İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/706 E. 2024/706 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/706
Karar No
2024/706
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/706 Esas - 2026/38

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/706 Esas

KARAR NO : 2026/38

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

...

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/10/2024

KARAR TARİHİ : 20/01/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 25/12/2023 tarihinde müvekkili ...'nın yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, kaza nedeniyle düzenlenen 02/01/2024 tarihli adli muayene raporunda yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu ve tibia kemiğindeki kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediğinin belirtildiğini, ceza soruşturması kapsamında alınan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün asli kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, nitekim davalı sürücünün ... Karar sayılı dosyası ile taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığını, araç sürücüsü ile işleteninin oluşan zarardan TBK'nın 61. ve KTK'nın 88. maddeleri uyarınca müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin kaza nedeniyle derin bir ıstırap ve elem yaşadığını, bacağının alçıya alınması sebebiyle hareket kabiliyetinin kısıtlandığını, temel ihtiyaçları için başkalarının yardımına muhtaç kaldığını ve sosyal hayattan soyutlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/12/2023'ten itibaren işleyecek ve kademeli olarak talep edilen çeşitli faiz türleri ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin araç bakımlarını zamanında yaptırdığını, kaza sonrası davacı ile ilgilenerek manevi zararın azaltılması için çaba gösterdiğini, bu nedenle personelin kusurundan kaynaklı zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu ve davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağını, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, yasal faizin dava tarihinden itibaren istenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...'a usulüne uygun tebligatlar yapılmış ise de davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında 25/12/2023 tarihinde, davalı ...'ın kullandığı ve diğer davalı ... plakalı aracın yaya olan davacı ...'ya çarparak yaralanmasına neden olan bir trafik kazasının meydana geldiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlık konularının; kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları, davalı araç işleteni şirketin manevi tazminattan sorumlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının uğradığı manevi zararın boyutu ve takdir edilecek tazminat miktarı ile talep edilen faizin türü ve başlangıç tarihi hususları olduğu belirlendi.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

... Raporunda, davacı ...'nın dosyasının incelenmesi ve yapılan muayenesi sonucunda, 25/12/2023 tarihli trafik kazasına bağlı olarak sağ diz plato kırığı nedeniyle "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik" uyarınca toplam vücut engel oranının kalıcı nitelikte %3 (yüzde üç) olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin altı aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği bildirilmiştir.

Adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 01/12/2025 tarihli raporda, olayın kontrolsüz bir kavşakta meydana geldiği, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araçla kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak ve yaya olan davacıya ilk geçiş hakkını vermeyerek Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerini ihlal ettiği, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nın ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı ve kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... Esas sayılı dosyası, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 01/12/2025 tarihli trafik kusur raporu ile 06/08/2025 tarihli ... tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre; 25/12/2023 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı şirkete ait ...plakalı araç ile yaya olan davacı ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğu, hükme esas alınan 01/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacı yayanın ise kusurunun bulunmadığı, davalı şirket vekilinin kusur raporuna yönelik itirazlarının, ceza mahkemesi kararı ve dosya kapsamı ile uyumlu olan raporun denetime elverişli ve yeterli olması nedeniyle yerinde görülmediği, 06/08/2025 tarihli adli tıp kurulu raporuna göre davacının kaza nedeniyle %3 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu ve iyileşme süresinin altı aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bu durumda davalılardan sürücü ...'ın haksız fiili nedeniyle TBK'nın 49. maddesi, araç işleteni olan diğer davalı ...'nin ise KTK'nın 85. maddesi uyarınca tehlike sorumluluğu gereği oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, TBK'nın 56. maddesi uyarınca manevi tazminat miktarının takdirinde, olayın meydana geliş şekli, davalının tam kusurlu, davacının ise kusursuz olması, kaza nedeniyle davacının %3 oranında sürekli maluliyete uğraması, yaklaşık altı ay süren bir iyileşme süreci geçirmesi, bu süreçte çektiği elem, acı ve ıstırap, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, talep edilen 100.000,00 TL'nin zenginleşmeye yol açacağı, ancak takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın davacının manevi huzurunu bir nebze olsun tatmin edeceği ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

.... sayılı kararı ile HMK'nın 326/2. maddesinin "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün "manevi tazminat davaları" yönünden iptali nedeniyle, manevi tazminat talebi yönünden yapılan yargılama giderlerinin talep / red oranına göre paylaştırılmayarak tamamının davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Kabul edilen 50.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.415,50 TL karar ve ilam harcından 1.707,75 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.707,75 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.707,75 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.196,15 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının karşıladığı 1.260,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.260,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 50.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026 12:12:56

Katip ... Hakim ...

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/706, K. 2024/706, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-706-e-2024-706-k-d21d56a76d6e