İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/309 E. 2026/69 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/309
- Karar No
- 2026/69
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/309 Esas KARAR NO : 2026/69
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 K.YAZIM TARİHİ : 06/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı ile arasındaki ticari alış veriş den kaynaklanan faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğunu, davalı hakkında, cari hesap ve dayanak faturalardan kaynaklı olarak Bakırköy .... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasından anapara 63.173,04-TL üzerinden icra takibi başlatılmıştır. davalı borçlu, hakkında açılan icra takibine süresinde itiraz ettiğini, söz konusu itirazdan sonra ise 20.09.2024 tarihinde 17.000-TL, 11.10.2024 tarihinde 10.000-TL tarafımıza ödeme yapıldığını, ancak bakiye kalan borcunu ödemediğini, takibe yapılan itiraz üzerine ve bakiye borcun ödenmemesi sebebiyle tarafımızca 29.11.2024 tarihinde arabuluculuk müracatın da bulunulduğunu, davalının, arabuluculuk görüşmelerine katılmaması sebebiyle arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde alacaklı olduğumuz ortaya çıkacağını, izah edildiği üzere borçlu itirazında haksızdır. icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla borca itiraz ettiğini, iş bu sebeplerden ötürü huzur da ki dava ikame edildiğini, davanın kabulüne karar verilerek kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız yapılan itiraz sebebi ile talep edilen 36.173-TL fatura alacağı üzerinden davalı aleyhine %20 inkar tazminatına hükmedilmesini, takip tarihi itibari ile anapara üzerinden ticari faiz işletilmesine dava masrafları ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davacı tacir araştırması için yazılan müzekkerelere cevap verildiği, davacının bilanço hesabına göre defter tuttuğu, dolayısıyla 1. Sınıf tacir olduğu anlaşıldı. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. UYAP sistemi üzerinden Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının bir çıktısının alınarak dosyamız arasına alındığı görüldü. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 63.173,04 TL asıl alacak, 20.435,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 83.608,22 üzerinden borçlu aleyhine fatura ve cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 26/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 01/09/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Bilirkişi ... tarafından hazırlanıp 15/12/2025 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; Dosya kapsamında yapılan incelemede, taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye rastlanılmadığı, uyuşmazlığın davacının davalıya yönelik ticari mal satışı (domates, salatalık vb.) ilişkisinden kaynaklandığı anlaşıldığını, davalının ito kaydındaki faaliyet konusu (içecek sunum faaliyetleri; bar/meyhane/birahane) ile davacının satış konusu emtianın niteliği birlikte değerlendirildiğinde, alım-satım ilişkisinin ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu değerlendirilmiştir. davacı tarafça 16.08.2024 tarihinde Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... e sayılı dosyası ile 63.173,04 TL asıl alacak ve 20.435,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 83.608,22 tl üzerinden icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldığını davacı, satışlarını e-fatura ile belgelendirildiğni, her fatura altında davalının birikmiş/güncel borcu ayrıca bildirilmiş davalı tarafından cevabi dilekçe sunulamadığını, defter ve belge ibraz edilmediğini bu nedenle inceleme, dosyaya yansıyan bilgiler itibarıyla ağırlıkla davacı kayıtları ve açıklamaları üzerinden yürütülebildiğini, davacı defter ve kayıtlarında yer alan hesap hareketlerine göre: 2023-2024 döneminde davacı tarafından davalı adına 396.345,96 TL tutarında fatura düzenlenmiştir. davalı tarafından takip tarihine kadar toplam 333.172,98 tl ödeme yapılmıştır. bu veriler ışığında, takip tarihi olan 16.08.2024 itibarıyla davalının davacı nezdinde 63.172,98 TL (b) bakiye borcu bulunduğu belirtilmiştir. (toplam fatura ile takip tarihine kadar yapılan ödeme arasındaki fark, verilen tutarlar itibarıyla bu bakiyeyi desteklemektedir.) . takip tarihinden sonra davacı tarafından davalı aleyhine 2 adet daha fatura düzenlendiği; ancak borca ilişkin tahsilat yapılmadığı anlaşılmaktadır. davalı tarafın iddialara yanıt vermemesi ve defter-belge ibraz etmemesi yanında, dosya kapsamındaki tespitlere göre davacı tarafından düzenlenen satış faturalarına yönelik eksik/ayıplı ifa, teslim yapılmadığını, iade/iskonto gibi bir savunmanın ileri sürüldüğüne yahut faturalara itiraz edildiğine dair bir olguya rastlanılmadığını, bu nedenle, mevcut dosya verileriyle, davacı kayıtlarında görülen faturalandırma ve tahsilat akışının ticari ve bakiye oluşumunu açıklayan nitelikte olduğu kanaatine varıldığını, sonuç olarak dosyada mevcut veriler itibarıyla, davacı kayıtlarına göre takip tarihi olan 16.08.2024 itibarıyla davalı şirketin davacıya 63.172,98 TL bakiye borcu bulunduğunu; davalının cevabi dilekçe sunmaması, defter-belge ibraz etmemesi ve faturalara yönelik dosyaya yansıyan bir itiraz'savunma bulunmaması karşısında, alacak ilişkisinin ve bakiye oluşumunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığını, bununla birlikte, icra takibinde faiz talebinde bulunan davacının, davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bilgi/belge braz edilmediğinden davalının bk 117'ye göre faiz talep edemeyeceği görülmekte olup hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura ve cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle 63.172,98 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerinde olsa da davalı tarafından verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin sunulmaması nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca faturaya konu malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde icra takibinden sonra toplam 17.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek söz konusu tutar ana para borcundan mahsup edilerek bakiye ana miktarı olan 36.173,00 TL harca esas değer üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 36.173,00 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 36.173,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 7.234,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.470,98-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.855,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 36.173,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 87,50-TL Vekaletname suret Harcı, 615,40-TL Başvuru Harcı, 6125,40-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 1.318,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 683,50 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.683,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ... ☪e-imzalıdır.☪
Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪