Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1091 E. 2026/1861 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1091
- Karar No
- 2026/1861
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1091 KARAR NO : 2026/1861
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/03/2023 NUMARASI : 2021/870 Esas 2023/194 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :11/09/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin davalı/borçlu şirket ile olan ticari münasebeti sebebi ile doğan alacakları hakkında İzmir 19. İcra Dairesi 2019/13726 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu şirketin ise 16.11.2020 tarihli dilekçesi ile takibe, borç faize ve fer'ilerine itirazda bulunduğunu, bu nedenle takibin durmasına karar verildiğini, davalının tüm itirazzlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ayrıca ilgili itiraz dilekçesi incelendiğinde Borçlu/Davalının söz konusu Cari Hesap Mutabakat formu altında bulunan imzasına ilişkin herhangi bir itirazının olmadığını, borçlunun söz konusu mutabakat formunun altında yer alan imzaya itiraz etmemiş olması söz konusu takibi durdurmaya, alacağı engellemeye yönelik itirazını kötü niyetle yaptığını davalı/borçlunun iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu gözler önüne serdiğini, açıklanan nedenler ve sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafın İzmir 19. İcra Dairesi 2019/13726 E sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı şirket tarafından müvekkil şirket aleyhine İzmir 19. İcra Dairesinin 2019/13726 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan haksız icra takibine itiraz edilmiş olup takibin durdurulmasına karar verildiğini, açılan itirazın iptali davasında dava dilekçesinde yer alan iddia ve taleplerin tamamını reddettiklerini, müvekkil şirketin davacı şirkete cari hesap ilişkisinden kaynaklı bir borcu bulunmadığını, deliller arasında yer alan cari hesap dökümüne, cari hesap mutabakat formuna, mutabakat formunda yer alan imzaya açıkça itiraz ettiklerini, mutabakat formundaki imzanın müvekkil şirket yetkilileri tarafından atılmadığını, alacak iddialarının haksız olduğunu, her ne kadar BA-BS formlarının celbi talep edilmiş olsa da faturaya konu mal veya hizmetin teslimini ispat etmeyeceğini, sunulduğu belirtilen mal veya hizmetin teslim edildiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, davacı tarafça müvekkil şirkete mal veya hizmet teslimi yapılmadığını, davacı tarafın borcunu ifa etmediğini, müvekkil şirket faturalara ve cari hesaba konu mal veya hizmeti almamış olmakla birlikte BA-BS formlarında yer alan fatura bedelinden çok daha fazlasını davacı tarafa ödediğini, ödemelere ilişkin belgelerin de mahkemeye sunulacağını, izah edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; İzmir 19.İcra Müdürlüğünün 2019/13726 Esas Sayılı dosyasında davalı borçlu aleyhine davacı tarafça başlatılan icra takibine, borçlu tarafından takibe borca, faizi ve ferilerine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili tarafından, dava dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile doğan alacaklarının davalı tarafın ödemediği iddiası ile icra takibine karşı yapılan itirazın iptaline ilişkin dava açılmıştır. İcra dosyasının incelenmesinde; icra takibinin 55.209,21 TL asıl alacak üzerinden talep edildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir. Tarafların bağlı olduğu ilgili vergi dairelerinden Ba/Bs formları istenilmiş ve taraflara ticari defterlerin bulundukları yeri bildirmeleri yada ticari defterlerini dosyaya sunmaları için ihtarat yapılmış davacı tarafça ticari defterlerin bulunduğu yer bildirilmiş ancak 08.12.2022 tarihli bilirkişi ön rapordan da anlaşılacağı üzere davalı taraf ticari defterlerini İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/178 Esas sayılı dosyasında olduğunu beyan etmiş ise de dosyanın istinafa gönderildiği, ancak dosya ve ekleri arasında davalının ticari defterlerinin bulunmadığı bu nedenlerle davalının ihtarlı davetiyeye rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmediği gibi dosyaya da ibraz etmediği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacının davalıdan 135.209,21 TL alacaklı olduğu, davacının incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu nedenle sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça sunulan mutabakat formundaki imzaya her ne kadar davalı tarafça itiraz edilmiş ise de davacı vekili 16.03.2023 tarihli duruşmadaki beyanında mutabakat formunu davalı tarafça imzalanarak e-mail yolu ile kendilerine gönderildiği, dolayısıyla ıslak imzalı mutabakat formunun kendilerinde bulunmadığı yönündeki beyanı dikkate alınarak davalının imza itirazı yönünden inceleme yapılmamıştır. Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere takip konusu cari açık hesaba ilişkin kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 135.209,21 TL alacaklı olduğu, bu alacağın 80.000,00 TL'sinin dava konusu olmadığı, davanın 55.209,21 TL üzerinden açıldığı, davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan 55.209,21 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olması nedeni ile sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmadığı gibi her ne kadar İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ticari defterlerinin bulunduğunu beyan etmiş ise de ticari defterlerin bu mahkemede bildirilen dosyada olmadığı, davalının ihtarlı davetiyeye rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmadığı gibi bulunduğu yeri de mahkememize bildirmediği bu nedenle karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin HMK'nun 222/3.maddesi gereğince, davacının davalıdan alacaklı olduğunun ispat edilmiş olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı ve ayrıca davacının alacaklı olduğu miktar yönünden ödeme yapıldığına ilişkin bir delil de sunmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan ve davalı icra takibine itirazında haksız olduğundan davacı yararına hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; "1-DAVANIN KABULÜ İLE; İzmir 19.İcra müdürlüğünün 2019/13726 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile; 55.209,21-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19.50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-İİK'67/2. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan 55.209,21-TL'alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirketi tarafından müvekkili şirket aleyhine, cari hesap alacağına dayalı İzmir 19. İcra Dairesi 2019/13726 E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, başlatılan haksız icra takibine müvekkili tarafından itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibin durdurulmasına ilişkin verilen karar üzerine alacaklı tarafça itirazın iptali istemli işbu dava ikame edildiğini, davacı tarafça müvekkili şirketten cari hesap ilişkisine dayalı alacağı bulunduğu iddia edilmişse de müvekkili şirketin davacıya cari hesap alacağından kaynaklı bir borcu bulunmadığını, tek yanlı düzenlenen faturaların alacağın varlığı için yeterli olmadığını, davacı tarafça sunulan mutabakat belgesi müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı gibi taraflar arasında herhangi bir borç mutabakatı bulunmadığını, davacı tarafça müvekkil şirkete mal veya hizmet teslimi yapılmadığını, davacı taraf borcunu ifa etmediğini, müvekkili şirket faturalara ve cari hesaba konu mal veya hizmeti almamış olmakla birlikte BA-BS formlarında yer alan fatura bedelinden çok daha fazlasını davacı tarafa ödemiştir.BA-BS formları mal veya hizmetin teslim edildiğini ispatlamadığından, belirtilen mal veya hizmetin teslim edildiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, davacı tarafça da bugüne kadar, faturalara konu mal veya hizmeti teslim etmiş olduğuna dair dosyaya sevk irsaliyesi, davalı çalışanlarının imzalarını içeren kargo teslim tesellüm fişi veyahut teslimi ispata yarar herhangi bir belge sunulmadığını, bu hali ile sadece davacının beyanlarına göre hareket edilmiş olup verilen kararın hatalı olduğunu, davacı tarafın, takipte ve davada dayandığı hesap ekstresi ile faturalara konu edilen malları davalıya satmış ve teslim etmiş olduğunu dava değeri de gözetilerek HMK’nın 200/1 maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın, satım sözleşmesinden kaynaklı olarak borcunu ifa ettiğini ve alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dosyada bulunan deliller incelendiğinde, davacı alacaklı olduğunu ispat edemediğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde "Davanın Kabulü ile; İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün 2019/13726 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile; 55.209,21-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19.50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, İİK'67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan 55.209,21-TL'alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün 2019/13726 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafça davalı hakkında 55.209,21 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı ve ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu görülmüştür. Takibe dayanak olarak " 2019 yılı cari hesap alacağı olarak" gösterildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafın usulüne uygun tutulduğu mahkemece tespit edilen ticari defter ve kayıtlarına göre takibe konu bakiye alacağın davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunmasına, davalı tarafça mahkemece yapılan ihtarata rağmen ihtilafa konu ticari defterlerin sunulmamış olmasına, davaya konu davacı alacağının ödendiğine dair bir yazılı belgenin davalı tarafça sunulmamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/03/2023 tarih, 2021/870 Esas ve 2023/194 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.771,34 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 942,84 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.828,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.