Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/7 E. 2026/25 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/7
Karar No
2026/25
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/7 - 2026/25 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/7 KARAR NO : 2026/25 (İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2024 NUMARASI : 2023/492 2024/72 DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2024 tarih ve 2023/492 E.-2024/72 K. sayılı kararına karşı davacı tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakla verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki tüm belgeler incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Şirketi "2022/039414" başvuru numaralı renk markası için "..." kodlarında 12/04/2022 tarihinde 35. Sınıf için TPMK nezdinde tescil başvurusunda bulunulduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2020/169411 tescil numaralı renk markası..." ibareli marka ile benzer bulunarak SMK'nin 5-1 (ç) hükmü uyarınca bazı alt sınıflar yönünde kısmi olarak reddine ilişkin 27/06/2022 tarihli karara karşı Yeniden İnceleme ve Denetleme Kuruluna yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ... AŞ'nin 2008 yılında kurulduğunu ve Türkiye'de yüksek tanınırlığa sahip en yaygın zincir market şirketi olan "..." ibareli seri markaların sahibi olduğunu, markasının uzun süredir davaya konu renklerle kullanıldığını, müvekkilinin bu renkler üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu, 2008 yılından bu yana başvuru konusu renk markası "..." kodlu renklerin satış mağazalarında, reklamlarında, internet sitelerinde yoğun bir şekilde kullanıldığını, başvuru konusu renk markalarının ortalama tüketici zihninde davacı Şirkete dair çağrışım yaptığını, 3700 mağazada bu renklerin kullanıldığını, dolayısıyla hem "... markasının" hem de "başvuru konusu renklerin" tanınmış marka olduğunu, tüketiciler nezdinde iş bu renklerin müvekkili ile özdeşleştiğini ileri sürerek müvekkil Şirketin tescil başvurusunda bulunduğu renkler ile redde mesnet olan markanın renklerinin benzer olmadığını, ortalama bir tüketicinin dahi bu farklılığı kolaylıkla anlayacağını, renk kompozisyonlarının aynı sıralama ile olmasının benzerlik olarak nitelendirilemeyeceğini, markaların "..." kodlarında belirtilen renklerin birbirine yakın olmayacak şekilde farklı olduğunu ileri sürerek 2022/039414 numara ile başvurusu yapılan renk markasının (... renkleri) Markalar Daireler Başkanlığının SMK'nin 5/1(ç) maddesi uyarınca kısmen reddinin onayına ilişkin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 31/08/2023 tarihli 2023-M-10327 karar numaralı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, iddianın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafından tescili talep edilen 2022/039414 başvuru numaralı marka ile kısmi ret kararına mesnet gösterilen 2020/169411 sayılı renk markası değerlendirildiğinde, başvuru kapsamından çıkarılan mal veya hizmet emtiaları açısından markalar arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan mal veya hizmet emtialar bakımından 6769 sayılı SMK'nin 5/1-ç bendinde aranan koşulların gerçekleştiğini, iptali istenilen YİDK kararının hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru markası ile redde mesnet markanın ilk bakışta gözle tespiti mümkün olmayan düzeydeki farklılıklarının ilgili tüketici kesimince algılanamayacağı, markaların aynı şekilde mizanpajlarının yapıldığı, renk dizilimlerinin aynı sırada olduğu, daha önce redde mesnet markayı gören ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını gördüğünde, hemen ve ilk bakışta, herhangi bir zihni çabaya gerek duymaksızın, bu markayı redde mesnet marka sanacağı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında davaya konu hizmetler bakımından SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddiasında bulunmuş ise de davalı Kurumun SMK'nin 5/1(ç) maddesi hükmü kapsamında dikkate alınamayacağı, iddiaların somut olayda mutlak tescil engelini bertaraf edecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle, dava dilekçesinin içeriğini yineleyerek başvuru markası ile gerekçeye mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalara ilişkin renklerin farklı olduğunu, eskiye dayalı kullanımın olduğunu, tanınmışlık iddiasının doğru değerlendirilmediğini, başvuru markasının tüketiciler nezdinde iltibas yaratmayacağını, mevcut renk sayısının sınırlı olması ve aynı türde hizmetleri sunan kanallar için renk kullanılabilirliğini haksız yere kısıtlanmamasında kamu yararı olduğunu, müvekkili Şirketin, dava konusu renk kombinasyonlarını, kurulduğu 2008 yılından itibaren başta “...” ibareli seri markasında ve on bini aşkın mağazasında, reklamlarda kullandığını diğer taraftan teknik bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

GEREKÇE: Dava, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali istemine ilişkin olup davanın reddi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nin 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nin 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için başvuruya konu marka ile önceden tescilli/ başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması ve başvuruya konu marka ile önceden tescili/ başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal/hizmetlerin bulunması koşullarının gerçekleşmesine bağlı olduğu, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019-5419 E.K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, buna göre ""... ..." " ibareli başvuru konusu 2022/039414 numaralı marka ile redde mesnet "... ..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden bu anlamda benzerliğin bulunduğu, her ne kadar davacı taraf başvuru konusu markanın gerçek hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de marka başvurusu SMK'nin 5/1-ç maddesinde düzenlenen mutlak tescil engeline dayalı olarak kısmen reddedildiğinden, davacının tanınmışlık, gerçek hak sahipliği iddiasının dinlenemeyeceği, bu iddianın eldeki davada tartışılmasının mümkün olmadığı, YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade eden markanın, redde mesnet alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, SMK'nin 6/1. fıkrasında düzenlenen karıştırılma ihtimalinin, tescil başvurusu aşamasında ilgililer tarafından ileri sürülmesi halinde değerlendirilebileceği dolayısıyla marka işlem dosyasındaki itirazlarla sınırlı olarak inceleme yapılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacıdan istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ YOLU açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/7, K. 2026/25, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-7-e-2026-25-k-7dbab7bdaa05