İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2007/530 E. 2026/334 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2007/530
- Karar No
- 2026/334
- Karar Tarihi
T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2007/530 Esas KARAR NO : 2026/334
...............x ...............x....... ...............x.......x. ....x.......x................x
DAVA : Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2007 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GR.KR.YZM.TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 21.08.2005 tarihinde Olağanüstü Genel Kurulunun yapıldığını, dönemin Yönetim Kurulu üyeleri ve denetim görevlerinden alınarak yeni Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu teşekkül ettiğini, 21.08.2005 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda 5 yıl geriye doğru gidilerek eski yönetim tarafından yapılan hesap ve işlemlerin incelenmesi için 5 kişiden oluşan Hesap Tetkik Komisyonu kurulmasına karar verildiğini, kooperatif eski yönetiminin, 01.01.2001 - 21.08.2005 tarihleri arasında, kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Sekreteri, Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi, Yönetim Kurulu Üyesi ve Denetçi olarak görev yaptıklarını, müvekkili kooperatifin 21.08.2005 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulu ile dönemin Yönetim Kurulu üyeleri ve Denetçileri görevlerinden alınarak yeni Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu teşekkül ettiğini 5 yıl geriye doğru gidilerek önceki senelerde görev yapan yönetim kurullarının hesap ve işlemlerinin incelenmesine karar verildiğini, bu amaçla ..........................'den oluşan heyetin hesap tetkik komisyonu olarak seçildiğini, 01.01.2001 - 21.08.2005 dönemindeki- yani kooperatif eski yönetiminin görev yaptıkları dönemdeki- Yönetim hesap ve işlemlerinin inceleme ve rapor halinde Genel Kurul'a sunma görev ve yetkisi verildiğini, Hesap Tetkik Komisyonunun bu amaçla 25.08.2005 - 20.12.2005 tarihleri arasında 25 oturum yaptığını ve 18 sayfadan ibaret 24.02.2006 düzenleme tarihli ve 03.03.2006 sonuç tarihli Hesap Tetkik Komisyonu Raporu'nu hazırladıklarını, Hesap Tetkik Komisyonu'nca; davalıların da aralarında olduğu dönemin kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Muhasip Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Denetçilerinin müvekkilini zarara uğrattıklarının tespiti üzerine davalılarında aralarında bulunduğu eski yöneticiler aleyhine ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/32 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, Hesap Tetkik Komisyonunca düzenlenen rapor 30.04.2006 tarihinde yapılan Genel Kurul gündemine getirildiğini, Genel Kurul tarafından dönemin kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Sekreteri, Kurulu Muhasip Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Denetçileri; Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Bilanço ve gelir gider hesap ve raporları kooperatifi büyük zarara uğrattıkları gerekçeleri ile ibra edilmediklerini, kooperatif eski Yönetim ve Denetim kurulu tarafından kooperatif kayıt ve defterleri düzenli olarak tutulmadığını, 21.08.2005 tarihinde yapılan Olağan üstü Genel Kurulda yeni yönetimi tarafından; Hesap Tetkik Komisyonu Raporu ve ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında bulunan 07.08.2006 tarihli bilirkişi raporuna göre, 21.08.2005 tarihinden bu yana kooperatif kayıtlarında yapılan incelemelerin halen devam ettiğini, bu incelemeler sonucunda; kooperatif eski yöneticisi olan davalıların yönetimi devir ettikleri 21.08.2005 tarihi itibari ile 25.488,31 - YTL. Avansı halen kooperatife iade etmediklerinin tespit edildiğini, avansın iadesi amacıyla ......... 16. Noterliğinden 08.06.2007 tarih 16299 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, İhtarname tebliğ edilmiş olmasına rağmen bu güne kadar ödeme yapılmadığını, ayrıca ......... 28. Noterliğinde düzenlenen 12.07.1994 tarih 21517 yevmiye numaralı satış senedi ile kooperatif adına satın alınan ....... plaka sayılı 1974 model ......... marka kamyonetin davalıların yönetimi devir ettiği 21.08.2005 tarihinden bu güne kadar yeni yönetime teslim edilmediğini, aracın teslimi için de davalılara ......... 16. Noterliğinden, 08.06.2007 tarih 16298 yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davalılardan ....... plaka sayılı aracın müvekkiline tesliminin ihtar edildiğini, davalıların ......... 26. Noterliği'nin 06.07.2007 tarih 10266 yevmiye numarası ile iki ihtara da cevap verdiklerini, davalıların, cevabı ihtarnamede üzerlerinde avans olmadığını, aracın da Çandarlı İlçe Jandarma Komutanlığınca vergi borcu için parka çekildiğini belirttiklerini, bunun üzerine müvekkilinin Çandarlı beldesinin bağlı olduğu Dikili Jandarma İlçe Komutanlığına müracaat ettiğini, ilçe Jandarma komutanlığından aldığı 02.09.2007 tarih 6011 sayılı yazıda, ....... plaka sayılı aracın Jandarmada olmadığı ve araç ile ilgili bir işlem yapılmadığını müvekkiline böylelikle davalıların araç ile ilgili beyanlarının doğru olmadığı ortaya çıktığını, beyan ederek müvekkili kooperatifin muhasebe kayıtlarında, davalıların üzerinde avans olarak gözüken 25.488,31-YTL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ....... plakalı aracın müvekkili kooperatife teslimine, teslimi mümkün olmadığı takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik araç bedeli olarak 1.000.00-YTL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar ..., ..., ...........ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıların üzerinde 21.08.2005 tarihi itibariyle üzerlerinde 25.488,31 YTL avansın bulunduğunu ve halen ödeme yapılmamış olduğu iddiasını hangi belgelere dayandığı ve hangi tarihlere ait olduğuna dair bilgi bulunmadığını, zaten bu konuda davacı yanın ......... 16. Noterliğinden gönderilen 08.06.2007 tarihli ihtarnamesinde de davacı tarafın hiç bir savunma sunmaksızın avans bulunduğu iddiasında bulunduğunu ancak müvekkili ile davalılar tarafından gönderilen ......... 26. Noterliğinin 10266 sayılı cevap ve ......... 18. Noterliğinden gönderilen 22822 sayılı cevabi ihtarda da; davacılarca sözü edilen avansın hangi belgelere dayanarak istendiği ve hangi tarihleri içerdiğine ilişkin bilgi ve belge istendiğini, bu konuda davacı yanca bir cevap verilmeyerek bu iddia ile dava açılmasının tercih edildiğini, ancak davacı yanın dava dilekçesinden de adı geçen 25.488,31 YTL'lik avans alacağının neye dayandığı gösterilmediğini, nitekim 01/01/2000 - 31/12/2005 tarihleri arasındaki davacı kooperatif kayıtlarında yer alan detay mizanlarında da müvekkillerinin üzerinde avans niteliğinde veya başka bir borç bulunmadığının açıkça görüleceğini, bu nedenlerle davacı yanın bu yöndeki iddialarının afaki olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı yanın avans alacağı iddiasını neye dayandırdığı anlaşılmadığından bu borcun kabulünün mümkün olmadığını, öte yandan davacının bir diğer iddiasının da kooperatif adına ....... plaka ile kayıtlı ......... marka kamyonetin davalılarca verilen bilgi doğrultusunda Çandarlı İl Jandarma Komutanlığından sorulduğunu ancak aracın işlem görmediğinin ve bu konuda davalılarca verilen beyanın gerçeğe aykırı bulunduğunun iddia edildiğini, söz konusu aracın kooperatif işlerinde kullanılmak üzere tesis edilmiş bir araç olduğunu, kooperatifin bulunduğu İzmir Çandarlı ilçesinde Şantiye Sorumlu ...'a bırakıldığını, davacı yan tarafından çekilen ihtar neticesinde davalı müvekkiller tarafından kooperatife bilgi verilmek için aracın akıbeti araştırıldığını, fiilen ......... da yaşamakta olan müvekkillerinin söz konusu araçtan yönetimden de ayrıldıkları bir tarihte tam olarak haberdar olmalarını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, ancak yine de müvekkillerinin yazılan ihtara edindikleri bilgi çerçevesinde cevap verdiklerini ve aracın akıbeti hakkında şantiye sorumlusundan edindikleri bilgiyi aktardıklarını, davalı müvekkillerinin de bu konuda bildikleri; aracın halen kooperatif üzerine kayıtlı olduğu ve en son Şantiye Sorumlu olarak noterden yetkili olan ...'ın şantiye işlerinde kullanması için kendisine teslim edildiğini beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davacı kooperatifin 21/08/2005 tarihinde yapılan 2004 yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; gündemin 4. maddesi olarak görüşüldükten sonra: "Madde:4-Hesap Tetkik Komisyonu seçimine geçildi. Yapılan görüşmeler sonucunda aşağıda isimleri yazılı olanlar, oy çokluğu ile(38 oy) hesap tetkik komisyonuna seçilmişlerdir. Hesap tetkik komisyonunun 5 (beş) kişiden oluşmasına oy birliği ile karar verilmiştir. Yapılacak 2006 yılındaki olağan genel kurula kadar 2001, 2002, 2003, 2004, 2005 yıllarına ait hesap ve işlemlerin incelenerek bir rapor halinde genel kurula sunulmasına oy birliği ile karar verilmiştir. Hesap tetkik komisyonu için 2 önerge verildi. 1. Önerge 38 oy aldı, 2. Önerge 10 oy aldı. Hesap Tetkik Komisyonuna seçilenler:1-............. 38(otuzsekiz) oy alarak seçilmişlerdir.” şeklinde genel kurul kararı alınmıştır.
Alınan genel kurul kararı ile oluşturulan Hesap Tetkik Komisyonu tarafından hazırlanan 03/03/2006 tarihli Hesap Tetkik Komisyonu Raporu'nun hazırlandığı, Genel Kurul tarafından oluşturulan Hesap Tetkik Komisyonu tarafından hazırlanan 03/03/2006 tarihli Hesap Tetkik Komisyonu Raporu'nda dava konusu hususlarla ilgili olarak raporun, 5. sayfasında 2.10 maddesi olarak: "2.10-Kooperatif Yönetim kurulu 2002 yılına girerken üzerlerinde kapatılmamış 124.714.277.021.-TL.lık iş avansı varken bu yıl sonunda bu rakam 210.717.653.797,- 1 L sına yükseltilmiştir. 31.12.2002 gün ve 9-01 sayılı muhasebe fişi ektedir. Ayrıca bu verildiği belirtilen avansların ne sebeple verildiği ve ne iş yaptırıldığı tam anlamıyla da anlaşılamamıştır. Kooperatif Yöneticilerinin ciddi bir harcama olmaksızın sınırsız, limitsiz ve yetkisiz iş avansı kullanmaları ve üzerlerinde bir yıl tutmaları sakıncalı yersiz ve usulsüz bulunmuştur. Kullanma yolu ile zimmet suçunu işlediği düşünülmektedir" B-7. sayfasında 3.10 maddesi olarak: "3.10-Kooperatif Yönetim kurulu 2003 yılına girerken üzerlerinde kapatılmamış 210.717.653.797,-TL.lık iş avansı varken bu yıl sonunda bu rakam 243.122.709.717,- TL sına yükselmiştir. (Ek: 31)31.12.2003 gün 9-01 s: kapanış fişi ektedir. Kooperatif Yöneticileri r harcama olmaksızın ortakları sırasında borçlandırarak yüksek faizlerle borç alıp sınırsız, limitsiz ve yetkisiz iş avansı kullanmaları ve üzerlerinde bir yıl tutmaları sakıncalı, yersiz ve usulsüz bulunmuştur, Ayrıca da bu yolla yöneticiler kullanma zimmet suçu işledikleri düşünülmektedir" 14. Sayfasında 5.6 maddesi olarak; " 5.6 Kooperatif demirbaş kayıtlarında mevcut bulunmakta beraber, Trafik Müdürlüğünde ve Vergi Dairesinde sahimi Kooperatif olarak gösterilen ancak halen kooperatifte bulunmayan ....... plakalı araç dahil olmak üzere kooperatif demirbaşlarının yeni yönetim kuruluna teslim edilmediği ve eski yönetim kurulunun zimmetinde olabileceğinin düşünülmektedir." 15. sayfasında 1-d. maddesi olarak: "1-d-Harcama yapmaksızın, herhangi bir prensip kararına dayanmadan ve Banka faiz hadlerinin yüksek seyrettiği bir zamanda haksız kazanç sağlamak amacına yönelik olarak kooperatifin 243.122.709,717,-TL'sini İş avansı olarak üzerlerinde taşımışlardır." 16. Sayfasında 6. Maddesi olarak; "Kooperatife ait .......... plakalı ......... Model Kamyonet Muhasebe kayıtlarda 65.000.000,-TL.dan alındığı belirtilmesine rağmen amortisman ayrılmadığı ve satışının yapıldığı ifade edilmekle beraber Muhasebede böyle bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca bahse konu aracın satışının noterde yapılmadığı gibi ne fiyattan satıldığı ve halen nerede olduğu bilinmemektedir." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Davacı kooperatifin 30/04/2006 tarihinde yapılan 2005 yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; Gündemin 4. maddesi olarak görüşüldükten sonra: "Madde 4-Bilançoların kabulü ve ibralarına 1.1.2005-21.08.2005 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan eski yönetim dönemine ait bilanço ve gelir gider hesapları oya sunuldu 3 çekimser oya karşılık 60 oyla ibra edilmedi..." B-Gündemin 9. maddesi olarak görüşüldükten sonra: "Madde 9-Hesap tetkik komisyonu raporunun görüşülmesi ve dava açılıp açılmaması hususunun görüşülmesine geçildi. Hesap tetkik komisyonu raporu ....... özet olarak raporu açıkladı. Bu rapor gündemin 3. maddesinde de yeteri kadar ortaklara açıklanmıştır. Eski yönetim kurulu başkanı ... söz alarak hesap tetkik komisyonu raporu ile ilgili görüşlerini açıklayarak veremeyeceği hiçbir hesap olmadığını belirterek, kendi yönetim döneminde elinden geldiğince kooperatif işlerini yaptıklarını açıklayarak yaptığımız çalışmalara helali hoş olsun dedi. Eski yönetim kurulu üyeleri hakkında TTK'nın 341. Maddesine istinaden hukuki ve mali sorumluluk davası açılması ve bu konuda dava açılması iç in deneteim kurulunun görevlendirilmesi oy birliği ile kabul edildi. Bakanlık temsilcisi bu karardan sonra tekrar, bu karara itiraz olup olmadığını sordu, olmadığı görüldü." şeklinde genel kurul kararı alındığı anlaşılmıştır. ......... 16. Noterliği'nin 08/06/2007 tarih ve 16298 yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtarnamenin davacı S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından, ..., ..., ......... lehine keşide edildiği, ihtarnamede; "1-Müvekkil kooperatifin muavin defter kayıtlarının incelenmesinde yönetimi devir ettiğiniz tarih olan 21/08/2005 tarihi itibariyle üzerinizde 25.488,31-YTL avans olduğu tespit edilmiştir. 2-Sözlü talebe rağmen bu güne kadar ödeme yapmadınız. İş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren (10) günlük süre içinde avans olarak üzerinizde bulunan 25.488,31-YTL'yi müvekkil kooperatife ödeyiniz. Aksi takdirde hukuki sürecin başlatılacağım, sonucunda mahkeme masraf ye avukatlık ücretinin de tarafınızdan tahsili cihetine gideceğimizi ihtaren bildiriyoruz" hususlarının ihtar edildiği görülmüştür.
......... 26. Noterliği'nin 06/07/2007 tarih, 10266 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinin incelenmesinde; davalılar ..., ..., ......... vekili tarafından davacı S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi lehine keşide edildiği, ihtarnamede; "Keşideci müvekkillere göndermiş olduğunuz konuda belirtilen ihtarnameleriniz gerçekleri yansıtmamaktadır. Şöyle ki: 1-Kooperatif adına kayıtlı bulunan ....... plakalı 1974 model ......... marka kamyonet Kooperatifin şimdiki yöneticilerince de bilindiği gibi Vergi borcu nedeniyle Maliye Bakanlığı haczi sonucu Çandarlı İlçe Jandarma Komutanlığınca parka çekilmiştir. Bu konu Vergi Dairesi Bilgisayar kayıtlarında da yer almaktadır. Yönetiminizin bilgisinde olan takibinden sorumlu oldukları bir konuda eski yöneti ithamda bulunmaları hakiz ve yersizdir. Madem ki, ihtarınızda belirttiğiniz yeni yönetim bu aracın vergilerini ödemiş ve ödemektedir o taktirde, aracı neden teslim almadıkları kendi sorumluluklarıdır. 2-Müvekkil zerinde 25.488.31.-YTL. avans bulunduğu hususu doğru değildir. Kaldı ki, bu konu ......... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/32 E. Sayılı dava dosyasına da şikayetçi muhatap kooperatifçe konu edilmiş olup, bu dava sonucunda gerçek ortaya çıkacak ve müvekkil kooperatifin eski yöneticileri ve deneticileri olan kişiler üzerinde mevcut avans olmadığı açıkça görülecektir. Bu nedenlerden bulunduğu; iş bu cevabi ihtarımızı saygıyla sunarız." hususunun ihtar edildiği görülmüştür.
......... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/126 sayılı dosyasının incelenmesinde; 24.04.1994-05.01.2006 tarihleri arasında S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan ..., ..., ..., ..., ..........ve ... haklarında Zimmet, Denetim Görevini İhmal ve Özel Belgede Sahtecilik suç isnatları ile ikame edildiği, ......... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.09.2010 tarih ve 2010/1785 nolu iddianame ile Zimmet, Denetim Görevini İhmal ve Özel Belgede Sahtecilik suç isnatları ile dava açıldığı ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/342 Esas, 2009/283 Karar sayılı 01.10.2009 tarihli gerekçeli kararının, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2010/241 Esas, 2010/8422 Karar sayılı 16.01.2020 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verildiği; bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/27 Esas ve 2015/149 Karar sayılı gerekçeli kararının, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/865 Esas ve 2020/254 Karar sayılı 16.01.2020 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/126 Esas, 2023/119 Karar sayılı 21.03.2023 tarihli karar verildiği tespit edilmiştir. ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarih 2020/126 Esas, 2023/119 Karar sayılı gerekçeli kararda özetle:”....A) Sanıklar ..., ......., ... ve ... hakkında ......... Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 27/12/2006 ve 27/09/2010 tarihli iddianamelerde görevi kötüye kullanma suçu yönünden bir anlatımın bulunmadığı, dolayısıyla açılan bir davanın bulunmadığı anlaşılmakla CMK'nın 225/1 maddesi gözetilerek sanıklar hakkında bu suç yönünden Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığına, B) Her ne kadar sanık ........ hakkında Zimmet suçu nedeniyle cezalandırılması istemi kamu davası açılmış ise de, güncellenmiş nüfus kaydına göre sanığın 03/07/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 64/1 ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşmesine, C) Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... hakkında Zimmet suçu nedeniyle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, suç tarihi itibariyle zamanaşımı yönünden yapılan lehe kanun değerlendirilmesinde 765 sayılı Kanunun sanıkların lehine olduğu, yargılamaya konu olayda suç tarihi itibariyle ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında açılan kamu davasının, 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. Maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine, Yargılama masrafının 5271 Sayılı CMK' nin 327/1 maddesi gereğince hazine üzerinde bırakılmasına, Dair, Yokluklarında hüküm verilenler bakımında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren; yüzleri: 'nler bakımından tefhimden itibaren 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. Maddesinin atfıyla 1412 SAYILI CMUK'un 305. vd. gereği BİR HAFTA İÇERİSİNDE içinde Mahkememize ya da en yakın ağır ceza mahkemesine verilecek dilekçe veya mahkeme kalemine yapılacak başvuru üzerine kalemce yapılacak tutanağın hakime tasdik ettirilmesi suretiyle YARGITAY nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere sanık ..., sanık ..., sanık ........ müdafii Av, .......... ve katılan kooperatif vekili Av. ...'in yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda oybirliğiyle verilen karar C.Savcısı Nuri Cavcav'ın huzuruyla usulen açıkça okunup anlatıldı." şeklinde olduğu ve ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/126 Esas, 2023/119 Karar sayılı 21.03.2023 tarihli Gerekçeli Kararı'nın, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2023/7794 Esas ve 2024/6555 Karar sayılı 30.05.2024 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı yönünden inceleme yapmak üzere Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan alınan 29/112024 tarihli bilirkişi raporu ve 06/02/2025 tarihli ek raporda özetle; 24.04.1994-21.09.2005 tarihleri arasında S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan ..., ..., ..., ..., .........ve ... haklarında ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Zimmet, Denetim Görevini İhmal ve Özel Belgede Sahtecilik suç isnatları ile dava açılan dava ile ilgili olarak dosya kapsamında fiilen mevcut konu ile ilgili bilgi ve belgelerin bir bütün olarak dikkate alınması halinde, ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/126 Esas, 2023/119 Karar sayılı 21.03.2023 tarihli GEREKÇELİ KARARI ile dosya kapsamındaki sanıklar haklarında özetle, HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA ve ZAMANAŞIMI NEDENİYLE AYRI AYRI DÜŞMESİNE hükmolunduğu ve Mahkeme tarafından verilen bu Gerekçeli Kararın da Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2023/7794 Esas ve 2024/6555 Karar sayılı 30.05.2024 tarihli İLAMI ile ONANARAK kesinleştiği, kooperatifin 30.04.2006 tarihinde yapılan 2005 yılı Olağan Genel Kurulunda gündemin 9. Maddesi olarak görüşüldükten sonra özetle:”Eski yönetim kurulu üyeleri hakkında TTK'nın 341. Maddesine istinaden hukuki ve mali sorumluluk davası açılması ve bu konuda dava açılması için denetim kurulunun görevlendirilesi oy birliği ile kabul edildi." şeklinde genel kurul kararı alındığı, Ancak, huzurdaki davanın, kooperatifin 21.08.2005 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda yönetim kurulu üyesi olarak seçilen............ ve .......... tarafından, ......... Barosu Avukatları ..., ........ ve .........'ya kooperatif adına ......... 6. Noterliğinde 16.12.2005 tarih ve 2511 yevmiye numarası ile düzenlenen VEKALETNAME ile ............ tarafından açıldığı, bu durumun, kooperatif anasözleşmesinin 36/3. maddesine de yer alan:"İbra edilmeyen yönetim kurulu aleyhine tazminat davası açılabilmesi için, bu konuda genel kurulca karar verilmiş olması gereklidir. Kooperatif denetçileri genel kurul karar tarihinden itibaren bir ay içinde dava açmaya mecburdur..." şeklindeki düzenlemeye aykırılık teşkil ettiği, davacı S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından Mahkemeye sunulan 24.09.2007 tarihli dava dilekçesinde yer alan özetle:“Müvekkil kooperatifin muhasebe kayıtlarında, davalıların üzerinde avans olarak gözüken 25.488,31-YTL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi yolundaki talebi ile ilgili olarak: Kooperatifin dosya kapsamında fiilen mevcut DETAY MİZANLARI üzerinde, konu ile ilgili olarak yapılan incelemede: -31.12.2000 tarihi itibariyle 195-İŞ AVANSLARI/195.01-Yönetim Avansları hesabının bakiyesinin 189.829.198TL olduğu, 31.12.2001 tarihi itibariyle 195-İŞ AVANSLARI/195.01-Yönetim Avansları hesabının bakiyesinin 202.102.157TL olduğu, 31.12.2002 tarihi itibariyle 195-İŞ AVANSLARI/195.01-Yönetim Avansları hesabının bakiyesinin 306.259.859TL olduğu, 31.12.2003 tarihi itibariyle 195-İŞ AVANSLARI/195.01-Yönetim Avansları hesabının bakiyesinin 1.677.759.121TL olduğu, 31.12.2005 tarihi itibariyle 195-İŞ AVANSLARI/195.01-Yönetim Avansları hesabının bakiyesinin 150.782,47TL olduğu, ancak İş Avansı borcu bulunan kooperatifin önceki dönem yöneticileri olan ..., ..., ..., ... ve .......... olmadıkları, 311.2.2005 tarihi itibariyle kooperatifin 195-İŞ AVANSLARI/195.01-Yönetim Avansları hesabının bakiyesinde yer alan 150.782,47TL borç rakamından, 25.488,31TL'lik bölümünün, 10.01.2006 tarih ve 7 nolu mahsup işlemi ile 236-DİĞER ÇEŞİTLİ ALACAKLAR/236.01-21.08.2005 Önceki Yönetimden Alacaklar hesabında aktarıldığı, davacı kooperatif tarafından, 31.12.2005 tarihi itibariyle 195-İŞ AVANSLARI/195.01-Yönetim Avansları hesabında bulunan 150.782,47TL borç bakiyesinin, 25.488,31TL'lik bölümünün, kooperatifin 21.08.2005 tarihinde yapılan olağan genel kurulundan önceki dönemlerde görev yapan kooperatif yöneticileri olan dosya kapsamındaki davalıların üzerinde bulunan avanslar olduğu, bu sebeple de 10.01.2006 tarih ve 7 nolu mahsup işlemi ile 236-Diğer Çeşitli Alacaklar/236.01-21.08.2005 Öncesi Yönetimden Alacaklar hesabında aktarılmış olunmasına rağmen, aktarılan 25.488,31TL tutarındaki bu avans borçlarının, kooperatifin önceki dönem yöneticileri olan davalılar ..., ..., ..., ... ve ..........'a ait olduğu ya da bu kişi tarafından kullanılan avanslar olduğuna dair her türlü şüpheden uzak somut bir bilgi dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı Davacı S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından Mahkemeye sunulan 24.09.2007 tarihli dava dilekçesinde yer alan özetle:”....... plakalı aracı müvekkil kooperatife teslimine, teslimi mümkün olmadığı takdirde fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik araç bedeli olarak 1.000,00YTL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi.” yolundaki talebi ile ilgili olarak: davacı kooperatifin yasal muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede, bahse konu ....... plakalı 1974 model ......... marka kamyonetin, 31.12.2004 ve 3112.2005 tarihli DETAY MİZANLARI'nda, “254-TAŞITLAR/254.01-......... Kamyonet 65.000,000 TL” olarak kaydının yer aldığı, davacı kooperatifin 21.08.2005 tarihinde yapılan genel kurulunda, kooperatifin önceki dönem yönetim kurulu üyeleri olan, fakat yeniden seçilemeyen dosyadaki davalılar ..., ..., ... ve ... oldukları, dava tarihi itibariyle cari Konut Yapı Kooperatifi Ana sözleşmesinin Devir Teslim Tutanağı kenar kurulu üyeleri ile müdür ve diğer personel, görevlerinin sona tarihten itibaren üç işgünü içinde sorumlulukları altındaki para, mal, defter, belge ve diğer varlıklarını bir tutanakla yeni görevlilere veya kooperatif yetkililerine devir teslim etmekle ve teslimleri sırasında sorumlulukları altındaki para, mal, defter, belge ve diğer kooperatif varlıklarını bir tutanakla yeni görevlilere teslim etmekle yükümlü oldukları, Davalılar ..., ..., ...........ve ... vekili tarafından ......... 26. Noterliğinde keşide edilerek, muhatap S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine atlı bulunan ....... plakalı 1974 model ......... marka kamyonet Kooperatifin şimdiki yöneticilerince de bilindiği üzere Vergi borcu nedeniyle Maliye Bakanlığı haczi sonucu Çandarlı İlçe Jandarma Komutanlığınca parka çekilmiştir.” yolunda beyanda bulunmasına karşılık, Dikili Jandarma Komutanlığı tarafından, davacı kooperatife gönderilen 02.09.2007 tarihli yazı ile ....... plakalı 1974 model ......... marka kamyonetin Komutanlığımızda olmadığı ve araçla ilgi herhangi bir işlemin yapılmadığını rica ederim.” şeklinde bilgi verildiği, ancak, davacı kooperatifin 21.08.2005 tarihinde yapılan genel kurulundan önceki dönemde görev yapan ve bu genel kurulda da yeniden seçilemeyen yönetim kurulu üyeleri olan dosya kapsamındaki davalılar ..., ..., ... ve ...'nun, sorumlulukları altındaki kooperatifin 254-TAŞITLAR/254.01-......... Kamyonet 65.000,000 TL şeklinde kayıtlı ....... plakalı 1974 model ......... marka kamyoneti, kooperatif yeni seçilen yönetim kurulu üyelerine teslim etmedikleri bildirilmiştir.
Davalıların kooperatif adına kayıtlı ....... plaka ile kayıtlı ......... marka kamyonetin Şantiye Sorumlu ...'a bırakıldığı iddiası üzerine Mahkememizce talimat yolu ile ...'ın ifadesi alınmış, tanık beyanında; "Ben davacı kooperatifte yaklaşık 20 yıl önce şantiye sorumlusu olarak çalışma yaptım. Davalılar da bu kooperatifin yönetiminde yer alıyorlardı, hangisinin hangi sıfatla çalıştığını tam olarak şuan hatırlamıyorum, benim hatırladığım kooperatife ait ......... marka bir tane kamyonet vardı, bu kamyonet sonradan iş karşılığı bir şahsa verilmişti, bu şahsın kim olduğunu hatırlamıyorum, daha sonra bu kamyonetin akıbetinin ne olduğunu bilmiyorum. O dönem davalıların kooperatifin yönetiminde yer alıp almadıklarını da hatırlamıyorum, benim başkaca bir bilgim yoktur, üzerinden uzun zaman geçmiştir, dedi." demiştir. Mahkememizce dava konusu 1974 ......... Marka aracın 2004, 2005, 2006 ve dava tarihi 24/09/2007 Tarihi itibariyle güncel değerinin tespiti konusunda Makine Mühendisi bilirkişiden rapor alınmış olup, alınan raporda özetle; ......... 28 Noterliği tarafından düzenlemiş olan 02.07.1994 tarih 21517 Yevmiye Numaralı satış senedinde ....... plakalı, ......... marka, 1974 model, ........ şase numaralı, B2257805 motor numaralı, Satıcı : ......'ye vekaleten ......... şeklinde belirtilmiş, SS ...... Sahil Arsa Konut yapı Kooperatifi şeklinde belirtilmiş, taraflarca beyan edilen gerçek satış bedeli 65.000,00 TL olarak belirtilerek, Noter satış bedeli de 35.600,00 TL olarak belirtildiği, dava konusu ....... plakalı araç, ......... marka, PD250 Ticari, 2 koltuklu, 1974 model, 2497 cm silindir hacimli, 75 HP gücünde Benzinli, Açık Saç Kasa bir Kamyonet olduğu, oto galerileri üzerinden ve de yapılan piyasa araştırması sonucu dava konusu aracın güncel piyasa değerinin 100.000,00 TL, 2007 yılı piyasa rayiç değerinin 80,00 YTL, 2006 yılı piyasa rayiç değerinin 75,00 YTL, 2005 yılı piyasa rayiç değerinin 72,50 YTL olacağı (01/01/20005 tarihinde TL'den 6 sıfır atılmış olunmakla, 2004 yılı piyasa rayiç değerinin ise 70.000.000,00 TL olacağı (TL'den 6 sıfır atılmamışken) olacağı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava koooperatif eski yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler. 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. “Eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır. Kooperatif ortakları bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir. Açık kapı ilkesi kooperatiflere özgün bir nitelik katar ve onu diğer ticaret şirketlerinden ayırır, ancak bu kural mutlak olarak serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olup onu tamamlar nitelikte olan "kooperatifin korunması ilkesi" gereğince ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir. Kooperatifin korunması ve varlığını sürdürebilmesi için ana sözleşme ile birtakım koruyucu ve sınırlandırıcı hükümler getirilebilir, ancak ana sözleşmeye konulan sınırlandırıcı hükümler hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız olarak güçleştiremez. Kooperatiflerde ortaklık sıfatını kazanan herkesin, açık kapı ilkesi gereğince kooperatiften çıkma hakkı olduğu gibi ana sözleşmede açıkça belirtilmiş olan nedenlerle ortağın çıkarılmasına (ihracına) karar verilmesi de mümkündür. Yapı kooperatiflerinin amacı ortakların konut ihtiyaçlarını karşılamak olup, gerçek ve tüzel kişiler ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını sağlayıp korumak amacıyla kooperatiflere ortak olmaktadırlar. Kooperatifin kurulabilmesi için, ortakların menfaatlerini ortaya koydukları ve üzerinde anlaşmış oldukları, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarını gösteren ana sözleşmenin varlığı gereklidir. Kurucu ortaklar ana sözleşmeyi emredici hükümlere, ahlâk ve adaba, kamu düzenine ve iyiniyet kurallarına aykırı olmayacak şekilde sözleşme özgürlüğü kapsamında diledikleri gibi hazırlayabilirler. Ana sözleşmeye 1163 sayılı Kanun'a aykırı olmamak koşuluyla sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/11/2023 tarih, 2022/6-1227 Esas, 2023/1045 Karar). Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar (HMK m. 222/4). HMK'nın 222/5. maddesi uyarınca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/10/2022 tarih, 2019/23 (6)-852 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere ispatı gerekli ve önemli olan vakıalar, hâkimin vereceği kararı etkileyen ve hâkimin karar verirken dikkate alması gereken vakıalardır Kural olarak hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme HMK’nın 190. maddesinin birinci fıkrasında, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; HMK'da senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Açıklanan bu hususlara Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli ve 2017/15-425 E., 2021/440 K.; 29.04.2021 tarihli ve 2017/15-3098 E., 2021/546 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ndaki (TBK) karşılığı olan 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı TTK) “Tacir olmanın hükümleri” başlıklı 20/2. maddesinde; “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır” denilmiş; aynı düzenlemeye 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 18/2. maddesinde de yer verilmiştir. Bu hüküm tacire belli durumlarda daha önce taahhüt etmemiş olduğu bazı edimler yüklenmesi veya tacirin daha geniş bir sorumluluk altına sokulması şeklinde, “külfet” niteliği taşımaktadır. Basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü, objektif bir özen ölçüsü getirmekte olup, tacirin aynı ticaret alanında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni gösterme yükümlülüğüdür. Tacirin özellikle ticarî işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir iş adamı gibi davranması, üstleneceği yükümlülüklerin kapsam ve sonuçlarını tartarak işlem yapması zorunludur. TBK m. 74 hükmüne göre, Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. İddia, savunma, cevabi yazılar, Ağır Ceza Mahkemesi dosyası, kooperatif genel kurul kararları, tanık anlatımları, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda; a-Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili kooperatifin muhasebe kayıtlarında davalıların üzerinde avans olarak gözüken 25.488,31 YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı kooperatifin 21/08/2005 tarihinde yapılan 2004 yılı Olağanüstü Genel Kurulunda alınan 4 numaralı karar uyarınca Hesap Tetkik Komisyonu tarafından hazırlanan raporda 5. sayfasının 2.10 maddesinde; "2.10-Kooperatif Yönetim kurulu 2002 yılına girerken üzerilerinde kapatılmamış 124.714.277,021.-TL.lık iş avansı varken bu yıl sonunda bu rakam 210.717.653.797,- 1 L"sına yükselmiştir.(Ek: 17 ) 31.12.2002 gün ve 9-01 sayılı muhasebe fişi ektedir. Ayrıca bu verildiği belirtilen avansların ne sebeple verildiği ve ne iş yaptırıldığı tam anlamıyla da anlaşılamamıştır. Kooperatif Yöneticilerinin ciddi bir harcama olmaksızın sınırsız, limitsiz ve yetkisiz iş avansı kullanmaları ve üzerlerinde tutmaları sakıncalı yersiz ve usulsüz bulunmuştur. Kullanma yolu ile zimmet suçu işlediği düşünülmektedir" 7. Sayfasının 3.10 maddesinde; "3.10-Kooperatif Yönetim kurulu 2003 yılına girerken üzerilerinde kapatılmamış 210.717.653.797,-TL.lık iş avansı varken bu yıl sonunda bu rakam 243.122.709.717,- TL sına yükselmiştir. (Ek: 31)31.12.2003 gün 9-01 sayılı kapanış ektedir. Kooperatif Yöneticilerinin ciddi bir harcama olmaksızın ortakları sırasında borçlandırarak yüksek faizlerle borç alıp sınırsız, li siz ve yetkisiz iş avansı kullanmaları ve üzerlerinde bir yıl tutmaları sakıncalı- yersiz ve usulsüz bulunmuştur. Ayrıca da bu yolla yöneticiler kullanma zimmet suçu işledikleri düşünülmektedir." 15. Sayfasının 1-d maddesinde; "Harcama yapmaksızın herhangi bir prensip kararına dayanmadan ve banka faiz hadlerinin yüksek seyrettiği bir zamanda haksız kazanç sağlamak amacına yönelik olarak Kooperatifin 243.122.709,717.-TL'sini iş avansı olarak üzerilerinde taşımışlardır" tespitlerine yer verildiği, Mahkememizce davacı kooperatif defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede 31/12/2005 tarihi itibariyle kooperatifin 195-İş Avansları/195.01 Yönetim Avansları hesabının bakiyesinde yer alan 150.782,47 TL borç rakamından 25.488,31 TL'lik bölümün 10/01/2006 tarih ve 7 nolu mahsup işlemi ile 236-Diğer Çeşitli Alacaklar/236.01-21/08/2005 Öncesi Yönetimden Alacaklar hesabına aktarıldığı, bu itibarla 25.488,31 TL tutarındaki avans borçlarının kooperatifin önceki dönem yöneticileri olan davalılar ..., ..., ..., ... ve ..........'a ait olduğu ya da bu kişiler tarafından kullanılan avanslar olduğuna dair, somut bir bilgi veya belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmakla avansa yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir. b-Davacı vekili dava dilekçesinde ....... plakalı aracın müvekkili kooperatife teslimini, mümkün olmadığı takdirde şimdilik araç bedeli olarak 1.000,00 YTL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkin olarak yapılan incelemede; Dava tarihi itibariyle cari Konut Yapı Kooperatifi Ana sözleşmesinin Devir teslim tutanağı kenar başlıklı 71/1. maddesine göre Yönetim kurulu üyeleri ile müdür ve diğer personel, görevlerinin sona erdiği tarihten itibaren üç işgünü içinde sorumlulukları altındaki para, mal, defter, belge ve diğer kooperatif varlıklarını bir tutanakla yeni görevlilere veya kooperatif yetkililerine devir teslim etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla, kooperatifin önceki dönem yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları görev devir ve teslimleri sırasında sorumlulukları altındaki para, mal, defter, belge ve diğer kooperatif varlıklarını bir tutanakla yeni görevlilere teslim etmekle yükümlüdürler. Ancak, davacı kooperatifin 21.08.2005 tarihinde yapılan genel kurulundan önceki dönemde görev yapan ve yeniden seçilemeyen yönetim kurulu üyelerinin, sorumlulukları altındaki kooperatifin 254-TAŞITLAR/254.01-......... Kamyonet 65.000.000 TL şeklinde kayıtlı ....... plakalı 1974 model ......... marka kamyoneti, kooperatif yeni seçilen yönetim kurulu üyelerine teslim etmedikleri anlaşılmıştır. Davalılar ..., ..., ...........ve ... vekili tarafından ......... 26. Noterliğinde keşide edilerek, muhatap S.S. ...... Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine gönderilen 06.07.2007 tarih ve 10266 yevmiye nolu cevabi ihtarname ile: "...Kooperatif adına kayıtlı bulunan ....... plakalı 1974 model ......... marka kamyonet Kooperatifin şimdiki yöneticilerince de bilindiği gibi Vergi borcu nedeniyle Maliye Bakanlığı haczi sonucu Çandarlı İlçe Jandarma Komutanlığınca parka çekilmiştir.” yolunda beyanda bulunmasına karşılık, Dikili Jandarma Komutanlığı tarafından, davacı kooperatife gönderilen 02.09.2007 tarihli yazı ile "....... plakalı 1974 model ......... marka kamyonetin Komutanlığımızda olmadığı ve araçla ilgi herhangi bir işlemin yapılmadığını rica ederim.” şeklinde bilgi verildiği görülmüştür. Mahkememizce dava konusu ....... plakalı kamyonete ilişkin olarak rayiç değerinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 2004 yılındaki rayiç değeri 70,00 TL olarak tespit edilmiştir. 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşmede, yönetim kurulu üyelerinin bu sorumluluklarının niteliği yönünden açık bir hüküm mevcut değilse de, Kanunun 98. maddesi, kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki (eTTK) anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağını düzenlediğinden, anonim şirketlerle ilgili hükümlere bakmak gerekmektedir. Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. TTK m. 450 gereğince genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade etmektedir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98.maddesinde "Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında Türk Ticaret Kanunu'nun 445. maddesinde "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." yer alan amir düzenlemesi karşısında genel kurul kararlarının iptali talebiyle açılan davada şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkilidir ve bu yetki kamu düzenine ilişkindir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 336. maddesinin birinci fıkrasında yönetim kurulu üyelerinin yapmış oldukları mukavele ve işlemlerden dolayı şahsen sorumlu olmayacakları belirtilmiş ise de, hemen devamında “aşağıda yazılı hâllerde” denilerek, gerek şirkete gerek münferit pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olacakları hâller beş bent hâlinde düzenlenmiştir. 336. maddenin 5. bendinde ise “Gerek kanunun gerek esas mukavelenin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasten veya ihmal neticesi olarak yapılmaması” da yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu olacakları hâller arasında sayılmıştır.
Bu durumda kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği vazifeleri kasten veya ihmal neticesi olarak yapmayan yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu bulundukları belirtilmiştir. Bu tür sorumluluğun neticesi olarak, yönetim kurulu üyelerinin bütün kooperatif işlerine titizlikle ilgi göstermek, yönetim kurulu adına yapılan işlemleri ve harcalamaları kontrol etmek görevini kasıt veya ihmal sonucu yerine getirmemeleri hâlinde birlikte ve müteselsilen sorumlu olacakları tabiidir.Sorumluluk konusunun düzenlendiği 6762 sayılı TTK’nın 341. maddesi “Umumi heyet; idare meclisi azaları aleyhine dava açılmasına karar verirse yahut dava açılmamasına karar verilip de esas sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahipleri dava açılması reyinde bulunursa, şirket, bu karar veya talep tarihinden itibaren bir ay içinde dava açmaya mecburdur. Bu müddet geçirilmesiyle dava hakkı düşmez. Murakıpların ve alacaklıların vekilinin mesuliyeti hakkındaki hükümler mahfuzdur.” hükmünü içermektedir. Buna göre sorumluluk davası açılması için 6762 sayılı TTK'da genel kurulun bu yönde vereceği kararın varlığına bağlı idi.(TTK m.341/I). 6762 sayılı TTK’nın 341. maddesinde kooperatif eski yöneticilerinin neden olduğu zararların tazmini istemine ilişkin davanın denetçiler tarafından açılması gerektiğine dair düzenleme de bulunmaktadır fakat 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, 6762 sayılı TTK’daki bu düzenlemeden farklı olarak anonim şirketin zorunlu organlarının genel kurul ve yönetim kurulu olduğunu belirtmesine rağmen, denetimin şirket organı olup olmadığı konusunda açık bir hükme yer verilmeyerek, dolaylı olarak denetimin organ niteliğine son verilmiştir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 397 ve devamı maddelerinde denetleme işlemlerinin bağımsız denetçiler tarafından yürütülmesi hususunda düzenleme yapılmış ve sorumluluk davalarının da artık yönetim kurulunca açılacağı hükme bağlanmıştır.
Dava, önceki dönem kooperatif yöneticisi olan davalılar Yönetim kurulu başkanı ... ile yönetim kurulu üyeleri ..., ...........ile denetçi ... hakkında açılan sorumluluk davası olup, davalı yönetim kurulu üyelerinin 2005 yılı itibariyle üyelikten ayrıldıkları ya da üyeliklerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. ......... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarih 2020/126 Esas, 2023/119 Karar sayılı Davalılar ..., ... ve ... hakkında Zimmet suçu nedeniyle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, suç tarihi itibariyle zamanaşımı yönünden yapılan lehe kanun değerlendirilmesinde 765 sayılı Kanunun sanıkların lehine olduğu, yargılamaya konu olayda suç tarihi itibariyle ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında açılan kamu davasının, 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. ve yine aynı Kanun'un 98. maddeleri yollaması ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nın 336. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı da sorumludurlar. Kooperatif tarafından yöneticilere karşı açılan bir sorumluluk davasının görülebilmesi, TTK'nın 341. maddesi gereğince, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Ancak, uygulamada anılan usuli eksiklikler dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabileceği kabul edilmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda denetçilerin dava açma yetkisi kaldırıldığı için gelinen aşamada davanın denetçi tarafından bizzat ya da vekâlet vererek avukat aracılığı ile takip edilmesi de zorunlu değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, 6762 sayılı TTK’daki bu düzenlemeden farklı olarak anonim şirketin zorunlu organlarının genel kurul ve yönetim kurulu olduğunu belirtmesine rağmen, denetimin şirket organı olup olmadığı konusunda açık bir hükme yer verilmeyerek, dolaylı olarak denetimin organ niteliğine son verilmiştir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 397 ve devamı maddelerinde denetleme işlemlerinin bağımsız denetçiler tarafından yürütülmesi hususunda düzenleme yapılmış ve sorumluluk davalarının da artık yönetim kurulunca açılacağı hükme bağlanmıştır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2017 tarih, 2017/23-2039 Esas, 2017/1555 Karar sayılı kararı). Her ne kadar davayı denetçi açmamış ise de yönetim kurulu üyeleri tarafından da bu davanın açılması mümkündür. 6102 sayılı TTK’nın 408/2-d ve 479/3-c maddesi hükümleri gözönüne alındığında kooperatif yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararın kooperatif genel kuruluna ait olduğu kabul edilmelidir. Bu kabulden hareketle, yargılama aşamasında sorumluluk davası açılmasına ilişkin bir genel kurul kararı sunulmaması halinde, bu eksiklik dava şartı olmayıp, sonradan tamamlanabilen usuli eksiklik niteliğinden olduğundan dava hemen reddedilmemelidir. Davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığı takdirde Mahkemece, bu doğrultuda davacı tarafa genel kurul kararını sunması ya da bu davaya muvafakatlerinin sağlanması için süre de verilebilir.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2022 tarih, 2021/2939 Esas, 2022/2929 Karar sayılı kararı)
Davacı kooperatifin 21.08.2005 te yönetim kurulu üyesi olarak seçilen ......... tarrafından ......... 16. Noterliğinin 16/12/2005 tarihli vekaletname ile vekile yetki verilerek davanın açıldığı, 30.04.2006 tarihli genel kurul kararı ile eski yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılması için denetim kurulunun görevlendirilmesinin istenildiği ve dava tarihi olan 24/09/2007 tarihinde önce davayı açan yönetim kurulu üyelerinin dava konusunda yetkilendirildikleri anlaşılmakla mahkememizce dava şartının gerçekleştiği kabul edilmiş; kendilerine tevdii olunan aracın bulunamamasından kaynaklı zarardan yukarıda belirtilen TTK hükümleri ve yargısal içtihatlar karşısında davalılar Yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile bu üyeleri denetleyen denetçinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Tüm anlatılan nedenlerle davacının avans olarak gözüken 25.488,31 YTL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinin reddine, dava konusu araca yönelik davanın kısmen kabulü ile araç bedeli olan 70,00 TL'nin dava tarihi olan 24/09/2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kooperatife ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Avansa yönelik açılan davanın REDDİNE a-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 357,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 374,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Davalılar duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 26.418,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 2-Dava konusu araca yönelik davanın kısmen kabulü ile araç bedeli olan 70,00-TL (Eski 70,00-YTL)’nin dava tarihi olan 24/09/2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kooperatife ödenmesine, a-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 70,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 930,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 3-Davacılar tarafından yapılan dava açılış masrafı, bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve müzekkere posta gideri 48.727,40-TL, peşin harç 357,60-TL ve başvuru harcı 13,10-TL, vekalet harcı 2,20 TL olmak üzere toplam 49.100,30 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 129,75 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026