İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/102 E. 2019/1012 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/102
Karar No
2019/1012
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/102 Esas

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2018

BİRLEŞEN DOSYA BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/631 KARAR NO : 2019/1012

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2018

BİRLEŞEN DOSYA BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/660 Esas KARAR NO : 2020/1010

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2020

KARAR TARİHİ : 05/01/2026 YAZIM TARİHİ : 04/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalılara ait dava dilekçesinde belirtilen sosyal medya hesapları aracılığı ile müvekkiline ait ... ürününe dair kötüleyici paylaşımlarda bulunulduğunu ve haksız rekabet hukuku açısından hakların ihlal edildiğini, söz konusu ürünlerin tüm inceleme ve testlerden geçtiğini, ithalat, üretim ve piyasaya arz ile ilgili sağlık bakanlığı onaylarına ve CE ile ISO belgelerine sahip bir ürün olduğunu, davalılar ... ve ...'ın müvekkili şirketin eski ortakları olduğunu, dolayısıyla davalılar tarafından müvekkilinin tüm ticari sırlarını, tedarikçilerini, müşterilerini ve fiyat politikalarını bilen bir ortak olması sebebiyle öncelikle ortaklığa devam ederken aynı sektörde ve aynı faaliyette bulunmak üzere bir şirketin kurulmuş olmasının TTK m. 613'de düzenlenen bağlılık yükümlülüğüne aykırı olduğunu, davalıların hem şahsi hem de şirket sosyal medya hesaplarından müvekkili şirketi ve ürünlerini hedef alan paylaşımlar gerçekleştirdiklerini ve halen de buna devam ettiklerini, bu nedenlerle davalıların müvekkilin ürünü hakkında kötüleyici beyanları nedeniyle meydana gelen haksız rekabetin tespitine, durulmasına ve men'ine, bu bağlamda şimdilik 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde;Dava dosyasında amacına ulaşamayan davacının, dava dosyasından bahsetmeksizin kötü niyetli olarak usul ve yasaya aykırı taleplerini ayrıca Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş tespit dosyası açarak elde etmeye çalıştıklarını, inceleme sırasında aleyhinde tespit istenilen firmanın hazır bulundurulması sağlanmadığını, savunma hakkının kullandırılmadığını, konusunda uzman olmayan bilirkişi tarafından tek taraflı olarak rapor alındığını, davalıların davacının ürünlerini kötüleme iddiasının asılsız olduğu, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davacının taleplerinin ve davasının reddi ile yargılama giderinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ve ortaklarının müvekkili şirketin eski ortakları olduğunu, 06/12/2017 tarihinde imzalanan hisse devir ve temlik sözleşmeleri ve buna bağlı olarak alınan ortaklar kurulu kararı ile müvekkili şirket ortaklıklarını sonlandırdıklarını, davalıların müvekkili şirkette ortaklıkları devam ederken müvekkiline rakip olan aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ...ni kurduklarını, davalıların hem şahsi hem de şirket sosyal medya hesaplarından müvekkili şirketi ve ürünlerini hedef alan yalan içerikli paylaşımlar gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin müşterilerine müvekkilinin ürünlerini kötüleyen mail ve mesajlar gönderdiklerini, bu hususta Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, ancak davadan sonraki dönemde de davalıların eylemlerine devam etmeleri üzerine bu davanın açıldığını belirterek, öncelikle dosyamızın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalıların müvekkili ürünü kötüleyici ve yalan beyanları nedeniyle meydana gelen haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 117.470,09 TL maddi tazminatın en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili şirketin genel olarak saç ve deri üzerinde medikal uygulamalar yapan başta ... adlı cihaz ve kitleri olmak üzere .... markalarına ait ürünlerin satışı ve piyasaya arzı konusunda Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin .... Sağlık ve İnş Tic. A.Ş İtalya Merkezli dünya çağında tanınırlığı olan ve ... kitlerinin buluş sahibi .... firması ürünlerinin Türkiye'de münhasıran distribütörlüğünü yaptığını, davalı şirketin .... Biyomedikal Sağlık Hizmetleri San Tic. Ltd Şti'nin ise müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketin sosyal medya platformlarında rekabette öne geçmek ve avantaj sağlamak için yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanlarla tanıtımlar yaptığını, müvekkilinin münhasır distribütörlüğüne sahip ürünlerin patent hakkını tecavüz eden ürünler üretmekte olduğunu, bu taklit edilerek üretilen ürünlerin piyasa koşullarının altında satıldığını ve hukuka aykırı uygulama ve faaliyetleriyle haksız rekabete sebep olduğunu, davalı şirketin .... tek kullanımlık biyolojik kapların (yeşil kit ve kaplar) Sağlık Bakanlığı tarafından toplatılmasına rağmen ürün takip sisteminde ürünü listelemeye-piyasaya arzını devam ettirdiğine ilişkin beyan devam ettiğini, ürün kayıt sisteminin vatandaşın sağlıklı ve güvenli kozmetik ve tıbbi ürünlere ulaşımı sağlayan bir sistem olduğunu, davalının böylelikle kamu sağlığını da tehlikeye attığını, davalının ürünü sattığı sağlık kuruluşları ve kişileri firmalarına ait websitelerde hala ürünün tanıtım ve açıklamalarını yaptığını, davalının Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin haksız rekabete ilişkin hükümlerin ihlal ettiğini bildirerek davanın kabulü ile, tebligat yapılmaksızın davalının web sitesi ve sosyal medyasında gerçeği aykırı ve yanıltıcı iş ürünlerine ilişkin açıklamaların yapılması ile haksız rekabete sebep olan unsurların tespitine, TTK madde 61 ve HMK 389-391 maddeleri uyarınca davalı şirketin ... ürünlerinin piyasaya arzının önlenmesi, davalının websitesine erişimin engellenmesi ve davalı ile davalı müşterisi doktorların sosyal medya hesaplarında bulunan hukuka aykırı paylaşımların kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafın TTK madde 55/a (2)-(5)-(6)-(9) fıkraları sebebi ile TTK madde 56 uyarınca davalı tarafından yapılan haksız rekabetin tespiti ile menine, haksız rekabet sebebiyle ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın iş bu davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin faaliyet alanında kendisine karşı olan ticari üstünlüğü ve tanınırlığını hazmedememesi nedeniyle sebebiyle açtığı haksız patent tecavüzü davası ve işlediği haksız rekabet suçlarına ek olarak davacının bu sefer de salt müvekkiline zarar verme kastıyla davayı açtığı, davacının distribütör olduğuna dair iddiasının beyanından ibaret olduğunu, davacının taleplerini içerir derdest bir dava bulunduğunu ve davanın görevli mahkemede açılmadığını, davaya konu tıbbi cihaz niteliğindeki müvekkili ürünlerinin tüketiciye hitaben reklamı yapılmadığı gibi yapılmasının da hukuken mümkün olmadığını bildirerek, davacı taleplerini içeren Bakırköy ... Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/4 esas sayılı dosyası derdest olduğundan derdestlik itirazı uyarınca davanın usülden reddine, davacının tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan, ihtiyati tedbir talebinin ise davacının aktif husumeti dahi bulunmadığı da dikkate alınarak yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediği ve davacının haksız taleplerinin yargılamayı gerektirdiği gösterilerek reddine, aksi kanaat halinde ise uygulanacak tedbirin haksız çıkması durumunda müvekkili ve üçüncü kişilerin muhtemel zararlarına karşılık olmak üzere davacı tarafından uygun bir teminat gösterilmesine, her halükarda haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 27/04/2022 Tarihli ilk Bilirkişi heyet Raporunda; "... 1) Davacı tarafından dosyada sunulan ve davalıya ait olduğu belirtilen ilgili “@....” isimli ... ve “@....__” isimli .... sosyal medya hesaplarının profil sayfaları incelendiğinde güncel olarak yayında olduğu ve davaya konu paylaşımların bu hesaplardan yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğu tespit edildiği, 2) Davalıya ait olduğu belirtilen ilgili “@....__” isimli Instagram sosyal medya hesabının profil sayfası incelendiğinde güncel olarak yayında olduğu, ancak dosyada sunulan ilgili hesaba bağlı davaya konu linklerin güncel olarak yayında olmadığı/kaldırıldığı, ancak dosyaya sunulan ekran görüntüleri detaylıca incelendiğinde ilgili paylaşımların bahsi geçen Instagram hesabından yapıldığının anlaşıldığı, 3) Davacının 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, bu itibarla HMK 222. Md. Ve 6102 sayılı TTK. Md. 64/3 gereğince mevcut haliyle davacının defterlerinin lehine delil olma niteliğinin bulunduğu, 4) Davacı şirketin net satışlarında 2016 yılına göre 2017 yılında -1.018.940,89 TL tutarında ve %-22,73 oranında azalış bulunduğu, 5) Davacı şirketin 2015 yılında en yüksek dönem karı elde ettiği , 2017 yılında en yüksek dönem zararına uğradığı, 4) Davacı eski şirket ortakları olan davalılar ve özelikle davalı ....’nın bir dönem ayrıca mesul müdürü olmasından dolayı ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işleri yapamayacak olduğunun kabulü ile, delil ve belgeler kapsamında davalı .... ve ... ’nin meydan verdiği, vekaletsiz iş görme edimlerine göre mesuliyetlerinin tüm davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen bulunduğu, bu farkın davacının talebine göre haksız fiil tarihinden itibaren dava tarihine kadar işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin mümkün görülebileceği, 5) Davalıların vekaletsiz iş görme edimlerine göre şirkete tanzim etmesi gereken tutarın dava tarihi itibariyle güncel tutarının net 1.018.940,89- tl ve ticari temerrüt faizi ile birlikte 1.108.489,04 -TL olduğu, Davacıların harcı 11.000,00-TL üzerinden ödenmek üzere belirsiz alacak davası ikame etmiş oldukları dikkate alınarak, talebi aşar hesaplamanın tabi olduğu zamanaşımı rejiminin de ayrıca değerlendirmesinin Sayın Mahkemece takdirinde bulunduğu, 6) Davalıların TTK md. 56 ve devam hükümlerine göre davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin yönetiminde münferiden imza yetkili olarak görev aldığı ve bu surette haksız rekabet eylemi içinde olduğu kanaatimize göre sabit ise de; davalı şirket nezdinde ele edilmesi mümkün görülen gelirin davacıya devrini gerekli kılacak ve hesap yapmaya elverişli bilgi ve belgelerin dosyada yer almadığı için bu hususta bir hesap yapılamadığı ancak haksız rekabet ile zarar arasında bir illiyet bağının olduğu davacı şirket defterlerinden anlaşıldığı, davacının davalı şirket faaliyeti dolayısıyla ne gibi bir zararlarının doğduğunun denetime elverişli şekilde belirlenmesinin şimdilik sınırlı şekilde davacı defter incelemesine göre yapılabildiği, zararın bunu aşmış olabileceği, 7) Davacı’nın tazminat talebinin TTK md. 553 hükümlerine göre 2016-2017 senesinde net satışlarında azalma rakamı olan 1.018.940,89 – TL’nin 89.548,15 4 TL Faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istenilebilmesinin mümkün olduğu, bu hesabın ayrıca 2017-2018 ve 2018-2019 seneleri için de yapılmasının yukarıdaki açıklama kapsamında mümkün görülebileceğine, keza davalıların 18.12.2017-18.12.2019 tarihleri arasında var olan haksız rekabetlerinden mesul sayılmalarının hakim içtihat kapsamında 2 sene mühletle isabetli görülebileceği, *Davalı ....’nın ve ... ’nin pay devri ve ...’nin müdürlüğün sona ermesine dair ... no.lu ve 18.12.2017 tarihli TTSG’ye göre tarih belirlenmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.

17/04/2023 Tarihli ikinci Bilirkişi heyet Raporunda; "... Mali Yönden; Yanların ticari defterlerinin tutulduğu, süresinde E-Defter beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter sistemine yüklenildiği, 2022 yılı ticari defterlerinin tasdik süresinin devam ettiği, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin HMK m. 222 gereğince yanlar lehine delil niteliğini haiz olduğu, Yıllar itibarı ile karşılaştırmalı olarak yanların kümülatif satış rakamları incelendiğinde 2017 ve 2020 yıllarında Davacı Şirketin satışlarının önceki yıllara kıyasen azalış gösterdiği, diğer taraftan 2017 yılında Davacının satışlarının (-)947.626,13 TL azalış göstermesine rağmen aynı yıl Davalı Şirket satışları toplamının 222.110,84 TL olarak tezahür ettiği, 2018-2019 yıllarında Davacı Şirket satışlarının artış gösterdiği ve 2020 yılında Davacı Şirketin satışları (-) 1.075.466,36 TL azalış gösterirken, Davalı Şirket satışlarının ise 2.273.061,43 TL artış gösterdiği, Ancak yapılan bu incelemenin, Davacının satışlarının Davalı Şirketin eylemlerinden dolayı azaldığını destekleyici somut mali tespitlere ulaştırmadığı, örnek vermek gerekirse; Davalı Şirketin 03.08.2017 tarihinde kurulduktan 31.12.2017 mali dönem sonuna kadar 222 Bin TL satış gerçekleştirdiği ancak Davacı Şirket satışları ile karşılaştırıldığında; Davacı Şirket satışlarının, Davalı satış miktarının yaklaşık 4 katını aşan miktarda yani 947 Bin TL azalış gösterdiği, yani Davacı Şirket 2017 yılı satış kaybının Davalı Şirket cirosuna aktarılmadığı, ayrıca izleyen yıllarda Davacı Şirket satışlarında artış görüldüğü, Yanların Gelir Tabloları incelendiğinde her iki şirketin 2018-2020 yılları arasında kar raporladığı, Davacının 2018 yılında %4 kar raporladığı, Davalının %11 kar raporladığı, 2019-2020 yıllarında Davacının sırasıyla %3, %1 kar raporladığı, Davalının ise aynı dönemlerde %3 kar raporladığı, dolayısıyla Davacının ve Davalının satışlarından kar elde ettiği, Öte yandan Davacının 2016-2017 yıllarında ortalama %15 kar raporladığı, izleyen yıllarda karlılık oranlarının %3-4 oranlarına gerilediği görülerek yapılan mali analizler detaylandırılmış ve Yanların yıllar itibarı ile gerçekleştirdiği satışlar, Müşteri bazında incelenmiştir (Bkz. s. 19-21). Yapılan tespitler doğrultusunda; Davalılar tarafından TTK m. 55/1-a-(1) hükmünün ihlal edildiği hususunun kabulü halinde Davalılar tarafından 01.01.2018 yılından dava tarihine dek Davacı Şirket müşterilerine yapılan satışlar toplamı olarak 2018 yılı için tespit edilen 157.336,03, 2019 yılı için tespit edilen 117.519,20 ve 2020 yılı için tespit edilen 411.533,85 TL olmak üzere, gerek Davacının yıllar itibarı ile karlılık oranları gerekse müşteri bazında satış rakamları gözetilerek, Davalıların eylemleri kaynaklı olarak şirkete tazmin etmeleri gereken tutarın toplam (157.336,03+117.519,20+411.533,85=)686.389,08 TL olduğu, Mali inceleme konusu tespitlerin, Davacının ibraz ettiği ticari kayıtlar çerçevesinde Davalı tarafından ibraz edilen ticari kayıtlar ile dosya münderecatı nezdinde sınırlı olarak yapıldığı,Davacı tarafından 2017 yılı satış muavinleri ibraz edilmediği için Müşteri bazında satışların karşılaştırmasının 2017 yılı için yapılamadığı, Hukuki Yönden; 1) Asıl Dava bakımından; Davalılar tarafından TTK m. 55/1-a-(1) hükmünün ihlal edildiği, Davalılar’ın rekabet yasağını ihlal etmedikleri, Dosya içeriğinde TTK m. 55/1-a-(6) hükmünde yer alan şartların gerçekleştiğine dair bir delile rastlanmadığı 2) Birleşen Dava bakımından; TTK m. 55/1-a-(2), TTK m. 55/1-a-(5) ve TTK m. 55/1-a-(9) hükümlerinin ihlal edilip edilmediğinin Heyetimizin uzmanlık alanı dışında olduğu, Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında görülen dava devam ettiğinden, “Davalı’nın patent hakkını tecavüz eden ürünler üretmek suretiyle TTK m. 55/1-a,4 hükmünü ettiği”ne yönelik Davacı Şirket iddiası hakkında bir değerlendirmede bulunulamadığı, Dosya içeriğinde TTK m. 55/1-a-(6) hükmünde yer alan şartların gerçekleştiğine dair bir delile rastlanmadığı" şeklinde görüş bildirilmiştir. 13/05/2024 Tarihli üçüncü Bilirkişi heyet Raporunda; "... A-) Hukuk Bilirkişisinin İncelemeleri Neticesinde; Tarafların dosyaya sundukları ekran görüntüsü, distribütörlük bildirimi vb. tüm belge ve delillerin geçerliliğinin takdiri ve kabulü mahkemeye ait olup, Sayın Mahkemece delil olarak kabul edilmeleri halinde;  Asıl Davada; 1-) TTK m.613 ve 626 düzenlemelerine aykırılığın söz konusu olmadığı, 2-) Davalı ...’nun TTK m.55/f.1-a(1) anlamında davacı aleyhine kötüleme suretiyle haksız rekabette bulunduğu; beraat hükmünde aksi benimsenmişse de, “...” ve “....” isimli .... hesaplarındaki paylaşımların da davacı aleyhine haksız rekabet teşkil edeceği [TTK m.55/f.1-a(1)] kanaatinin hasıl olduğu, 3-) TTK m.55/f.1-a(6) ve (8), TTK m.55/f.1-c(1),(2) ve (3), TTK m.55/f.1-d hükümlerinde belirtilen haksız rekabet hallerinin gerçekleştiğine dair şartların oluşmadığı/ bu yönde delillerin mevcut olmadığı,  Birleşen .... Esas Sayılı Davada; 1-) Davalıya ait olduğu belirtilen hashtag kullanımının TTK m.55/f.1-a(4) kapsamında iltibas sebebiyle haksız rekabete sebep olacağının değerlendirildiği, 2-) Diğer davalı eylemlerinin iddia edilen TTK m.55/f.1-a (2), (5), (6) ve (9) hükümlerinde belirtilen haksız rekabet hallerinin gerçekleştiğine dair şartların oluşmadığı/ bu yönde delillerin mevcut olmadığı, 3-) İhtisas mahkemelerindeki davaların sonucunun beklenmesi gibi, Yargıtay’ın değişen içtihadı ve davacının patent hakkına tecavüz davasında da tazminat talep etmiş olması karşısında, TTK m.55/f.1-a(4)’e dayanan haksız rekabet iddiası yönünden davanın reddinin gerekip gerekmeyeceği ve mahkemenin görevi konularındaki nihai takdir ve kararın da mahkemeye ait olduğu,  Birleşen .... Esas Sayılı Davada; Davalı ...’nun kendiliğinden ortadan kalkmış olan ihtiyati tedbir kararını, daha sonra (23.02.2019) davacı müşterisine göndererek ürünleri istedikleri zaman toplatabileceklerini belirtmiş olmasının, TTK m.55/f.1-a(1) anlamında kötüleme yoluyla haksız rekabete yol açacak nitelikte olduğu, B-) Meslek Bilirkişisinin İncelemeleri Neticesinde; 1-) ... marka ürünler Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemine kayıtlı tüm belgelendirme işlemlerini tamamlamış. Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği çerçevesinde ürünün piyasaya arzında engel bir durum bulunmamakta olduğu, 2-) Cihazın insanlar üzerinde kullanılmasına engel bir durumla karşılaşılmamış olduğu, C-) Mali İnceleme Neticesinde; 1-) Davacı 2014,2015 yılları kebir defterinin dökümünün yapılmamış olması sebebi ile davacı 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış, 2016,2017,2018,2019,2020,2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Davalı 2017,2018,2019,2020,2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 3-) Tarafların Yıllar itibarı ile karşılaştırmalı olarak satış tutarları incelendiğinde 2017 ve 2020 yıllarında Davacı Şirketin satışlarının önceki yıllara göre azalış gösterdiği, 2017 yılında Davacının satışlarının (-)1.000.270,99 TL azalış göstermesine rağmen aynı yılda Davalı Şirketin kuruluş tarihi olan 03.08.2017 tarihinden 31.12.2017 yılı sonuna kadar satışları toplamının 222.110,84 TL olduğu, 2018-2019 yıllarında Davacı Şirket satışlarının artış gösterdiği ve 2020 yılında Davacı Şirketin satışları (-) 962.440,69 TL azalış gösterirken, Davalı Şirket satışlarının ise 2.416.616,82 TL artış gösterdiği görülmekte olduğu, 4-) Dosyaya sunulu belgelere göre, .... Sağlık Ürünl.Kozm.San. ve Tic.Ltd.Şti.tarafından davacı ... firmasına 25/02/2019 tarihinde 90 Adet ... Tek Kullanımlık Biyolojik Kap ürününün 108.768,60 TL+KDV=117.470,09 TL’lik ... No.lu fatura ile iade edilmiş olduğu ve davacı tarafından bu iade nedeniyle oluşan zararın ilgili yılda net karlılık durumuna göre 6.526,12 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Tarafların 2017-2022 yılları arasında çalışmış oldukları Ortak Müşterilerinin olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davacı yan iddiasında haklı görülmesi halinde, davalılar tarafından davalı şirketin kuruluş tarihi olan 03.08.2017 tarihinden dava yılı olan 2020 yılı sonuna kadar, davacının da müşterisi olan firmalara satışlar toplam tutarının 2017 yılı için 115.583,38 TL, 2018 yılı için 95.294,19 TL,2019 yılı için 96.117,37 TL, 2020 yılı için 310.062,06 TL olmak üzere, davalılar tarafından davacı müşterilerine yapılmış satış tutarları toplamının (115.583,38 TL+95.294,19 TL+96.117,37 TL+310.062,06 TL) 617.057,00 TL olarak hesaplanmış olduğu, Dava tarihlerinden sonra, 2021 ve 2022 yıllarında da tarafların çalışmış olduğu ortak müşterilerinin olduğu, davalılar tarafından davacı müşterilerine yapılmış satış tutarları toplamının 2021 yılı için 300.294,26 TL, 2022 Yılı için 648.829,83 TL hesaplanmış olduğu, 2021 ve 2022 yılı için toplam tutarın (300.294,26 TL+648.829,83 TL) 949.124,09 TL olduğu hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize aittir. 6-) Davacının 2017 yılı için 115.583,38 TL eksik satış yaptığı düşünüldüğünde davacı şirketin 2017 yılı Faaliyet Karı oranı olan %18,40 üzerinden hesaplanan davacı yanın uğramış olabileceği kar kaybının (115.583,38 TL*0,18,40) 21.267,34 TL hesaplanmış olduğu, Davacının 2018 yılı için 95.294,19 TL eksik satış yaptığı düşünüldüğünde davacı şirketin 2018 yılı Faaliyet Karı oranı olan %10 üzerinden hesaplanan davacı yanın uğramış olabileceği kar kaybının (95.294,19 TL *0,10) 9.529,42 TL hesaplanmış olduğu, Davacının 2019 yılı için 96.117,37 TL eksik satış yaptığı düşünüldüğünde davacı şirketin 2019 yılı Faaliyet Karı oranı olan %6,16 üzerinden hesaplanan davacı yanın uğramış olabileceği kar kaybının (96.117,37 TL *0,0616) 5.920,83 TL hesaplanmış olduğu, Davacının 2020 yılı için 310.062,06 TL eksik satış yaptığı düşünüldüğünde davacı şirketin 2020 yılı Faaliyet Karı oranı olan %5,10 üzerinden hesaplanan davacı yanın uğramış olabileceği kar kaybının (310.062,06 TL *0,0510) 15.813,17 TL hesaplanmış olduğu, Davalı şirketin davacı şirketin müşterilerine yapmış olduğu satışlardan dolayı davacı şirketin 2017-2020 yıllar arası uğramış olabileceği zarar tutarı (Kar kaybı) toplam olarak (21.267,34 TL+9.529,42 TL+) 5.920,83 TL+15.813,17 TL) 52.530,76 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkeme tarafından dava tarihinden sonraki 2021 ve 2022 yılları içinde davalı şirketin davacı şirketin müşterilerine yapmış olduğu satışlardan dolayı davacı şirketin uğramış olabileceği zarar da dikkate alınması durumunda, davacının uğramış olabileceği zarar (kar kaybının) 2021 yılı için 3.603,53 TL, 2022 yılı için 49.311,07 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir. 22/06/2025 Tarihli 3. Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda; "... I...... Ürününün Steril Olup Olmadığına İlişkin İtirazlar: Davalı Genesis İtirazı: Bilirkişi raporunda “Davaya konu ürün ..... marka ürünün hayvan ve bitki dokularını ayırmada kullanılan Steril olmayan ürün olduğu iddiası: Ürün Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sisteminde araştırıldı. Ürün etiketi üzerinde “...” ibaresi bulunmaktadır” ifadelerinin bulunduğu, bilirkişinin bu incelemeyi yaparken söylem tarihinde ilgili etiketin olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, isnat olunan söylemlerin 2018 yılına ait olduğu, ilgili ürünün steril olduğuna ilişkin ÜTS Başlangıç Tarihinin:27/02/2020 olduğu ileri sürülmüştür. Değerlendirme: 1. Mevcut Durum Tespiti: ÜTS (Ürün Takip Sistemi) verileri, ilgili ürünün güncel bilgilerini içerir kayıtları göstermektedir. Bilirkişi raporunun hazırlandığı tarihte ÜTS sisteminde yapılan sorgulamada ürünün '....' ibaresiyle kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Geriye dönük olarak 2018 yılındaki kayıtlar dava dilekçesinde bulunmuştur. İlgili kayıt görseli zor okunmakta ve ÜTS sisteminden doğrulama yapılamamaktadır. • Kayıtta ürün adı “..... - tek kullanımlık Biyolojik Kap - 50 Mikron 6 Mikro bıçaklı 1 ml solüsyon alan 100 altıgen delikli” • Ürün Numarası ... , • Ürün Sınıfı Sınıf I Diğer Sınıf I tıbbi cihazlar, düşük riskli ve genellikle invaziv olmayan ürünlerdir. Vücutla temas etmeyen, ölçüm yapmayan ve steril olmayan cihazlar bu sınıfa girer. Örneğin: yara bandı, non-steril eldiven gibi. • .... kodu ... “dental kemik parçacık koleksiyoncu” Edinilen bilgilere göre ..... adında 06.03.2108 tarihinde ÜTS kayıtlarında bulunan bir tıbbi cihaz bulunmaktadır. Kaydın hangi yıla kadar açık olduğu bilinmemektedir. Belgedeki ürünün Steril ürün özelliği taşımadığı, Güncel ürüne göre başka gmdn tanımında olduğu, Ürün kaydının olması o dönemde de CE belgesi olduğunu ve Sağlık Bakanlığı’na onaylatıldığını göstermektedir. 2018 tarihli kayıtta firmanın Bakanlığa teslim ettiği teknik dokümanlardaki CE belgesi ÜTS kayıtları silindiği için tarafımızca görülememiştir. Doğruluğu Bakanlığın kayıtlarından çıkarılarak öğrenilebilir. Kök Raporda belirtilen aynı isimli “.....” isimli ürünler farklı boy ve parçalarda kayıt edilmiştir. ÜTS kayıtları, ürünün 'steril' olarak kaydedildiği tarihi açıkça belirtmektedir. İtirazda belirtilen 27/02/2020 tarihi, ürünün ÜTS'ye 'steril' olarak kaydedildiği tarih olup, bu durum ürünün o tarihten itibaren resmi olarak steril kabul edildiğini göstermektedir. 2018 kayıtlı cihazın satışında herhangi bir engel olmamakla birlikte 2020 tarihinde kayıt edilmiş ürün ile aynı cihaz olup olmadığı da tarafımdan ispatlanamayacak bir iddiadır. Sonuç: 2018 kayıtlı ..... isimli cihazın Steril özellikte-bu ibare ile kaydedilmediği görülmüştür. ÜTS’de kayıtlı olmasının sonucu cihazın CE belgelendirmesinin olduğu ve Bakanlıkça onaylı bir ürün olduğudur. II. Ürünün Menşei, Üretimi ve CE Belgesi İle İlgili İtirazlar: Davalı İtirazı: Raporda “Davalılar vekili, davacı şirkete ait ..... KİT adlı ürünün aslında davacı tarafından üretilen/geliştirilen bir ürün olmadığı, davacının uygunsuz bir CE belgesi ile onay aldığı, bu görselin İrlanda merkezli bir firmanın websitesinden alındığı, İrlanda firmasının da bu ürünü üreticisi olan İtalya merkezli ... firmasından alarak satışını gerçekleştirdiği… Sorgulama sonucunda ürünlere ait belgelerin Onaylanmış kuruluş tarafından verildiği ve ürünlerin ÜTS’de bulunan kayıtlarına ilişkin herhangi bir sahte belgeleme durumunun olmadığı tespit edilmiştir. ÜTS kayıtlarında ürünün menşei Türkiye ve üretiminin Ülkemizde yapıldığı ibaresi bulunmaktadır. Bu bilgiyi destekler herhangi bir belgeye rastlanmamıştır.” ifadelerine yer verildiği; ürünlerin yurt dışından alındığına ilişkin iddialarının somut gerçeği yansıttığı, Bakanlıkça ürünler toplatılırken davalı şirketin müdürü tarafından da bu hususun açıkça dile getirildiği, karşı tarafın ticari defterlerini de Sayın Mahkeme’ye sunduğundan CE belgesi alabilecek bir üretim/çalışma gibi bir etkinliğin olup olmadığının görülebileceği, daha sonra davacının bir şekilde kılıfına uydurup CE belgesi almasının bu anlamda bir önemi bulunmadığı ileri sürülmüştür. Değerlendirme: 1. Mevcut Durum Tespiti: Davacı şirket tarafından sunulan CE belgesinin 'Onaylanmış Kuruluş' tarafından verildiğini ve ürünlerin ÜTS'deki kayıtlarına ilişkin herhangi bir 'sahte belgeleme' durumunun tespit edilmediği kök raporda belirtilmiştir. Bu tespit, belgenin teknik ve resmi geçerliliğine ilişkindir. Ürünlerin 'yurt dışından alındığı' veya 'görselin İrlanda merkezli firmadan alındığı' iddiaları, belgenin geçerliliğini doğrudan ortadan kaldırmaz. Resmi belgelerin geçerliliği ÜTS kayıtlarından esas almıştır. 2. "Menşei Türkiye" İbaresi ve Destekleyici Belge Talebi: Raporda belirtilen "ÜTS kayıtlarında ürünün menşei Türkiye ve üretiminin Ülkemizde yapıldığı ibaresi bulunmaktadır. Bu bilgiyi destekler herhangi bir belgeye rastlanmamıştır." ifadesi, bilirkişinin ÜTS kaydındaki bu bilgiyi teyit edici ek bir belgeye ulaşamadığını belirtmektedir. Bu, kaydın yanlış olduğu anlamına gelmez. İnceleme sırasında ek bir destekleyici doküman sunulmadığını veya bulunamadığını gösterir. Davalı vekili, davacının ticari defterlerinin incelenmesini talep ederek üretim kapasitesinin değerlendirilmesini istemiştir. Bu talep, Mahkemenin takdirine bağlı olarak ek bir inceleme gerektirebilir. Ancak mevcut kök rapor, eldeki bilgilerle ve ÜTS kayıtlarıyla tutarlı tespitlerle tutarlıdır. Esas olan Bakanlığa kayıt için teslim edilen belgelerdir ve bunların Bakanlıkça teyidi gerekebilir. 2018 tarihinde kayıt edilen cihaz için bu teyit gerekir; zira ÜTS’den ürün kaldırıldığı için ancak TİCTCK’dan sorgulanabilir. 2020 tarih kayıtlı ürünler için kök raporda gerekli teyitler yapılmıştır. 3. Bakanlıkça Toplatma ve Davalı Müdürü İfadesi: Bakanlıkça ürünlerin toplatılması ve davalı şirket müdürünün bu konudaki beyanları incelense bile Kök raporda bahsedildiği üzere piyasadan toplatılan ürün “...” isimli bir üründür. Yine ... firmasının ürünüdür fakat davaya konu belgelerde geçen “.....” isimli ürün değildir. Bu sebeple “...” isimli ürünün toplatılırken yaşanan olaylara dair ve ürünün üretimine dair herhangi bir yorum yapılamaz. Davaya konu “.....” isimli ürünün 2018 ve 2020 tarihli kayıtlarında ürün menşei Türkiye olarak geçmektedir. Ürünün üretiminin ülkemizde yapıldığına dair ÜTS kayıtları sırasında üretime dair pek çok belgenin ve üretime ait kalite belgelerinin üretimin yapıldığı yere ait Onaylamış Kuruluşun yaptığı denetimler olmalıdır. Tüm bu teknik dokümanlar incelemeye açık değildir. İlgili gerçek bilgi Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından sağlanabilir. 2018 tarihli ürüne ait CE belgesinin aslıda ÜTS’nin kayıtlarını yapan TİTCK tarafından geçmişe dair onaylanabilir. B-) Hukuk Bilirkişisinin İncelemeleri Neticesinde;  Asıl Davada; 1-) TTK m.613 ve 626 düzenlemelerine aykırılığın dolayısıyla bağlılık ve rekabet yasağına aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı ...’nun davacı şirketten ayrılmadan davalı Genesis şirketini salt kurmuş olmasının haksız rekabet teşkil etmediği kanaatine ulaşılmıştır. 2-) Heyetimizin Biyomedikal Mühendisi Üyesinin, ..... adında 2108 yılında ÜTS kayıtlarında bulunan tıbbi cihazın steril özellikte bir başka deyişle bu ibare ile kaydedilmemiş ise de ürün kaydının olmasının o dönemde de CE belgesi olduğunu ve Sağlık Bakanlığı’na onaylatıldığını gösterdiğini, cihazın satışına herhangi bir engel olmadığını ve insanlarda kullanılıp kullanılamayacağı hakkında tıbbi bir yorum tarafımızca yapılamamakla birlikte özellikle insanda kullanılamayacağına dair bir bilginin-parametrenin bulunmadığını, cihaz kayıtlarında da bu yönde bir açıklamanın yer almadığını belirtmiş olması, 2020 kayıt tarihli cihaz hakkında kök raporlardaki tespit ve değerlendirmesini muhafaza etmiş olması ve 2020 kayıt tarihli cihaz gibi 2018 kayıt tarihli cihazın da insan, hayvan ve bitki dokularında çalışabileceğini değerlendirmiş olması dikkate alındığında, kök raporda davalı ...’nun açıklamalarının davacı aleyhine kötüleme suretiyle haksız rekabete [TTK m.55/f.1-a(1)] sebep olacağı ve “genesisbiyomedikal” ve “...” isimli instagram hesaplarındaki paylaşımların da davacı şirket aleyhine TTK m.55/f.1-a(1) anlamında kötüleme suretiyle haksız rekabet teşkil edeceği yönünde bildirilen kanaatten dönülmesini gerektiren bir durum tespit edilmemiştir. Böyle olmakla birlikte, Heyetimizin Biyomedikal Mühendisi Üyesinin 2018 tarihinde kayıt edilen cihaz ÜTS’den kaldırıldığı için CE belgesinin doğruluğunun ancak Bakanlık kayıtlarından çıkarılarak öğrenilebileceği yönündeki beyanı Sayın Mahkeme’nin takdirindedir. 3-) TTK m.55/f.1-a(6), (8), TTK m.55/f.1-c(1),(2), (3) ve TTK m.55/f.1-d hükümlerinde belirtilen haksız rekabet hallerinin gerçekleştiğine dair şartların oluşmadığı/bu yönde delillerin mevcut olmadığı tespit edilmiştir.  Birleşen ... Esas Sayılı Davada; 1-) Kök Raporda davalıya ait olduğu belirtilen hashtag kullanımının TTK m.55/f.1-a(4) kapsamında iltibas sebebiyle haksız rekabete sebep olacağı değerlendirilmiştir. Tespit edilen #regeneraactiva hashtagindeki “....” ibaresinin bir tedavi yöntemi olup olmadığına yönelik heyetimizin genel hayat ve mesleki bilgi ve tecrübeleri çerçevesinde bir tespit yapılamamaktadır. Fakat sunulan hastane açıklamalarının Sayın Mahkemece bu yönde olduğunun takdiri halinde, işbu kullanım dolayısıyla TTK m.55/f.1-a(4) anlamında haksız rekabetin söz konusu olmayacağı sonucuna varılabilecektir, bu husustaki takdir Sayın Mahkeme’ye aittir. 2-) Diğer davalı eylemleri yönünden, iddia edilen TTK m.55/f.1-a (2), (5) ve (6) hükümlerinde belirtilen haksız rekabet hallerinin gerçekleştiğine dair şartların oluşmadığı/bu yönde delillerin mevcut olmadığı tespit edilmiştir. 3-) Heyetimizin Biyomedikal Mühendisi Üyesi, işbu ek raporda da, Bakanlıkça ürünlerin toplatılması ve davalı şirket müdürünün bu konudaki beyanları incelense bile, kök raporda bahsedildiği üzere piyasadan toplatılan ürünün Global şirketinin ürünü olmakla birlikte davaya konu belgelerde geçen “.....” isimli ürün olmadığını; Global’e ait tek toplatılan ürünün ... ürünü olduğunun kayıtlarda görüldüğünü ve 2020 kayıt tarihli cihaz gibi 2018 kayıt tarihli cihazın da Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği çerçevesinde piyasaya arzlarında engel bir durum bulunmadığını ifade etmiştir. Neticede, kök raporda ulaşılan TTK m.55/f.1-a(9) hükmünün şartlarının oluşmadığı/bu yönde delillerin mevcut olmadığı kanaati muhafaza edilmiştir. 4-) İhtisas mahkemelerindeki davalarının sonucunun beklenmesi Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu gibi, Yargıtay’ın değişen içtihadı ve her ne kadar davacı Kök Rapora itirazında malın üreticisinin SMK kapsamında haklarını arayabilecekken işin perakende tarafında bulunan müvekkilinin haklarının TTK çerçevesinde savunulması gerektiğini belirtmişse de, davacı ... ’in patent hakkına tecavüz davasında da tazminat talep etmiş olması karşısında, huzurdaki davada yine patent hakkına ama bu kere TTK m.55/f.1-a(4)’e dayanılıp haksız rekabet iddiasında bulunulmuş olmasının, huzurdaki davanın dayanılan bentteki iltibas sebebiyle haksız rekabet yönünden reddini gerektirip gerektirmeyeceği ve mahkemenin görevi konularındaki takdir de elbette Sayın Mahkeme’ye aittir.  Birleşen ... Esas Sayılı Davada; Davalı ...’nun kendiliğinden ortadan kalkmış olan ihtiyati tedbir kararını, daha sonra davacı müşterisine göndererek ürünleri istedikleri zaman toplatabileceklerini belirtmiş olmasının, TTK m.55/f.1-a(1) anlamında kötüleme yoluyla haksız rekabete yol açacak nitelikte olduğu kök raporda belirtilmiştir. Davacının müşterilerine davalı tarafından haksız şekilde gönderildiği iddia edilen ... ürününe dair -asliye ceza mahkemesince iade edilmesine karar verilen- iddianamenin davacının müşterilerine gönderildiğine dair bir bilgi ve tespit dosyada bulunmamaktadır. Bu sebeple işbu iddia hakkında haksız rekabet eylemi tespit edilmemiştir. Davacı her ne kadar .... E. sayılı dava açıldıktan sonra da davalılar .... şirketi ve ...’nun haksız rekabet eylemlerine devam ettiklerini ileri sürmüşse de, ihtiyati tedbir kararına ve ... ürününe ilişkin olanlar haricinde somut bir iddia ve/veya delil ortaya koymamıştır. Bu itibarla, ihtiyati tedbir kararı ile ilgili olan dışında işbu dava kapsamında başka bir haksız rekabet fiili tespit edilmemiştir. C-) Mali İnceleme Neticesinde; 1-) Birleşen dava yönünden, davacı yan lehine karar alınması halinde, davacı şirketin birleşen dava yönünden, iade gelen ürünün tekrar başka bir firmaya satışının yapılabileceği değerlendirilirse, .... Sağlık Ürünl.Kozm.San. ve Tic.Ltd.Şti.tarafından davacı .... firmasına 25/02/2019 tarihinde 90 Adet ..... Tek Kullanımlık Biyolojik Kap ürününün 108.768,60 TL+KDV=117.470,09 TL’lik ... No.lu fatura ile iade edilmiş olduğu ve davacı tarafından bu iade nedeniyle oluşan zararın ilgili yılda net karlılık durumuna göre 6.526,12 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, İade gelen ürünün, tekrar başka bir firmaya satışı yapılamayacak biçimde olduğuna kanaat getirilmesi halinde, davacının İade faturasının KDV Hariç tutar olan 108.768,60 TL Zararının olabileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2-) Esas Dava yönünden, Tarafların 2017-2022 yılları arasında çalışmış oldukları Ortak Müşterilerinin olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davacı yan iddiasında haklı görülmesi halinde, davalılar tarafından davalı şirketin kuruluş tarihi olan 03.08.2017 tarihinden dava yılı olan 2020 yılı sonuna kadar, davacının da müşterisi olan firmalara satışlar toplam tutarının 2017 yılı için 115.583,38 TL, 2018 yılı için 95.294,19 TL,2019 yılı için 96.117,37 TL, 2020 yılı için 310.062,06 TL olmak üzere, davalılar tarafından davacı müşterilerine yapılmış satış tutarları toplamının (115.583,38 TL+95.294,19 TL+96.117,37 TL+310.062,06 TL) 617.057,00 TL olarak hesaplanmış olduğu, bu konuda kök rapordaki hesaplarında ve değerlendirmelerde değişiklik olmadığı, 3-) Sayın Mahkeme tarafından davacı yan iddiasında haklı görülmesi halinde, Davalı şirketin davacı şirketin müşterilerine yapmış olduğu satışlardan dolayı davacı şirketin 2017-2020 yıllar arası uğramış olabileceği zarar tutarı (Kar kaybı) toplam olarak (21.267,34 TL+9.529,42 TL+) 5.920,83 TL+15.813,17 TL) 52.530,76 TL olarak hesaplanmış olduğu, bu konuda kök rapordaki hesaplarında ve değerlendirmelerde değişiklik olmadığı, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair karar verilmiş, verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile; " ... Asıl davada davacı, davalıların kendisine ait bir ürünü, davacı müşterileri ile iletişime geçmek suretiyle ve sosyal medya hesapları üzerinden kötülediklerini, ayrıca davacı portföyünden yararlanarak davacının satış yetkisi olan bir ürünü 3.kişilerden tedarik edip davacının müşterilerine davacının fiyatlarının çok altında sattıklarını, davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, birleşen davada ise davalının kendisi hakkında patent hakkına tecavüz iddiasıyla açtığı bir davada verilen tedbir kararı kaldırıldığı halde davalı tarafın tedbir kararını kendisinin müşterilerine göndererek müşteri kaybına neden olduğunu, davalıların bu eylemlerinin de haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve uğranılan zararın tazmini istemlerinde bulunmuştur. Davalı ise iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Görüldüğü üzere davacı iddiasında, davalılarca kötülendiğini ileri sürdüğü ürünün markasının tescilli olduğundan ve buna ilişkin haklarından söz etmemiştir, kaldı ki söz etmiş olsa dahi davacının davalı tarafın bu tescilli ürünü taklit ederek benzer bir ürün ürettiği veya kullandığı yönünde bir iddiası bulunmadığı sürece, salt ürünün tescilli bir markasının olması 5846 sayılı FSEK ve 551, 554, 555 ve 556 sayılı KHK hükümlerinin somut olayda uygulanmasını gerektirmez. O halde ilk derece mahkemesince, bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-3 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " denilmek suretiyle mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf incelemesi sonrası mahkememize gönderilen dosyanın eldeki .... esasa kaydedilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmiştir. Asıl dava ve birleşen davalar haksız rekabetin tespiti ile men'i ve uğranıldığı belirtilen zararların tazmini istemlerine ilişkindir. Asıl davada davacı taraf, davalıların kendisine ait ..... KİTİ ürününü, davacı müşterileri ile iletişime geçmek suretiyle ve sosyal medya hesapları üzerinden kötülediklerini, davalılar ... ve ...'ın davacı şirketin eski ortakları olup, davacının tüm ticari sırlarını, tedarikçilerini, müşterilerini ve fiyat politikalarını bildiklerini, ortaklığa devam ederken aynı sektörde ve aynı faaliyette bulunmak üzere davalı şirketi kurduklarını, davacı portföyünden yararlanarak davacının satış yetkisi olan bir ürünü 3.kişilerden tedarik edip davacının müşterilerine davacının fiyatlarının çok altında sattıklarını, davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek haksız rekabetin tespiti ve tazminat taleplerinde bulunmuştur. Birleşen Bakırköy ... ATM'nin ... Esas sayılı davasında; davacı tarafça, davalının kendisi hakkında Bakırköy ... FSHM'nin ... esas sayılı dosyasında patent hakkına tecavüz iddiasıyla açtığı bir davada verilen tedbir kararı kaldırıldığı halde davalı tarafın tedbir kararını kendisinin müşterilerine göndererek müşteri kaybına neden olduğunu ve satılan ürünlerin taraflarına iadesi nedeniyle 117.470,09 TL iade faturası kesildiğini, ticari iş kaybına neden olduğunu, davalıların bu eylemlerinin de haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve uğranılan zararların tazmini istemlerinde bulunmuştur. Birleşen Bakırköy .... ATM'nin ... esas sayılı davasında ise; davacı ... şirketi, davacının ... kitlerinin buluş sahibi .... firması ürünlerinin Türkiye'de münhasıran distribütörlüğünü yaptığını, davalı şirketin .... şirketinin ise davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterediğini, davalı şirketin sosyal medya platformlarında rekabette öne geçmek ve avantaj sağlamak için yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanlarla tanıtımlar yaptığını, davacının münhasır distribütörlüğüne sahip ürünlerin patent hakkını tecavüz eden ürünler üretmekte olduğunu, bu taklit edilerek üretilen ürünlerin piyasa koşullarının altında satıldığını ve haksız rekabete sebep olduğunu, davalı şirketin ... tek kullanımlık biyolojik kapların Sağlık Bakanlığı tarafından toplatılmasına rağmen ürün takip sisteminde ürünü listelemeye-piyasaya arzını devam ettirdiğini, davalının Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin haksız rekabete ilişkin hükümlerin ihlal ettiğini bildirerek, haksız rekabetin tespiti, men'i ve zararların tazmini istemlerinde bulunmuştur. Asıl dava ve birleşen davalar yönünden mahkememizce aldırılan ve bağdaştırıcı nitelikteki son(üçüncü) bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarındaki tespitler hükme esas alınarak yapılan değerlendirmede; Asıl dava yönünden; davacı taraf, davacı şirketin eski ortağı olan davalı ...'in ve şirketin ortağı ve müdürü olan davalı ...'nın TTK'nın 613 ve 626. Maddesi kapsamında rekabet yasağına aykırı hareket ettiklerini ise de, davalılar ... ve ...'ın davacı şirketteki ortaklıklarını 06.12.2017 tarihinde sonlandırdıkları, aynı tarihte davalı ...’ın müdürlük görevinin de sona erdiği, davalı şirketin 03.08.2017 tarihinde davalı ... tarafından kurulduğu, bu tarihte davalı ...’nun davacı şirkette de ortak olduğu, müdürlük görevinin ise bulunmadığı ve davalı ...’ın davacı şirketteki ortaklığı ve müdürlük görevi sona erdikten sonra davalı şirket ortağı olduğu görülmekte olup, ortağın rekabet etmeme yasağı ancak limited şirket ana sözleşmesinde açık bir şekilde belirtilmesi halinde söz konusu olmakla davalı ...’in davacı şirkette ortak olduğu sırada örtüşen konularda faaliyet gösteren davalı şirketi kurmasının, davacı şirket ana sözleşmesinde ortaklara rekabet yasağı getiren bir hüküm bulunmayışı ve TTK’ nın yukarıda anılan hükümleri gözetildiğinde, rekabet yasağına aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmış ve davalı ...’nın da, dava şirketteki müdürlük görevi ve ortaklık sıfatı sona erdikten sonra davalı şirket ortağı olduğu anlaşıldığından, ... yönünden de rekabet yasağına aykırılığın söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın, davalıların, davacının müşterileri olan doktorlarla iletişime geçerek müvekkilinin ürünlerini kötülediklerini, sosyal medya hesaplarından davacının ürünlerini açıkça ima eder şekilde kötülemeler gerçekleştirdikleri iddiası yönünden yapılan değerlendirmede, mahkememizce dinlenen tanık anlatımları ve dosyaya sunulan sosyal medya paylaşım görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde ve teknik bilirkişi incelemesinde davaya konu ..... isimli ürünün Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemindeki araştırmasında, ürün etiketi üzerinde “...” ibaresinin bulunmakta olduğunu, bu işaretin ürünün Sterilizasyon için radyasyon ile ışınlamaya tabii tutulduğunu göstermekte olduğunu, Ürün Kılavuzunda ürünün steril olarak paketlendiği ve hasarlı bir paketleme yapılmış ürünlerin kullanılmamasını ikaz etmekte olduğunu, firmanın ÜTS’ye kayıtlı ürünleri için sterilizasyon ile ilgili Kalite Belgelerini edindiğinin de tespit edilmesi hususları da dikkate alındığında, davalıların bilirkişi raporlarında ve dosyada yer alan görsellerdeki açıklamalar ve tanık beyanlarındaki açıklamalarla davacı aleyhine kötüleme suretiyle haksız rekabette (TTK'nın 55/f.1-a(1) maddesi) bulundukları kabul edilmiştir. İlgili paylaşımlara ilişkin ceza yargılamasında beraat kararı verildiği görülmüş ise de eylemlerin ceza kanununa göre suç teşkil etmesi unsuru ile hukuki sorumluluğu gerektiren veya başkaca kanunlardaki karşılığının/değerlendirmesinin farklı hususlar olduğu gibi mahkememizce, ceza yargılamasındaki değerlendirmenin yapıldığı görsel ile sınırlı bir değerlendirme de yapılmadığından söz konusu beraat kararının mahkememizi bağlamayacağı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın, davalı tarafın, davacının satış yetkisi olan bir ürünü (...) üçüncü kişilerden tedarik edip davacının müşterilerine davacının fiyatlarının çok altında satarak TTK'nın 55/1-a(6) fıkrası kapsamında haksız rekabete sebep olduğunu iddiası yönünden dosyada, bu haksız rekabet fiilinin unsurlarının gerçekleştiği yönünde usulüne uygun ispata yeterli kesin delil, bilgi belge, veri sunulmadığı ve tespit yapılamadığından bu iddiasının ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın, davalıların davacı şirketin müşteri portföyüne, ürün bilgilerine ve fiyat politikalarına hakim olmaları nedeniyle bu bilgileri davalı şirket bünyesinde hukuka aykırı şekilde kullandıklarını, düşük fiyat teklif ettikleri ve bu suretle TTK'nın 55/f.1-c(1),(2),(3) ve 55/f.1-d fıkraları kapsamında haksız rekabete sebep olduğunu iddiası yönünden dosyada, bu haksız rekabet fiillerinin unsurlarının gerçekleştiği yönünde usulüne uygun ispata yeterli kesin delil, bilgi belge, veri sunulmadığı ve tespit yapılamadığından bu iddiasının ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Asıl dava bakımından davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede, davalıların TTK'nın 55/f.1-a(1) maddesi kapsamında bulundukları tespit edilen haksız rekabet eylemleri uyarınca davacının zarara uğramasına sebebiyet verdikleri ve buna göre son alınan bilirkişi heyet raporunda tespit edilebilen miktar olan 52.530,76 TL maddi tazminata davacı lehine hükmedilmiş ve haksız rekabet eylemlerinin aynı zamanda davacı şirketin ticari itibarını zedeler nitelikte bulunduğu anlaşıldığından takdiren 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Birleşen Bakırköy .... ATM'nin ... esas sayılı doyası yönünden; davacı taraf, davalıların haksız fiillerine devam ettiklerini, davalı tarafından Bakırköy ... FSHM'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan ... E. sayılı patent hakkına tecavüz davasında davalı tarafça tedbir talep edildiğini, ancak teminat yatırılmadığından yok hükmünde sayıldığını ve kaldırıldığını, buna karşın davalı tarafın davacı müşterilerine tedbir kararını göndererek kararı istedikleri zaman uygulayıp müvekkiline ait ürünleri toplatabileceklerini bildirdiklerini ve bunun üzerine bir müşterilerinin ürünleri iade etmek istediğini bildirdiğini, davacının bu şekilde iş kaybına uğradığını, 117.470,09-TL değerindeki ürünlerin iade edildiğini belirtmiş olup, dinlenen tanık beyanı ve dosyaya sunulan mesajlaşma kayıt görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde, FSHM tarafından 10.01.2019 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kararda belirtilen 1 haftalık sürede teminatın yatırılmaması sebebiyle 26.01.2019 tarihli kararı ile tedbir kararını kendiliğinden kalmış sayıldığı yönünde karar verdiği anlaşılmış olup, buna karşın davalı ...'in davacıya ait ürünlerle ilgili kendiliğinden ortadan kalkmış olan ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek davacı müşterisine göndererek ürünleri istedikleri zaman toplatabileceklerini belirtmekle TTK m.55/f.1-a(1) anlamında kötüleme yoluyla haksız rekabette bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının geri verilen/iade edilen ürünlerine ilişkin dayandığı 117.470,09 TL'lik iade faturasına ilişkin zararın giderilmesi talebi yönünden bilirkişice yapılan hesaplamaya göre iade nedeniyle oluşan zararın ilgili yılda net karlılık durumuna göre 6.526,12 TL olduğu yönündeki tespit edilebilen söz konusu miktar olan 6.526,12 TL maddi tazminata davacı lehine hükmedilmiştir. Söz konusu birleşen davada davalı şirket yönünden de haksız rekabetin tespiti ve zarar tazmini talebinde bulunulduğu görülmüş ise de, davalı şirketin bu yöndeki eyleme katıldığına şirket hesabından bir paylaşım yapıldığına dair tespit bulunmadığından davalı şirkete açıl davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen Bakırköy .... ATM'nin ... esas sayılı doyası yönünden;1-) Davacı ... şirketi, davalı şirketin, satışını yapmadığı halde ... ürünlerinin tanıtımını yaparak ilgili markaların sanki Türkiye’de satış ve dağıtım yetkisine sahipmiş gibi hareket ettiğini, onocommed 2 ürününün davalı tarafından satılmadığı halde davalı internet sitesinde tanıtımının yapıldığını, magellan ürününün distribütörlüğünün davacıda olmasına ve davalının satış yetkisi olmamasına rağmen görselleri ve bilgisinin davalı şirket stoğunda sergilenmekte olduğunu, vampire facelift ürününün satışının teknik olarak mümkün olmadığını, ürünün patent sahibi tarafından

Türkiye’de satılmasına ilişkin başvuru yapılması gerekmekte olduğu belirttiği görülmüş olup, davalı tarafın sunduğu distribütörlük sözleşmesinin hangi tarihte sona erdiğine dair dosyada bir bilgi bulunmadığı bu sebeple dava tarihi itibarıyla distribütörlük sözleşmesinin ayakta olup olmadığının tespit edilemediği, davacının iddialarını ilişkin bu yönde delil sunmadığı, davacının söz konusu üç ürünün distribütörü olduğunu gösterir delil de sunmadığı, davalı kullanımlarında gerçeğe aykırı, yanıltıcı bilgi verilmesi bu kapsamda distribütör/tek yetkili satıcı vs. olunduğuna dair bir açıklamanın olduğu da tespit edilemediğinde, davalının sadece ürün görsellerine yer verilmesi ve ürünle ilgili birtakım bilgilerin paylaşılmasının, ilgili hedef tüketici kitlesi nezdinde o ürünün-markanın kullanımı konusunda özel hak sahibi olunduğuna dair bir yanılgının-izlenimin doğmasına neden olmasının olanaklı görünmediği değerlendirilmekle, davacının iddia edilen suretle davalının TTK'nın 55/f.1-a(2) fıkrası anlamında haksız rekabet teşkil eden eylemlere bulunduğu hususu usulüne uygun kesin deliller ili ispat edilememiştir. Davacı tarafın, davalı şirketin .... Doku Ayrıştırma ve Homojenleştirme Kapları olarak anılan ürününün davacını patent hakkına sahip olduğu ... Cihazı ve ... taklit edilerek üretildiğini iddiası yönünden yapılan değerlendirmede, davacı şirket tarafından Bakırköy .... FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirket aleyhine, davacı şirketin ... markalı Tek Kullanımlık Doku Ayrıştırma ve Süspansiyon Kiti ürününün davalının distribütörü olduğunu belirttiği ... adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... tescil numaralı patent hakkına tecavüz ettiği iddiasıyla tazminat ve tecavüze dayalı sair taleplerle dava açtığı anlaşılmakla, bir sınai hakka/patente tecavüz fiili aynı zamanda haksız fiil olup, haksız rekabet olarak da nitelendirilmekte ise de güncel Yargıtay içtihatları gereği SMK’da korunan patent hakkına tecavüze ve TTK uyarınca haksız rekabete aynı anda dayanılamayacağı kabul edildiğinden davacının bu yöndeki taleplerinin mahkememizce dinlenemeyeceği değerlendirilmiştir. Davacı taraf davalı şirketin, “...” ve “....” kullanıcı adlı sosyal medya hesaplarında, müvekkilinin münhasır dağıtıcılığına sahip olduğu .... kendi görsellerinin altında kullanarak paylaşım yaptığını, bu açıklamaların aldatıcı reklam olarak nitelendirileceğini; davalı şirketin bu kullanımlarla davacı şirket ürünleri ve faaliyetleri ile karışıklığa yol açtığını iddia etmiş olup, bilirkişi raporunda görseline yer verilen .... (eski adıyla ....) sayfasında 21 Ağustos 2019 tarihli bir paylaşımda regeneraactiva hashtagine yer verildiği belirtilmekle, davalı şirkete ait olduğu belirtilen hashtag kullanımının TTK'nın 55/f.1-a(2) ve (5) fıkralarındaki haksız rekabet fiillerinin şartlarını gerçekleştirmediği ve dosyaya bu yönde bu yönde ispata yarar delillerin sunulmadığı anlaşılmış ayrıca dosyada mevcut imza tarihi 06.08.2018 olan Distribütörlük Bildiriminden, .... firmasının davacı .... Kitlerinin ve ... Cihazının Eylül 2017’den başlamak üzere 2021 yılına kadar Türkiye’deki münhasır distribütörü olarak yetkilendirdiği ve davacı şirketin, ... firmasının buluşlarının ve özellikle ... Kitlerinin ve Cihazlarının herhangi bir patent ve/veya sınai mülkiyet hakkı ihlaline karşı korunması yönünden tam yetkili olduğu, üçüncü kişilerin sınai mülkiyet hakkı ihlallerine karşı Türk Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde ...’nin başvurabileceği yasal prosedürlere kendi başına-bağımsız olarak başvurabileceği belirtilmekte olduğundan ve davacınıı bu yönde ilgili ürünle ilgili açtığı Bakırköy ... FSHM nezdinde dava bulunduğundan yukarıda da izah edilen sebeplerle davacının bu yönde talebinin mahkememizce değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacı taraf, davalı şirketin .... ve A-.... ürünlerini satmak amacıyla davacı müşterileri ile görüşmeler yaptığını ve kendi müşterilerine ürünün normal fiyatının neredeyse 5 (beş) katı altında satış fiyatı tablosu verdiğini, bazı müşterilerinin kendisinden ürün almayı bıraktığını ileri sürdüğü görülmüş ise de, davalının buna ilişkin TTK'nın 55/f.1-a(6) fıkrası kapsamında haksız rekabette bulunduğunu ispat eden delil sunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, davalı şirketin ... tek kullanımlık biyolojik kapların (yeşil kit ve kaplar) Sağlık Bakanlığı tarafından toplatılmasına, davalının yurt dışından ithal ettiği non-steril yeşil kitlere ilişkin alınan belgenin Sağlık Bakanlığı tarafından 12.06.2019 tarihli karar ile iptal edilmesine rağmen ürün takip sisteminde ürünü listelemeyi-piyasaya arzını devam ettirdiğine ve davalının Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'ni ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de, teknik bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının piyasadan toplatılan ürünlerinin davaya konu ..... ürünü olmadığı, ÜTS’ye kayıtlı ürünleri için sterilizasyon ile ilgili Kalite Belgelerini edindiği, ürünlere ait belgelerin onaylanmış kuruluş tarafından verildiği ve ürünlerin ÜTS’de bulunan kayıtlarına ilişkin herhangi bir sahte belgeleme durumunun olmadığı, ..... marka ürünlerin Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemine kayıtlı tüm belgelendirme işlemlerini tamamlamış olduğu, Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği çerçevesinde ürünün piyasaya arzında engel bir durum bulunmadığı hususları tespit edildiğinden, davacının iddiaları kapsamında davalının TTK'nın 55/f.1-a(9) fıkrası kapsamında haksız rekabette bulunduğu iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle birleşen söz konusu davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davanın kısmen kabulü ile, davalıların TTK 55/1-a ( 1) madde kapsamında kötüleme suretiyle haksız rekabette bulunduklarının tespiti ile, 52.530,76 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 51.530,76 TL'sinin ıslah tarihi olan 24/11/2025 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.929,93-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 1.971,86-TL peşin ve tamamlama harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 1.958,07-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına, b-Maddi Tazminat yönünden Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, c-Maddi Tazminat yönünden Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalılara verilmesine, d-Manevi Tazminat yönünden davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, e-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı ve 1.971,86-TL peşin ve tamamlama harcı olmak üzere 2.007,76-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 2-BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .... ESAS SAYILI DAVASI YÖNÜNDEN; -Davalı ...Sağlık ve İnş. Tic. A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, -Davalı ...'ya karşı açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının TTK 55/1-a ( 1) madde kapsamında kötüleme suretiyle haksız rekabette bulunduklarının tespiti ile, 6.526,12 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, a-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 2.006,10-TL indirilmesi ile fazlaca alınan 1.274,10-TL harcın davacıya geri verilmesine, b-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.526,12-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınması ile davacıya verilmesine, c-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, d-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı ve 2.006,10-TL peşin harç olmak üzere 2.050,50-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalı ...'dan alınması ile davacıya verilmesine, 3-BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVASININ REDDİNE, a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 341,55-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 390,45-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, b-Maddi Tazminat yönünden davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı ve 2.006,10-TL peşin harç olmak üzere 2.050,50-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalı ...'dan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 33.737,90-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 10.342,29-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi vb) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davalı ... tarafından yapılan 21.050,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 10.559,99-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, 6-Davalı ... tarafından yapılan 105,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 79,06-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/01/2026

Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/102, K. 2019/1012, T. 05.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-102-e-2019-1012-k-f6db6232c5b8