Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/411 E. 2026/996 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/411
Karar No
2026/996
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/411

KARAR NO: 2026/996

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/317

KARAR NO: 2026/27

KARAR TARİHİ: 15/01/2026

TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 08/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP

Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin global olarak meydana gelen savaş ve ekonomik krizler, döviz kurundaki dalgalanmalar, hızlı fiyat artışı gibi nedenlerle nakit döngüsünün bozulduğu için konkordato talebinde bulunduğunu, ...'ın ise şirketin borçlarına müteselsil kesil olması sebebiyle borçlu olduğunu ve bu nedenle konkordato sürecine başvurduğunu beyan ederek, geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, nihayetinde konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...Somut olayda, dosyaya sunulan komiser raporlarında da belirtildiği üzere, davacı şirket yönünden 30.11.2025 tarihi itibariyle revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen satışların ancak % 30’unun yapılabildiği, yine 30.11.2025 tarihi itibariyle revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen karın % 87’sinin yapılabildiği, proforma nakit akış tablosuna göre 2025 yılı sonunda 127.193.937,63 TL nakit birikeceğinin öngörülmesine rağmen 30.11.2025 tarihi sonu itibariyle 4.169.588,35 TL biriktiği, diğer bir deyişle % 97’lik kısmının gerçekleşmediği, diğer davacı ... Yönünden ise; borçlarına kefil olduğu şirketin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği ve iflasa tabi kişilerden olmadığı, Şirketin banka borçlarına müteselsil kefaletinden doğan borçlarının 76.486.547,77 TL olduğu, 2025 yılı sonuna kadar şirkete 50.000.000,00 TL sermaye artışı yoluyla kaynak aktarımında bulunulacağının beyan edildiği, sermaye artışına ilişkin hususun 14.07.2025 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, işbu rapor tarihine kadar ancak 8.840.000,00 TL’nin şirkete aktarıldığı, diğer bir deyişle 41.160.000,00 TL’lik (% 88’lik) kısmının gerçekleşmediği, İİK 300 md. uyarınca alacaklar hakkında borçluların beyana davet edildiği, 2025 yıl sonu itibariyle 71.635.704,00 TL tutarında kaynağın çek tahsilatlarından sağlanacağı planlanmasına rağmen 30.11.2025 tarihi itibariyle toplam tutarı 46.128.112,37 TL olan çeklerin karşılıksız çıktığı ve 128-Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına alındığı görüldüğü, şirket yetkililerinin karşılıksız çıkan çeklerle ilgili yasal takipte dahil olmak üzere herhangi bir aksiyon alınmadığını beyan ettikleri; karşılıksız çıkan çekler sebebiyle çek tahsilatlarından elde edileceği planlanan nakdin çok büyük kısmının elde edilemediği, 2025 yılı için öngörülen nakit girişinin 30.12.2025 tarihi itibariyle % 97’lik kısmının gerçekleşmediği; ödenmesi planlanan rehinli borçlara ve kamu borçlarına ilişkin ödemelerin yapılmadığı, konkordato projesi uyarınca ileri sürülen satış ve karlılık hedeflerine ulaşılamadığı, öngörülen kaynak girişinin sağlanamadığı konkordatoda geçen sürenin uzunluğu ve 30.12.2025 tarihi itibariyle öngörülen konkordato kaynaklarının sağlanamamış olması karşısında konkordatonun başarı ihtimalinin gerçekçi ve yüksek olmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir.

Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir.

Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/313 Esas 2025/829 Karar)

İsviçre İİK'nda, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı, İİK'nda ise, 287. maddedeki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir.

İİK'nun 288/1. maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise komiserin talimatlarına aykırı davranıldığının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de davacı şirket hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin borca batık olmadığı, Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında belirtildiği üzere borca batık olmadığı anlaşılan şirket hakkında ayrıca borca batıklık araştırması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının HMK'nun 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine uygun olmadığı,

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2023 tarihli, 2023/740 Esas ve 2023/874 Karar sayılı emsal ilamının da bu doğrultuda olduğu, iflasın son çare olması ilkesi dikkate alındığında davacı şirketin mal varlığının korunması için iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığının komiser heyeti raporlarından anlaşılmakla davacı şirketin ve davacı gerçek kişinin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve mühlet kararı ile birlikte davacılar hakkında verilmiş olan tüm tedbirlerin, geçici ve kesin mühletin kaldırılmasına" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Konkordato talep edenler vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Borca batık olmayan, malvarlığı borçlarını fazlasıyla karşılayan şirketin konkordato talebinin reddedilip tüm tedbirlerin kaldırılmasıyla şirketin agresif icra takiplerine açık hale getirildiğini, ret hükmünün gerekçesini proforma gelir tablosunda öngörülen satışların ancak %30'unun gerçekleştirilebil-miş olması ve nakit akışının hedeflenenin altında kalması vakıalarına dayandırılmış ise de öngörülen karın %87 oranında realize edildiği şeklindeki şirket lehine olan somut gerçeğin göz ardı edildiğini, ayrıca müvekkili şirketin mevcut ticari iş modelinde bilinçli bir değişikliğe giderek maliyet ve işçilik gerektiren "et işleme" faaliyeti yerine, yüksek tonajlı ve kilogram bazlı toptan satış modeline yöneldiğini, rasyonel strateji değişikliği neticesinde personel ve işletme giderlerinde ciddi oranda tasarruf sağlandığını, satış hacmindeki miktar bazlı düşüş, projenin akamete uğradığını gösteren bir ticari başarısızlık tablosu değil bilakis TTK'nın aradığı basiretli bir tacir edasıyla şirketin mali yapısını güçlendirmek ve karlılığını muhafaza etmek gayesiyle alınmış isabetli bir yönetim kararı olduğunu, kararda 30/11/2025 itibariyle 46.128.112,37 TL tutarındaki çekin karşılıksız çıktığı ve bu nedenle nakit girişinin sağlanamadığı bu çekler nedeniyle herhangi bir takip de başlatılmadığı öne sürülmüş ise de bu çeklerin müvekkilin keşide ettiği (borçlu olduğu) çekler değil, müşterilerden aldığı ve tahsil edemediği (alacaklı olduğu) çekler olup piyasadaki genel ekonomik daralma sebebiyle alacaklarını tahsil edemeyerek mağdur olması sebebiyle cezalandırılmasının ve koruma kalkanının kaldırılmasının hakkaniyete aykırı olacağını, yine kararda müvekkili ...'ın taahhüt ettiği sermaye artırımının 8.840.000,00 TL'lik kısmının gerçekleştiği, kalan kısmının tamamlanamadığı belirtilmiş ise de ortada var olmayan bir kaynak değil, likide dönmesi zaman alan bir kaynak söz konusu olup müvekkilinin 50.000.000 TL sermaye taahhüdünün yerine getirme gücü olan ve bu konuda varlıkları olan bir kişi olduğunu, mahkemece İİK m. 292 uyarınca tedbirlerin tümünü kaldırırken şirketin borca batık olmaması nedeniyle iflas kararı verilmeyerek çelişki yaratıldığını, müvekkilinin borca batık olmamasından dolayı tedbirlerin kalkması alacaklıları tarafından yoğun bir icra haciz işlemine maruz kalacağını, tedbir kararlarının devamına karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından faaliyetlerine kesintisiz bir şekilde devam edileceği gibi alacaklıların alacağına eksiksiz kavuşacağını ancak müvekkilleri hakkında verilen tedbirler kaldırılmış olduğundan icra haciz işlemleri yüzünden müvekkillerinin faaliyetini yürütemez hale geldiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.

Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.

Mahkemenin İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca görevli ve yetkili olduğu, HMK'nın 74 maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3 bendi talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.

Konkordato talep edenler hakkında mahkemece, 05/05/2025 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet verilmiş, 10/07/2025 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verilmiş, 15/01/2026 tarihli duruşmada ise konkordato taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Revize projede

Şirketin konkordato kaynaklarının;

1-Dönem başı hazır değer 2.518.557,13 TL

2-Faaliyetin devamı ile öngörülen kar tutarı 259.776.657,60 TL

3-Sermaye artışı (2025 yılı) 50.000.000,00 TL

4-Çek tahsilatları 71.635.704,00 TL

5-Alacaklardan yapılacak olan tahsilat 150.000.000,00 TL

Olmak üzere toplam 533.930.918,73 TL,

Konkordato kapsamındaki borçlar toplamının 316.085.075,00 TL olduğu ve alacaklara bir defaya mahsus olacak şekilde %30 oranında 94.825.523,20 TL tutarında faiz işletilecek olup konkordatoya tabi borç faiz dahil borç toplamının 410.910.600,53 TL olduğu,

Alacaklılara alacaklarının %30 faiziyle, muhtemel tasdik zamanına bağlı olarak 2026 Eylül ayı sonundan başlamak üzere 36 eşit taksit halinde ödeneceği belirtilmiştir.

...'ın, şirketin borçlarına müteselsil kefil olması nedeniyle borçlarının toplam 79.746.129,02 TL olduğu, adına kayıtlı taşınmazlar ve şirketten halihazırda aylık 150.000,00 TL huzur hakkı gelirinin bulunduğu, bu gelirde her yıl artış olacağı, ayrıca nakit akım tablosuna göre 50.000.000,00 TL (borç verilen tutarın tahsilatı) giriş olacağı, şirkete 50.000.000,00 TL sermaye artışı yapacağı, şirketin borçlarını ödemesiyle kefilin borçlarının da aynı oranda azalacağı ve sona ereceği, konkordato teklifinin şirket ile müşterek temelli olduğu belirtilmiştir.

Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.

Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur.

Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023 tarih 2023/3061 E. 2023/3144 K.)

İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir.

Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır.

Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır.

Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır.

Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır.

Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187)

İİK'nın 292.maddesinde; "(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir:

a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa.

b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.

c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md).

d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.

İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.

Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.

Konkordato talep edenlerin dilekçeleri ve revize projeleri, komiser heyeti raporları, dosya kapsamında yer alan tüm kayıt ve belgeler incelenmiş olup;

Konkordato talep eden şirketin 01/06/2025-30/11/2025 döneminde 334.285.714,29 TL'lik net satış yapacağını planlamışken 100.485.675,79 TL satış yaparak hedefinin ancak % 30'unu gerçekleştirdiği, yine aynı dönemde 41.142.857,14 TL faaliyet karı elde edeceği öngörülmesine rağmen 28.816.421,59 TL faaliyet karı ile hedefin %70 oranında gerçekleştirildiği, proforma nakit akış tablosuna göre 2025 yılı sonunda 127.193.937,63 TL nakit birikeceğinin öngörüldüğü ancak 30/11/2025 tarihi sonu itibariyle 4.169.588,35 TL biriktirilerek %97'lik kısmının gerçekleşmediği, 2025 yıl sonu itibariyle 71.635.704,00 TL tutarında kaynağın çek tahsilatlarından sağlanacağı planlanmasına rağmen 30/11/2025 tarihi itibariyle toplam tutarı 46.128.112,37 TL olan çeklerin karşılıksız çıktığı ve 128-Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına alındığı ancak şirket yetkilileri tarafından karşılıksız çıkan çeklerle ilgili yasal takipte dahil olmak üzere herhangi bir aksiyon alınmadığı, karşılıksız çıkan çekler sebebiyle çek tahsilatlarından elde edileceği planlanan nakdin çok büyük bir kısmının elde edilemediği,

2025 yıl sonu itibariyle 50.000.000,00 TL tutarında kaynağın ortaktan sermaye artışı yoluyla sağlanacağı planlanmışken 23/12/2025 tarihi itibariyle 8.840.000,00 TL'nin şirket hesaplarına aktarıldığı kalan kısmın tamamlanmadığı, 2025 yıl sonu itibariyle 6.095.085,00 TL kamu borcu ödeneceği planlanmışken vergi borçlarının 12.873.389,89 TL ve SGK borçlarının 1.620.470,70 TL olmak üzere toplam 14.493.860,59 TL olduğu yani kamu borçlarının iki katından fazla arttığı bu durumda konkordato projesinin uygulanabilir ve başarıya ulaşabilir olmadığı gibi şirketin rayiç değer bilançosu itibariyle borca batık olmadığından mahkemece konkordato isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Konkordato talep eden ...'ın şirketin banka borçlarına müteselsil kefaletinden kaynaklanan borçlarının 76.486.547,77 TL olduğu, ...'ın huzur hakkından kaynaklanan aylık 150.000,00 TL tutarında geliri olduğu, aylık harcama tutarının da yine aynı tutarda olduğu, şirketin borçlarına kefil olunması nedeniyle konkordatoya başvurduğu, kendine özgü bir projesi bulunmadığı gibi hedeflerin şirkete bağlı olduğu, alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edildiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle kendine özgü hedef içermeyen proje uygulanabilir olmadığı gibi konkordato müessesenin amacına da uygun düşmediğinden konkordato isteminin reddine karar verilmesi yerindedir.

Açıklanan nedenlerle konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Konkordato talep edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının ve istinaf karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep edenlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. Maddesi, 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/411, K. 2026/996, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-411-e-2026-996-k-4d1222332473