İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/302 E. 2026/21 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/302
- Karar No
- 2026/21
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/302 Esas KARAR NO : 2026/21
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin müvekkili şirketin ...... hesabına tebliğ edildiğini, 1 yıllık süre içerisinde işbu davanın açıldığını, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, 01.01.2020 tarihinde davalıya ait ekte cari hesap ekstresi ve teklifleri içeren belgelerini sunduğu hizmetlerin yapılıp teslim edildiğini, faturasının da kendisine gönderildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini, fakat ödeme işleminin de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemediğinden dolayı kendisi hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası 490.741,64 TL tutarından açıldığını, işbu davanın 260.000,02 TL tutarı yönünden itirazın iptal edilmesi için ikame edildiğini, geri kalan tutar yönünden itirazın iptal edilmesini kesinlikle talep etmediklerini, ilaveten, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilindiğini, likid bir alacak olduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı .... Yapı Şirketi tarafından 29.05.2024 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile 490.741,64 TL. bedelli icra takibi yapıldığını, davacının bu icra takibine dayanak olarak 27.02.2023 tarihli bir adet, 06.03.2023 tarihli 6 adet onaysız teklif formu ile 02.09.2023 tarihli cari hesap borç ekstresini takip talebine yazdığını ve takibinin ekine eklediğini, davacının haksız, dayanaksız ve kötü niyetli başlattığı icra takibine müvekkili tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının bu kere huzurdaki dayanaksız itirazın iptali davasını ikame ettiğini, davacının davasının hangi alacağa dayandığının itirazın iptali talebine neyi konu ettiğinin anlaşılamadığını, davacının muaccel hale gelmiş bir alacağı olmadığı için davacının davasını kasten muğlak beyanlar üzerine kurduğunu, davacının müvekkilinden muaccel olan bir alacağı olmadığını, davacının muaccel olmadığını bildiği bir alacak için icra takibi başlattığı için alacak kaleminin dayanağının ne olduğununu açık şekilde beyan etmekten kaçındığını, davacı ile müvekkili arasında 27.09.2022 tarihinde imzalanan sözleşme öncesinde hiç bir ticari ilişki olmadığını, davacıdan ilk defa 2022 tarihinde belirtilen sözleşmedeki iş için muttali olunduğunu, dolayısıyla 01.01.2020 tarihinden başlayan bir cari hesaplarının olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından eksik ve kusurlu işler giderilmediği için müvekkili ile davacı arasında da işin tesliminin yapılamadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. maddesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 490.741,64-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılırak mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...1)-Davacının 2022 ve 2023 takvim yıllarında e-defter tuttuğu, dava ile ilgili kayıtları eksiksiz, usulüne ve mevzuata uygun olarak tuttuğu ve sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, 2)- Davalı taraf davacının takip konusu yaptığı bütün alacak ve faizlerine itiraz ettiği, 3)- Davacı davalıya tanzim ettiği 1.300.000,02 TL lik mal bedelli e-arşiv faturayı süresinde BS formu ile GİB idaresine bildirdiği, 4)- Davacının davalıdan 260.000,02 TL alacaklı olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememiz dosyası davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ve tüm dosya kapsamına göre 1 SMMM, 1 İnşaat Mühendisi, 1 Mimar bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "... davacı tarafından yapılan işlerin teknik olarak tamamlandığı ve teslim edildiği, davacının düzenlediği faturaların davalı tarafından BA formlarında beyan edilmesi nedeniyle ticari işlemin kabul edildiği, davalının ödemelerinin muhasebeleştirilmemesinin borcun ifa edildiği anlamına gelmeyeceği, davacı defterlerinde yer alan kayıtların Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olduğu, davacının davalıdan 260.000,02 TL tutarında alacaklı bulunduğu ..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporlarının denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Davalı tanığı ... talimat mahkemesindeki 28/01/2025 tarihli duruşmasındaki beyanında;" Ben 2002 yılından beri ...'ın sahibi olduğu .... yapı firmasının çalışanıyım, dava konusu olaydan bilgim vardır, dava konusu inşaat ile firma adına ben ilgilenirdim, dava konusu inşaat Dikmen Polis Karakolu inşaatıdır, yapım işini yüklenici olarak ...'ın firması üslenmiş olup, alüminyum ve prekast cephe işleri ile ilgili olarak ... ile ... Yapı arasında sözleşme imzalanmıştır, hatta bu sözleşmeyi ben hazırladım, sözleşmedeki işleri davalı şirket süresinde tamamlayamamıştır, eksik imalatları vardır, bu konuda idareyle problem yaşadık ayrıca geçici kabul aşamasında bir kısım eksikliklerin giderilmesi istenilmiştir, ancak davalı taraf bunu gidermeyince bizim firma masrafı karşılayarak 3. Kişilere yaptırdık, geçen hafta da kesin kabul için emniyete gittim fakat prekast cephesinde çatlaklar olduğu, yağmur alan doğramaların olduğu yeniden boya yapılması gerektiği gibi eksikler olduğu belirtilerek kesin kabulü yapmadılar, geçici kabul ve kesin kabul aşamasında başkaca imalat eksiklikleri olmakla beraber davalının üstlendiği işler yönünden de eksiklikler vardı, ancak talep etmemize rağmen davalı tarafından giderilmedi, taraflar arasındaki iş çoğunlukla alüminyum üzerine olduğundan sözleşme kapsamında tüm ödeme zaten peşin yapılmıştır, uygulamada bu şekildeki alüminyum malzemeler yönünden peşin ödeme yapılır, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin tamamı için davalıya çek verilmek suretiyle tüm bedel ödenmiştir, davalının sözleşmeden doğan herhangi bir alacağı kalmamıştır, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... talimat mahkemesindeki 28/01/2025 tarihli duruşmasındaki beyanında; "Ben hali hazırda Emniyet Genel Müdürlüğünün içerisinde sivil memur olarak çalışmaktayım, daha öncede Emniyet Genel Müdürlüğü İnşaat Emlak Daire Başkanlığında çalışmaktaydım ancak sağlık sebeplerim nedeniyle ayrılmıştım, ayrılmış olduğum dönemde Dikmen karakolu inşaat işi gündeme gelmiş, o dönem ki müdürümüz benim çalışma tarzımı sevdiği için yapılacak inşaat işinde şantiye şefi olarak bulunmamı istedi, gelen bu talep üzerine ... ile tanıştım ve inşaatta şantiye şefi olarak çalıştım, bu dönemde bir dönem ... şantiyesine geçmiştim, benim ... şantiyesinde görev aldığım süreçte adı geçen ..... yapı firmasıyla taşeron olarak anlaşmışlar, ben karakol şantiyesine geri döndüğümde bu sebeple davalı firmayla da tanışmış oldum, 2023 Mayıs ayında da Emniyet Genel Müdürlüğüne sivil memur olarak geri döndüm, davalı ... yapı dış cephe prekast yapı, kapı, cam, alüminyum doğramaları gibi işleri üstlenmişti, hatalı imalatlar yaptılar, hatalı imalatları düzeltmelerini söyledik ancak düzeltmediler, ..... yapı firması davet etmemize rağmen geçici kabul sürecine gelmediler, geçici kabulde ..... yapının üstlendiği işler yönünden de eksiklikler bildirildi ancak talep etmemize rağmen eksiklikler ..... yapı tarafından giderilmedi, geçici kabul eksiklikleri için ... 3. Kişilere masraf ödeyerek eksikleri gidermeye çalıştı, ancak daha sonraki süreçte halen eksiklik var mı veya kesin kabul aşamasında neler oldu ben o dönemde bizzat ilgilenmediğim için bir şey diyemeyeceğim , ben emniyete geri döndüğüm tarihten sonra etik olarak doğru bulmadığım için ... şantiyesiyle ilgilenmeyi bıraktım, yine ben teknik eleman vasfında olduğum için ödeme tutarlarını veya bakiye borç olup olmadığını bilemem , tanıklık ücreti talebim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında bakiye alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defter ve kayıtlarına göre davacının 260.000,02-TL davalıdan alacaklı olduğu, davalı defter ve kayıtlarına göre ise davalının davacıya 1.560.000,02-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, aradaki farkın davalı tarafın davacıya yapmış ödemeleri kendi defterlerine kaydetmemiş olmasından kaynaklandığı, davalı tarafın 2023 yılına ait BA formunda davacı tarafından düzenlenen faturanın bildirildiği, faturaya süresi içerisinde yapılmış bir itiraz bulunmadığı, davalı tarafça yapılan ödemelerin kendi defterlerinden kayıtlı olmamasına rağmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumun davalı defterlerinin muhasebe kaydının eksik tutulmasından kaynaklandığının değerlendirildiği, davalı taraf cevap dilekçesinde taraflar arasında sözleşme kapsamında davacının edimini eksiksiz ve tam olarak yerine getirmediğini, işin tesliminin yapılmadığını beyan etmiş olup bu kapsam alınan bilirkişi raporuna göre davalı işveren ile dava dışı ana işveren arasında düzenlenmiş olan geçici kabul tutanağı eksiklikler listesinde davacı yükleminindeki herhangi bir imalat kalemine ilişkin eksik iş tespit edilemediğinin rapor edildiği, davacı tarafın teminat çekini tahsil etme iradesi ile davalı tarafça ihtar yazısı yazıldığı, ihtar yazısı sonrası teminatın çekinin iradesi iadesinden dönüldüğü, 06/01/2023 tarihli ihtar yazısından sonra davacı tarafın eksikleri hala giderilmediğine ilişkin bir talepte bulunmadığı, bu halde davalı tarafın savunmasının soyut nitelikte olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacı tarafın taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiği, davalı tarafın davacı tarafa işin başında teminat çeki karşılığı 1.300.000,00-TL ödeme dışında başkaca ödeme yapmadığı, davacı tarafça işin karşılığı kesilen 1.560.000,02-TL fatura karşılığında yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının davaya konu edilen 260.000,02-TL alacağının bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında davaya konu edilen borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda davacının 260.000,02-TL asıl alacak yönünden davasını ispat ettiği, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 260.000,02-TL asıl alacak yönünden iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın dava konusu edilen 260.000,02-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 260.000,02-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 52.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 17.760,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.986,45-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.774,15-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 2.474,85-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 21.687,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı mazeretli davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/01/2026
Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza