İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/226 E. 2026/497 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/226
- Karar No
- 2026/497
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/226 Esas - 2026/497
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/226 Esas KARAR NO : 2026/497
............................ ................................... .................................. ..................................... ..................................... .......................................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Orta Anadolu Bölge Müdürlüğünün Ankara'da bulunduğunu, trafik kazası kaynaklı sigorta şirketlerine açılan davada bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, taraflarınca açılan davada yetkili mahkemelerden birisi de Ankara Mahkemeleri olduğundan davanın Ankara Mahkemelerinde ikame edildiğini, 26.02.2022 tarihinde Edirne’de meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak maddi ve manevi açıdan zarara uğradığını, kazanın oluşumunda, davalı sigorta şirketine sigortalanmış olan 22 T 0233 plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin ise kazaya karışan ........... plaka sayılı diğer aracın sürücüsü konumunda olduğunu, kazanın veya zararın meydana gelmesinde herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin teminat limitleri doğrultusunda söz konusu zararlardan sorumlu olduğunu, kazadan sonra müvekkilinin Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastensi’nde tedavi ve muayene olduğunu, trafik kazası sonucu ortaya çıkan sürekli/geçici iş göremezlik zararı, sürekli/geçici bakıcı gideri ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ve atfedilen kusur ve teminat limitleri dahilinde sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, her türlü dava ve talep hakları saklı tutarak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalarını belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, müvekkilinin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalında muayene olduğunu ve ATK rapor ücreti olarak 959,95-TL ödendiğini, Yargıtay kararı uyarınca müvekkilinin bu zarar kaleminin de yargılama gideri çerçevesinde giderilmesini talep etiklerini, davalı sigorta şirketine, maddi tazminat talepli yazılı başvurularının 07.10.2022 tarihinde, maluliyet raporu ve diğer eksik evrakın sunulması dilekçesinin ise 10.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresinde içerisinde sunulan başvurularına ilişkin olumlu bir cevap alınamadığını, davalı sigorta şirketinin taraflarına 17.03.2023 tarihinde mail yoluyla gönderilen evrakta taleplerinin reddedildiğinin bildirildiğini, dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; HMK. 107. madde gereği fazlaya ilişkin ve munzam zarardan kaynaklanan hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 102,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazmin ve tahsiline, 750,00 TL rapor masrafı da dahil tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak; davacı tarafından Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacının Genel Şartlarda belirtilen belgelerle başvuru yaptığını iddia etmişse de, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, talep edilen eksik belgelerin müvekkili şirkete iletilmediğini ve bu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkının bulunmadığını, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarının; davacının kaza sonucu sürekli maluliyetinin oluşmadığından davanın reddinin gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, ikinci olarak Anayasa Mahkemesi kararları 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihinde verildiğini ve iptal kararlarının geriye yürümeyeceği de gözetilerek hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlıkta kaza tarihi 26/02/2022 olup, maluliyet raporunun yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini, dolayısıyla rapor tanzim edilirken erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik dikkate alınarak yapılan maluliyet tespitinin karara esas alınması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacı sürücünün kaza sırasında yasal sınır olan 0,50 promil üzerinde alkollü ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirketi sigortalı sürücünün ise kusursuz olduğunu, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi, rapor ücreti ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bunun yanında, uyuşmazlığın, poliçe tanzim tarihi olan 13.10.2021 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olduğundan müvekkilinin bu talep hakkında da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, yine kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda berlirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, davacının sürücü konumunda olup kaza anında yasal sınır olan 0,50 promil üzeri alkollü olduğu ve emniyet kemeri/kask-koruyucu kıyafet kullanmadığı sabit olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tüm bunların yanında, ceza dosyasında uzlaşma olduğu tespit edildiği için davanın, yerleşik yargı kararları gereği, hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddinin gerekeceğinin açık olduğunu, bu sebeple, öncelikle davanın reddini, aksi halde ise, uzlaşma kapsamında üzerinde anlaşılan ve davacıya ödenen tutarların hesaplanan tazminat tutarından düşülerek karar verilmesini talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca yine kabul manasında olmamak üzere faiz türü yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, söz konusu davanın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faiz yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek; haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebepleri şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ............ plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu ........... plakalı aracın 26.02.2022 tarihinde yapmış oldukları kaza neticesinde yaralanan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı noktasında toplanmıştır. Edirne Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü'nün, Edirne Sultan 1.Murat Devlet Hastanesi Başhekimliği'nin, .............. Sigorta A.Ş'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine 10/03/2023 tarihinde başvuru yapılmış 8 iş günü sonrası 23/03/2023 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kazaya karışan aracın ticari olduğu görülmüştür. 07/11/2024 tarihli ATK raporunda; Bayram ve Zekiye oğlu 02.09.1996 doğumlu, .........’in 26.02.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı rapor edilmiştir. 11/09/2025 tarihli ATK Üst Kurulu raporunda; ......... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; Bayram oğlu, 02/09/1996 doğumlu, ......... ’in 26.02.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 11.10.2008-27021 tarih-sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği” hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerinin değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceği, ayrıca bazı arızaların farklı maddelerde değerlendirilebildiği ve bunun hangi maddede değerlendirileceğine ait kesin yönergeler bulunmadığı, takdirinin hekimin tercihine bırakılmış olduğu, bu nedenle farklı oranlar çıkabildiği, bu durumların yönetmelikten kaynaklandığı, bu nedenle çeşitli kurumlar tarafından daha önce düzenlenmiş engellilik/özürlülük oranı raporlarının objektif olarak değerlendirilemeyebileceği ve çelişkilerden bahsedilemeyeceği rapor edilmiştir.
13/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda; kusur yönünden, dava konusu kazanın meydana gelmesinde ve davacı sürücü ......... ile 22 T 0233 plaka sayılı ticari araçta bulunan yolcular Melisa SARIBIYIK ve Mert EKER'in yaralanmasında; davalı .............. Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalanan 22 T 0233 plaka sayılı aracın dava dışı şoförü .........'nin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (53/1-b) Maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin (109/6-8) Maddesin ihlali nedeniyle kazada %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olacağı, ........... plakalı araç sürücüsü Davacı .........'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (52/1-a) maddesini ihlali nedeniyle kazada %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olacağı, tazminat yönünden, yapılan hesaplama sonucunda davacı .........'in; geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 20.917,20 TL, sürekli işgücü kaybından ve bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağının ise olmadığı, takdirin Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası (başvuru/ihbar tebliğ tarihi dosyada mevcut olmadığından) temerrüde düşme tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği, (Ankara Bam 35 HD. 21.02.2025 tarih, 2024/1386 E. 2025/230 K. sayılı ilamı, Yargıtay 4. HD. 2021/18933 E. 2021/4438 K. Sayılı ) kaza tarihinde (26.02.2022) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 500.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminat tutarının ZMSS poliçesi teminat tutarlarını aşmadığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili 07/05/2026 tarihinde sunmuş olduğu dava değeri artırım dilekçesi ile 1,00-TL olarak açtığı geçici iş göremezlik talebini 20.917,20-TL'ye artırarak dava değerini 21.018,20-TL'ye çıkarmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulmuştur. Güvence Hesabı'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Haksız fille ilgili olarak; 6098 sayılı TBK md. 49'da; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı kanunun devam eden 50'nci maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davalının haksız fiil nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için olumlu veya olumsuz bir eylem ya da görev tanımı, zarar ve eylemle zarar arasında illiyet bağının bulunması ve bunun davacı tarafından ispat edilmesi gereklidir. (HMK md. 190) 6098 sayılı TBK md. 54'de bedensel zararlar olarak "Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak sayılmıştır. Davacı .........'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (52/1-a) maddesini ihlali nedeniyle kazada %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu anlaşılmış ve de alınan maluliyet raporu uyarınca ;0/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespiti doğrultusunda alınan aktüerya raporu ve talep arttırım dilekçesi uyarınca açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, Kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin ve bakım ve bakıcı tazminatı talebinin ispatlanamadığından reddine, Geçici iş göremezlik tazminatı talebi 20.917,20-TL 'nin kabulü ile 23/03/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti 500.000,00 TL ile sorumlu olmasına) dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, Kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin ve bakım ve bakıcı tazminatı talebinin ispatlanamadığından reddine, Geçici iş göremezlik tazminatı talebi 20.917,20-TL 'nin kabulü ile 23/03/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmasına) 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 1.428,85-TL olduğundan, peşin alınan 855,20-TL (peşin+ıslah harcı) harçtan mahsubu ile bakiye 573,65-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 20.917,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 101,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.282,80-TL harç toplamı ile 25.277,95-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti ve ATK ücreti olmak üzere toplam 26.560,75-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 26.430,60-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geri kalan 130,15-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına , 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2026