Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1894 E. 2026/159 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1894
Karar No
2026/159
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1894 - 2026/159 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1894 KARAR NO : 2026/159

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/09/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/718 E. DAVACI : DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacı ile davalı arasında davalıya ait tur ve organizasyon hizmetlerinin lojistik, konaklama ve saha operasyonlarının yürütülmesine ilişkin olarak 01.05.2022 tarihli "..." akdedildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ancak davalı şirketin tebliğ edilen faturaya itiraz ettiğini, fatura alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2026/28148E. Sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, bu nedenle işbu davanın açıldığını belirterek, öncelikle teminatsız olarak aksi kanaat halinde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince ara karar tensiben verilmiş olup, bu aşamada dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği görülmüştür. İlk derece mahkemesince "......İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı …” ihtiyati haciz talep edebilir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 258,I hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” gereklidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” kasıt, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereklidir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihaî bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Diğer taraftan, alacağın varlığı konusunda mahkemeye kanaat getirecek kadar delil sunulmalı, başka deyişle alacak yaklaşık delil ile ispat edilmelidir. Somut olayda dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, davacının yaklaşık delil ile alacağını ispatlayacak durumda olmaması, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, yerinde görülmeyen ihtiyati haciz isteminin reddine....." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Alacağın yargılamayı gerektirmesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, alacağın varlığının ve muacceliyetinin belirgin olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olup, kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemli olup, ihtiyati haciz talebinin reddi üzerine istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1894, K. 2026/159, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1894-e-2026-159-k-1062dac62bae