Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1621 E. 2026/1712 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1621
Karar No
2026/1712
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/1621 KARAR NO : 2026/1712

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21/06/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/779E., 2022/598K.

DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili kooperatif yönetim kurulunca verilen karar gereğince davacı kooperatif ortağı yapılarak eşitlik ilkesi gereği asıl alacak ve gecikme cezasının talep edildiğini, karşı tarafın ödememesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/19630 E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, bu takip ile 21/06/2021 tarihi itibariyle 195.278,79 TL. ortaklık aidatı, 105.238,97 TL. gecikme cezası toplamı olarak 300.517,76 TL. talep edildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle:Yetki itirazında bulunduktan sonra; Ankara Bölge Adliyesi 23.Hukuk Dairesinin 2019/1143 E., 2021/348 K. sayılı ilamının henüz kesinleşmediğinden İcra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, cari hesap borcu ile takip miktarlarının tutarsız olduğunu, ... numaralı taşınmaza bağlı ortaklığın kabulüne karar verildiğinin müvekkiline bildirilmediğini, taşınmazın müvekkiline verilmediği gibi, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/16460 E. Sayılı dosyası üzerinden satışa çıkarıldığını, müvekkilinin taşınmazlara ilişkin tüm borçlarını ödemesi nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiş, aksi takdirde müvekkilinin yıllardır alacağı kira bedellerinin hesap edilerek dava değerinden takas/mahsup yapılmasını, karşı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... Bilirkişi raporunda kooperatif kayıtları incelenerek tespit edildiği üzere; 02/09/2009 günlü genel kurul gereği giriş aidatı 1.000,00 TL. olup, dubleks farkı girişte 40.000,00 TL.'dır. İzleyen 12/02/2010 günlü toplantıda, 1.000,00 TL. giriş aidatı ve daireler için 15.000,00 TL. peşinat alınması karara bağlandığından, önceki karar yeniden değerlendirilerek, 110.000,00 TL. daire bedeli ife birlikte, dubleks daire maliyeti 125.000,00 TL. olarak saptanmış, böylelikle dubleks konut farkı şerefiye tutarına yansıtılmıştır. Davalının kayıtlara yansıyan (dava konusu konutla ilgili) 09/03/2011 günlü ödemesi 125.000,00 TL.'dır. Hal böyle olunca ...'ın daire maliyet bedeli borcu bulunmamaktadır. Kalan yükümlülükler açısından Haziran 2021 ayı itibariyle kayıllara göre, davalı adına yapılan tahakkuklar hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış, buna göre; toplam borç 186.754,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalının ödemeleriyle ilgili olarak kayıtlar üzerinde yapılan incelemelerden davalının, daire maliyetini ödediği anlaşıldığından bilirkişi isabetli olarak daire maliyet bedelini diğer yükümlülüklerden ayrık tutularak hesaplama yapmıştır. Eldeki dava ile davalıdan talep edilen aidat borcu Mart 2010-Haziran 2021 dönemine ait olup, talebe bağlılık ilkesi gereğinde anılan dönem dikkate alınarak, genel kurul kararları kapsamında gecikme cezası bilirkişi raporunda hesaplanmış ve 105.238,97 TL gecikme cezası belirlenmiştir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/1960 sayılı takip dosyası ile 21/06/2021 tarihi itibariyle Aidat borcu olarak 195.278,79 TL, gecikme cezası borcu olarak 105.238,97 TL, olmak üzere 300.517,76 TL üzerinden takip başlatılmıştır. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davalının 186.754.00TL. Aidat, 140.928,86 TL. gecikme faizi, olmak üzere, kooperatife 327.682,86 TL. borçlu bulunmaktadır. Ancak takip ile 105.238,97 TL. gecikme faizi talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince dava kısmen kabul edilerek takibin 186.754,00TL. Aidat, 105.238,97 TL. gecikme faizi, olmak üzere toplan 291.992,97 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebi kabul ..." üne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, raporda hesaplama hatası yapılması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunun hatalı olduğu, rapora itirazlarının değerlendirilmediği, müvekkilinin üyelik kabulünün yapıldığı bildirilmeden aidat borcu talep edilemeyeceği, müvekkilinin hem ihraç edilip hem de üyelik aidatı istenemeyeceğini, katılmadığı genel kurullarda alınan kararların davalıya bağlamayacağı, tüm borçların ödendiğini, davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmediğini, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, takas - mahsup taleplerinin gözardı edildiği, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, Kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 19.946,03TL TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.905,80 TL harcın düşümü ile kalan 15.040,23TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 732,-TL TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1621, K. 2026/1712, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1621-e-2026-1712-k-44a73862ba69