Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/679 E. 2026/1611 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/679
- Karar No
- 2026/1611
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/679 - 2026/1611 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/679 KARAR NO : 2026/1611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19/03/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/1035E., 2025/243K. DAVA : Konkordato KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
Konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Konkordato talep edenler vekili özetle: Müvekkili ... Şirketi'nin ortakları ... (Pay Adedi: 25.500 Pay Değeri: 2.550.000.-TL. Pay Oranı: %51) ile ... (Pay Adedi: 24.500 Pay Değeri: 2.450.000.-TL. Pay Oranı: %49)'in olduğu, şirketin ... adresindeki fabrikasında ana faaliyet olarak plastik kapı ve pencere ticareti ile ana sözleşmesinde yer alan sektörlerde faaliyet gösterdiğini, İİK’nun 285. maddesi hükmüne göre; borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek ya da tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek için konkordato talep edebileceğinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin ve şirket ortakları ... ve ...'in de mezkur kanun hükmünde belirtilen şekilde borçlarının bir kısmını vadesi geldiği halde ödeyemediği gibi vadesi gelecek borçlarını da ödeyememe tehlikesi altında olduklarını, bu nedenle gerek şirket tüzel kişiliğinin gerekse de şirket ortaklarının konkordato talep ettiklerini, müvekkilinin konkordato nedenlerini, borçlarını ve konkordato teklifine dair konkordato ön projesini dava dilekçesi ile mahkemeye ibraz ettiğini, mezkur projede İcra İflas Kanunu'nun 286/1-c maddesi mucibince müvekkilinin alacaklılarının isimleri ve alacak tutarları ile alacaklıların imtiyaz durumunu gösterir listenin ayrıntıları ile belirtildiğini, müvekkili şirket ortakları ... ve ...'in konkordato nedenleri, borçları ve konkordato teklifine dair konkordato ön projelerinin de dava dilekçesi ile ilk derece mahkemesine ibraz ettiğini, müvekkili ... Şirketi'nin şu an için ekonomik sıkıntı içerisine girdiğini bu nedenle borçlarını vadesinde ödeyememe riski altında olduğunu, olası bir iflasın önüne geçmesi ve şirketin faaliyetini sürdürebilmesi için alacaklıların da yararına olacak şekilde konkordato talebinde bulunmanın zorunlu hale geldiğini ileri sürerek; müvekkilleri yönünden yaptıkları konkordato başvurularının kabulü ile İİK’nun 287/1 maddesi gereğince 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmesini talep etmiştir. Dava, hasımsız olup, alacaklı vekilleri müdahale dilekçesi sunarak davaya müdahil olmak istemişler ise de, bu davanın niteliği gereği iş bu davaya müdahale mümkün bulunmadığından müdahale istekleri reddedilmiş, bu alacaklılar sundukları dilekçelerinde davaya karşı ayrıntılı beyanda bulunmuşlar ve konkordato talebinin reddini istemişlerdir. İlk derece mahkemesince "...7201 sayılı yasa ile değişik İİK'nın 285 ve müteakip maddelerinde konkordato talebi, talebe eklenecek belgeler, geçici mühlet, geçici mühletin sonuçları, kesin mühlet konuları düzenlenmiş olup, anılan maddelere göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceği, yine iflas isteyebilecek her alacaklının borçlu hakkında konkordato işlemlerini başlatabileceği, yetkili ve görevli mahkemenin iflasa tabi borçlularda İİK'nın 154/1 veya 2. fıkralarındaki yer, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Davacı şirketin işlem merkezi ile davacı gerçek kişilerin yerleşim yeri yargı sınırlarımızda olduğundan mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Anılan yasanın 286. maddesinde öngörülen belgeler davacılar vekilince davacılar açısından dava dilekçesi ekinde sunulmuş, yapılan incelemede, davacılar açısından yasada öngörülen tüm belgelerin sunulduğu anlaşıldığından, tensiben davacılara ilişkin olmak üzere İİK'nın 287. maddesi gereğince 3 ay geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararları verilerek mahkememizce geçici konkordato komiseri görevlendirilmiş, yine İİK'nın 288. maddesi gereğince gerekli ilanlar ve bildirimler yapılmıştır. Dosyamız geçici konkordato komiserine tevdi edilmiş, konkordato komiseri ...'un 07.03.2025 tarihli raporunda "Konkordato talebinde bulunan şirketin mevcut mali yapısının imalat yaptığı satışa hazır mamullerin satılamamasından kaynaklı likidite sorununun giderilmesine yönelik olarak kullanılan kısa vadeli dış kaynaklarının artış göstermesiyle de likidite sorununun oluştuğu, Konkordato talebinde bulunan şirketin imalat yaptığı satışa hazır mamullerin satılması sonrasında gelir elde edebileceği, bu koşullarda faaliyetlerinden gelir yaratmasının olanaklı olduğu, alacaklarının tahsili ile gayrimenkul satışlarının beklenen düzeyde gerçekleşmesi neticesinde, likidite krizinin azalarak finansal yapısının düzeleceği, sonucunda faaliyetlerini sürdürecek çalışma sermayesinin oluşacağı, Konkordato talebinde bulunan şirketin bilanço verilerine göre varlıklarının toplamının 44.562.701,70 TL, kısa vadeli borçları toplamının 42.737.310,89 TL olduğu ve şirketin tüm borçlarını ödeyecek tutarda varlığının bulunduğundan dolayı borca batık olmadığı, Konkordato talebinde bulunan şirketin imalat yaptığı satışa hazır mamullerin satılamamasından kaynaklı finansal yapısının bozulması sonucunda faaliyetlerini sürdürecek çalışma sermayesini bulunmaması ve ödemelerinin zamanında yapamaması nedeniyle likidite krizine girdiği anlaşılmakta olup, mevcut varlıklarının toplam borçlarını karşılayacak düzeyde olmasından ve elde edilen mali verilere göre projede öngörülen üretim ve karlılığın sağlanması halinde; konkordato sürecinin tamamlamasının olanaklı görüldüğü, ... A.Ş.‘ nin ve buna bağlı olarak konkordato talep eden şirket ortakları gerçek kişiler ... ve ...' in konkordato sürecinden başarılı bir şekilde çıkabileceği" şeklinde bildirmiştir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordatonun amacı, borçluyu olduğu kadar alacaklıları da iflasa nazaran daha kısa sürede ve yüksek oranda tatmin etmektir. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi; alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Konkordato ön projesi, davacı şirketin bilanço ve mali kayıtları, konkordato geçici komiserinin raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin plastik kapı ve pencere imalatı yaptığı, imal edip satışa hazır tuttuğu ürünlerin satışının yapılamaması nedeniyle likitide krizine girdiği ve kısa süreli borçlarını ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı, kortordato ön projesinde borçların ve mali kaynakların tablo haline getirildiği, toplam mali kaynaklar ile toplam borçların ödenebilirliğinin gösterildiği, şirketin bilonço verilerine göre varlıkları toplamının 44.562.701,70 TL, kısa vadeli borçlar toplamının 42.737.310,89 TL olduğu, şirketin tüm borçlarını ödeyebilecek varlığının bulunması nedeniyle borca batık olmadığı, İİK'nın 289/1 düzenlemesi kapsamında borçluların 1 yıl süreli kesin mühletin verilmesine yönelik talepleri ile konkordato komiserinin raporu ve alacaklılar tarafından ileri sürülen itirazların geçici mühlet kararının kaldırılarak korkordatonun reddine karar verilmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığının anlaşılmasına İİK'nın 289/2 maddesine göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılmasına ve konkordato sürecinin başarıyla tamamlanmasının davacılar ve alacaklıların da yararına olacağı kanısına varılmakla davacılara bir yıl kesin mühlet verilmesine..." karar verilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece kararının dosya kapsamındaki mali ve hukuki verilerin bütünsel değerlendirilmesine değil, tek yönlü ve eksik bir kabule dayandığı, somut olayda ilk derece mahkemesinin başlangıçta şirketin borca batık olmadığını ortaya koyan değerlendirme ile sonradan bunun tam tersi yönde oluşan rapor arasındaki ciddi farkı açıklığa kavuşturmadığı, bu yapılmadan kurulan hükmün doğrudan iflas gibi son derece ağır bir sonuç doğurduğu için daha da sıkı denetime tabi tutulması gerektiği, kararın bu yönüyle eksik incelemeye dayalı olduğu, komiser raporunun tek başına ve neredeyse aynıyla hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, konkordato komiseri raporunun mahkeme bakımından önemli bir delil olduğu, ancak bağlayıcı olmadığı, ilk derece mahkemesinin 02.02.2026 tarihli komiser raporunda yer alan “işletmenin proje uyarınca borçlarını ödeme yeteneğini yitirdiği”, “öngörülen kârlılığın sağlanamadığı”, “hedeflere ulaşma olasılığının bulunmadığı” şeklindeki tespitlerinin neredeyse aynen benimsendiği, buna karşılık bu tespitlerin hangi teknik ölçütlerle doğrulandığını ayrıca denetlenmediği, bu durumun usul hukuku bakımından da sakıncalı olduğu, borca batıklık tespitinin güncel, denetlenebilir ve rayiç değerlere dayalı teknik bir incelemeye dayanmadığı, Şirketin aktif ticari faaliyetlerini sürdürdüğünün ve iyileşme ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığının göz ardı edildiği, revize proje sunma imkanının fiilen tanınmaması ve ek süre talebinin soyut gerekçelerle reddinin savunma hakkını zedelediği, konkordatonun temel amacı olan borçlunun korunması ve alacaklıların iflasa göre daha yüksek oranda tatmini ilkesinin somut olayda gözetilmediği, iflas son çare olmasına rağmen daha hafif ve uygun tedbirler tüketilmeden en ağır sonuca gidildiği, müvekkili gerçek kişinin borçlular ... ve ... yönünden verilen ret kararının da ayrı ayrı, eksik inceleme nedeniyle hukuka aykırı olduğu, kararın hukuki dinlenilme hakkı ve gerekçeli karar ilkesi yönünden de sorunlu olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesinin; kararın hem şirket hem gerçek kişi müvekkilleri yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, İİK 285 vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet verilmesi, neticesinde konkordatonun tasdiki taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; konkordato talep edenler vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcının, peşin alınan (732x3) 2.196-TL harçtan düşümü ile kalan 1.464 TListinaf karar harcının konkordato talep edenlere iadesine, b) Alınması gereken 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından, peşin alınan (2.002,00x3)6.006 TL harcın düşümü ile kalan 4.004 TL harcın konkordato talep edenlere iadesine. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026
Başkan Üye Üye Katip