İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/983 E. 2026/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/983
- Karar No
- 2026/29
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/983 Esas KARAR NO : 2026/29
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı/alacaklı .... Esnek Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.; Her nevi kağıt, karton, cam, mukavva v.s. her türlü ambalaj malzemesi üretimi ve üretilen malzemeler üzerine her türlü baskı yapmak suretiyle mamul ve yarı mamul maddeler üretmek, v.s. ticaret sicilinde iştigal konusu işleri yapan ticari firma olduğunu, müvekkili ile davalı firma arasında sık sık gerçekleşen ticari münasebetler ve alım-satım işlemlerinden mütevellit cari hesap ilişkisi doğmuş, mezkur ilişki uyarınca iki firmanın alacak ve borç kalemleri sırayla dönemler halinde faturalandırılarak cari hesap ekstresine işlenmiş olduğunu, müvekkili şirket, yapmış olduğu ticari faaliyetler vesilesiyle davalı şirkete fatura düzenlemiş ve ürünler davalıya teslim edildiğini, davalı şirket, bahsi geçen miktardaki cari borcuna istinaden müvekkili şirkete dava tarihine kadar kısmi ödemeler yapmış olduğunu, davalının faiz ve giderler hariç alacaklı müvekkiline 6.153,97 USD tutarında borcu bulunduğunu, ancak alacaklı müvekkilinin tüm çaba, girişim ve ısrarlarına rağmen, davalı firma tarafından kalan cari borcun ödemesi halen dahi yapılmadığını, söz konusu cari hesap ilişkisinden kalan bakiyenin tahsili amacıyla davacı/alacaklı müvekkili tarafından, davalı/borçlu aleyhine, ödemesi yapılmayan 22.07.2025 tarihli - .... fatura numaralı - ..... İrsaliye numaralı fatura nedeniyle Çatalca İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasından, 29.09.2025 tarihi itibariyle 6.153,97 USD tutarındaki asıl alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine borca itirazda bulunmuş olduğunu ve takibin durduğunu, borçlu itirazı takibi uzatmaya yönelik olduğundan itirazın iptalini talep ettiklerini, taraflarınca Arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu ancak anlaşmak mümkün olmadığını, Çatalca Arabuluculuk Bürosunun ..... Büro numaralı - ..... Arabuluculuk Dosya numaralı Arabuluculuk Son Tutanağı dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı borçlunun mezkûr icra takibine vaki itirazları, haksız ve yersiz olduğundan, mahkemece tayin edilecek bilirkişi vasıtasıyla yapılacak ticari defter ve cari hesap cetveli incelemesi neticesinde, huzurdaki davadaki haklılığımız anlaşılacağını, borçlu tarafından alacaklı müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, aksini iddia eden borçlunun, durumu yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında mevcut cari mutabakat yazısı da dikkate alınarak, müvekkili şirketin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket, mahkemece belirlenen teminatı yatırmaya hazır olduğunu, davalı/borçlunun icra dosyasına vaki itirazlarının tümüyle iptali; davalının sözü geçen cari hesaptan/faturadan kaynaklı bakiye 6.153,97 USD- miktarındaki borcunun ticari kayıt ve defterlerle sabit olmasına ve taraflar arasında ekte sundukları Cari Hesap Mutabakat yazısı da olmasına karşılık, haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talebiyle Mahkemeye müracaat etme zarureti hâsıl olduğunu, davalı/borçlunun Çatalca İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı icra takibinde borca, faize ve Fer'ilerine yaptığı haksız İtirazının iptali ile Takibin devamını, davalının alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf, taraflar arasında ticari mal alım ve satımı ilişkisi bulunduğunu ve bu kapsamda düzenlendiğini iddia ettiği bir faturaya dayalı olarak müvekkili şirketin borçlu olduğunu ileri sürmüş olduğunu buna dayanarak icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkili tarafından yapılan haklı itiraz üzerine ise işbu davayı açmış olduğunu, ancak uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin ürün teslimi ispatlanamamış olduğunu, davacının sunduğu cari mutabakat belgesi müvekkili imzası içermeyen tek taraflı bir düzenleme olup borcu kabul anlamına gelmediğini, müvekkili tarafından davacıya yapılan çok sayıda ödemenin davacı tarafından cari hesap ekstresine yansıtılmadığını, alacak miktarının, fiilî duruma ve emsal parasal değerlere aykırı biçimde fahiş ve gerçek dışı şekilde yüksek gösterildiğini dava, hem maddi hem hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ürün teslimi gerçekleştiğine dair delil bulunmadığını, imzasız irsaliye ve fatura suretleri tek başına teslimi ispatlamaya elverişli olmadığını, ürün tesliminin hiç yapılmadığını veya ürün teslimi davacının ileri sürdüğü miktar ve içerikte gerçekleşmediğini, davacının dayandığı “carı mutabakat belgesi” tek taraflı olduğunu ve delil değerinin olmadığını, taraf imzalarını içermeyen cari mutabakat belgesi borcu kabul anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin bu belgeye sessiz kalması, borcu kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini zira borç ikrarı ancak açık ve iradi kabul beyanı veya imza ile mümkün olduğunu bu sebeple, mutabakat belgesinin delil değeri bulunmadığının tespitini ve alacağın likit olmadığı gözetilerek davanın reddi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemeler davacı tarafça mahsup edilmediğini, taraflar arasında yapılan ödemelerin hesap dökümünde dikkate alınmaması bakiye hesabın güvenilirliğini ortadan kaldırdığını, bu durumda borcun varlığı ve miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, dolayısıyla davacının alacak talebinin mevcut haliyle kabulüne hukuken imkân bulunmadığını, bu husus, itirazlarının ana ve haklı temelini oluşturduğunu, davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebi hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, ürünün teslimi ispatlanmamış olduğunu, müvekkili tarafından yapılan banka ödemeleri cari hesaba mahsup edilmemiş olduğunu, cari hesap ekstresi tek taraflı düzenlenmiş olduğunu, alacak miktarı ticari defterler, banka kayıtları ve sevkiyat belgeleri karşılaştırılmaksızın belirlenemediğini, alacağın varlığı ve miktarı bilirkişi incelemesini gerektiriyorsa, alacak likit sayılamayacağından icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, ihtiyati haciz kararı soyut iddialara dayalı olduğundan kaldırılması gerektiğini, borçlunun mal kaçırdığına dair somut olgular bulunmadıkça ihtiyati haciz kararı verilemez olduğunu, verilmişse kaldırılması gerektiğini belirterek yukarıda arz ve izah edilen hususlar ve mahkemece re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle, davacı tarafça ileri sürülen alacak iddiası teslim, cari mutabakat ve mahsup kayıtları ile ispatlanamadığından, davanın reddini, alacak kalemi likit nitelikte olmadığından, davacı tarafın İİK M. 67/2 uyarınca talep ettiği icra inkâr tazminatı isteminin reddini, somut olayda davalı müvekkili yönünden mal kaçırma şüphesi veya ödeme güçlüğü oluşturan herhangi bir olgu bulunmadığından, İİK M. 257 ve devamı maddeleri uyarınca uygulanan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptalidir. Davacı vekilinin 12/01/2026 tarihli dilekçesinde, davalı şirket tarafından dava açıldıktan sonra dava konusu icra dosyası borcunun ödenmesi ve davanın konusuz kalması nedeniyle feragat ettiklerini, taraflar arasında yapılmış olan ekteki protokol gereğince tarafların birbirlerinden yargılama masrafları ve vekalet ücreti talebi bulunmadıklarını, davalı vekili tarafından taraflarınca dosyaya yatırılmış olan teminatın iadesine de muvafakat edilmiş olduğunu, teminatın iadesini talep ettiklerini, davadan feragat nedeniyle gerekli kararın verilmesini, kullanılmayan gider avansının ve harçların ve teminatın taraflarına ait Vakıfbank iban no'lu hesaba iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkilerinin olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre, feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatın davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan/istemden feragatın yöntemine uygun, süresinde ve üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek hususta olduğu anlaşılmış olup, bu doğrultuda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken 244,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 3.143,66-TL peşin harcın indirilmesi ile fazlaca alınan 2.899,66-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Tarafların yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının ve davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan teminatın 6100 sayılı HMK'nun 392/2'nci maddesi uyarınca davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması hâlinde yatırana İADESİNE, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.13/01/2026 Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪