Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/743 E. 2026/907 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/743
- Karar No
- 2026/907
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/743 - 2026/907
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/743 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/907
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2026 ESAS-KARAR NO : 2024/633 E - 2026/26 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 19/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/650 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığını, takibe dayanak senedin davalı tarafından müvekkilinden cebir ve tehdit ile zorla alınan bir senet olduğunu ve bedelsiz olduğu halde icra takibine konu edildiğini belirterek müvekkilinin Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/650 Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükü üzerinde olan davacı yanın dava konusu senedin, iradesi sakatlanarak (cebir ve tehdit yoluyla zorla) elinden alındığı, bedelsiz olduğu iddiasını ispatlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile dosya kapsamındaki delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiği, ceza hakiminin delil yetersizliğinden verdiği kararın hukuk hakimini bağlamayacağı, takibe dayanak bononun zorla ve tehdit ile müvekkilinden alındığı, 20/02/2017 tarihli emniyet ifadesinde davalı yanın senet almadığını açıkça ifade ettiği, davacı yanın ceza dosyalarındaki bir kısım şikayetlerinden davalı yanın baskısı nedeniyle vazgeçtiği, mahkemece yazı ve imza yaşı incelemesi yapılması gerektiği halde yapılmadığı, dinlenen tanık beyanları ile müvekkilinin haklılığını ispat ettiği, davalı yanın müşteki ve tanıklara uyguladığı tehdit ve baskı gözetildiğinde dinlenen tanık ...’nin yargılama sırasında vermiş olduğu ifadesinin şekli gerekçe ile dikkate alınmamasının hatalı olduğu, istinaf yargılaması bitinceye kadar tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık dava konusu senedin cebir, tehdit ve hile ile alınıp alınmadığı ve davacı yanın davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cebir ve tehdit ile zorla alındığı iddia edilen bonoya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı taraf istinaf incelemesi sırasında sunulan dilekçesinde tedbir isteminde bulunmuş ise de açık yasa hükümleri ile istinaf mahkemelerine tanınmayan bir görev ve yetkinin yorum yolu ile istinaf mahkemelerine verilmesi, verilecek kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, bu taleplerin yeni delil ve vakalarla istinaf mahkemesinin karşı karşıya kalması sonucunu doğurması, işlerin büyük bir yoğunluğunun bu talepleri oluşturması halinde istinaf mahkemelerin asli fonksiyonunu icra edemeyeceği, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davanın bulunmaması, acil hukuki korumaların daha çok ilk derece yargılaması yapan mahkemelerce daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabileceği ve ülkemizde dar anlamda istinaf ilkesinin benimsendiği bu mahkemelerin hüküm değil denetim mahkemeleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tür taleplerin doğrudan istinaf mahkemelerinde ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmış olmakla, ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmemiştir. Keşidecisi davacı olan 20.12.2018 keşide tarihli 26.01.2019 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli ve nakden kayıtlı bononun davalı lehine keşide edildiği, bahse konu bononun Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/650 E. sayılı icra takibine konu edildiği, davacının menfi tespit talebinin ana dayanağının davaya konu icra takibindeki alacağa dayanak bononun zorla imzalattırıldığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ispat yükü üzerinde olan davacı yanın dava konusu bononun cebir, tehdit ve hile ile alındığına yönelik iddialarını ispat edememiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."