İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1 E. 2026/477 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1
- Karar No
- 2026/477
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/1 Esas KARAR NO: 2026/477
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2022 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 K.YAZIM TARİHİ : 29/07/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin, davalı alacaklıyla uzun zaman önce ticaret yaptığını, bu ticaret esnasında, teminat amacıyla, davalı alacaklıya boş senet verdiğini, davalı alacaklının, kötü niyetli olarak bu senedi doldurduğunu ve icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin, davalı alacaklıya karşı borcu bulunmadığını, davalı alacaklının, davaya konu icra takibinden yaklaşık 20 gün sonra müvekkili aleyhine bir icra takibi daha başlattığını, Beypazarı İcra Dairesinin ....E. dosyası üzerinden başlatılan takipte, carî hesap alacağı sebebiyle, müvekkilinden alacak talep edildiğini, söz konusu icra takibine, carî hesap sebebiyle de borcu bulunmadığından, yasal süre içinde itiraz edildiğini, davalı alacaklının, huzurdaki dava bakımından olası bir carî hesap alacağı iddiasında bulunması durumunda, mükerrer talepte bulunmuş olacağına dikkat edilmesi gerektiğini, davada ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, ancak müvekkilinin, davalı alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, hatta müvekkilinin, davalı alacaklıyla yaptığı ticarette fazlasıyla zararı olduğunu beyan ederek, müvekkilinin Beypazarı İcra Dairesi'nin ....E. sayılı dosyası bakımından borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalı alacaklı haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı tarafından tanzim ile müvekkiline teslim edilen bononun gününde ödenmemesi üzerine davacı hakkında Beypazarı İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, takibin dayanağı 19.11.2018 tanzim tarihli 10.09.2020 ödeme günlü 150.000,00TL bedelli bono olduğunu, davacı takip dayanağı bononun teminat amacı ile davalıya verildiğini, takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını ileri sürmekte ise de dayanak bononun teminat olarak verildiği iddiası gerçek dışı olup, bononun teminat olarak verildiğini ispat yükü davacı borçlu tarafa ait olduğunu, takibin dayanağı bono olup, illetten mücerret olduğunu, taraflar arasında kambiyo ilişkinin bulunduğu hususu bono ibrazı ile alacaklı /davalı tarafından ispat edilmiş olmakla, bono nedeniyle borcunun bulunmadığını ispat yükü davacı borçlu tarafa ait olduğunu, müvekkili şirketin, davalı ile ikili ilişkileri gözeterek borcun ödenmesi için bir süre beklediğini ancak borcun ödenmemesi neticesinde Beypazarı İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, takibe konu olan senet dava dilekçesinde iddia edildiği gibi teminat senedi olmayıp borç karşılığı verilmiş bir senet olduğunu, davacı yanın iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek, davanın reddine, davalı müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Beypazarı İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... esas sayılı takip dosyaları, tarafların BA-BS kayıtları, yemin, tarafların ticari defter ve kayıtları, 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporu, davacının 2018-2022, davalının 2018/2021 tarihi aralığına ilişkin BA BS formları ile tüm dosya kapsamı. Davacı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline verilen kesin süre içinde yemin metni sunulmuş olup, davalı şirket yetkililerine yemini yaptırılmıştır. Davalı şirket yetkilisi ... tarafından, "bana sormuş olduğunuz 19/11/2018 tanzim tarihli 30/09/2020 vade tarihli 150.000,00TL bedelli lehtarı ... Tur. Nak. Ve Tic. AŞ olan keşidecisi ... olan uyuşmazlık konusu senet dolu bir şekilde tanzim edilerek davalı şirkete verilmiştir, bu senet borca istinaden düzenlenmiştir, teminat senedi olarak düzenlenmemiştir, davalı şirket davacıdan alacaklıdır, bildiğim kadarıyla 170.000,00 TL nin üzerinde davalı şirketin davacıdan alacağı vardır ancak tam tutarını bilmiyorum muhasebe bölümü daha iyi bilir senet muhasebe birimindeki çalışanlar tarafından alınmıştır, senedin düzenlendiği anda orada değildim ancak senedin dolu bir şekilde alındığını üzerinde düzeltme yapılmadığını dolu hali ile icraya konulduğunu biliyorum " şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davalı şirket yetkilisi ... tarafından, "bana sormuş olduğunuz 19/11/2018 tanzim tarihli 30/09/2020 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli lehtarı ....Tur. Nak. Ve Tic. AŞ olan keşidecisi ... olan uyuşmazlık konusu senet dolu bir şekilde keşide edilmiştir, boş olarak düzenlenmemiştir, senet borca istinaden düzenlenmiştir teminat senedi değildir, davacının davalı şirkete iş bu uyuşmazlık konusu takip haricinde daha fazla borcu vardır bu borçları da başka takip dosyaları ile tahsil edilmeye girişilmiştir, senet muhasebe birimi tarafından alınmıştır ancak daha sonra senedi görme fırsatım olmuştu senet dolu bir şekilde keşide edilmişti" şeklinde beyanda bulunulmuştur. GEREKÇE : Dava, davacının Beypazarı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 25/05/2023 tarihli .... esas, .... kararsayılı kararı ile; "davanın reddine" karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 24/11/2025 tarihli ve 2023/1285 esas, 2025/1424 karar sayılı ilamında; "...Somut olayda, davacı nakden ihdaslı senedin teminat amacıyla verildiğini iddia etmekle senedin veriliş nedenini talil etmiş olup bu durumda senedin teminat amacıyla verildiğinin, teminat amacının işlevsiz kaldığının yani senedin bedelsiz kaldığının davacı tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacının iddiasını ispat için davada taraf şirketlere ait ticari defterlere dayanması hukuken kabul edilebilir olmakla birlikte ticari defterlerin incelenmesi talebinin reddine yönelik ara karar isabetli olmamıştır. Bu durumda diğer delillerle birlikte tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifeti ile incelenerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (Aynı yönde, teminat senedi iddiasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine yönelik Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/09/2022 Tarih, 2021/1906 Esas, 2022/6293 Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile eksik araştırma nedeniyle HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı uyarınca tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davalının Beypazarı İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası kapsamında, 04.10.2022 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davacıdan 150.000,00TL asıl alacak ile 47.985,62TL işlemiş faiz ve 450,00TL komisyon toplamından oluşan 198.435,62TL alacağını faizi ile talep ettiği, alacağın dayanağı olarak 19.11.2018 tanzim tarihli, 30.09.2020 vade tarihli 150.000,00TL tutarlı senedin gösterildiği, davalının Beypazarı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 19.10.2022 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davacıdan 28.678,14TL asıl alacak ile 17.825,43TL işlemiş faiz toplamından oluşan 46.503,57TL alacağını faizi ile talep ettiği, alacağın dayanağı olarak bakiye cari hesap alacağının gösterildiği, davacının davalının Beypazarı İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyasında talep ettiği 150.000,00TL tutarlı senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti amacıyla işbu menfi tespit davasını açtığı, tarafların dosya kapsamındaki Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarından herhangi bir tespitin yapılamadığı, davacının incelenen 2018 - 2019 - 2020 - 2021 - 2022 yılları ticari defter kayıtlarında davacıya herhangi bir borç bakiyesinin bulunmadığı, davalının incelenen 2018 - 2019 - 2020 - 2021 - 2022 yılları ticari defter kayıtlarına göre; 2018 yılında 2017 den aktarılan 218.780,58TL alacak ile yıl içerisindeki satışlardan kaynaklı 328.733,81TL alacak toplamı olan 547.514,39TL'nin davacı hesabında borç gözüktüğü, davacıdan 2018 yılında 370.000,00TL tahsilat yapıldığı ve 2018 dönem bakiyesinin 177.514,39TL olarak 2019 yılına devredildiği, 2019 ve 2020 yıllarında hesapta herhangi bir değişiklik olmadığı, bakiye alacak tutarının 127 diğer ticari alacaklar hesabına aktarıldığı, 2022 yılında ise bu hesaptaki davacıdan olan bakiye 177.514,39TL alacak tutarının 150.000,00TL tutarı için 30.09.2022 tarihli kayıtla davacı aleyhine icra takibi başlatılarak ilgili tutarın 128 şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, kalan bakiye 27.514,39TL ile 04.10.2022 tarihinde davacıya yapılan 1.163,75TL tutarlı satış toplamı olan 28.678,14TL için de davacı aleyhine başlatılan icra takibi ile ilgili tutarın 128 şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, nihai olarak davalı kayıtlarına göre; davalının davacıdan toplamda 178.678,14TL alacaklı olduğu, bu tutarın 150.000,00TL'sinin Beypazarı İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyasına konu edildiği, kalan 28.678,14TL'nin ise Beypazarı İcra Dairesi'nin .... E. sayı dosyasına konu edildiği belirtilmiştir. Davacı yan, davalı ile uzun zaman önce ticaret yaptıklarını, bu ticaret esnasında davacının davalıya teminat amacıyla boş senet verdiğini, davalının bu senedi kötüniyetli olarak doldurarak icra takibi başlattığını iddia ederek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş; davalı yan ise, senedin kambiyo senedi olduğunu ve illetten mücerret olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, senedin teminat senedi olmadığını, borç karşılığı tanzim edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacının davalıya Beypazarı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası kapsamında borçlu olup olmadığı hususundadır. Beypazarı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olduğu, takibe konu alacağın dayanağının 19/11/2018 tanzim 30/09/2020 vade tarihli nakden ihdaslı 150.000,00TL tutarlı bono olduğu, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Davacı yan takibe konu bononun teminat amacıyla boş olarak verildiğini iddia etmektedir. Senedin kambiyo vasfını haiz bono olduğu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, teminat amacıyla boş olarak verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, davacı yanın dosya kapsamında iddiasını ispata yarar delil sunamadığı, ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde de senedin bedelsiz kaldığı iddiasının ispat edilemediği, nitekim davalı kayıtlarında davalının alacaklı olduğu, kaldırma kararı öncesinde davacı tarafça yemin deliline başvurulduğu, davalı şirket yetkililerinin yeminli beyanlarından senedin teminat senedi olmadığı ve borç için dolu olarak tanzim edildiği anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak menfi tespit talepli davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tedbir talebi kabul edildiğinden davalının tazminat talebinin kabulü ile %20 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Asıl alacak tutarının %20'si olan 30.000,00TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.388,79TL harçtan mahsubu ile artan 2.656,79TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/07/2026
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı