İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/176 E. 2026/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/176
- Karar No
- 2026/45
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/176 Esas KARAR NO : 2026/45
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2025 KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 22/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerinin davacıya bank üretimi için çek verdiğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmeyip bantları teslim etmediğini çekleride iade etmediğini, çeklerin bedelinin ödenmiş olduğunu belirterek ödenen bedellerin davalıdan iadesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davalı iddialarının asılsız olduğunu, davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın davacının avans olarak bir kısım çekleri davalıya verip vermediği, çeklere ilişkin olarak mal tesliminin yapılıp yapılmadığı ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı ile avans ödemesinin istirdatı talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından üretim bedellerine karşılık toplam 1.045.000,00 TL bedelli çeklerin davalıya teslim edildiği, birtakım ürünlerin davalıdan teslim alındığı ancak 733.675,39 TL tutar karşılığının ürün ya da hizmet oalrak teslim edilmediğini, davalıya verilen çeklerin ibraz edilmeleri neticesinde ödendiklerini belirterek bahse konu bedelin istirdatını talep ettiği, davalının ise işbu iddiaların yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmelidir. Bu minvalde bahse konu çeklerin ödenip ödenmediği ile ilgili olarak bankalara müzekkereler yazılmış ve dosya içerisine alınmıştır. Taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin ve bu ilişki kapsamında verildiği iddia olunan çekler karşılığında alınan hizmetlerin bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekmiştir. Bu minvalde 23.05.2025 tarihli 2.celsenin 4 numaralı ara kararı ile defter incelemesi yapılacağına yönelik karar alındığı "“ TTK 64/3 Maddesine göre işletmeniin muhasebesine ilişkin tutulması zorunlu ve uyuşmazlık konusu yıllara ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin mahkemenin yukarıda belirtilen inceleme gününde sunulması, defterlerin ibraz edilmemesi halinde ticari defterlerin ibraz etmemiş sayılacağı ve diğer tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış defter kayıtlarının lehine kesin delil kabul edilerek değerlendirme yapılacağı ve karar verileceğinin ihtarına” demek suretiyle ticari defterlerinin ibraz edilmemesine ilişkin sonuçların yazıldığı ve davalıya ihtaratın 01/06/2025 tarihinde tebliğ edildiğii, ancak davalı tarafından defterlerin sunulmadığı tespit olunmuştur. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Eldeki davada ispat yükü ticari ilişkiye yönelik hesap nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davalı şirkete, TTK.83/2 maddesinin yollamasıyla HMK.220.maddesinde yer alan hususları içerir şekilde ticari defterlerini sunması, defterlerini sunmaması halinde davacı defterlerinin lehine delil kabul edilebileceği hususunda ihtarat tebligat ile yapılmış fakat davalı tarafça ticari defterleri mazeretsiz olarak incelemeye sunulmamıştır. Yargıtay .....HD.nin ..... E. ..... E. sayılı kararının “…Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. Maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile belirtildiği üzere davacının usulüne uygun tutulan defterleri davacı lehine delil niteliğinde kabul edilmiştir. Bu hali ile dosya bütün halinde bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından hazırlanan 12/12/2025 tarihli raporda "Davacının dava dilekçesinde davalı tarafa üretilecek bantlar karşılığında 1.045.000,00 TL miktarlı çeklerin teslim edildiğini, davalının aldığı çekler karşısında ürettiği bantlardan müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ettiğini ancak davalı tarafından telsim edilmesi gereken ürünlerin tam olarak teslim edilmediği, 733.675,39 TL tutarındaki alacaklarına karışlık ürünün teslimin yapılmadığı iddiası yönünden yapılan ilk incelemede; davacının dava dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu çeklerin dökümü aşağıdaki tabloda yer almaktadır" şeklindeki tespit ile bahse konu tüm çeklerin davacı tarafından belirtilen bedelden fazla olduğunu ancak davacı iddiasındaki 1.045.000,00 TL tutarındaki çeklerin 18.07.2024 tarihli Tediye Makbuzuna konu çekler olduğunun tespit edildiği, işbu çekler yönünden yapılan incelemede " .... Bankası A.Ş “nin 03.03.2025 tarih ..... sayılı yazısı ile; dava dilekçesi ekinde yer alan ...... seri numaralı 95.000,00 TL çekin takas aracılığıyla tahsil olduğu yönünde cevap verildiği görülmüştür. ..... Bankası A.Ş'nin 07.03.2025 tarih ..... sayılı yazısı ile; dava dilekçesi ekinde yer alan .... seri numaralı 500.000,00 TL ve çekin takas aracılığıyla tahsil olduğu yönünde cevap verildiği görülmüştür. ..... bank A.Ş'nin 06.03.2025 tarih ..... sayılı yazısı ile; dava dilekçesi ekinde yer alan ..... seri numaralı 50.000,00 TL çekin takas aracılığıyla tahsil olduğu yönünde cevap verildiği görülmüştür.
.... Bankası T.A.O 23.05.2025 tarih ..... sayılıyazısı ile; 0022065 seri numaralı çekin takas aracılığıyla tahsil olduğu yönünde cevap verildiği görülmüştür." yazı cevapları ile bahse konu çeklerin ödendiği tespit edilmiştir. Davacı tarafından her ne kadar defterlerindeki alacağın toplamı 733.675.39 TL olarak belirlendi ise de taraflar arasında yapılan toplam alım satım ve karşılıklı ürün mal teslimleri bilirkişi tarafından incelenmiş olup bilrikişi raporunda " Esası Ticari satımdan kaynaklanan istirdat davası yönünden; takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacının davalıya 2024 yılında toplamda 5.100.838,16 TL tutarında çek verdiği, verilen çekler karşılığında ise toplamda davalıdan 5.404.214,10 TL tutarında mal ve hizmet aldığı, 6.286,62 TL fiyat farkı faturası düzenlediği ve 478.319,21 TL tutarında ise iade faturası düzenlediği tespit edilmiştir. Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde, davalıya yapılan ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle reeskont faizi ile müvekkiline iadesine yönelik 733.675,39 TL tutarının istirdadını talep etmiş ise de, işbu çeklerin içerisinde huzurdaki davaya konu toplamda 1.045.000,00 TL bedelli çeklerin de yer aldığı, 733.675.39 TL tutarından 552.446,00 TL bedelin ise davacının davalıya sattığı mal ve hizmetten kaynaklandığı, 181.229,89 TL tutarında davacının mal ve hizmete dönmemiş açıkta kalan bedel alacağının olduğu, başka bir anlatım ile; davacının davalıdan 181.229,89 TL tutarında istirdat talep edebileceği hesaplanmıştır. " demek suretiyle raporda taraflar arasındaki ticari ilişkiler incelenmiş ve toplam alacak miktarından fazla ödemeler yapmak zorunda kalan davacı haklılığını kısmen de olsa ortaya koyduğu, rapora karşı ileri sürülen itirazların taraflar arasındaki ticari alım satım ve ödemeler bütün olarak dikkate alınarak reddedilmiş ve yargılamaya devam edilerek davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile Davacının 181.229,89 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 181.229,89 TL ile son ödeme tarihi olan 06/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 12.379,81.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 12.529,36.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye harcın karar kesinleşince ve talep halinde davacıya iadesine 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ile 12.379.,81.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 200,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 8.200,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.025,53.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 88.391,36 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/01/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır
Hakim ..... ¸e-imzalıdır