İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/230 E. 2026/77 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/230
Karar No
2026/77
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/230 Esas KARAR NO : 2026/77

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davacı müvekkilin, davalı taraftan alacağının tahsili için, davalı aleyhinde Büyükçekmece İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu, borcu olmadığını beyan ederek; borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetlidir. Davamızın kabulü ile, davalı/borçlunun Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Haksız ve kötüniyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının müvekkil aleyhine açtığı itirazın iptali davasına dayanak icra takip konusu fatura alacağı hak edilmemiş olup, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi dolayısıyla hak ediş raporu doğrultusunda müvekkile dava dışı ''artaş'' firmasından yansıtılan cezai şart bedeli olan 452,158,92-TL nedeniyle esasen davalı müvekkil şirket alacaklı konumdadır. davacı, meslek ahlakına aykırı davranarak müvekkil şirkete yönelik yükümlendiği işleri eksik bırakmış ve/veya hiç yapmadığı gibi bu hususla ilgili iddialarını sadece tek taraflı olarak salt faturaya dayandırmaya çalışmakla birlikte ispat edebileceğiedebileceği hiçbir haklı husus olmadığını kendileri de bilmektedir. ayrıca, hukuken mümkünü bulunmasa dahi usulen de mümkün olmayan davacı yanın haksız ihtiyati haciz taleplerinin de alacağın likit bir alacak olmaması, alacak iddialarının ispata muhtaç ve yargılamayı gerektirmesi, müvekkil şirketin mevcut finansal durumunun güçlü olması ve sair hususların dikkate alınması dolayısıyla doğrudan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili için girişilen icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile Küçükköy Vergi Dairesi ve Marmara Kurumlar Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. İspat yükü ve kuralları TMK'nun 6. ve 7. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiştir. Maddeye göre;"1- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2- Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnaların dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Eldeki dava itirazın iptali davası olup davacı iddiası doğrultusunda TMK madde 6 ve HMK 190 uyarınca iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Mahkememiz tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu hazırlanması hususunda 18/06/2025 tarihli ön inceleme tutanağında ara karar oluşturulduğu, davacı vekiline toplam 14.000,00 TL bilirkişi ücretini Mahkeme veznesine yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının davacı vekiline ihtar edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf davalının ayıp iddiasında bulunduğunu bu nedenle ispat külfetinin yer değiştirdiğini ve bilirkişi ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiş ise de alacağın varlığını ve miktarını ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayandığı ancak verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı bu kapsamda bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın 22/10/2025 tarihli 1. celsede yemin deliline dayandığı, bu hususta davalı şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat çıkarıldığı anlaşılmış olup davalı şirket yetkilisinin 28/01/2026 tarihli 2. celsede 'Davacı ...'ya ... Yapı Malzemeleri San. Tic. A.Ş'nin Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takipten kaynaklı hiçbir borcun bulunmadığına, davacı tarafından başlatılan davaya konu icra takibinin haksız olduğuna, davacı ...'ya şirketimizin takip ve dava konusu ile ilgili hiçbir borcunun bulunmadığına, davacı ...'nın dava konusuna ilişkin tarafımıza karşılığı ücret gerektiren herhangi bir iş ve işlem yapmadığına namusum şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim, diyerek usulüne uygun olarak yaptırılan yemin edası neticesinde kesin delil niteliğindeki yemin beyanı dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacının takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğunun davalı tarafından açıkça kanıtlanmış olması gerektiğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.261,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.529,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın reddi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/230, K. 2026/77, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-230-e-2026-77-k-e54463066115