Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/537 E. 2026/606 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/537
- Karar No
- 2026/606
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/537 KARAR NO : 2026/606
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ÇORUM 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 13/02/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/40 ESAS DAVACI : .... VEKİLİ : .... İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Rehin Sözleşmesinin İptali ve Terkini KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARARIN YAZ. TARİH : 16/04/2026 Taraflar arasındaki davada verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça tehdit, hürriyeti tahdit ve yağma kapsamına giren eylemlerle müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak müvekkiline ait araç üzerine rehin şerhi konulduğunu, Çorum 3. Noterliğinin 11.07.2025 tarih .... yevmiye nolu rehin sözleşmesinin TBK'nun 28 ve 37. maddeleri uyarınca hükümsüz olduğunu, müvekkilinin konuya ilişkin şikayeti üzerine Çorum CBS'nin .... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin borçlusu olmadığı bir iş için, hiçbir ticari menfaati yokken aracını rehin vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, rehin sözleşmesinin iptaline, rehin şerhinin terkinine, müvekkilinin söz konusu rehinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve telafisi imkansız zararların önlenmesi ve dava konusunun aynının korunması amacıyla; müvekkiline ait .... plakalı araç üzerindeki rehnin paraya çevrilmesinin, cebri satışının ve 3. kişilere devrinin HMK m. 392/2 uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 19/01/2026 tarihli ara kararı ile özetle; "Dosyanın ve tüm eklerinin ayrıntılı olarak incelenmesinde; araç üzerindeki takyidatın dava konusu teşkil ettiği dikkate alındığında, takdiren teminatsız olarak tedbir talebi harcı yatırıldığında .... plakalı aracın ruhsat kaydına uyap sistemi üzerinden ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde ara karar tesis edilmiştir." şeklindeki gerekçe ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; ihtiyati tedbir harcı yatırıldığı takdirde, takdiren teminatsız olarak .... plakalı aracın ruhsat kaydına uyap sistemi üzerinden ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili cevap ve tedbire itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yaptığı gayrimenkul projesinin ''örnek dairesinin'' tefrişat ve dekorasyon işi için dava dışı .... ile 04.03.2025 tarihinde eser sözleşmesi akdettiğini, sözleşmenin imza aşamasından itibaren fiilen yürütüldüğü şantiye sahasındaki tüm süreçlerde müvekkili şirketin muhatabının davacı olduğunu, davacının soruşturma dosyasındaki ifadeleri incelendiğinde de bu durumun görüleceğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen finansal yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak yüklenici taraf ve süreci yöneten davacının aradan aylar geçmesine rağmen işi teslim etmediklerini, müvekkilini sürekli oyaladıklarını, bu noktada davacının işin bitirilememesinden kaynaklanan sorumluluğu bizzat üstlenerek müvekkili şirkete teminat sunma teklifinde bulunduğunu ve buna dayalı olarak dava konusu rehin sözleşmesinin düzenlendiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının da mevcut olmadığını ileri sürerek, davanın reddine ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13.02.2026 tarihli ara karar ile, davalı tarafın itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında Çorum 3. Noterliğinin 11.07.2025 tarih ....yevmiye nolu rehin sözleşmesi bulunduğunu, HMK'nun 204. maddesi uyarınca noter sözleşmelerinin sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayıldığını, davacı tarafın iddiasını yaklaşık ispat ölçüsünde dahi doğrulayacak somut bir delil sunamadığını, ceza soruşturması başlatılmış olmasının yaklaşık ispat için yeterli olmadığını, kaldı ki ceza soruşturmasında KYOK verildiğini, teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de yerinde olmadığını, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca takibin ve satışın durdurulmasının mümkün olmadığını, itiraz duruşmasının 13.02.2026 tarihinde yapılmasına karar verildiğini ancak kendilerine gönderilen tebligat zarfında duruşma gününün 25.02.2026 olarak yazılı olduğunu, duruşma gününde belirsizlik olduğu için duruşmaya katılamadıklarını, savunma hakları kısıtlanarak ve gerekçesiz olarak itirazlarının reddedilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının yerinde olduğundan bahisle davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava; menfi tespit, rehin sözleşmesinin iptali ve terkini istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun "Hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27. Maddesi, "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." şeklindedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. Maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmü mevcut olup, aynı hususlar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. Maddesi ile özetle, hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı içerisinde teminat altına alınmıştır. Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde yer bulan "Hukuki Dinlenilme Hakkı" gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesini, kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkının, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Somut olaya gelince; davalı tarafça ihtiyati tedbire itiraz edilmesi üzerine mahkemece 03.02.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itiraz duruşmasının 13.02.2026 tarihinde yapılmasına karar verildiği, ancak duruşma gününün bildirilmesi için davalı vekiline çıkartılan tebligatta duruşma gününün 25.02.2026 olarak yazıldığı, mahkemece tarafların yokluğunda 13.02.2026 tarihinde duruşma yapılarak davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece, bildirilen duruşma gününden önce savunma hakkını ihlal edecek şekilde duruşma yapılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir. ( Yargıtay 16. HD. .... E., .... K.; Yargıtay 14. HD. .... E,....2 K; Yargıtay 17. HD .... E.,.... K.; Yargıtay 8. HD .... E.-.... K., Yargıtay 8. HD'nin .... E.-.... K.; Yargıtay 14. HD. .... E.,.... K. vb.) Bu itibarla, yukarıdaki açıklamalar ve yerleşik Yargıtay uygulamaları da nazara alındığında, mahkemece taraflara bildirilen duruşma gününden önce savunma hakkını ihlal edecek şekilde duruşma yapılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, kaldırma kararının sebebine göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle KABULÜ İLE, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince istinaf incelemesine konu YEREL MAHKEME ARA KARARININ KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma kararının sebebine göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine, 3-6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/04/2026 Başkan .... Üye .... Üye .... Katip .... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır