Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/704 E. 2026/932 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/704
- Karar No
- 2026/932
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/704 Esas
KARAR NO: 2026/932
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/02/2024
NUMARASI: 2022/62 E. - 2024/28 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı yanın ... ana unsurlu tescilli markaları ile ilgili ibare bakımından gerçek hak sahibi olduğunu, davacı yanın ... ... ibareli markasının düzenli ve yoğun olarak kullanıldığını, ilgili kullanımların dosyaya arz etmiş oldukları sosyal paylaşım siteleri ve internet sitelerinden tespit edilebileceğini, davalı yanın bir kısım başkaca markalarının itiraz üzerine reddedilmiş olmasına karşın ...kod numaralı "... ...", ... kod numaralı "... ... ...", ...kod numaralı "... ..." ibareli markaların davalı yan adına tescil edildiğini, ilgili markaların müvekkilinin tescilli markaları ve hakları çerçevesinde hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı adına kayıtlı ..., ..., ...tescil numaralı markalarının hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmesini, davalının, davacı markasına yönelik haksız eyleminden dolayı tecavüzün tespiti önlenmesi, durdurulması ve kaldırılmasına, maddi tazminatın yoksun kalınan kazancın, yasanın 151/2-b maddesi uyarınca hesaplanarak şimdilik 1.000,00.TL maddi tazminatın 25/01/2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile 10.000,00 TL., manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2016 yılından bu yana "... ..." markasını kullanmakta olduğunu, ilgili ibarenin 2017 yılında müvekkili adına tescil edildiğini, ... ibaresinin zayıf bir ibare olduğunu, 43. sınıf bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, ilgili ibarenin pek çok başka kişi ya da firma adına tescil edildiğini, müvekkilinin markasının bütünsel manada davacı yana ait markalardan farklı olduğunu, tarafların hitap ettiği müşterilerin farklı illerde farklı kişiler olduğunu açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi talep ve beyan edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Somut olayda her ne kadar taraf markaları arasında "..." kelimesinin ortak olmasından dolayı kısmi bir benzerlik bulunsa da, davacı markasında "hareket halindeki ..." figürünün yerleşim yeri ve boyutu itibariyle dikkat çekici ve akılda kalıcı olduğu, renk kombinasyonlarının farklı olduğu, ortak olan "..." ibaresinin taraf markalarının fiili olarak kullanıldıkları ... ürünlerinin servis edildiği "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından yüksek bir ayırdediciliğe sahip olmadığı, zayıf olduğu, davalı markalarında yer alan "..." ve "..." kelime unsurlarının, zayıf olan davacı markalarına karşı ayırdedicilik kattığı, ayrıca davacı markalarında yer alan, boyut ve şekil itibariyle tüketici zihninde ön planda akılda kalıcılığı bulunan "şekil" unsurunun davalı markalarında yer almadığı, bu itibarla marka hakkına tecavüzün ve marka hükümsüzlüğünün hukuki koşullarının oluşmadığından, Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı adına kayıtlı olan ..., ... ve ...başvuru numaralı "... ...", "... ... ..." ve "... ..." markalarının hükümsüz sayılmasını ve marka ihlali yüzünden maddi ve manevi tazminat ödenmesini gerektiğini, yargılama sırasında gelen bilirkişi raporunda hem marka ihlalinin hem de hükümsüzlük şartlarının var olduğunun açıkça yazıldığını, davalının markaya tecavüz etmesi sebebiyle yaptıkları suç duyurusu neticesinde ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, orada davalının marka ihlali suçundan ceza aldığını ve bu ceza kararının da kesinleştiğini, ceza dosyasındaki raporlarda davalının kullandığı ibarelerin davacı markasıyla çakıştığını ve tescilsiz kullanım sayıldığının tespit edildiğini, davalının "... ..." ismini dükkanının her yerinde kullandığını ve buna dair bir sürü fotoğrafı dosyaya sunduğunu, davalının marka ihlali yaptığı bu kadar belliyken tecavüzün durdurulması ve tazminata hükmedilmesinin gerektiğini, davalı markalarının hükümsüz kılınması gerekirken mahkemenin aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf sebeplerinin sadece dosyadaki bilirkişi raporlarına ve ceza davasına dayandığını, esasa dair bir itirazının olmadığını, dosyadaki bilirkişi raporlarının ise fikri mülkiyet gibi teknik konulardan anlamayan kişilerce hazırlandığını, bilimsellikten uzak ve yüzeysel olduğunu, zaten bu raporların hakimi bağlamayacağını ve raporlardaki yorumların hakimin yapması gereken değerlendirmeler olduğunu, davacının dayandığı ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, davacının istinaf dilekçesinde mahkemenin gerekçelerine, yani markanın zayıflığına veya işletmelerin lokal olmasına dair hiçbir cevap veremediğini, davacının çelişkili davrandığını ve dürüst olmadığını belirterek davanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu davalı adına tescilli ...kod numaralı "... ...", ... kod numaralı "... ... ...", ...kod numaralı "... ..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ve davalı kullanımlarının davacıya ait markalara tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Türk Patent Kurumu kaydına göre, davacıya ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil nolu markaların ve davalıya ait ..., ..., ...tescil nolu markaların bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
24/11/2022 tarihli Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "- Davalı yana ait dava konusu ..., ... ve ...kod numaralı markaların Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 43. Sınıfında yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlükleri koşullarının oluştuğu, davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.
Mahkemece mevcut bilirkişiye bilişim uzmanı ve yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri alanında uzman sektör bilirkişisi eklenmek suretiyle alınan 23/03/2023 tarihli bilirkişi heyetine ait Ek raporda özetle;"Davacıya ait olarak belirtilen https://.../... ... sosyal medya hesabının Kasım 2014 tarihinde, https://www.....com/...hesabının Şubat 2015 tarihinde, https://www..../... adresli ... sosyal medya hesabının 30/04/2011 tarihinde açıldığı, http://.../ adresinin 22/08/2007 tarihinde tescil edildiği, bu bölümde belirtilen linklerde bulunan web sitesi ve sosyal medya hesaplarının davacı tarafından işletildiği anlaşıldığı, davalıya ait olarak belirtilen https://www..../.../ ... kurumsal sosyal medya hesabının 06.09.2014 tarihinde, www.....net alan adının 16/01/2020 tarihinde tescil edildiği, www.....com alan adlı web sitesinin 19/07/2016 – 21/08/2017 tarihleri arasında açık durumda olduğu, bu bölümde belirtilen linklerde bulunan web sitesi ve sosyal medya hesaplarının davalı tarafından işletildiği anlaşıldığı, esas mahiyette kök raporda yer verilen görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişikliğin var olmadığı" belirtilmiştir.
Davacının davaya dayanak markalarının, 05/03/2004 başvuru tarihli, ... başvuru numaralı 29/30/43 sınıflarda tescilli "... ...+ şekil" markası, 27/11/2017 başvuru tarihli, 43. sınıfta... başvuru numaralı "... ...+ şekil" markası, ........başvuru numaralı ... başvuru numaralı 43. Sınıfta "... ... ..." markası, ... sayılı şekil+... markası ve sonraki tarihli başka markalardır.
Davalı adına 23/10/2017 başvuru tarihli, ...sayılı , 43. Sınıfta "... ..." markası, 23/10/2017 başvuru tarihli ... sayılı 43. Sınıfta "... ... ..." markası ve 23/10/2017 başvuru tarihli ...sayılı 43. Sınıfta "... ..." markasının tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
... C. başsavcılığının 2022/9397 soruşturma nolu dosyasında alınan 03/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Müştekinin “... ...” ibare ve şeklinden oluşan markanın ... tescil numarasıyla 43.sınıf dahilinde yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde tescilli olduğu, Şüphelinin “... ... ...” ibaresinden oluşan markasının ... tescil numarasıyla tescilli olduğu, ancak reelde marka kullanımını tescilli markasının ayırt edici karakterini değiştirilerek “... ...” şeklinde kullandığı, bu kullanımının müştekinin tescilli markasıyla çakışmaya sebebiyet verdiği gibi SMK 9/2-a hükmü gözetildiğinde tescilsiz kullanım olarak değerlendirildiği, Şüphelinin işletmesinde “... ...” şeklinde marka kullanımı sebebiyle, müştekinin marka hakkının iktibas suretiyle ihlal edildiği" belirtilmiş, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarihli, 2022/644 Esas-2023/949 K sayılı kararıyla, davalı şirket yetkilisinin mahkumiyetine, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece bilişim uzmanı, marka vekili hukukçu bilirkişi ve gıda mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda; davalının ....com alan adlı web sitesinin 19/07/2016-21/08/2017 tarihlerinde açık olduğu, halen kapalı olduğu, arşiv kaydının bulunmadığı, .../... sosyal medya hesabının davalı tarafça işletildiğinin anlaşıldığı, iletişim bilgilerinin yukarıdaki web sitesi ile aynı olduğu, hesabın 06/09/2014 tarihinde oluşturulduğu, içerikte ... restorantı, ... şekli içinde "... ... ..." ibaresinin kullanıldığı, ....net internet sitesinin 09/12/2021-14/03/2022 tarihleri arasında açık olduğu, iletişim bilgileri ve kullanılan logonun yukarıdaki kullanımlarla aynı olduğu beyan edilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde," taraf markaları arasında "..." kelimesinin ortak olmasından dolayı kısmi bir benzerlik bulunsa da, davacı markasında "hareket halindeki ..." figürünün yerleşim yeri ve boyutu itibariyle dikkat çekici ve akılda kalıcı olduğu, renk kombinasyonlarının farklı olduğu, ortak olan "..." ibaresinin taraf markalarının fiili olarak kullanıldıkları ... ürünlerinin servis edildiği "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından yüksek bir ayırdediciliğe sahip olmadığı, zayıf olduğu, davalı markalarında yer alan "..." ve "..." kelime unsurlarının, zayıf olan davacı markalarına karşı ayırdedicilik kattığı, ayrıca davacı markalarında yer alan, boyut ve şekil itibariyle tüketici zihninde ön planda akılda kalıcılığı bulunan "şekil" unsurunun davalı markalarında yer almadığı, bu itibarla marka hakkına tecavüzün ve marka hükümsüzlüğünün hukuki koşullarının oluşmadığı" gerekçesine yer verilmiştir.
Markanın hükümsüzlüğü baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle hükümsüzlük davasının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı tarafından, davalıya ait 23.10.2017 koruma tarihli ...başvuru numaralı “... ...' markasının, 23.10.2017 koruma tarihli ... başvuru numaralı “... ... ... markasının, 23.10.2017 koruma tarihli ...başvuru numaralı “... ...' markasının hükümsüzlüğü talep edilmiş, davalı marka başvurularının davacı adına tescilli 05/03/2004 başvuru tarihli, ... başvuru numaralı 29/30/43 sınıflarda tescilli "... ...+ şekil" markasından sonra diğer davacı markalarından önceki tarihli olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda hükümsüzlük incelemesinin davacının ,... başvuru numaralı "... ...+ şekil" markası arasında yapılması gerekmektedir. " ..." ibaresi 43. sınıfta özellikle ... restoranı hizmetlerinde sıklıkla kullanılan ve kimsenin tekeline bırakılamayacak ayırt ediciliği düşük zayıf ibarelerdendir. TPMK kaydında, 43. sınıfta 59 adet tescilli " ..." ibareli marka bulunduğu, davalının "..." ibaresine ayırt edici ekler getirerek tescil ettirdiği, davalının facebok hesabı ve web sitesindeki kullanımlarının 2014 yılına kadar geriye gittiği, davalının kullanımında farklı renk ve şekil unsurları seçtiği, logo kullanımının da iltibas yaratmadığı, yanaştırarak kullanım bulunmadığı, mahkemece markaya tecavüzün ve haksız rekabetin ve markaya hükümsüzlüğün şartları oluşmadığından red karar verilmesi sonuç itibarıyla doğru ise de, mahkeme gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir.
Markanın hükümsüzlüğü davası yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken mahkemece hükümsüzlüğe konu her bir marka için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılıyorsa da, davacı tarafından bu konuda yapılmış bir istinaf sebebi bulunmadığından, davalının da kazanılmış hakları gözetilerek hükümsüzlük davası yönünden verilen vekalet ücretleri karara aynı şekilde yazılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2- Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../02/2024 tarih, 2022/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın REDDİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz yönünden 732,00 TL, maddi tazminat yönünden 732,00 TL, manevi tazminat yönünden 732,00 TL olmak üzere 2.196,00 TL karar harcından peşin alınan 1.257,86(peşin+ıslah harcı) TL'den mahsubu 938,14 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4/ç-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen ...tescil numaralı markanın hükümsüzlük talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4/d-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4/e-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen ...tescil numaralı markanın hükümsüzlük talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4/f-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 25.500,00 TL., vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4/g-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 214,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.383,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026