Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1199 E. 2026/1088 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1199
Karar No
2026/1088
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/1199 Esas

KARAR NO:2026/1088

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:28/05/2025

NUMARASI:2024/907 Esas, 2025/431 Karar

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit

KARAR TARİHİ:02/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacılar hakkında İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından 04.11.2019 tarihinde ... Bankası Merkez Şubesi 25/10/2019 ödeme tarihli

... Seri No.lu 150.000,00 TL bedelli çeke istinaden kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi

başlatıldığını, davalının şikayeti üzerine davacı ... hakkında çekle ilgili karşılıksızdır işlemi

yapılmasına sebebiyet verme suçundan 06.11.2019 tarihinde İstanbul Anadolu 19. İcra Ceza

Mahkemesi'nde 2019/473 E. numaralı dosyasından ceza davası açılmış olduğunu, davacı ...'in, söz konusu kambiyo takibinin başlatılmasından sonra icra dosyasına konu borcun kapatılmasına yönelik olarak sahibi/yetkilisi olduğu diğer davacı .... Şti şirket hesabından davalı firma hesabına 08.11.2019 tarihinde 25.000 TL ve 21.11.2019 tarihinde 90.000 TL olmak üzere toplam 115.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini, ancak icra takibine haricen tahsil bildirimi yapmaksızın devam edildiğini, davalı firmanın icra ceza yargılaması ve icra takibi süresince kötü niyetli hareket ettiğini, İstanbul Anadolu 19. İcra Ceza Mahkemesi'nin 13.02.2020 tarih 2020/130 E. 2020/130 K. sayılı kararıyla banka tarafından davalıya ödenen karşılıksız çek bedelini mahsup etmek suretiyle davacının çek bedelinin tamamı olan 147.970,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, İstanbul Anadolu 19. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/473 Esas sayılı dosyasından verilen karar kesinleştiğinden bu dosyada işlem yapılması imkanı kalmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; Menfi tespit davasının kabulüne, ... Bankası ... Şubesi 25/10/2019 ödeme tarihli... Seri No.lu 150.000 TL bedelli çeke ilişin olarak davalıya ödenen 115.000 TL ve ödeme tarihi itibariyle işlemiş faizinin şimdilik 10.000 TL’si bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya çek verdiğini, bu çek konusunda karşılıksız işlemine sebebiyet vermek suretiyle semeresiz bırakıldığı, davacının alacak hakkının bir kısmının haricen ödendiğini iddia ederek işbu davayı ikame ettiğini, icra takibi Kesinleştiğini, menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, icra takibine konu çek bedeli 147.970 TL olup, takip çıkışı itibariyle bütün alacağın ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, icra takibinin kapatılması için bütün alacağın ferileri ile birlikte ödenmesi gerektiği, dosya borcu ödemeyen davacılar tarafından ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacıların, davalıya teslim edilen çek için karşılıksızdır işlemine sebebiyet verdiğini, davanın usulden reddine, olmadığı takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2021/8081E, 2023/71 Karar sayılı, 08/02/2023 tarihli ilamında; "...davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile davacının İst.Anad. 17.İcra Müdürlüğünün.... Sayılı dosyasına konu borcun 10.000,00 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF KARARI:Dairemizin 21/11/2024 tarihli, 2023/732 Esas, 2024/1788 karar sayılı ilamı ile; "...Menfi tespit istemi; icra dosyasına konu alacağa ilişkin olup davacı tarafça dava dilekçesinde takibe konu 150.000TL bedelli senedin 10.000TL'si yönünden menfi tespit talep edilmiş ise de, kambiyo senedine dayalı takibe ilişkin menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin 23/03/2022 Tarihli ara kararında da bu hususa değinilerek davacıya harç ikmali için süre verilmiş, davacı süresinde harcı tamamlamıştır. Ancak mahkemenin gerekçeli kararında ise bu husus dikkate alınmayarak usule aykırı olarak davanın kısmi dava olarak kabulü ile hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın bu yönden HMK 355.maddesi gereğince re'sen de kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355, 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir" şeklinde karar verilmiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin 2024/907E, 2025/431 K, 28/05/2025 tarihli ilamında; "...Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; davacının kendi defterlerinde davacı .... Şti. hesabından, davalı hesabına 08.11.2019 tarihinde 25.000 TL ve 21.11.2019 tarihinde 90.000 TL olmak üzere toplamda 115.000 TL tutarında “... no.lu ... istinaden “açıklaması ile ödeme gerçekleştirdiği, davalı taraf usulüne uygun ihtara rağmen süresinde defterlerini sunmamış olup davacının ticari kayıtlarından çıkan sonuca katlanmak zorunda kalacağı, davacının takipten sonra davadan önce 115.000,00 TL'yi ödediği, dava tarihi itibari ile davacının ödediği miktar ile davayı açmakta haklı olduğu, davacının itfa nedeni ile dava tarihi itibari ile 115.000,00 TL'lik kısım yönünden borcunun bulunmadığı, faiz hususunun icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği, hüküm kısmında er ne kadar davanın davanın kısmen kabulüne yazılmış ise de davacının talebi ve hükmün devamı dikkate alındığında bu hususun sehven yazıldığının anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu 17. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasının 115.000,00 TL 'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. -Davanın kısmen kabulü ile; davacının İstanbul Anadolu 17. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasının 115.000,00 TL 'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Çekişmesiz bir şekilde kabul edilen bir borç için icra takibi başlatılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta müvekkili lehine verilen çek ve bu çek dayanak yapılarak gerçekleştirilen icra takibi kesinleşmiş durumda olup, böyle bir hakkın var olduğu çekişmesiz şekilde kabul edildiğini, Davacıların tahsil kabiliyetleri bulunmamakta olup kötüniyetli olarak işbu dava açtıklarını, uyuşmazlığı konu icra dosyasına konu borç ödenmediğini, İcra takibine konu çek bedeli 147.970-TL olup, takip çıkışı itibariyle bütün alacağın ödenmesi gibi bir durum olmadığını, icra takibinin kapatılması için bütün alacağın fer'ileri ile birlikte ödenmesi gerektiğini, icra takip dosyası vekil ile takip edilmekte olup, haricen tahsil gibi bir kurumun işletilebilmesi için dosya borcunun asile değil vekile ödenmesi gerektiğini, haricen tahsil işleminin yapılarak bakiye yönünden icra takibine devam edilebilmesi için harç ve giderlerin takip dosyasına yatırılması gerektiğini, tahsil harcı ve diğer bedeller ödenmeksizin işbu davanın ikame edilmesi mümkün olmadığını,İcra ceza dosyasından resen araştırma ilkesi geçerli olduğunu, davacıların sorguya katılmadıklarını, takip borcunun tamamı ödenmediği için icra ceza kararının düşmesi de söz konusu olmadığını,Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığını,Müvekkili davalı tarafın ticari kayıtları nazara alınmaksızın maddi hataları içeren bir rapor hazırlandığını, raporun hükme esas alınamayacağını, davacının dayandığı deliller arasında yer alan ticari defter kayıtlarında dahi müvekkil davalıya borçlu olduğu ortada iken menfi tespit davası açılmış olduğu ortada olup, işbu davanın menfaat yokluğundan reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; takibe esas 25.10.2019 tarihli 150.000Tl bedelli çek yönünden davacı yanca 08.11.2019'da 25.000TL, 21.11.2019'da 90.000TL olmak üzere toplam 115.000TL'nin davalı şirketin hesabına ödendiği sabittir. Davalı taraf, 115.000TL'lik ödemeyi inkar etmemiş, ancak yapılan ödemenin takipteki ana para ve ferilerin tamamını karşılamadığını, davalı şirketin ticari defterleri incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı, ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmadığı gibi, takibin kambiyo senedine dayalı olarak başlatıldığı, ödeme yapılan tutarın belirli olduğu dikkate alındığında davalının ticari defter incelemesi yapılmaması da esasa etkili olmayacaktır. Davacı haricen ödeme yapmış olmakla dava açmakta hukuki yararı olduğu gibi, harç tamamlanmış olmakla kısmi dava yönünden usule ilişkin itirazların da reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 7.855,65TL harçtan, peşin alınan 1.963,91TL harcın mahsubu ile bakiye 5.891,74TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

-Davacıların gider avansından kullanıldığı anlaşılan 30TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1199, K. 2026/1088, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1199-e-2026-1088-k-21c1dea8a15d