Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/792 E. 2026/989 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/792
- Karar No
- 2026/989
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/792 - 2026/989
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/792 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2026/989 KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2025 (Ara Karar) ESAS NO : 2025/910 E
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 02/07/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadı. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; dava dışı ... İnş. Müh.San.Tic.A.Ş. tarafından ticari iş ilişkisi olan müvekkili lehine ...A.Ş. ... 07.09.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu, ...A.Ş. ...10.09.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu, ...A.Ş. ...12.09.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu, ...A.Ş. ... Şubesi (Ankara)25.08.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu, ...A.Ş. ... Şubesi (Ankara)30.08.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu, ...A.Ş. ... Şubesi (Ankara) 02.09.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu ve ...A.Ş. ... Şubesi (Ankara) 05.09.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu çeklerin keşide edildiğini ... şirketi aracılığıyla müvekkiline ulaştığını, kargo poşetinin açıldığında çeklerin hazır bulunmadığını dava dışı ... İnş. Müh.San.Tic.A.Ş. Tarafından çeklerin zayi olması nedeniyle ödeme yasağı konulmasının bankaya bildirildiğini, diğer yandan gerek müvekkili tarafından gerekse dava dışı keşideci ... İnş. Müh.San.Tic. A.Ş. tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğunu ve Ankara 3. Ticaret Mahkemesinin 2025/493E. Sayılı dosyası ile görülmekte olan çek iptali davası açıldığını, söz konusu çekler hakkında ödeme yasağı kararı alındığını ve davanın derdest olduğunu, dava konusu çekler üzerinde müvekkili tarafından yapılmış gibi görülen cirodaki imza ve kaşelerin müvekkiline ait olmayıp sahte olduğunu, dolayısıyla sahte ciro ile çek kullanıldığını, çekteki ciro silsilesinin bozuk olduğunu ve çek vasfını yitirdiğini, nitekim çeki elinde bulunduran takip alacaklısının, çeki bankaya ibraz ettiğinde ödeme yasağı kararını öğrenmesine rağmen ve çeki iptal davasına beyan etmeksizin doğrudan takibe geçtiğini, yani davalının çekin çalıntı olduğunu ve üzerindeki ciroların sahte olduğunu bilmesine rağmen kötüniyetli olarak çeki takibe koyduğunu, müvekkili adına çek üzerinde görünen cironun sahte olup, müvekkili tarafından uyuşmazlık konusu çekle ilgili Ankara 7. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/62304 sayılı dosyası ile yapılan takipte imzaya itiraz edildiğini, imzaya itiraz davasının Ankara 23. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/651 sayılı dosyası ile görüldüğünü beyan ederek; öncelikle teminatsız olarak, aksi halde mahkememizce belirlenecek teminat çerçevesinde Ankara 3. Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2025/493 Esas sayılı ödeme yasağı kararının devamına ve işbu uyuşmazlık konusu çeke ilişkin Ankara 7. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/62304 sayılı dosyası ile yapılan takibe ilişkin İİK 72/3. maddesi çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; HMK'nın ihtiyati tedbir konusunda yaklaşık ispat ölçütünü kabul ettiği, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasının da bu yönde olduğu dosya kapsamına göre incelendiğinde henüz bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, davacının talebinin yargılamayı gerektirdiği, dosya kapsamına göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/493 esas sayılı çek iptali davasında verilen ödeme yasağı kararının 02/07/2025 tarihinde kaldırıldığını, Ankara 23. İcra Mahkemesinde görülen imzaya itiraz davası çerçevesinde geçici durdurma kararı dışında hukuki koruma kalmadığını ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu daha önce ödenen teminatlar da dikkate alınarak izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin Ankara 1. Ticaret Mahkemesinin 10.12.2025 tarih ve 2025/910E. Sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesin ve uyuşmazlık konusu çeke ilişkin Ankara 7. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/62304 sayılı dosyası ile yapılan takibe ilişkin İİK 72/3. Maddesi çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep; sahte imza ve ciro içeren çek nedeniyle açılan menfi tespit davasında İİK m72/3 hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir. Menfi tespit davalarında tedbir müessesesi İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 72/2. maddesinde icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın % 15'inden az olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, davaya konu alacağın icra takibine konu edilmemesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği düzenlenmiştir. Bu maddenin düzenleniş biçiminden menfi tespit davasına bakan mahkemece mevcut, delil durumu nazara alınarak tedbire karar verilebileceği, delil durumunun değişmesi durumunda verdiği tedbir kararını kaldırabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tedbir verip vermemekte takdir hakkı bulunmaktadır. İİK’nın 72/3.maddesinde; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklinde yasal düzenleme mevcuttur. Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür. Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK da özel olarak düzenlenmiş ise de borçlu olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında; ödeme borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir. Diğer yandan takibin durdurulması bakımından HMK’nın ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nun 390/3.maddesinde; “tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede “yaklaşık ispat” ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması koşulu da aranmalıdır. Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacının dava konusu ...A.Ş. ... Şubesi (Ankara) 07.09.2025 tarihli, 900.000TL tutarlı ... seri nolu çek nedeniyle davacının borçlu olmadığını talep ettiği, aynı zamanda çek iptali davası açıldığı, dava konusu çekle ilgili suç duyurusunda bulunulduğu, davacının iddiasını ortaya koyar delillerin sunduğu, dosya arasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat ettiği kanaatine varılmıştır. İİK m.72/3 şartlarının olması karşısında İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca alacağın %15'i oranında teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken yasaya aykırı olarak reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/910 Esas, 10/12/2025 tarihli ara kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, 2-a)Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; Ankara 7. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/62304 sayılı dosyasında icra veznesine yatacak paranın İ.İ.K.nun 72/3 maddesi gereğince alacaklıya ödenmemesi konusunda İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, b) 900.000 TL'nin %15 teminat karşılığı olan 135.000-TL'nin nakit veya süresiz banka teminatı yatırıldığında kararın ilgili icra dairesine gönderilmesine, c)HMK'nun 393.maddesi gereğince kararın uygulanma süresinin başlangıcının, gerekçeli kararın UYAP ortamında elektronik imza ile onay tarihinden başlatılmasına, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 3-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf eden ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf posta giderinin ilk derece mahkemesince nihai kararda değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, HMK'nun 362/1.f.maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ¸e-imza
Üye ¸e-imza
Üye ¸e-imza
Katip ¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."