Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/742 E. 2026/849 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/742
- Karar No
- 2026/849
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/742 Esas
KARAR NO: 2026/849
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/02/2024
NUMARASI: 2023/2 E. - 2024/55 K.
DAVANIN KONUSU: Markanın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 33. sınıfta bulunan Alkollü içecekler(biralar hariç); bakımından yatırım yapmak cihetinde olduğunu, “...” ibareli markanın davalı adına tescilli olduğunu tespit ettiğini ancak davalı şirketin “...” ibareli... (Tescil Tarihi: 02.01.2014 ) sayılı markanın 33. sınıfta kullanmamakta olduğunu, davalı şirketin bu markayı adına tescil ettirmesine karşın, tescil olunduğu tarihlerden itibaren işbu dava tarihine kadar, 33. sınıftaki alkollü içecekler (biralar hariç); mal ve hizmetler yönünden, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ve hatta daha uzun süre, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak anılan ürünlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde markasal anlamda kullanmadığını, SMK madde 9 ve 26 uyarınca davalı ilgili markayı 33. Sınıfta kullanmadığından davalı şirket adına tescilli, “...” ibareli... (Tescil Tarihi: 02.01.2014) sayılı markanın 33. sınıfta kullanmama nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 9 ve 26.madde hükümleri gereği 33. sınıfta iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olup müvekkili aleyhine ikame edilen / yönetilen işbu davanın reddi gerektiğini, Davalı .... A.Ş. ile davalı ...A.Ş. (Yeni Ticaret Unvanı = ...Anonim Şirketi) arasında ... nın ... iş kolundaki varlıklarının devredilmesine ilişkin bir Varlık Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile ... iş kolundaki tesisler ile bu tesislerin üzerinde bulunduğu gayrimenkullerin, söz konusu tesislerde bulunan makine ve ekipmanların, ... iş koluyla ilgili ... markası dahil tüm fikri haklar, alan adları ve sosyal medya hesapları, stoklar, ilgili iş kolu çalışanları, ilgili teşvik belgeleri ve iş koluyla bağlantılı bazı tedarik ve alt yüklenici sözleşmelerinin vs davalı ...Anonim Şirketi'ne devredilmesinin kararlaştırıldığını, devir işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğundan Rekabet Kurumu Başkanlığı'nın 04.03.2021 tarih ve 21-11/159-68 karar sayısı Rekabet Kurulu kararı ile devir işlemine izin verildiğini, huzurdaki dava ile iptali talep edilen ...sayılı 02.01.2014 tescil tarihli ''...'' ibareli markanın, izah edilen devir kapsamında tüm hak ve vecibeleri ile müvekkili ...A.Ş. (Yeni Ticaret Unvanı = ...Anonim Şirketi) ye devredildiğini, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 143/4 maddesi uyarınca devir işleminin Noter tarafından onaylanmış yazılı şekle tabi olduğundan tarafların ayrıca .... Noterliği'nin 12.01.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi akdettiklerini, İşbu sözleşme ve ekindeki liste incelendiğinde dava konusu markanın Kanun'da öngörülen şekle uygun olarak müvekkili ...A.Ş. (Yeni Ticaret Unvanı = ...Anonim Şirketi) ye devredildiğinin görüleceğini belirterek markanın tescil tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanılmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın tescil edildiği tarihten itibaren ciddi bir şekilde kullanıldığını, bu hususun davalıların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ve yine dava sırasında toplanacak delillerle sübut bulacağını davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2023/2 esas, 2024/55 karar sayılı, 23/02/2024 tarihli kararı ile; "SMK'nın 9. maddesine göre tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markaların iptaline karar verileceği düzenlenmesi karşısında ve davacı tarafın ihtilaf konusu markayı aynı / benzer sınıflarda kullanma iradesinde olduğu, bu irade dikkate alındığında davacının davayı ikame etmekte hukuki menfaatinin var olduğu, markaların tescilinden sonraki dönemde fiilen kullanılması gerektiği, markayı, 14. maddedeki şartlar dairesinde kullandığını ispat yükü marka sahibinin üzerinde olduğu, marka sahibi, gerekirse ticari defter ve belgelerini ibraz ederek bir markayı kullandığını ispatlaması gerektiği, davalı tarafa ait markanın 02.01.2014 tarihinde sicile tescil edildiği, tescilin 29,30,32,33,35,40,43. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden olduğu dikkate alındığında davalının bu mal ve hizmetler yönünden etkin kullanımı ispat yükü altında bulunduğu, davalı tarafın dava konusu markanın etkin kullanımına dair belge ve delil ibraz etmediği ve bu haliyle etkin kullanımın davalı tarafça ispat edilemediğinin kabulü ile dava konusu markanın 33. Sınıftaki "Alkollü içecekler (biralar hariç) emtiaları yönünden kullanılmama dolayısıyla iptal şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın KABULÜ ile,
1-Davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın 33. Sınıftaki "Alkollü içecekler (biralar hariç) emtiaları yönünden kullanılmama dolayısıyla kısmen iptaline,
2-Davalı .... A.Ş nin davalı olmaktan HMK 124 gereği çıkartılmasına " karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmamasına rağmen bu hususta inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı bir ticari işletmeye sahibi olup olmadığını, ticari işletme sahibi ise faaliyet konusunun ne olduğuna dair herhangi bir açıklama yapmadan, buna dair somut delil bildirmeden / göstermeden sadece 33. sınıftaki ürünler için yatırım yapacağını ileri sürerek huzurdaki davayı ikame ettiğini, yargılama sırasında davacının faaliyet alanı ... Vergi Dairesinin 19/12/2023 tarihli yazısı ile davacı ...'un faaliyet alanının ''kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi (kendine ait binalar, devremülkler, araziler, müstakil evler, vb'' olduğunu bildirildiğini, bu cevabı yazıya göre davacının faaliyet alanı emlakçılık olduğunu 33. Sınıftaki mal ve hizmetlerle hiçbir ilgisi olmadığını, davacı davayı tamamen murazaa yaratmak amacıyla açtığını, davayı açmada yararının olduğuna dair bir delil gösteremediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın koruma süresinin dolmasına çok kısa bir süre kala böyle bir dava ikame ettiğini, davacının markanın tescil tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanılmadığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, marka tescilden sonra ciddi bir şekilde kullanıldığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının mahkemece gerekçesiz ve dayanaksız olarak dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporda davacının hükümsüzlük davası açıp açamayacağı, hükümsüzlük davası açabilecek kişilerden ise dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı hususları hiç incelenmediğini, bilirkişiler markanın ciddi ve kesintisiz kullanılıp kullanılmadığına dair araştırma yapmadığını belirterek eksik inceleme ile oluşturulan mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının markayı tescil ettirdiği sınırlarda uzun süre ve ciddi bir şekilde kullanmadığını, yerleşik Yargıtay kararlarında, kullanılmayan markaların iptali istemli dava açmak için, mutlaka iptali istenen markanın kapsamındaki tüm ve mal ve hizmetleri kapsar biçimde ticari faaliyette bulunma gibi bir şartın aranmayacağı ifade edildiğinden müvekkilinin davayı açmada hukuki yararının bulunduğunu, iptali istenen... sayılı markanın 33. sınıfta kullanıldığını marka sahibi davalı ispat etmek zorunda olduğunu, davalı şirket dava konusu markanın kullanıldığına dair en ufak bir delil dahil ileri süremediğinden mahkeme kararının onanmasını ve davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının tescilli olduğu 33.sınıftaki "Alkollü içecekler (biralar hariç) '' emtiaları yönünden kullanılmama sebebiyle iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı ve markasının ciddi şekilde kullanıldığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Somut uyuşmazlık kapsamında, davalı vekili tarafından davacının markanın iptali davasını açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı istinaf sebebi yapılmış olup işbu hukuki meselenin öncelikle tetkik edilmesi gerekmiştir. Bilinmesi gerektiği üzere SMK'nın 26/2 maddesi gereğince ''ilgili kişilerin'' markanın iptalini isteyebileceği düzenlenmiştir. İlgili kişilerden kimlerin anlaşılması gerektiği anılı kanuni düzenlemenin lafzında ve madde gerekçesinde tam olarak açıklanmamış ise de iptal hallerinden hareketle somut olaya özgü değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. İzah edilen kanuni açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; davacı tarafın 33. sınıftaki ürünler için yatırım yapacağını ileri sürerek huzurdaki davayı ikame ettiği, ancak bu yöndeki ticari faaliyet hazırlıklarına yönelik herhangi bir delil sunmadığı, ayrıca dosyada mübrez ... Vergi Dairesinin 19.12.2023 tarihli cevabi yazısı içeriğinde davacının faaliyet alanının ''Kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasing (kendine ait binalar, devremülkler, araziler, müstakil evler, vb'' olarak bildirildiği, davacının güncel faaliyet alanının gayrimenkul kiralaması olup 33. sınıftaki mal ve hizmetlerle bağlantısının bulunmadığı, böylece davacının "..." markasının tescilli olduğu 33.sınıftaki "Alkollü içecekler (biralar hariç)'' emtiaları yönünden kullanılmama sebebiyle iptali istemi yönünden hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Hukuki yararın ise HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup davalı tarafça ileri sürülmekle birlikte yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi ve bu gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, ''Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2-İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ..../02/2024 tarih, 2023/. E. 2024/.... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 170,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.339,40TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.14/05/2026