Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/707 E. 2026/873 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/707
Karar No
2026/873
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/707 Esas

KARAR NO: 2026/873

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: .../11/2023

NUMARASI: 2022/... E. - ...K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket alacağından dolayı İzmir ilinde bulunan ....Şti ünvanlı şirketten .... A.Ş emrine yazılı 2 adet çek aldığını, müvekkili şirket ile keşideci şirket arasındaki alacak ilişkisi faturalı mal satışlarından kaynaklandığını, Çeklerin davacı müvekkili şirket tarafından keşideci ....Şti’nden teslim alındığına ilişkin 13.12.2021 tarihli çek tahsilat makbuzunun sunulduğunu, şirket tahsilat makbuzu ile keşideci şirketten teslim aldığı çekleri İzmir ilinden ... vererek İstanbul ilinde bulunan şirketin merkez adresine gönderdiğini, ... ile şirket merkezine gönderilen 2 adet çek ... şirketinde dağıtım sırasında çalınmak sureti ile kaybolduğunu, çalınmak sureti ile kaybolan çeklerin iptali için müvekkili şirket tarafından Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1062 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, dava konusu çekin bankaya ibraz edildiği ve bankaya ibraz edilen çekin ... Cumhuriyet Savcılığının 2022/7143 Soruşturma sayılı dosyasından muhafaza altına alınmış olduğu bilgisi mahkemeye gelince mahkeme çeki bankaya ibraz eden kişiye karşı çek istirdatı davası açmak üzere müvekkili davacı şirkete 2 haftalık süre verdiğini, verilen süre içerisinde çalınan çekin istirdatı için Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/556 Esas sayılı dosyası ile çek istirdat davası açıldığını, açılan dava halen derdest olduğunu, Çalınan çekler ... şubesine ait TR ... hesaptan verilme ... Vergi sicil nolu ... ....Şti tarafından keşide edilen çekler olup çeklerin lehdar kısmında .... A.Ş.nin ünvanı yazdığını, çalınan çeklerden 23.04.2022 keşide tarihli 170.000,00 TL bedelli ... seri nolu çek için iş bu menfi tespit davasının açıldığını, çalınan çekler ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulmuş suç duyurusu üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/7143 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, Müvekkili şirketin çalınan çekler ile ilgili yaptığı şikayet neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/7143 Soruşturma sayılı dosyası ile çalıntı çekler hakkında “ ... ... hesaptan verilme ... Vergi sicil nolu ... ....Şti tarafından keşide edilen; 23.04.2022 keşide tarihli 170.000,00 TL bedelli ... seri nolu çek ile 30.04.2022 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri nolu çeklerin bankanıza ibrazı halinde ödeme yapılmayarak en yakın güvenlik birimlerine haber verilmesi, ibraz eden kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ve söz konusu çeklerin muhafaza altına alınması kararı verdiğini, Savcılık makamı...A.Ş. ne yazdığı müzekkere ile kararı ... A.Ş. ye iletildiğini, çalınan çeklerden 23.04.2022 keşide tarihli 170.000,00 TL bedelli ... seri nolu çek davalı ... isimli şahıs tarafından takas yolu ile ... Şubesine ibraz edildiğini, İbraz edilen çeke ... Cumhuriyet Savcılığının 2022/7143 sayılı kararı gereğince muhafaza altına alınmış ve çekin arkasına çekin muhafaza altına alındığı belirtilerek çek hakkında başkaca hiçbir işlem yapılmadığının, çekler hakkında ayrıca Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1062 Esas sayılı dosyası ile açılan çek iptali davasında ödeme yasağı kararı da verildiğini, davacı müvekkili hakkında başlatılmış bir icra takibi olmadığı bir dönemde bu menfi tespit davasını açarak dava konusu 23.04.2022 keşide tarihli 170.000,00 TL bedelli ... seri nolu çek ile ilgili olarak davacı müvekkili şirketin çekte kendisinden sonra ciro imzaları yer alan davalılara hiç bir borcunun bulunmadığının çekteki ciro imzasının müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığının ve çek sebebi ile davacı müvekkili şirketin davalılara borçlu olunmadığının tespitini, davalılar gerekse 3.şahıslar tarafından herhangi bir şekilde çek ile ilgili olarak icra takibi yapılması halinde yapılacak icra takibinin teminatsız olarak yada mahkemenin takdir edeceği teminat karşılığında durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çekin herhangi bir şekilde icra takibine konu edilmesi halinde verilen tedbir kararının uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/556 E dosyasında, davacı ..., davalı ise müvekkil ... olduğunu, Davanın hukuki dayanağı TTK'nun 792.maddesi olup dava konusu ise çek istirdatı olduğunu, Kanun maddesinde de açıkça belirtildiği gibi bu dosyada müvekkilin çeki iktisap ederken kötüniyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı araştırılacağını, mahkemeniz dosyasında ise, davacı ..., davalılar ise müvekkil ... dışında, Ayhan Keskin, ...... şirketi olduğunu, davanın hukuki dayanağı İİK 72.maddesi olup dava konusu ise menfi tespit olduğunu, Bu dosyada ise çekteki imzanın davacı ... şirketine ait olup olmadığı anlaşılacağını, Görüldüğü gibi, her iki dosyanın davalıları, dayandığı kanun maddeleri ve dava konuları farklı olduğunu, Bu davaların birlikte görülmelerinin hukuki bir fayda sağlamayacağı ve usul ekonomisine aykırı olacağı Kaldı ki Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/556 E dosyasında yetki ilk itirazında bulunulmuş olup daha ön inceleme duruşması yapılamaması sebebiyle yetki itirazımız hakkında bir karar verilmediğini, Bu sebeplerle, önümüzdeki dosyanın çek istirdat davasının görüldüğü Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/556 E dosyasıyla birleştirilmemesini talep ettiklerini,

Davacı, çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit talebinde bulunmuş ise de; takip konusu çekteki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını ispat etmekle borçtan kurtulamayacağını, Yargıtay 19.HD'nin 1992/9367 E, 1993/8158 K sayılı ilamında; yetkisiz temsilcinin düzenlediği başka çekleri benimseyip ödeyen davacının, dava konusu çekten sorumlu olacağı karara bağlandığını, YHGK'nun 2011/12-549 Esas, 2011/644 Karar, 19/10/2011 Tarih sayılı ilamında ise ‘şirket yetkilisinin babasının daha önce de şirket adına kambiyo senedi tanzim ettiği, bunu yetkili bulunan oğlunun sözlü yetkilendirmesi ile yaptığı, bu yetkinin verildiği hususunun diğer dava dosyaları ile sabit olduğu, eldeki davaya konu çekin de bu şekilde düzenlendiği, artık taraflar arasında teamül haline gelen bu uygulamanın üçüncü kişiler karşısında şirketi bağlayacağı' şeklinde karar verildiğini, davacı şirketin kayıtlı bulunduğu ... Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; davacı şirketi temsile başka kişilerin de yetkili kılınıp kılınmadığının sorulmasını ve başka kimselerin de temsile yetkili kılınmış olması halinde o kişilerin de imza örneklerinin alınmasını talep ettiğini, Davacının menfi tespit talebinde haklı olabilmesi için çekteki imzayı benimsememiş veya imzaya icazet vermemiş olması gerektiğini, Davacı taraf takibe konu çekte lehtar konumunda olup çeki, keşideci olan davadışı ...'ten aldığını ikrar ettiğini, dava konusu çekin davacı tarafından davadışı ... şirketine verilip verilmediğinin ortaya çıkması için her iki şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelemesini talep ettiğini, Dava konusu çek incelendiğinde; çekin müvekkiline ciro yoluyla geçtiği ve davacı ile müvekkili arasında başka cirantalar bulunduğu görüleceğini, Müvekkili, çekten doğan alacağının tahsili amacıyla iyiniyetle takip başlattığını, Bu nedenle müvekkili haksız veya kötüniyetli dolmadığını, Bu nedenle de müvekkilin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını talep ettiklerinin davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davacı tarafından açılan DAVANIN KABULÜ İLE,

Davacı şirketin 23/04/2022 keşide tarihli, 170.000,00 TL bedelli, ... seri nolu çekten dolayı DAVALILARA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, karar verilmiştir

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit talebinde bulunduğunu, ancak imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını ispat etmenin borçtan kurtulmaya yetmeyeceğini, yetkisiz temsilcinin düzenlediği çekleri benimseyip ödeyen davacının çekten sorumlu olacağını, şirket yetkilisinin oğlunun yaptığı işlemlerin şirket tarafından benimsenmesi durumunda bu uygulamanın üçüncü kişiler açısından bağlayıcı olacağını, bu nedenle ... Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketi temsile başka kişilerin yetkili kılınıp kılınmadığının sorulmasını ve imza örneklerinin istenmesini talep ettiğini, davacının haklı olabilmesi için çekteki imzayı benimsememiş veya icazet vermemiş olması gerektiğini, çekin lehtar konumunda olan davacı tarafından keşideci ...’ten alındığının ikrar edildiğini, sonraki cirantaların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini istediğini, müvekkilinin çeki ciro yoluyla devraldığını ve çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, iyi niyetli olarak takip başlattığını ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, neticede yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ve davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının çekin müvekkili tarafından ciro yolu ile ele geçirmiş olduğu beyanı ile çekteki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, çekteki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığını, davanın kabulü kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili şirketin faturalı mal satışından doğan alacağına karşılık ....’nden ... .. A.Ş. emrine yazılı iki adet çek aldığını, bu çeklerin 13.12.2021 tarihli tahsilat makbuzu ile teslim alındığını, çeklerin İzmir’den İstanbul’daki şirket merkezine ... ile gönderildiği sırada çalındığını, bu çeklerin iptali için Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/1062 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ayrıca çeklerin bankaya ibraz edilmesi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/7143 soruşturma sayılı dosyası kapsamında muhafaza altına alındığını, çalınan çeklerden 23.04.2022 keşide tarihli 170.000 TL bedelli ... seri nolu çekin davalı ... tarafından ibraz edildiğini, çek arkasındaki ciro imzasının müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını ileri sürerek davacı şirketin bu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu çekin ciro yoluyla müvekkiline geçtiğini, müvekkilin iyiniyetli olduğunu, davacının imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmekle borçtan kurtulamayacağını, davacı şirket adına başka kişilerin yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ileri sürerek davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

14/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu 170.000 TL bedelli çekin arka yüzünde davacı şirket kaşesi üzerine atılan imzanın, davacı şirket yetkilileri ... ve ...’ye ait mukayese imzalarla şekil, yapı, eğim, karakteristik özellikler ve yazı unsurları bakımından benzerlik göstermediği, söz konusu imzanın bu kişilerin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne, davacı şirketin 23.04.2022 keşide tarihli 170.000 TL bedelli ... seri nolu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinafa başvurmuştur.

Dava konusu çekin , ... Şubesi’ne ait 23/04/2022 keşide tarihli, 170.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı olduğu, keşidecisinin ... ... Limited Şirketi lehtarının davacı ... A.Ş. Olduğu, arka yüzünde lehtar ...., ...İnşaat ve devam eden cirantaların cirolarının bulunduğu, son olarak davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda , davanın imza inkarına dayalı açıldığı, mahkemece çek aslı üzerinden davacı şirketin yetkililerinin karşılaştırmaya elverişli belge asılları toplanarak ve alınan imza örnekleri ile uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı). İmza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi niteliğindedir. İmzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edildiğinden davacının çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı, hamilin iyi niyetli olmasının da sonucu değiştirmeyeceği bu nedenle menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Ancak 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir.Bu itibarla gerekçeli kararda bilirkişi raporundan alınan görsellere yer verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4968 E.-2024/6956 K. Sayılı,01.10.2024 tarihli ilamı)

Sonuç olarak, gerekçeli karar usule uygun tanzim edilmediğinden istinaf talebinin resen gözetilen sebeplerle kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Davalı ... vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında düzeltilmiş gerekçeyle davanın reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

3- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2023 tarih, 2022/... E., ...K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçeyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davanın REDDİNE,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL karar harcından peşin alınan 2.904,00 TL'den mahsubu ile; fazlaya ilişkin olan 2.172,00 TL harcın talebi ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,

4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 27.200 TL TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,

5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 180,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine,

5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/707, K. 2026/873, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-707-e-2026-873-k-a930260886d1