İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/14 E. 2026/6 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/14
Karar No
2026/6
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/14 Esas KARAR NO : 2026/6

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2023 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı Banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere davacı Bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senedin, ..... kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedilmiş olduğunu, dava konusu çekin; Keşidecisi ..... Gıda Enerji Kimya Tarım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, lehdarı .... Gıda Enerji San. ve Tic. A.Ş. olan, son yetkili hamil .... Gıda Enerji San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacı bankaya tahsile verilen 24.02.2023 tanzim tarihli 249.000 TL bedelli düzenleme yeri Konya olan söz konusu çekin taşınması işini gerçekleştiren ..... kargo tarafından taşıma işi esnasında kaybedilmiş ve akabinde davacı Bankaca 06.01.2023 tarihli tutanak tutulmuş olduğunu, 02.01.2023 tarihinde mezkur çekin Banka nezdinde iken taşıma esnasında kaybolduğuna ve bütün aramalara rağmen bulunamadığına dair 06.01.2023 tarihli tutanak örneğinin dosyaya sunulduğunu, çekin iptali amacıyla Kayseri ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açıldığını, çekin irade dışı elden çıkması nedeniyle kötü niyetli kişilerin çek bedelini tahsil etmelerinin önüne geçmek amacıyla da ödemeden men kararı alınmış olduğunu, mezkur çekin de aralarında bulunduğu çek ve senetlerin .... kargo tarafından taşındığı esnada çalınmış olmaları sebebiyle yapmış oldukları suç duyurusu tahtında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ..... Soruşturma no'su ile soruşturma başlatıldığını, mezkur soruşturma kapsamında söz konusu çeklerin ibrazı halinde çekleri ibraz eden şüpheli şahıslar ile ilgili kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması ve çek asıllarının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yönünde karar verilmiş olduğunu, davaya konu çekin davalı ..... Tarafından ..... Bankasından karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu çek bankasının beyanı ile tespit edilmiş olup, mezkur çeki haksız bir şekilde elinde bulunduran davalıya karşı dava açılması gerektiğini, davalıdan bir önceki ciranta olan kerim türker tarafından da 2 adet çek ibraz edilmiş, icra takibi başlatılmış, bu çeklere karşı da istirdat davaları açılmış olduğunu, davalıya çeki ciro etmiş görünen ....., Keşidecisi ..... İnşaat Mühendislik Gıda Ürünleri T.ve S.ltd., lehdarı ..... Gıda Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama ..... İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil .... Ufuk Gıda Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama Medikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Bankamıza tahsile verilen 26.01.2023 tanzim tarihli 480.005,00 TL bedelli çeki İstanbul ..... İcra Dairesi ..... sayılı icra dosyası ile, Keşidecisi ..... Sebze Meyve İnşaat Turizm Limited Şirketi, lehdarı .... Reklamcılık İnş. Müh. Ve Dan. Tic. Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil ..... Teknik Yapı Ürn. PVC Metal San. Ve Tic. A.Ş. tarafından Bankamıza tahsile verilen 31.01.2023 tanzim tarihli 230.000,00 TL bedelli çeki İstanbul ..... İcra Dairesi ...... sayılı icra dosyası ile takibe konu etmiş olduğunu, söz konusu çeklere karşı tarafımızca Kayseri ...... Asliye Ticaret Mahkemesi .... ve ..... Esas sayılı dosyalar ile istirdat davası açılmış, keşideci firmalar tarafından da menfi tespit davaları açılarak tedbir kararı alınmış olduğunu, tarafları birbirinden bağımsız olan, aralarında herhangi bir ticari bağ olmayan şirket ve şahısların çekleri hayatın olağan akışına aykırı şekilde aynı kişiler elinde toplanmış olduğunu, Çek üzerindeki taraflar ile hiçbir ticari bağı olmayan ..... ve davalıya çeklerin usulüne uygun ciro silsilesi yolu ile gelmediğinin aşikar olduğunu, davalının, detayları belirtilen çekin yetkili hamili olmayıp; işbu çeki ne suretle ele geçirdiği taraflarınca bilinmediğini, ayrıca, birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlenmiş, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edilmiş, davalı Banka'nın farklı müşterileri tarafından tahsil için davalı Banka'ya teslim edilmiş olan ve davaya konu olmayan başkaca İcra Takiplerine konu edilmiş senetlerin yetkili hamilinin benzer kişiler olması hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığı açık olduğunu, birbirleriyle yegane ortak noktası davacı Banka'ya tahsil için verilmiş ve .... kargo tarafından taşıma esnasında kaybedilmiş olması olan ve bunun haricinde birbirleriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan bahse konu kambiyo senetlerinin benzer kişiler elinde toplanmasının mümkün olmadığı genel hayat tecrübesiyle sabit olup, bu anlamda davalının kötüniyetli olduğuna şüphe bulunmadığını, söz konusu kambiyo senetlerinin ....... kargo firması tarafından kaybedilmesinden önceki yetkili hamilin davalı değil, davacı Banka müşterisi olduğunu, davacı Banka'nın müşterisinden sonraki cirantalar, çekin ....... kargo firması tarafından kaybedilmesini müteakiben kötüniyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro etmiş olduklarını, bu anlamda davacı Banka müşterisinin tahsil maksadıyla davacı Banka lehine yapmış olduğu cirodan sonraki tüm cirolar haksız ve hukuka aykırı olup, ciro zinciri kopmuş olduğunu, kopuk bir ciro silsilesine haiz olan senetleri halihazırda elinde bulundurmakta olan davalının mezkur çekin yetkili hamili olduğundan bahsedilemeyeceğini, dilekçede ekte belgesini sundukları haber incelendiğinde, davalının; çalıntı olan, soruşturmaya ve davaya konu çeki kötüniyetli olarak elde ederek bankaya ibraz etmiş olabileceği ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalının davaya konu çeki yukarıda belirttikleri operasyona konu suç çetesi nezdinde ele geçirmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı Banka’ya müşterilerce tahsile verilmiş ve ....... kargoda taşıma esnasında kaybolan birçok çeki tahsile koyan Onurcan Bildik isimli şahıs olup, bu kimsenin kargoda taşıma esnasında çek çalmaktan dolayı tutuklanmış olduğu haberi ve bu kişi hakkında çek çalma(hırsızlık) suçundan başlatılmış olan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... ve .... nolu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64019..... no'lu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığılığı'nın .... nolu soruşturma dosyaları olduğu da gözetildiğinde aynı suretle kargodayken çalınan davaya konu çekin de söz konusu suça konu olduğu ve dolayısıyla davalının davaya konu çekin yetkili hamili olmadığı hususunu ortaya koymakta olduğunu, davacı Banka müşterisinin bu şekilde telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağı izahtan vareste olup, bu nedenle HMK md. 389'daki ihtiyati tedbirin şartlarının işbu somut olay özelinde gerçekleşmiş olduğunu belirterek, fazlaya dair her türlü hak, alacak, dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu çekin; icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, huzurdaki dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yukarıdaki talebin kabul görmemesi halinde icra dosyasına yapılmış/yapılacak olan ödemelerin mahkemece nihai karar verilinceye kadar davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, huzurdaki davanın kabulü ile takibe konu edilen çekin iadesine ve istirdatına karar verilmesini, davaya konu çekin icra takibine konu edilmemesi veyahut huzurdaki dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin her türlü talep hakkı saklı olmak kaydıyla; icra dosyasına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabilecek tutarların tüm fer'ileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; HMK'nın 124.maddesinde, bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızasıyla mümkün olabileceğinun belirtilmiş olduğunu, maddenin devamında, maddi bir hatadan kaynaklanan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği belirtilmiş ise de; somut olayda maddi bir hata bulunmadığını, zira maddi hatadan anlaşılması gereken, açık yazı ve hesap hataları olduğunu, somut olayda böyle bir hata bulunmadığından HMK 124/1 gereğince iradi taraf değişikliği mümkün olmadığını, zaten davacının, çek iptal davasının görüldüğü Kayseri .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E sayılı dosyasından kendisine davalı ..... 'e karşı istirdat davası açmak üzere süre verilmeden yani çekin kimin elinde olduğunu bilmeden dava açması açıkça kusurlu bir davranış olduğunu, söz konusu yanılgı, davacının kendi kusurundan kaynaklandığından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davalının taraf olarak eklenmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacının, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek TTK 792 uyarınca çekin istirdatını talep etmiş olduğunu, çek istirdat davalarında yetkili mahkemelerin genel yetki kuralı uyarınca davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemeleri olduğunu, davalının yerleşim yeri İstanbul olduğundan yetkili mahkemelerin de İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisine itirazla yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu hükme bağlamış olduğunu, Kötüniyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anı olduğunu, Davacı, bu maddeye göre davalının kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay ve BAM kararları da aynı doğrultuda olup; Yargıtay ..... HD'nin ..... E, ..... K sayılı ilamının, İstanbul BAM .....HD'nin .... E, ..... K sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacının, davalının kötüniyetli olduğuna dair somut hiçbir delil sunmamış olduğundan olayda TTK 792 şartları oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı, dilekçesinde bir haber paylaşarak davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini iddia etmiş ise de ; ilgilin haberin davalı ile olan ilgisinin anlaşılamadığını, haberin Denizli'de gerçekleşen bir olaya ilişkin olduğunu, haberde adı geçen kişilerin ise ...... ile ..... olduğunu, davalının söz konusu olayla hiçbir ilgisi bulunmayıp mahkemede davalının kötüniyetli olduğu yönünde bir izlenim uyandırmak amacıyla davalı ile ilgili olmayan haberlerin paylaşılmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu, davacının, dava konusu çekin iptali için Kayseri .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığını belirtmiş ise de; TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağı belirtilmiş olduğunu, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre davalının yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle davalının çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, davalının, çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibrazdan sonra öğrenmiş olduğunu, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, zaten çek üzerinde ödeme yasağı bulunması davalıyı kötüniyetli hale getirmediği gibi çekin icra takibine konulmasına engel de olmadığını, bu kapsamda Yargıtay ..... H.D. .... E, .... K sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, tüm bunlar dışında; davacı bir tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, bir banka olması sebebiyle de bu yükümlülük ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü olduğunu, Çek ve benzeri kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınması mevzuat gereği yasak olduğunu, Kargo poşetlerinin her yerinde, matbu bir şekilde çek vb kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının yasak olduğu, bunun sonuçlarından da göndericinin sorumlu olduğu açık bir şekilde yazılı olduğunu, bunu bilmeyen veya bilip de önemsemeyen davacının, bu kusurunu davalıya yüklemesinin beklenemeyeceğini, çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesi davacı bankanın tamamen kendi kusurundan kaynaklanmakta olduğunu, Mevzuata aykırı hareket eden davacı bankanın, özen yükümlülüğüne açıkça aykırı hareket ettiğinden bunun sonuçlarına davalının değil, kendisinin katlanması gerekeceğini, Yargıtay ..... HD'nin ..... E, .... K sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne aykırı hareket eden bankanın açıkça kusurlu olup davanın bu yönüyle de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava çek istirdatı istemine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinde, 249.000,00 bedelli çekini kaybettiğini, Kayseri ..... ATM 'nin .... esas sayılı dosyasında çek iptali davası açtığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ..... E sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, çekteki cirosu bulunan Kerim Türker'in başkaca dosyalarda da haksız şekilde çek takiplerine giriştiğini, davalının çeki iktisap etmede haklılığın bulunmadığını, bankaya ibraz edilen çek için verilen sürede çek istirdatı davası açma zorunluluklarının doğduğunu, davacının davalı ile ticari ilişkisinin olmadığını, arada ticari ilişki olduğuna ilişkin somut herhangi bir delil olmadığını, çekin kötü niyetle iktisap edildiğini, çekin rıza dışında elden çıktığını, istirdatını talep ettiği, Davalının cevap dilekçesinde, çekin illetten mücerret olduğunu, çekin iktisap anında iyi niyetli olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen haber metinleri ve soruşturma dosyalarının kendisi ile alakalı olmadığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, kötü niyetinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çekin davacı taraf uhdesindeyken rızası dışında çıkıp çıkmadığı, davalı tarafın çekte yetkili hamil olup olmadığı,çekin ciro zincirinde kopukluk olup olmadığı, davalı tarafın TTK'nun 792. maddesi uyarınca davalı tarafın çeki kötü niyetli olarak, davacı elinden rıza hilafına çıktığını bilerek veya ağır kusurlu olarak iktisap edip etmediği, çek istirdatının TTK 792 maddesi uyarınca şartlarının oluşup olmadığına ilişkin olduğu , TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." hükmü mevcuttur. Aynı Kanun'un 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan hükme göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Dava konusu uyuşmazlığa benzer Yargıtay .... HD'nin 26.05.2021 tarih, ..... E. - ..... K. sayılı kararında "Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Bununla birlikte, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza kovuşturması bulunması, bunun yanı sıra davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu etmesi durumunda kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde davalı şirketin eline geçmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olup, bu durumda davalı şirketin basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlülüğü gereği çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir." demek suretiyle söz konusu kötü niyetin ispatına ilişkin davalı adına açılmış çok sayıda benzer dosya ve şikayete yönelik soruşturma dosyalarının ağır kusurun ispatı olabileceği belirtilmiştir. Bu bilgiler ışığında somut olayda; Çek bilgilerinin "Keşidecisi .... Gıda Enerji Kimya Tarım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olan ... Bankası Bankası ..... Şubesi, .... Çek Nolu, 24/04/2023 Keşide Tarihli, 249.000,00 TL Bedelli Çek olduğu, çek üzerinde yapılan cirolar neticesinde davalı ..... 'e ulaştığı onun da ciroladığı ancak İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı takip dosyasına ..... tarafından takibe konu edildiği, bu çekin 24/02/2023 tarihinde ibraz edildiği, çek üzerinde Kayseri ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E sayılı dosyasında verilen tedbir nedeniyle işlem yapılmadığı, her ne kadar davalının düzgün ciro silsilesinden yetkili hamil olduğu, davacıya ilişkin ciro olmadığı, görülmekte ise de davacı tarafından sunulan tevdi bordroları değerlendirildiğinde çekin kargoda taşıma sırasında kaybolduğunun anlaşıldığı, davacının dava konusu çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalı hakkında yapılan UYAP sorgulamasında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin farklı illerde birçok soruşturmasının bulunduğu, aynı şekilde davalı olarak yer aldığı ve menfi tespit-istirdat konulu birçok farklı ilde birçok dosyasının bulunduğu, her ne kadar davacı bankanın çekleri kargo ile gönderilmesine yahut teslim alınmasına ilişkin kusuru bulunmakta ise de işbu kusurun kötü niyeti ortadan kaldırmayacağı bu minvalde dosyada mübrez belgeler ve yukarıda paylaşılan içtihat ile işbu ilama benzer yerleşik içtihatlar bütün olarak değerlendirildiğinde davalının çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunun değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davaya konu Keşidecisi ..... Gıda Enerji Kimya Tarım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olan ..... Bankası Bankası ..... Şubesi, ..... Çek Nolu, 24/04/2023 Keşide Tarihli, 249.000,00 TL Bedelli Çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.009,19.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 4,252,30.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 12.756,89.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ve 4,252,30.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 1.885,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/01/2026 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/14, K. 2026/6, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-14-e-2026-6-k-f7e755ac258e