Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1404 E. 2026/1659 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1404
- Karar No
- 2026/1659
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1404 - 2026/1659 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1404 KARAR NO : 2026/1659 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2023 NUMARASI : 2023/11 E. - 2023/492 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2023 Tarih ve 2023/11 Esas - 2023/492 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu başvurusu ile redde mesnet marka her ne kadar ortak olarak “...” ibarelerini içermekte ise de yalnızca bu ibarelerin ortaklığı nedeniyle bu markaların SMK’nın madde 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan bahsedilemeyeceğini, ilgili markalarda yer alan görsel kompozisyonlar, farklı figüratif unsurlardan kaynaklanan görsel ve işitsel farklılıklar karşısında, ilgili markaların gözde ve kulakta bıraktığı intibanın farklılaştığını ileri sürerek, ... YİDK’nin 03.11.2022 tarih ve 2022-M-14847 sayılı ret kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının başvuru markasının "..." ibaresini içerdiği, mesnet markanın da "... " ibaresinden oluştuğu ve her iki markanın da reddedilen aynı emtiaları kapsadıkları, markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunun herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde görüldüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait 2021/107847 sayılı "..." ibareli başvuru ile 2014/50690 sayılı "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamındaki bir kısım 18,25 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, redde mesnet markanın baskın ve ayırt edici bir şekil unsuru içerdiğini, markaların görsel kompozisyonlarının farklı olduğunu, kullanılan figüratif unsurların markaları ayrıştırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 2021/107847 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 3,8,18,21,25,35. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2014/50690 sayılı ve "..." ibareli markaya dayalı olarak başvurunun 18,25 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiği, davacı yanca bu karara karşı yapılan itirazın ise YİDK'nin 2022-M-14847 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, kararın 07/11/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 06/01/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibinin olması gerektiği ilkesi ile 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez. Burada bahsedilen ayniyet olgusuyla bir markanın tamamen taklit edilmesi, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgusuyla ise başvuruya konu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmadan ancak dikkatli inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kastedilmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi uyarınca, ... ... tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. Anılan hüküm, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak, ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi hükmünde, "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu başvurunun reddedildiği 18,25 ve 35. sınıf mal ve hizmetler redde mesnet markanın kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür bulunduğundan, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir. İşaretlerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru, "..." ibaresinden, redde mesnet marka "..." ibaresinden oluşmaktadır. Dava konusu markada şekil unsuru bulunmamaktadır. Redde mesnet markada ise, bu ibarenin üzerinde bir şekil unsuru yer almaktadır. Bu durumda, SMK'nın 5/1-ç bendindeki mutlak ret nedeninin uygulanabilmesi bakımından, markalar arasında herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek ve ilk bakışta aynı veya ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunmadığı; zira redde mesnet markadaki şekil unsurunun markaları SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında farklılaştırdığı kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü isabetli bulunmamıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.02.2022 tarih ve 2020/7988 E.-2022/888 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olup olmadığı hususunun, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, bilirkişi raporunda aksi yönde ortaya konulan görüşe itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik olmadığı, dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 18/12/2023 gün ve 2023/11 Esas - 2023/492 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile ... YİDK'nin 03/11/2022 tarih, 2022-M-14847 sayılı kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 77,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 278,00-TL tebligat ve posta giderleri ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan 4.024,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 179,90-TL yargılama giderine 179,90-TL peşin harçtan oluşan toplam 4.384,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.