Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/275 E. 2026/228 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/275
- Karar No
- 2026/228
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/275 - 2026/228 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/275 KARAR NO : 2026/228
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/56 E., 2022/780 K.
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 22/10/2026 YAZIM TARİHİ : 22/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin kiracısı olduğu işletmenin sigortalanmış olduğunu, riziko adresinde meydana gelen yangın sonrasında alınan bilirkişi tespit raporunda "Tavalardaki kabloların üzerindeki PE ve PVC kılıfları eritmesi ve malzemenin yanar vaziyette duvar diplerine akarak buralardaki kağıt ve kraft malzemeyi tutuşturması şeklinde başlamış ve büyümüş olduğunun" tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından sigorta şirketine rizikonun gerçekleştiğinin ihbar edilerek zararın karşılanması için başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamaktan çok uzak olduğunu, kısmi ödeme ile gerçek zararın giderilmediğini ve bakiye zararın istenilmesi gerekliliği hasıl olunduğunu, 07.01.2020 tarihinde davalı tarafından yapılan kısmi ödeme ile TBK 154. madde uyarınca zamanaşımının kesildiğini ve davanın süresinde açıldığını, müvekkili şirketten alınan "ibraname" adlı belgenin ibraname unsurlarını taşımadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklık kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince "......Davadaki talebin bakiye hasar bedelinin tazminine ilişkin olduğu, 25/09/2019 tanzim tarihli ibraname ve temlikname başlıklı belge incelendiğinde, 05/05/2019 tarihinde meydana gelen yangın hadisesi sonucunda davacı yanın uğradığı zarar bedeli olan 2.393.956,42TL'nin maddi tüm zararlar, munzam zarar, kar kaybı ve tüm teminatlar nezdinde toplam hasar/tazminat bedeli olarak davalı sigorta şirketi tarafından banka kanalı ile davacıya tamamen ödenmesi halinde davalı sigorta şirketinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olacağı ve davalı sigorta şirketi kendisine yönelen her türlü borçtan ve taahhütlerden kayıtsız şartsız ve kesin olarak gayrikabili rücu ibra etmiş sayılacağının hüküm altına alındığı, davacı ile davalı sigorta şirketince işbu belgenin kayıtsız ve şartsız olarak ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı, ibranameye konu tutarın ibranamede belirtildiği şekilde ödendiği, bu itibarla davacı yanın davalıyı tam ve mutlak suretle ve hür iradesiyle ibra ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf ibranameye ihtirazi kayıt konulmak istendiği ancak sigorta şirketi yetkilisinin "ibranamede yazılı olan tutar kadarını ibra ediyor olacaksınız" şeklindeki bilgilendirmesi sebebiyle ihtirazi kayıt konulmadığını iddia etmişse de, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği ve düzenlenen ibranamenin hüküm ve sonuçlarının bilinmesi gerektiği, davacının basiretli tacir olarak ihtirazi kayıt koymak istiyorsa bu iradesini ibranameye açıkça yansıtması gerektiği değerlendirilerek yerinde görülmeyen davacı iddiasına itibar edilmemiştir. Bu suretle söz konusu ibraname TBK'nın 132. maddesi uyarınca tam bir ibradır. Davacı tarafça eldeki davada TBK'nın 28. maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma hükümlerine dayanılmamış, zor durumda kalınarak ibranamenin imzalanıldığından bahsedilmemiş, zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunulmuştur. Davacının gerek yaptırdığı tespit ile gerekse sigorta şirketince alınan eksper raporuyla zararı öğrendiği, bundan sonra ibranamenin düzenlendiği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla borcu söndüren sebeplerden olan ödeme ve ibraname uyarınca davanın reddine....." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı taraf ile zararın meydana gelmesi sonrasında görüştüklerini, ibraname için ihtirazi kayıt koymak istediklerini ancak verilen email ile cevapta "size gönderdiğim ibranameyi imzalayarak ibranamede yazılı olan tutar kadarını ibra ediyor olacaksınız" şeklinde cevap verildiğini, hukuken bu ibranamenin bir makbuz niteliğinde olduğunu ve yapılan ödemenin kısmi ödeme olduğunu, ihtirazi kayıt koymak istediklerinde sigorta şirketince bu durumda hukuk müşavirliği onayı gerekeceğinden sürecin uzayacağını belirttiğinden bu kaydın konulamadığını, sigorta şirketinin hakkını kötüye kullandığını, yapılan ödemenin davacı talebine uygun olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sigorta şirketince eksik ödendiği iddia olunan bakiye hasar bedelinin tazmini taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davacı tarafça kayıtsız şartsız şekilde ibranamenin imzalanmış olup, davaya konu ibranamenin 6098 sayılı TBK’nun 132 inci maddesi uyarınca tam bir ibra olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 179,90 TL'nın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip