun ve çekin sahte olduğuna dair ... Bankası Operasyon Takas Merkezi'nin ...olu çekin sahte olduğunun teyit ve kabul edildiğini, davalı şirketin sahte çeki ilamsız icra takibine konu ederek davacıyı mağdur ettiğini, ilgili çekin davacı şirketçe düzenlenmediği gibi çek koçanının da davacı şirkete ait olmadığını, bu hususta da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturmanın devam ettiğini belirterek davacının ilgili sahte çek borçlusu olmadığının tespiti ile İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibin iptaline, davalının çekin sahte olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olmasından dolayı %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmadığından yetki itirazında bulunduklarını, dolayısıyla iş bu davayı görmeye yetkili mahkemelerin takibin yapıldığı İstanbul Mahkemeleri ile davalının adresi olan Gemlik Mahkemeleri olduğunu, ayrıca ticari evraktan kaynaklanan davanın görülme yerinin ticaret mahkemeleri olması gerektiğini, bu sebeple iş bölümü itirazında bulunduklarını, ayrıca davacı tarafın talebi ile takibin durdurulduğunu, bu herhangi bir haciz de yapılmadığından hukuki menfaatlerinin bulunmadığını, çekin ticari mal satışı karşılığı... San. Tic. ...'dan 16/11/2016 tarihinde davalı şirkete ciro yoluyla geçtiğini, yani davalının iyiniyetli çek hamili olduğunu, ayrıca her ne kadar çekin sahte olduğu iddia edilmiş ise de bu konuda bir mahkeme kararı bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın imzaya itiraz etmemesinin şüphe uyandırdığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının %20 tazminat talebinin de haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın usul ve esastan reddi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini savunmuştur. İNCELEME ve GEREKÇE Dava; çeke dayanan icra takip dosyası nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir. Taraflar arasında genel yetki kurallarının uygulanması gerekmekte olup, akdi veya ticari ilişki bulunmadığından somut olarak HMK 10 ve BK'nun 89.maddelerinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Davanın, davalının ikematgah mahkemesinde açılması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5.maddesinde; "Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6.maddesinde ise; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yetki itirazının ileri sürülmesi hususu ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19.maddesinde; ".. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde belirlenmiştir. Davalı vekili 17/08/2017 tarihli cevap dilekçesi ile; yetki itirazında bulunarak, davalı şirket merkez adresinin Beşiktaş/İstanbul olduğu ve yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir. Yetki itirazının süresinde olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 14/1. maddesi uyarınca "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." Bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19.maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece Kurumun bir başka şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. Öte yandan 6100 sayılı HMK'nın 19, 20 ve 21.maddelerine göre yetkinin kesin olmadığı hallerde, mahkemece verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkeme (yetkisizlik kararında yetkili olarak gösterilen) bu yetkisizlik kararı ile bağlı olup bu aşamadan sonra yetkisizlik kararı veremez. Davalı cevap dilekçesinde müvekkil şirket merkezinin Gemlik/Bursa'da olduğu, iş bu davayı görmeye yetkili mahkemeler İİK.m.72 gereği takibin yapıldığı İstanbul Mahkemeli ile davalı müvekkilinin adresi olan Gemlik Mahkemeleri olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduğu ve yargılama sırasında da yetki itirazlarını tekrarla dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmekle, yapılan incelemede icra takibinini yapıldığı yerin İstanbul olduğu, bu itibarla davalının yetki itirazının süresinde ve usulünce yapıldığı anlaşıldığından HMK 114-115 maddeleri gereğince yetki yönünden dava şartının mevcut olmadığı kanaatine varılmış ve mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olması ve Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1/ç) maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2- HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın kesin yetkili ve görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-Karar kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmiş ise kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Gönderme başvuru dilekçesinin süreler geçtikten sonra verildiği tespit edildiğinde dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, 5-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK' nin 331/2. mad. gereğince yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzene karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2021
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza