İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/343 E. 2026/93 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/343
- Karar No
- 2026/93
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/343 Esas KARAR NO : 2026/93
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2025 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 06/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirket ile olan ticari ilişkisi kapsamında davalı şirketten 57.630,56 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili amacı ile Küçükçekmece İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, itirazın iptali davası açmadan önce Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu’na arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ... Arabuluculuk Numaralı dosyada görüşmeler yapılmış ancak netice itibariyle anlaşma sağlanamadığını, buna dair hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı imzalandığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili şirket davalı borçludan cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğunu, buna ilişkin cari hesap ekstresi de delil listemizde sunulduğunu, davalı borçlu alacağı sürüncemede bırakmak amacı ile likid alacağa dair icra takibine itirazda bulunmuştur. İş bu sebeplerle haksız ve kötü niyetli bu itirazın iptali ve itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi için iş bu davayı açmak mecburiyetinde kalmış bulunduğunu, davalı şirketin Küçükçekmece İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile davalı şirketin takip miktarının %20’ inden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri, arabuluculuk giderleri ve ücreti vekâletin davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 57.630,56 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 23/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 23/12/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Bilirkişi ... 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporu özetle; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf beyanları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, cari hesap dökümleri ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler birlikte ele alındığında taraflar arasında sürekli arz eden ticari mal alım-satım ilişkisi ve cari hesap bulunduğu açıkça anlaşıldığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete ticari faaliyet kapsamında fatura karşılığı mal/hizmet satışı yapılmıştır Davacı şirketin yasal defterlerinin (yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri) usulüne uygun şekilde tutulduğu, süresi içinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin beratların zamanında alındığı ve bu defterlerin TTK ve VUK hükümleri uyarınca sahibi lehine delil niteliğinde olduğu tespit edildiğini, davacı şirket defterlerinde davalı adına açılmış bulunan cari hesapta 01.01.2024 — 31.12.2024 döneminde çok sayıda fatura kaydının yer aldığını, davalının bu borçlara karşılık kısmi ve düzensiz ödemeler yaptığını, ancak yapılan ödemelere rağmen borcun hiçbir aşamada tamamen kapanmadığını 31.12.2024 tarihi itibariyle cari hesap borç bakiyesinin 57.630,56 TL olduğu, 01.01.2025 tarihli açılış kaydında da aynı tutarın (57.630,56 TL) borç bakiyesi olarak devredildiğini, bu hususun 2025 yılı muavin defter kayıtlarıyla da birebir uyumlu olduğu görüldüğünü, cari hesap bakiyesinin fatura kayıtları, ödeme hareketlerini, davacının muhasebe sistemi kayıtları ile tam uyumlu olduğunu, hesaplamaya elverişli, açık bulunduğu tespit edildiğini, davalı şirket tarafından borca ilişkin aksine bir muhasebe kaydı, iade faturası, ayıplı mal veya hizmet iddiası, faturalara süresi içinde yapıldığını bir itiraz sunulmadığını dosya kapsamında davalı defterlerinden borcu çürütecek nitelikte herhangi bir belgeye de rastlanmadığını, davaya konu faturaların davalıya elektronik ortamda iletildiği tebliğ edildiğini, davalının fatura bildirimi için e-posta adresi paylaştığını ve bu hususun ekran görüntüleri ile belgelendiği anlaşıldığını, ayrıca davacı şirket tarafından sistem üzerinden yapılan cari hesap mutabakatına, davalı şirketin 57.630,56 TL borç bakiyesi ile mutabık kaldığını elektronik ortamda onayladığını, bu durumun borcun varlığını ve miktarını açık biçimde teyit ettiğini bu itibarla yukarıda açıklanan tüm maddi ve muhasebesel tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının icra takibine konu alacağının gerçek, belirli, hesaplanabilir ve likit olduğu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı ve belgelendirilmiş bir nedene dayanmadığı hususu tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında ticari mal alım satıma ilişkin ilişki olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle 57.630,56 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu ve cari hesaba konu faturalardaki malların davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerinde olsa da davalı tarafından verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin sunulmaması nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca faturaya konu malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 57.630,56 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 57.630,56 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 11.526,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.956,74-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 696,04-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.240,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 87,50-TL Vekaletname Suret Harcı, 615,40-TL Başvuru Harcı, 696,04-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 1.398,94-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 467,50 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.467,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026
Katip ... ☪e-imzalıdır.☪
Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪