Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/744 E. 2026/934 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/744
Karar No
2026/934
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/744 Esas

KARAR NO: 2026/934

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 07/03/2024

NUMARASI: 2022/120 E. - 2024/74 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketlerinin kurucusu olan... tarafından ülkemizin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan ve ...A.Ş. tarafından kurulmuş olan "..." isimli ticari işletmeyi .... Noterliği'nin ...07.1997 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ...A.Ş.'den devir aldığını, 1997 yılında... tarafından alındığında İstanbul ...'ta tek şube olarak faaliyet göstermekte iken, ...yılında...şubesi, 2000 yılında ... şubesi, 2002'de ...'de ikinci şube açıldığını, gün geçtikçe şube sayısını artıran ...günümüz itibari ile Türkiye genelinde 140 şubeye ulaştığını belirtmiştir. kurucuları...’ın, ... ve öğretim faaliyetlerinin yapılması amacıyla 1997 yılında ... .... A.Ş.' yi, 2005 yılında ise müvekkil .....A.Ş. 'yi kurduğunu, müvekkili şirketinin, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı markaların sahibi olduklarını belirttiğini, işbu markaların ... .... Noterliğinin 28.10.2020 tarihli ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ....... A.Ş. Tarafından müvekkil şirkete devredildiğini ve ...'te de devir-tescil işlemleri tamamlandığı devir sözleşmeleri ile ilgili protokolle birlikte sunduğunu, markaları müvekkili şirkete devreden ... .... A.Ş.'nin "..." markalarıyla gerçekleştirdiği ... ve öğretim hizmeti sunumunun 1997 yılında dershanecilik hizmetiyle başladığını, daha sonra ..., ..., ..., ... ...,... .. ve .. olarak devam ettiği, ... esas unsurlu markaların 1997 yılından itibaren büyük emekler harcanarak ve büyük yatırımlar yapılarak, yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım çalışmaları sonucu, ... ve öğretim hizmetleri ve ürünleri bakımından tanınmış marka haline getirildiğini, Müvekkil şirketin de ... esas unsurlu markaları devraldıktan sonra ... öğretim hizmeti alanında aynı şekilde kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 1997 yılından bu yana gerçekleşen kullanımların da müvekkilinin kullanımlarına ekleneceğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin, markaları ve kullanımlarını www...com alan adlı internet sitesinde ve diğer sosyal medya hesaplarında da tanıttığını, 2000'li yılların başından itibaren müvekkiline ait ... görselinin, ... işaretinin ve ... .... ve ...ibarelerinin tüm basılı evraklarında ve tabelalarında kullanıldığını, müvekkilinin ”...” ibaresini içeren markalarını, gerek kendisine ait gerekse Türkiye’nin çok sayıda il ve ilçesinde lisans verdiği okul ve kurslarda tescilli ticaret unvanı, işletme adı ve tescilli marka olarak yoğun ve yaygın şekilde kullandığını ve tanıttığını, iş ve tanıtım evrakında sürekli ve kesintisiz biçimde gerçekleşen kullanım sonucu kendisinin oluşturduğunu, “...” ibareli tanıtım işareti üzerinde korunması gereken bir hukuki durum kazandığını, Müvekkil, 1997 yılından bu yana tanınmış ... ve ŞEKİL ibareli tanıtım işaretini tescilli ticaret unvanı, işletme adı ve tescilli marka olarak kullanmakta iken, müvekkil ile aynı sektörde ticari faaliyette bulunan davalının, ...Mah. ...Cad. No:..... .../ İSTANBUL, ....Mah. .... Cad. ... ...No: .... K:... ... (..... Nolu .... Çıkışı) ve .... Mah. ... Cad. .... Sok. No:.... .../İSTANBUL adreslerinde müvekkilinin ... ve “... okulları” ibare ve biçimli tescilli markalarıyla benzer olan kullanımlarda bulunduklarını, Davalının bu eylemlerinin ve kullanımının, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiğini iddia ettiğini, işbu kapsamda haksız rekabetin önlenmesine, men’ine, durdurulmasına, kaldırılmasına, tecavüz ve haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, davalı aleyhine verilecek kararın 6769 sayılı SMK madde 149/1(g). Hükmü gereğince masrafın davalı tarafından karşılanması kaydı ile, kesinleştiğinde tirajı en yüksek üç gazeteden birinde tamamen veya mümkün değilse özet olarak yayınlanmasına, İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2022/51 D. İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin ve ayrıca İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/51 D. İş sayılı sayılı dosyadaki yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı .... ŞTİ. ve ... vekili cevap dilekçesince özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar tanınmış marka olduğunu ileri sürse de hukuki anlamda ve Sınai Mülkiyet Kanunu'nun md.6/4 kapsamında belirtilen Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalardan olmadığını, Zira davacının dava dilekçesinde belirttiği tescilli markası olan ... görselinin, ... işaretinin ve ... ibaresi hakkında Türk Patent ve Marka Kurumuna yapmış olduğu .... başvuru no'lu, 19.11.2020 başvuru tarihli Tanınmış Marka Başvurusu 29.06.2021 tarihinde Kurum tarafından reddedildiğini, dolayısıyla davacının "..." ibaresini tanınmış olduğu iddiasıyla tekelindeymiş gibi kullanma hakkı bulunmadığını belirttiğini, ..., doğa bilimleri veya fennî bilimler; insanların maddesel çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği teknolojik bilgileri kapsayan akademik disiplinler grubuna denildiğini, bu nedenle de bu ibarenin marka değeri olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının marka tecavüzü iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkilinin 22.03.2021 tarihinde marka sahibi ile imzalamış olduğu franchising sözleşmesi ile 12.02.2016 tarihinden itibaren tescil edilen "... ..." isimli markanın marka, logo, isim ve sloganlarını kullanım hakkını satın almış olduğu için yerleşik Yargıtay uygulamasına göre tescilli markanın kullanımının tecavüz oluşturmayacağı göz önüne alındığında somut olayda da tecavüzden bahsedilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Marka tecavüzü iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, ...nin kullandığı işaretlerin tescilli bir markaya ait olduğunu ve Franchise ile müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, ayırt edici unsurlara sahip olan markalarının 12.02.2016 tarihinden itibaren tescilli bir marka olduğunu belirtmiştir. Müvekkili ... açısından marka tecavüz iddiasının tartışılmasının mümkün olmadığının, İşbu davanın hükümsüzlük ve iptal davası olarak görülmesine karar verildiği taktirde de kanundaki açık hüküm gereği taraflarına yöneltilebilmesinin de mümkün olmadığını, davacının da ... ile alınmış tüm markalara defaatle itiraz ettiği, sıkı şekilde marka bildirimlerini takip ettiği dilekçelerinden ve kendileri tarafından sunulan eklerden de anlaşıldığını, davacının müvekkili şirketin kullandığı markanın tescil edildiğini bilmesine veya bilmesi gerektiği, ortada olmasına rağmen markanın tescilinden itibaren ... yıl sessiz kaldığından ötürü hükümsüzlük gerekçesi olarak da ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafından birbiriyle hukuki bir bağlantıya sahip olmayan 3 davalıya aynı davada talep yöneldiğini, diğer iki davalı hakkında ileri sürülen marka tecavüz iddiası varken müvekkili ... açısından tescilli bir markanın franchise kullanımı olduğundan farklı taleplerin ileri sürülebileceği taraflar açısından HMK açısından dava arkadaşlığı şartlarının yer almadığını, müvekkili ...nin franchise ile kullandığı markanın hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilebilmesi için de markanın sahibi olan tarafın davaya teşrif etmesi gerektiğini, Davacı tarafından haksız şekilde ihtiyari dava arkadaşlığına dayanılarak dava açıldığından müvekkili şirket açısından davanın REDDİ gerekmekte olduğunu iddia ettiğini, müvekkili ...nin marka tescil belgesine güvenerek bir markanın isim haklarını şube bazında kullanmakta olduğunu, davanın konusunun ise bir markanın başka bir marka ile benzerliğinden kaynaklı hükümsüzlüğü ve iptali istemli bir dava olduğu için kendilerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar müvekkilinin işbu davada marka tescil belgesine dayalı olarak franchise almış iyiniyetli 3. Kişi konumunda olsa da davacının herhangi ayırt edici bir niteliğe sahip olmayan ... kelimesinin marka hakkı çerçevesinde korunmasının mümkün olmadığını, müvekkili ...nin kullandığı tabelaya da bakıldığı taktirde en ufak bir benzerliğin olmadığı fark edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi kararıyla; ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı ve ana unsuru "..." olan seri markalarının davacı adına tescilli olduğu, tescilin halen devam ettiği ve markaların marka koruması kapsamında olduğu, davacı tarafın “...” ibaresini “... ve Öğretim Hizmetlerinde” ... yılından beri ticaret unvanı ve markasal olarak yoğun kullanımının bulunduğu “...” ve “...” işaretinin yanında kullanılan renkler ve yazı stili bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfını haiz olduğu, davacı markasında kullanılan ibareler olan fen ve bilim ibarelerinin zayıf ibareler olduğu ve bu haliyle ... niteliğinde olduğu, ancak bu zayıf ibarelerin kullanım sebebiyle ayırt edicilik kazandığının bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davacı tarafa ait markanın kullanım şeklinde genel olarak beyaz zemin üzerinde kırmızı ve beyaz renklerinden oluşan ... işareti ile bilim adamlarının yer aldığı görselin birlikte ya da farklı formlarda kullanıldığı söz konusu şekillerin ise markanın ayırt ediciliğinin oluşmasında kelime kısmının dışında asli unsur haline gelmiş olduğu, her iki işaretinde davacı markalarının tüketiciler nezdinde çağrışım yapmasını sağladığı ve görsel anlamda kuvvetli bir şekilde dikkatleri üzerinde topladığı davalı ... adına tescilli ....-Ticaret-Hizmet tescil numaralı ... ...+ ŞEKİL markasında ise bahsi geçen unsurlar yer almamakta, .... üzerinde koyu lacivert renklerle yazılmış ... kelimesi ve başında da matematikte büyük anlamı taşıyan " ....markasının davacı markaları ile davalıların kullanımında olan markasının ... ibaresi bakımından benzer olmakla birlikte ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerlik olmadığı ve bu haliyle davalı markasının tescilli haliyle kullanımı halinde davacı markaları ile iltibas oluşturmayacağı kanaatine varılmış, bu tespit sonrasında davalı ...'nın salt davalı markanın sahibi olması dolayısıyla marka hakkına tecavüz oluşturduğundan ya da haksız rekabetinden söz edilemeyeceği gözetilerek bu davalı yönünden davanın tümden reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... yönünden de davacı tarafın iddiaları değerlendirilmiş, Mahkememizin 2022/51 D. İş sayılı dosyasında davalı aleyhine yapılan delil tespitinde dava konusu davacı tarafa ait markaların kullanılmadığı, >... ... markasının tescil edildiği haliyle kullanıldığı, bu markasal kullanımın da az yukarıda ifade edildiği üzere davacı markaları ile iltibas oluşturmayacağı ve davacı tarafça davalının tespit dosyası dışında bir kullanımına dair delil ibraz edilmediği dikkate alındığında davacı tarafın ... yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın ... yönünden de talepleri değerlendirilmiş, Mahkememizin 2022/51 D. İş sayılı dosyasında belirlendiği üzere davalının >... ... şeklindeki kullanımlarının yukarıda açıklandığı üzere marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, ancak davalının iş yeri tabelalarında ve totem diye tabir edilen reklam panolarında ... ibaresini tescil edildiği şeklinin dışında ve küçük punto ile okunmayacak şekilde dik hale getirerek ve ... ibaresini ön plana çıkararak davacı marka tescillerine benzetmek suretiyle olan kullanımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde kullanıldığı, bu haliyle kullanımların iltibasa yol açacağı dikkate alındığında kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı taleplerinin davalı ... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davcı tarafın haksız rekabete ilişkin talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının, davacı adına tescilli markaları iltibas oluşturacak şekilde kullanılması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine,"

DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İle,

1-Davalı ... aleyhine ikame edilen davanın TÜMDEN REDDİNE,

2-Davalı .... Şti. aleyhine ikame edilen davanın TÜMDEN REDDİNE,

3-Davalı ...Ş. aleyhine ikame edilen DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,

Davalı ...Ş. 'nin iş yerindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden kullanımlarının ÖNLENMESİNE, MEN'İNE, TECAVÜZÜN DURDURULMASINA, KALDIRILMASINA,

Tecavüz teşkil eden araçların ve malların karar kesinleştiğinde İMHASINA,

Karar kesinleştiğinde masrafı davalı ...Ş.'den alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına,

Davacı tarafın haksız rekabet teşkiline ilişkin talepleri yönünden davanın REDDİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı ...

vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan marka tecavüzü ve haksız rekabet davasında alınan bilirkişi raporlarının aslında davacının marka hakkının sadece "..." işareti ve "..." görselleriyle sınırlı olduğunu, davacının tanınmışlık iddialarının YİDK tarafından kesin olarak reddedildiğini ve dosyada adı geçen diğer davalı ... bilim adamı ve ... figürlerini kullanırken onun hakkında ret kararı verilip bu görselleri hiç kullanmayan müvekkili ... aleyhine karar verilmesinin dayanaksız olduğunu, müvekkil şirketin tabelasında ve broşürlerinde tescilli "..." ibaresini, kendine has yazı fontunu ve kırmızı renkli büyüktür işaretini açıkça kullandığını, davacının iddia ettiği gibi bu ibarenin okunmayacak kadar küçük olmadığını, binanın içindeki kapı zillerinin tüketiciyi yanıltma ihtimalinin bulunmadığını ve zaten "..." kelime öbeğinin kimsenin tekelinde olamayacağını, ayrıca müvekkilinin ...’nin tescilli markasını franchise sözleşmesiyle kullanan iyiniyetli bir üçüncü kişi olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu madde 155 uyarınca marka sahibi olmayan müvekkiline karşı tescilli kullanım savunmasının kısıtlanamayacağını, davacının markanın tescilinden itibaren ... yıl sessiz kalarak dava açma hakkını kaybettiğini, diğer davalılarla arasında hukuki bir bağ bulunmadığı için davanın tefrik edilmesi gerektiğini, hükümsüzlük davasının ancak marka sahibine açılabileceği için husumet yoksunluğundan davanın reddinin gerektiğini, haksız ihtiyati tedbir kararı yüzünden tabelalarını indirmek zorunda kalarak zarara uğradıklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı ..... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1997 yılından bu yana "..." ibaresini tescilli marka, ticaret unvanı ve işletme adı olarak kesintisiz ve yoğun bir şekilde kullandığını, bu ibarenin ... sektöründe yüksek bir tanınmışlık kazandığını ve çeşitli üniversite raporlarıyla da bu durumun ispatlandığını, bu ibarenin artık müvekkiliyle özdeşleştiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun da geçmişteki birçok kararında bu ibarenin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını kabul ettiğini belirttiğini, yerel mahkemenin davalı ... ve ... İnovaktif şirketi hakkındaki ret kararının hatalı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde dava dışı bir kişiden bahsederken hükümde davalı ... ismini kullanarak çelişki yarattığını, davalıların "... ..." markasını lisansla kullandıklarını iddia etseler de aslında bu kullanımın sınırlarını aşarak müvekkilin markasındaki renkleri, şekilleri ve "..." görsellerini birebir kopyaladıklarını, "..." ibaresini ise ya hiç yazmadıklarını ya da görülmeyecek kadar küçük bıraktıklarını, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 155. maddesi uyarınca bir markanın tescilli olmasının önceki hak sahibine karşı bir savunma olamayacağını, davalıların amacının müvekkilin şubesiymiş gibi görünerek haksız kazanç sağlamak olduğunu ve bu durumun aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kısmen ret kararının kaldırılarak tüm davalılar yönünden davanın kabulüne, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ... ve ... İnovaktif şirketlerine yönelik tecavüz tespitlerine katılmakla birlikte kendi aleyhindeki iddialarının tamamen asılsız olduğunu, müvekkilinin "..." markasını .... yılından beri devasa yatırımlarla tanınmış hale getirdiğini ve üniversitelerin yaptığı araştırmalarda insanların %60'ının aklına ilk gelen kursun burası olduğunu belirttiğini, bu ibarenin artık sadece bir ders adı değil müvekkiliyle özdeşleşmiş ayırt edici bir marka olduğunu, davalı ...'nin "... ..." markasını franchise ile kullandığını iddia etse de tabelalarında "..." kelimesini gizleyip sadece "..." yazarak müvekkilin renklerini ve kompozisyonunu taklit ettiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 155. maddesi gereği bir markanın tescilli olmasının önceki hak sahibine karşı savunma yapılamayacağı anlamına geldiğini ve davalının da bir marka hakkı sahibi olarak bu kapsamda kaldığını vurguladığını, davalının ... yıllık sessiz kalma süresi doldu iddiasının da yanlış olduğunu çünkü tescil tarihinden tespit tarihine kadar sürenin dolmadığını, davalının müvekkilin müşteri çevresini yanıltarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır.

Davacı tarafından, ... ana unsurlu seri markalarının bulunduğunu, bu markaların davalılar tarafından iltibas oluşturacak şekilde kullanımı dolayısıyla marka hakkından kaynaklı haklarının ihlal edildiğini ve yine bu eylemler dolayısıyla haksız rekabet yasağı dolayısıyla oluşan ihlal sebebiyle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, men'i ve ref'ini talep ve dava etmiştir.

TPMK kaydına göre, davacının tescilli oldukları mal ve hizmet listelerinin ... başvuru nolu Emtiası 41.Sınıf,. ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 16. 41. Sınıflar, ... başvuru nolu Emtiası 09. 16. 35. 41. Sınıflar olduğu, ... başvuru numaralı şekil ibareli marka için 16 ve 41.sınıflarda 12.02.2016 tarihinde başvuru yapıldığı, 03.11.2017 tarihinde tescil edildiği marka haklarının dava dışı ...’ya ait olduğu görülmüştür.

İstanbul Anadolu 1.FSHHM'nin 2022/51 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle;"Davacının “...” ibaresini eskiye dayalı ve yoğun kullanımının bulunduğunu,“...” ibaresinin 41. Sınıf kapsamında “... öğretim” hizmetlerinde tanımlayıcı ibare olduğunu, ancak davacının bu ibareyi “....” işaretiyle ve “...” görselleriyle bir bütün olarak kullanabileceğine; yine davacının “...” ibaresini yoğun kullanımı sebebi ile ayırt edici vasfa ulaştırdığına, ...Mah. ...Cad. No:..... .../ İSTANBUL adresinde yapılan tespitte tescil Belgesi sunulan ... başvuru nolu tescilli marka “... ... ” nin Tescil edildiği şekilde kullanıldığı, ... Mah. .... Cad. .... ... No: ... K:... ....'İSTANBUL adresinde yapılan tespitte “...” ibaresi kullanıldığı, tespit mahallinin işler durumda olmadığı, yeni kurulduğu, ... Mah. ... Cad. ... Sok. No:..../İST. Adresinde yapılan tepitte, firma yetkilisi ... Marka tescil belgesi ve lisans sözleşmesini dosyaya delil olarak sunduğu, lisans sözleşmesi ile kullanılacak “... ...” ibareli markanın tescil edildiğinden farklı olacak şekilde kullanıldığı, bu kullanımın Tespit İsteyen Tarafa tescilli markalarına benzerlik ve iltibas yarattığı görüş ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

24/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalılardan ... ... A.Ş. ve ...’a ait olan işletmelerde kullanılan markalar ile davacının adına tescilli markaların görsel ve fonetik olarak benzer olduğu, 16 ve 41. Sınıfta yer alan aynı mal ve hizmetler için kullanıldığı, söz konusu hizmetlerin hitap ettiği kitlenin ortalama tüketici kitlesi olduğu, ortalama tüketici kitlesinin algısı ve bakış açısı göz önünde tutulduğunda, söz konusu markaların kullanım şekilleri arasında şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurulabileceği ve iltibas düzeyinde benzerlik olduğu, karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, Davalılardan ... A.Ş. ve ...’a ait işletmelerde lisans sözleşmesine konu edilen markanın tescilli şekilde kullanılmadığı tespit edilmiş olduğu için haklı bir kullanım olmadığı ve marka hakkı ihlalinin gündeme gelebileceği, 6.3.SMK m. 6/4 bağlamında tanınmışlık hususu ayrı ve bağımsız bir davanın konusunu oluşturabilecek kadar geniş bir uyuşmazlık konusu olmasının yanında sektör bilirkişisinin de değerlendirmesi neticesinde ülkemizin önemli bir bölümünde Yargıtay’ın aradığı düzeyde bir tanınmışlığa ulaşmış olduğunu söylemenin şu aşamada dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile mümkün olmadığı" belirtilmiştir.

22/12/2023 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle; "...” ibaresinin genel anlamda doğa bilimlerinin bütününe verilen isim olduğu için tescilli olduğu 41. Sınıfta yer alan “...-Öğretim” hizmetleri bakımından ... niteliğinde olmakla birlikte davacı tarafın “... ve Öğretim Hizmetlerinde” 1998 yılından beri ticaret unvanı ve markasal olarak yoğun kullanımının bulunması sebebiyle “...” ve “...” işaretinin yanında kullanılan renkler ve yazı stili bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfını haiz olduğu, dolayısıyla davacı tarafın tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların kullanımına katlanmak zorunda olmadığı, " belirtilmiştir.

Somut olayda, mahkemece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıların kullanımlarının kendi adına tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava ettiği, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ... numaralı ve ana unsuru "..." olan seri markaların davacı adına tescilli olduğu, davacının tek başına "..." markasının bulunmadığı, “...” ibaresinin genel anlamda doğa bilimlerinin bütününe verilen isim olduğu için tescilli olduğu 41. Sınıfta yer alan “...-Öğretim” hizmetleri Bakımından kimsenin tekeline verilemeyeceği, ancak bu ibarenin yanına ekler getirilerek kullanılabileceği, davacı tarafın “... ve Öğretim Hizmetlerinde” 1998 yılından beri ... ibaresi ile kırmızı renkli ... şekil markası ve ... şekil markasını birlikte kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı anlaşılmıştır.... tescil numaralı ">... ..." isimli markanın,16 ve 41 sınıflarda 12/02/2016 tarihinde başvurusunun yapıldığı 03/11/2017 tarihinde dava dışı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Davalılardan ... Ltd ile 22/03/2021 tarihinde, davalı ... ile 22/03/2021 tarihinde, davalı ...Ş ile 18/03/2022 tarihinde dava dışı ... arasında franchise sözleşmesi tanzim edildiği ve davalılar tarafından franchise sözleşmesine istinaden markanın kullanıldığı ileri sürülmektedir.

Tespit raporundaki görsellerden; davalılardan ... Ltd. Şirketinin ... adresinde lisans aldığı şekil + ... ... markasını kullandığı ve markaya tecavüzünün bulunmadığı, ... A.Ş 'nin ...'de bulunan binada tespit ve dava tarihi itibarıyla,lisans aldığı şekil + ... ... markasını kullandığı ve markaya tecavüzünün bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında davalı ...Ş.'nin adresinde yeniden bilirkişi incelemesi yapıldığı, alınan bilirkişi raporu ve görsellerden davalının lisans aldığı markanın kullanımını da sonlandırdığı, davalı ...'ın .... adresinde, lisans aldığı şekil + ... ... markası ile birlikte davacının ... işaretine benzer şekilde kırmızı ok işareti ve bilim adamı görsellerini birlikte kullandığı, davalının bayrak, tabela, broşürde bu şekilde davacı markasına yaklaştırarak kullanımının davacı markalarına tecavüz ettiği görülmüştür.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne (davalı ... yönünden), ve Davalı ... LTD. Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi g mahkeme kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı ...

istinaf isteminin KABULÜNE,

-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../03/2024 tarih, 2022/.... E., 2024/.... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davalı .... Şti. aleyhine ikame edilen davanın REDDİNE,

-Davalı ...Ş. aleyhine ikame edilen davanın REDDİNE,

-Davalı ... aleyhine ikame edilen davanın KABULÜ İLE,

-Davalı ... Işığın, iş yerindeki ... ibaresi ile birlikte davacının ... işaretine benzer şekilde kırmızı ok işareti ve/veya bilim adamı görsellerini birlikte kullanımlarının, davacı tarafın tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun Tespitine, Önlenmesine, Men'ine, Tecavüzün Durdurulmasına, davalının bu şekilde kullanımlarının bulunduğu bayrak, tabela, broşürlerin Kaldırılmasına,

-Karar kesinleştiğinde masrafı davalı ...'tan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile 651,30 TL harçın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 379,25 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, 2.988,20 TL tespit dosyası gideri olmak üzere toplam 7.540,35 TL. mahkeme masrafının davanın kısmen kabul olması sebebi ile 1/3'ü 2.513,45 TL., nin davalı ...'dan tahsiliyle tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde ırakılmasına,

4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsiliyle tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL., vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle tahsiliyle davalı .... Şti verilmesine,

4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle tahsiliyle davalı ...Ş.'ye verilmesine,

...- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

.../a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı Davalı ...Ş. ve davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

.../b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 285,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.454,40 TL'nin davalı ...'tan tahsiliyle davacıya verilmesine,

.../c-İstinaf yargılaması için davalı Davalı ...tarafından yapılan1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

.../d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/744, K. 2026/934, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-744-e-2026-934-k-e497bda72ff8