Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/718 E. 2026/936 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/718
- Karar No
- 2026/936
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/718
KARAR NO: 2026/936
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/09/2023
NUMARASI: 2022/172 E. - 2023/596 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı ... tarafından, ....İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasından borçlular ... ve ....... A.Ş aleyhinde cebri icra yoluna gidildiğini ve takibin kesinleştirildiğini, ....İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasından müvekkiline birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini ve müvekkilinin buna itiraz ettiğini, fakat itiraz ... kanalı ile gittiğinden dolayı süresinde değil de, gecikmeli olarak dosyasına girdiğini, akabinde davalı/alacaklının ikinci haciz ihbarnamesini müvekkiline gönderdiğini, buna karşılık da müvekkilinin yine ... aracılığı ile ikinci haciz ihbarnamesine itirazda bulunduğunu, müvekkilinin haciz ihbarnamelerine karşılık olarak tebliğ edildiği gün itibariyle yasal süre içerisinde ilgili icra dosyasındaki borçluya karşı borcu olmadığına ilişkin itirazda bulunduğunu, müvekkilinin yasal süre içerisindeki itirazlarını ... aracılığıyla yaptığını ve fakat ... sürecinin uzaması nedeniyle müvekkilinin itirazının gecikmeli olarak dosyaya girdiğini, müvekkilinin borçlu firmaya karşı herhangi borcu bulunmadığını, ayrıca müvekkilin borçlu firmaya karşı borcu olduğuna ilişkin delilin bulunmadığını, talep edilmesi halinde müvekkilinin muhasebe kayıtlarını sunmaya hazır olduklarını, icra dosyasındaki alacaklının, haciz ihbarnamelerine karşılık olarak müvekkilinin yasal süre içerisinde yapmış olduğu itirazı sonradan görmüş olmasına rağmen icra dairesine kötüniyetli olarak tekrar talepte bulunarak haciz ihbarnamelerini göndermeye devam ettiğini, çünkü gecikmeli dahi olsa, müvekkilinin borçlu olmadığına ilişkin beyanlarına davalının vakıf olmasına rağmen haciz ihbarnamelerini ısrarla göndermesinin davalının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığı halde haksız bir şekilde haciz ihbarnamesinin muhattabı olduğunu ve huzurdaki davayı açarak borçlu bulunmadığının tespitinin gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkilinin davalı alacaklıya ve borçluya karşı 119.331,59-TL borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli işlemleri nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile borçlu ...A.Ş ve ... adına icra takibinde bulunduğunu ve takibin kesinleştiğini, borçlu ...A.Ş‘nin alacaklı olduğu, ... firmasına İİK 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalının İİK 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz etmediğini, bunun üzerine İİK 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve davalı tarafın yine itiraz etmediğini, bunun üzerine davalıya 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, İİK 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildikten sonra haksız ve kötü niyetli bir şekilde huzurdaki davanın açıldığını, davacı tarafın haciz ihbarnamelerine ... kanalıyla itiraz ettiği yolundaki iddiasının hukuk dışı olduğunu ve icra dosyasında herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacı taraf haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğinden icra müdürlüğünce talepleri üzerine İİK 89/3 haciz ihbarnamesini gönderdiklerini, davacı tarafın savunmalarının kötü niyetli olduğunu, davacının kendisine gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, asıl kötü niyetli tarafın davacı olduğunu, davacının kötü niyet tazminatı-yargılama gideri-vekalet ücreti talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya sebebiyet verildiğinden davalı yanın yargılama giderlerinden-vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davacı taraf ile borçlu şirketin ticari ilişki içinde olduğunu, davacının borçlu şirkete borcu olduğunu, davacı tarafça borçlu şirkete verilen tüm ödemelerin vadesi geldiğinde-çek senet vs-müvekkil şirkete ödenmesinin yasaya açık ve uygun olduğunu,vadesi gelmeyen tüm evrakların ödemesini vadeleri geldiğinde müvekkil şirket tarafından ödenmesi gerekeceğinden davacı tarafın beyanlarının yasaya aykırı olduğunu beyanla aleyhe açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; eldeki davada davacı taraf, davalı tarafından, ....İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasından borçlular ... ve ....... A.Ş aleyhinde cebri icra yoluna gidildiği ve takibin kesinleştirildiği, kendisinin haciz ihbarnamelerine karşılık olarak tebliğ edildiği gün itibariyle yasal süre içerisinde ilgili icra dosyasındaki borçluya karşı borcu olmadığına ilişkin itirazda bulunduğu, kendisinin yasal süre içerisindeki itirazlarını ... aracılığıyla yaptığı ve fakat ... sürecinin uzaması nedeniyle kendisinin itirazının gecikmeli olarak dosyaya girdiği, kendisinin borçlu firmaya karşı herhangi borcu bulunmadığı, davalının, haciz ihbarnamelerine karşılık olarak kendisinin yasal süre içerisinde yapmış olduğu itirazı sonradan görmüş olmasına rağmen icra dairesine kötüniyetli olarak tekrar talepte bulunarak haciz ihbarnamelerini göndermeye devam ettiğini iddia ettiği, davalının ise, ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile borçlu ...A.Ş ve ... adına icra takibinde bulunduğu ve takibin kesinleştiği, borçlu ...A.Ş‘nin alacaklı olduğu, ... firmasına İİK 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, davalının İİK 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz etmediği, bunun üzerine İİK 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiği ve davalı tarafın yine itiraz etmediği, bunun üzerine davalıya 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiği, İİK 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildikten sonra haksız ve kötü niyetli bir şekilde huzurdaki davanın açıldığı, davacı tarafın haciz ihbarnamelerine ... kanalıyla itiraz ettiği yolundaki iddiasının hukuk dışı olduğu ve icra dosyasında herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının kendisine gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, asıl kötü niyetli tarafın davacı olduğunu, davacı taraf ile borçlu şirketin ticari ilişki içinde olduğu, davacının borçlu şirkete borcu olduğu, davacı tarafça borçlu şirkete verilen tüm ödemelerin vadesi geldiğinde-çek senet vs-davalıya ödenmesinin yasaya açık ve uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülen 19/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının dava dışı takip borçlusu ...A.Ş.'ne ilk haciz ihbarnamesinin geldiği tarih olan 17.08.2018 tarihi itibari ile 37.400,04 TL'lik borcunun bulunduğu ve bu tutardan sorumlu olması gerektiği kanaatine varılarak,"
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacının davalıya 81.931,55-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,
2-Davacının kötü niyet tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme muhasebe kayıtlarını incelemeden eksik araştırma ile karar verdiğini, dava konusu icra dosyasındaki alacaklı, haciz ihbarnamelerine karşılık olarak müvekkilinin yasal süre içerisinde yaptığı itirazı sonradan görmesine rağmen icra dairesine kötüniyetli olarak tekrar talepte bulunarak haciz ihbarnamelerini göndermeye devam etiğini, alacaklı davalı kötü niyetli olduğunu, gecikmeli dahi olsa, müvekkilinin borçlu olmadığına ilişkin beyanlarına davalı tarafça öğrenilmesi ve bilinmesine rağmen haciz ihbarnameleri ısrarla müvekkile gönderildiğini, Davacı müvekkili borçlu olmadığı halde haksız bir şekilde haciz ihbarnamelerine muhutap olduğunu ve huzurdaki davayı açarak borçlu bulunmadığının tespiti gerektiğini, mahkemece eksik araştırma ve hatalı tespit ile müvekkilin davalıya kısmi borçlu olduğu ortaya konulduğunu, dava dilekçesini doğrular evraklar irdelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulü ile davalının kötüniyetli işlemleri nedeniyle %20' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu İİK 89/3 e göre açılan menfi tespit davasıdır.
Asliye Hukuk Mahkemesi ve Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, görevsizlik kararı verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi'nin 11/02/2022 tarih, 2021/1312 Esas ve 2022/294 Karar sayılı ilamı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna dair kesin karar verilmesi sebebi ile Asliye Ticaret Mahkemesince esastan değerlendirme yapılmıştır.
Davacı tarafından icra dosyasından adına 89/1 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin kendisine tebliğ edildiğini, ... yolu ile haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmesine rağmen itiraz dilekçesinin icra dosyası içine geç girdiğini beyan ettiği, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine süresinde yapılmış bir itiraz bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
19/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Mahkemenin ara kararına rağmen taraflar inceleme gününde defter ve belge ibraz etmediği gibi herhangi bir mazeret de bildirmediği, bu husus ile ilgili değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davacının ... aracılığı ile yaptığı itirazların süresi içerisinde yapılıp yapılmadığına ilişkin hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davacı tarafça sunulmuş olan muavin defterine göre İcra takip borçlusu ...A.Ş.'nin 3. Kişi konumunda bulunan davacı ... firmasından dava tarihi itibari ile alacağının bulunmadığı ancak; Davacıya davalı tarafça gönderilen ilk haciz ihbarnamesine 17.08.2018 tarihinde cevap verildiği, söz konusu cevabın verildiği tarihte davacının dava dışı borçlu ...A.Ş.'ne 37.400,04 TL'si borçlu olduğunun belirlendiği, Davacı üçüncü şahıs ... firmasına 89/1 haciz ihbarnamesinin 09.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibari ile 114.924,38 TL borcu olduğu bildirilse de sunulmuş olan davacı muavin defterlerine göre yukarıda da belirtildiği üzere 37.400,04-TL'si borçlu olduğu, Davacı üçüncü şahıs ... firmasına 89/2 haciz ihbarnamesinin 24.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibari ile 119.331,59 TL borcu olduğu bildirilse de sunulmuş olan davacı muavin defterlerine göre davacının 24.10.2018 tarihi itibari ile dava dışı takip borçlusu ...A.Ş.'ne borcunun kalmadığı, Davacının ilk haciz ihbarnamesi tarihi itibari ile olan 37.400,04 TL'lik borcun 18.09.2018 tarihinde yapılan çek ödemeleri ile dava dışı takip borçlusu ...A.Ş.'ne ödenmek sureti ile kapatıldığı, Dosya kapsamındaki vesaikler dikkate alındığında davacının dava dışı takip borçlusu ...A.Ş.'ne ilk haciz ihbarnamesinin geldiği tarih olan 17.08.2018 tarihi itibari ile olan 37.400,04 TL'lik tutardan sorumlu olması gerektiği" belirtilmiştir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından, ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından davalı alacaklı tarafından, kendi adına haciz ihbarnamesi gönderildiğini haciz ihbarnamesine ... yolu ile itiraz etmiş ise de süresinde icra dosyası içine girmediğini ve dosya borçlusuna karşı herhangi bir borcu bulunmadığını belirttiği, alınan bilirkişi raporunda 89/1 haciz ihbarnamesinin davacıya 09/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği bu tarih itibarı ile davacının dava dışı icra dosyası borçlusuna 37.400,00 TL., borcu bulunduğunun tespit edildiği, 89/2 haciz ihbarnamesinin davacıya 24/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafından icra dosyası borçlusuna 18.09/2018 tarihinde çek ile ödeme yapıldığı ve ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibarı ile borcu bulunmadığı tespit edilmiş ise de haciz ihbarnamesine itiraz etmeyen davacı üçüncü kişinin artık ödemeyi icra dosyasının borçlusuna yapması onu borçtan kurtarmayacağından ve İİK 89/3 maddesinde, davacı 3. Kişi lehine tazminat ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığından davacı tarafından tazminat istenemeyeceğinden mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre uyumludur.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../09/2023 tarih ve 2022/... E., 2023/...K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 650,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 82,00 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026