Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1250 E. 2026/1071 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1250
Karar No
2026/1071
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/1250 Esas

KARAR NO:2026/1071

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:29/05/2025

NUMARASI:2023/70 ESAS 2025/138 KARAR

DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına tescilli ... numaralı tasarım tescil belgesine konu elbiselerin davalı yanca izinsiz kullanımı nedeniyle İstanbul 4.FSHH Mahkemesinin 2017/38 D.iş sayılı tespit dosyasıyla tespit yapıldığı ve bu kapsamda davalı yanın davacı yana ait tasarımlara tecavüzün önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, 151/2-a kapsamında 20.000 TL maddi tazminatın ve 20.000 TL manevi tazminatın (her bir tasarım için 5.000 TL'den toplam 15.000 TL itibar tazminatının) davalıdan tahsiline, tedbir isteminin kabulüne ve hükmün ilanını , yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH:Davacı vekilinin 02/05/2019 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde SMK 151/2-a bendine istinaden 20.000 TL maddi tazminat talep edildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaya istinaden talebin 38.595 TL arttırılarak 58.595 TL olarak talep edildiği beyan edilmiş ve 28.595 TL üzerinden 488,33 TL harç tamamlanmıştır.

CEVAP:Davalı tarafından, yasal süresi içinde cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmıştır.İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 04/11/2020 Tarih 2017/536 Esas 2020/329 Karar sayılı kararı Dairemiz'in 2021/422 Esas 2023/195 Karar 03/02/2023 Tarihli kararı ile kaldırılmıştır.

YENİDEN YAPILAN YARGILAMADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 29.05.2025 Tarih 2023/70 Esas 2025/138 Karar; "...Somut olayda davacı taraf, yoksun kaldığı kazancın, SMK'nın 151/2-a maddesi kapsamında , yani Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir. SMK 151/3 maddesine göre, Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. Buna göre, davacının dayanak tasarımının 23.12.2016 tarihinde tescil edildiği, tespitin 24.4.2017 tarihinde yapıldığı, bültende ise 24.1.2017 tarihinde yayınlandığı, tasarımın tesettür elbisesi olarak tabir edilen nitelikte bir ürün olduğu, ürünün tasarımı nedeniyle çok tercih edilen bir ürün olduğu yönünde davacı yanca delil sunulmadığı, dolayısıyla tüketicilerin bu tarz elbise modelleri için çok farklı seçeneğe sahip oldukları, davalının üretici olmadığı, ihlal döneminin 24/04/2017 ile 17/05/2017 dönemi olduğu dikkate alınarak ve son rapor HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu olduğundan keza döneme ait satış miktarı gözetildiğinde; ... nolu form) tecavüzü nedeniyle 6769 sayılı SMK'nun 151/2-a maddesine göre 1.273.47 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren merkez bankasının uyguladığı avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, ihlalin boyutu dikkate alınarak tasarım hakkına tecavüz teşkil eden fiil nedeniyle taktir olunan 10.000- TL manevi tazminatın somut olayın özelliği, hak ve adalet ilkesine uygun olduğu gözetilerek ; Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren merkez bankasının uyguladığı avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, -Davalının davacıya ait tescilli tasarım hakkına (... nolu form) tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı SMK'nun 151/2-a maddesine göre 1.273.47 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren merkez bankasının uyguladığı avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren merkez bankasının uyguladığı avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Makul payın eklenmesi yönündeki istemin reddine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 6-El konulan makina vb materyal bulunmadığından mülkiyet hakkı tanınması yönündeki istemin reddine,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; BAM kararında tasarım hakkına ihlal tarihinin delillerin tespiti tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği bu tarihten dava tarihine kadar ihlalin devam ettiği kabul edilerek tazminat hesaplanması gerektiği, buna göre tarafların ticari defterleri ve kayıtlarının incelenerek karar verilmesi gerektiği vurgulanarak kararın kaldırılmasına karar verildiğini,davalı tarafından tasarıma ilişkin faturalar bilinçli olarak incelemeye esas olmak üzere ibraz edilmediğini,bilirkişilerce yapılan inceleme ise BAM kararındaki kaldırma gerekçesi dikkate alınarak davalıya ait dava konusu tasarıma ilişkin satış kayıtları ve faturalar olmaksızın yapıldığını, rapora itirazlarının karşılanmadığını,. Karara esas alınan bilirkişi raporu, tespit ve hesaplamalar yönünden daha önce dosyaya ibraz edilen tüm raporlarla açıkça çelişkili olup denetime elverişli olmadığını,tespitten önceki ihlale ilişkin ise hiçbir hesaplama yapılmaması, maddi zararın yalnızca tespit tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için hesaplanması bu bakımdan mantığa, hukuka ve adalete açıkça aykırı olduğunu, davalının tespitten önceki döneme ilişkin haksız tecavüzü sebebiyle haksız kazanç elde etmesi ve tespitten önceki haksız rekabeti tabir yerindeyse hiçbir yaptırıma bağlanmamış, kararla ve karara dayalı aldırılan bilirkişi raporu ile adeta hukuka uygun hale getirilmiştir. Bu sebeple karar ve buna dayalı rapor hukuka açıkça aykırıdır ve müvekkilin adalete olan inancını derinden sarsmaktadır. ilk derece mahkemesince TBK. m.50 ve m.51 uyarınca tazminat miktarının belirlenmesindeki değerlendirmede de bulunmadığını,müvekkilinin iş yerine sadece 100 metre mesafedeki mağazasında 'tasarımların oluşum sürecindeki emeklere, yaratıcı düşünceye, maddi külfetlerine saygı duymayarak, ticaret ahlakını dikkate almayarak müvekkilin tasarımlarının taklidini kalitesiz kumaş ve aksesuar kötü nakış ve işçilikle üreterek iltibas yaratmak suretiyle satması, aynı piyasada iş yapan müvekkil şirketin müşterileri nezdindeki ticari itibarını sarsmış olduğu dosya içeriği ile sabit olduğunu,davacının edindiği imaj ve güvenilirlik gibi manevi ticari varlığında zarar ve kayıplara sebebiyet verdiği tartışılmayacak kadar açık olduğunu,hüküm altına alınan manevi tazminatın adalete ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zararın hesaplanmasında hakkaniyete uygun payın eklenmesi talepleri yönünden de talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Yargılama sürecinde davalı taraf yalnızca afaki beyan ve savunmalarda bulunmuş olup savunmalarını ispata yarar hiçbir delil sunmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, Tasarıma tecavüz, maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın kısmen kabulüne, -Davalının davacıya ait tescilli tasarım hakkına (... nolu form) tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı SMK'nun 151/2-a maddesine göre 1.273.47 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren merkez bankasının uyguladığı avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren merkez bankasının uyguladığı avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Makul payın eklenmesi yönündeki istemin reddine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 6-El konulan makina vb materyal bulunmadığından mülkiyet hakkı tanınması yönündeki istemin reddine,..." karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

1-İlk derece Mahkemesinin Dairemiz'in 03/02/2023 tarihli kaldırma ilamından önce tesis edilen 04/11/2020 Tarih 2017/536 Esas 2020/329 Karar sayılı kararında; Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000TL manevi tazminatın hüküm altına alınarak fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, Makul payın eklenmesi yönündeki istemin ise tamamen reddine karar verildiği, verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmediği görülmekle, 10.000,00 TL manevi tazminatın fazlasına yönelik istem ile makul pay eklenmesi talebi yönünden karşı taraf yönünden meydana gelen usuli kazanılmış hak nedeniyle bu taleplere yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

2-İlk derece Mahkemesinin Dairemiz'in 03/02/2023 tarihli kaldırma ilamından önce tesis edilen 04/11/2020 Tarih 2017/536 Esas 2020/329 Karar kararında; İtibar tazminatı yönünden açık hüküm kurulmadığı ve ancak maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin doğrudan red edildiği, red edilen itibar tazminat talebi yönünden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, karşı taraf yönünden meydana gelen usuli kazanılmış hak nedeniyle bu talebe yönelik ileri sürülen istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

3-Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf yoluna başvuran taraf sıfatı dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça 24/04/2017 tarihinde davalı adresinde yapılan delil tespiti ile 5 adet ve 5 farklı beden ihlale konu ürün tespit edildiği, dosya kapsamında aksine delil bulunmadığından, davalının davacı tasarımından tespit tarihi itibarıyla haberdar olduğunun ve ihlalin bu tarihten başladığının kabul edilebileceği, davanın ise 17/05/2017 tarihinde açıldığı, davacı tarafça yoksun kaldığı kazancının 6769 Sayılı SMK 151/2-a maddesinde düzenlenen; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir" seçeneğine göre hesaplanmasını talep ettiği, ihlal süresinin 24/04/2017-17/05/2017 tarihleri arasındaki 23 günlük süre olduğu, Dairemiz 03/02/2023 tarihli ilam gereği davalının ticari defterlerinin mali bilirkişi marifetiyle incelendiği, sunulu ek raporda her ne kadar ihlal süresine ilişkin fatura ibraz edilmediğinden hesaplama yapılamadığı belirtilerek ve devamında da 2017 yılı toplam satışı üzerinden tüm yılın ihlal süresine oranlanarak hesaplama yapıldığı anlaşılmakta ise de ilk derece mahkemesince takdir edilen maddi tazminatın TBK 50, 51. Madde kapsamında yerinde olduğu anlaşıldığından bu husus karar kaldırma gerekçesi yapılmamış olup, davacı vekilince ileri sürülen istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1250, K. 2026/1071, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1250-e-2026-1071-k-ad01a0d32f1a